Muğla Köyceğiz Akyaka Camii İmam Hatibi
Garip Hasan İLHAN:
“Çocuk benim dünyamda her türlü güzelliği, saflığı, temizliği içinde barındıran bir hazinedir. Güzelliğe dair ne varsa onlarda, onların masum dünyalarındadır.”


Diyanet İşleri Başkanlığında din hizmetinde bulunan ve koruyucu ailelik yapan biri olarak sizin dünyanızda çocuk nedir, size çocukları bu kadar sevdiren duygular nelerdir?
Çocuk benim dünyamda her türlü güzelliği, saflığı, temizliği içinde barındıran bir hazinedir. Güzelliğe dair ne varsa onlarda, onların masum dünyalarındadır. Ayrıca çocuklar, biz insanların yarınıdır, geleceğidir. Biz büyükler, o saf ve masum dünyadan, bir dünya inşa ederiz. Çocukların dünyasına atılan her tohum gelecekte bir çiçek ya da bir ağaç olup çıkar karşımıza. O yüzden çocuklar sadece benim için değil tüm insanlık için çok mühimdir. Ayrıca çocuk, evin neşesidir. Evde cennetten bizim dünyamıza düşen bir sestir. Biz büyükleri harekete geçiren ve hayatımızın dinamizmini sağlayan, ailedeki en önemli unsurdur. Aile mefhumu çocukla sanki yerini bulur. Karı koca sanki çocukla hayata yeniden başlar ve önceki hayatı çocukla daha farklı bir hâl alır.
Sevgili Peygamberimiz (s.a.s.), yetim ve kimsesiz çocuklara kucak açmış, onlara kol kanat germiştir. Bu hususta siz de Rahmet Elçisi’nin izinden giderek gücünüz nispetinde çocuklara koruyucu ailelik yapıyorsunuz. Peki, koruyucu ailelikle nasıl tanıştınız ve bu yola nasıl baş koydunuz?
Aslında planlanmış bir durum değildi. Eşimle 2007’de evlendik. Uzun süre çocuğumuz olmadı. Yıllar önce Muğla’da Turgut Reis Lisesi’nde ücretli öğretmenlik yaparken Çocuk Esirgeme Kurumunun önünden geçerdim. Yıllar sonra buradan bir çocuğa koruyucu aile olacağım aklımın ucundan bile geçmezdi. Yurt dışı görevinden döndükten sonra 2022 yılında eşimle bu kuruma uğrayıp evlat edinmek istediğimizi söyledik. Gerekli prosedürlerden sonra bir yıl boyunca bizi denetlediler. Akabinde de bir çocuğa koruyucu aile olarak bizi verdiler. 2023 yılından beri bir kız çocuğuna koruyucu ailelik yapıyoruz. Hâlihazırda ikinci yılımızı doldurduk.
Koruyucu aile olma yolunda karşılaştığınız zorluklar ve buna mukabil güzellikler olmuştur hiç kuşkusuz. Bunlardan kısaca bahsedebilir misiniz?
Tabii ki zorlukları vardı. Çünkü çocuğun hayatında hiç görmediği, bilmediği birisine anne baba demesi kadar zor bir şey yoktur. İlk dört ay biraz zorlandık. Bu süre zarfında kızımız fazla konuşmadı. Zamanla alıştık birbirimize. Bünyesi biraz zayıf ve çelimsizdi. Bir yıl hastanede muayenelerini aksatmadan yaptırdık. Çok şükür şu an kendi yaşıtlarıyla aynı boy ve kiloya ulaştı. Ders ve okul konusunda da başlarda zorlandık. Kendi ailesi okula neredeyse hiç göndermemiş. 11 yaşında olmasına rağmen okuma yazma bilmiyordu. Sıfırdan okuma yazma öğrettik. Çok şükür şu an okuyup yazabiliyor. Matematikte çok ilerledi. Her gün en az bir saat ders yapıyoruz. Gerçekten devletin şefkatli elini ben burada çok hissettim. Devlet her zaman çocuğu soruyor, onunla ilgileniyor.
