BAYRAMLARIN AYDINLIK SABAHI
Müminlerce sergilenen Kur’an ve sünnet kaynaklı bu tutum aslında asırlar boyu süregelen bir kardeşlik ahdinin zamana yenik düşmeden tazelenmesidir.
çinde eşsiz güzellikler barındıran ve kavuştuğumuzda bizleri her bakımdan etkisi altına alan rahmet ayı ramazanın gündüzlerinde ve gecelerinde biraz daha kendi dünyamıza yönelmeye, ruhumuzu tazelemeye, onun bereket ikliminde biraz daha kalbimizi beslemeye çalıştık. Yegâne rehberimiz Kur’an’ı okuyarak, dinleyerek; kıldığımız namazlarla, tuttuğumuz oruçlarla, yaptığımız iyiliklerle, verdiğimiz zekât ve sadakalarla Yüce Rabbimizin rızasını kazanmaya gayret ettik. Bizleri gece gündüz yenileyen ramazan ayının bereketle donatılmış her anında rahmet kapılarının ardına kadar açık olduğunu hissederek Rahman’ın isteklerine uygun bir hayat için dünümüzü ve bugünümüzü her yönüyle muhasebeye tabi tuttuk. Yüce Yaratıcımıza karşı sorumluluklarımızı ve çevremizle ilişkilerimizi yeniden gözden geçirme fırsatı bulduk. Bir irade eğitimine dâhil olarak dünyevi istek ve arzularımızı dizginlemeye, heva ve heveslerimizi törpülemeye çabaladık. Sabır ve tevekkül içinde, “Rabbim emretti, ben de O’nun emrini yerine getirdim.” diyerek tuttuğumuz orucun ardından zamanın en kıymetli dilimlerinden biri olan Ramazan Bayramı’na ulaştık. Şimdi, Cenab-ı Hakk’ın bizlere bahşettiği bu imkâna ve nimetlerine karşı şükür zamanı. Bu rahmet ikliminin, ihsan ve yardımlaşma ayının kalplerimize nakşettiği duygularla kardeşliğimizi hatırlayarak; millet olarak, İslam ümmeti olarak ortak bir sevinçle, bizleri bayrama ulaştırdığı için Yüce Mevla’ya şükretme zamanı.
Prof. Dr. Safi ARPAGUŞ