Bize Aile Sosyal İl Müdürlüğünden ziyarete geliyorlar. Kızımızın her sene ÇÖZGER ve RAM raporunu da yeniliyoruz. Ayrıca haftada iki gün Özel Rehabilitasyon Merkezine servisle gidiyor. Kızımız raporlu olduğu için okulda özel eğitim sınıfında oluyor.
İşin güzel yanı ise gezmeye gittiğimizde, “Maşallah hocam, çocuğunuz aynı size benziyor.” demeleri. Sanki yıllardır bizim çocuğumuzmuş gibi... Her sabah, “baba” hitabını duyarak güne başlamaktan daha güzel bir şey olamaz. Bizimle kalmaya başladığı günden beri bazen ben ezan okurken merak eder, yanıma gelir. Annesiyle birlikte ramazanlarda teravih namazı kılmaya gelir, yaz Kur’an kursuna ve komşu ziyaretlerine giderler. Kızımız, evimizin ve hayatımızın âdeta neşe kaynağı.
Din hizmetinin yanı sıra koruyucu aile olma görevini bizzat üstlenmeniz hem cemaatiniz hem çevreniz tarafından nasıl karşılandı? Bundan da kısaca söz eder misiniz?
Bizler koruyucu aile olunca hem çevremizdeki insanlar hem de cemaatimizde bir farkındalık oluştu ve buna yönelim sağlayan kimseler de oldu. Bu sayede bir çocuğa koruyucu aile olmanın tarifi imkânsız mutluluğu etrafımızdaki insanlara da sirayet etti ve mutluluğu bizatihi yaşamak isteyenler de oldu.
Son olarak sizler gibi koruyucu aile olmayı düşünen kimselere tavsiyelerinizi kısaca alabilir miyiz?
Farklı zamanlarda koruyucu aile vasfıyla konuşmacı olarak toplantılara davet edildim. Bu toplantılarda çocuğu olmayan ya da çocuk edinmek isteyen arkadaşlara koruyucu aile olma hususunda tavsiye ve teşvikte bulundum. Arkadaşlarımız bu konuda sanırım yeterince bilgiye sahip olmadıkları için biraz ürküyorlar. Aslında tedirgin olacak hiçbir şey yok. Koruyucu aileliğini üstlendiğiniz bu çocuklar, bizim ahireti kazanmamıza vesile olacak Allah’ın izniyle. Onların kalplerini sevgimizle doldurabildiğimizde Allah’ın pek çok ihsanını hem bu dünyada hem de ahirette göreceğiz inşallah. Ayrıca özellikle de din hizmetinde bulunanların kimsesiz çocuklara sahip çıkması onların bu dünyalarından ziyade ahirete yönelik bir süreçte imanlı, ihlaslı bir nesil yetişmesine vesile olacaktır. Bu yüzden de din görevlisi olarak bizlere bu konuda da çok büyük vazife düşmektedir.


ÖZ GEÇMİŞ
Garip Hasan İlhan, 1976 yılında Muğla Köyceğiz’de doğdu. İlkokulu mahallesindeki okulda tamamladıktan sonra 1987-1989 yılları arasında Ortaca Kur’an Kursu’nda okudu. 1995 yılında Köyceğiz İmam Hatip Lisesi’nden, 2002 yılında Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nden mezun oldu. Vekil imam hatip olarak Muğla’nın Göktepe ve Düğerek mahallelerinde görev yapan İlhan, 2010 yılında Köyceğiz Balcılar Mahallesi Camii’ne naklen atandı. 2013-2018 yılları arasında yurt dışı görevi olarak İsviçre’nin Schaffhausen kantonunda görev yaptıktan sonra 2021 yılında Köyceğiz Akyaka Camii’ne naklen atanan ve hâlen bu görevini sürdüren İlhan, 2022 yılından bu yana da koruyucu ailelik yapmakta.