Aylık Dergi

Aylık Dergi

Nisan-2026

TAKDİM

Hamza BAYRAM

İnsanoğlu, varlık sahnesine çıktığı günden beri bilinmeyene duyduğu merak ve kutsal olana sığınma ihtiyacıyla hep bir arayış içerisinde olmuştur. Ne var ki bu merakla ilgili arayış ve kaygılar, bizatihi fıtratın kendisinden ve gayet tabii karşılanmaktadır. Bu arayış yolculuğunun yegâne güvenli limanı ise vahiyle aydınlanan akl-ı selim, imanla nurlanan kalb-i selimdir. Ancak şu da var ki beşeriyet, tevhidin ve vahyin berrak ufkundan uzaklaştığı her dönemde; hakikatin yerine ikame edilen sahte tesellilerin, hakkın yerini almaya heveslenen batıl itikatların, hurafelerin ve gizemli öğretilerin pençesine düşme tehlikesiyle karşı karşıya kalmıştır. Dolayısıyla insanın kadim arayış yolculuğu, ilahi vahyin belirlediği çerçevede kaldığı sürece kalpleri ve zihinleri hakikat ışığının aydınlığında tutacak, aksi takdirde batılın ve hurafenin karanlık koridorlarında sahte adımlarla devam edecektir. Bu da “kendisine şah damarından yakın” olan Rabbinden uzaklaşan insan için ne hazin bir serüvendir!

İçerisinde bulunduğumuz modern çağa gelindiğinde dijitalleşmenin ve modernitenin getirdiği imkânlar, insanoğlunun metafizik yönelimini ve varoluşsal arayışını, eski hurafelerin “yeni” maskeleriyle sekteye uğratmaya devam etmektedir. Üstelik hiç de rasyonel olmayan bilgilerin “bilimsel” kılıfla, vahyin çizdiği hakikatten uzak ilkel inançların da “İslami” kisvesiyle pazarlandığı bir güncel hurafe dünyası, modern insanın kutsal ve mana boşluğunu istismar etmektedir. Spiritüalizmden dijital falcılığa, astrolojinin bütün hayatı kuşatan iddialarından modern enerji ritüellerine kadar pek çok akım... Oysa İslam, ne aklı devre dışı bırakan bir teslimiyeti ne de ruhu ihmal eden bir maddeciliği kabul eder. Kur’an ve sünnet; bireysel ve toplumsal huzurun inşasında, dünya ve ahiret saadetinin teminatına her türlü hurafe ve aşırılıktan uzak, sahih bilgi ve istikamet üzere bir hayatı idealize eder.

Diyanet Aylık Dergi olarak bu ay, inanç dünyamızı tehdit eden güncel sapmaları ve modern görünümlü hurafeleri mercek altına aldığımız “Yeni Çağ Hurafeleri” dosya konusuyla huzurlarınızdayız. Prof. Dr. Metin Özdemir, “Gayba İman ve Tevhid İnancı Açısından İlm-i Ahkâm-ı Nücûm ve Havas İlmi” başlıklı makalesiyle gayb meselesinin itikadi ve tevhidî bütün yönlerini titizlikle tahlil etti. Prof. Dr. Mustafa Tekin, “Post/Modern Dünyanın İptidai Gelenekleri” yazısında, rasyonel olduğu iddia edilen günümüz dünyasının ilkel inançlarını dinî, psikolojik ve sosyolojik olarak ele alırken Prof. Dr. Asım Yapıcı da “Yeni Çağın Spiritüel Arayışlarına Karşı Dinî Bilinç ve Maneviyat” yazısıyla zihinlerin ve kalplerin manevi itminanına dair ufuk açıcı mütalaalarda bulundu.

Söyleşi konuğumuz Prof. Dr. İlyas Çelebi ise hem geleneksel hem de güncel inanç problemlerine ve yeni hurafe tehlikelerine dair bütün sorularımıza verdiği ayrıntılı cevaplarla meseleye vahiy, hakikat ve hikmet penceresinden bakmamızı sağladı.

Zihnimizi batıldan, kalplerimizi ve imanlarımızı her türlü hurafeden arındırdığımız bir idrak ile mümin vakarına yaraşır bir duruş sergilediğimiz dünya hayatı, ahiret saadeti ve ebedî kurtuluşu Yüce Mevla’dan âlem-i İslam için niyaz ederim. Bilhassa modern zamanların dijital hurafe masallarına karşılık vahyin ve ilmin manevi zırhını kuşanmak adına bütün okurlarımıza bereketli okumalar dilerim.


Aile Dergi

Aile Dergi

Nisan-2026

İYİLİĞİN SESSİZ GÜCÜ

Gülhiman HEKİMOĞLU
İnsan, kendi hayatını kurmanın yanı sıra başkalarının hayatına da dokunabilen bir varlıktır. Modern hayatın hız ve rekabet üzerine kurulu düzeni ise bireyi giderek kendi sınırları içine çekmekte, insanı kalabalıklar içinde bile yalnızlaştırabilmektedir. Oysa toplumsal katkı ve gönüllülük, insana bu dar çemberi aşarak yeniden “biz” olabilmenin en güçlü imkânlarından birini sunar. İslam düşüncesi, insanın toplumsal sorumluluğunu yalnızca ahlaki bir tercih olarak değil aynı zamanda imanın tabii bir tezahürü olarak görür. Kur’an-ı Kerim’de yer alan “İyilik ve takva üzere yardımlaşın.” (Maide, 5/2) buyruğu, insanın başkası için sorumluluk üstlenmesini açık bir şekilde teşvik eder. Nitekim Hz. Peygamber (s.a.s.) de “İnsanların en hayırlısı, insanlara faydalı olandır.” (Buhari, Megazi, 35) buyurarak toplumsal katkıyı müminin temel vasıflarından biri olarak işaret eder. Bu bakımdan gönüllülük, yalnızca bir sosyal faaliyet olmayıp kulluğun hayata yansıyan yönlerinden birini teşkil eder.
Tarih boyunca ortaya çıkmış olan vakıflar, imarethaneler, kervansaraylar ve nice hayır kurumları bu anlayışın kurumsal tezahürleri olarak karşımızda durmaktadır. Bir yolcunun susuz kalmaması, bir öğrencinin ilim yolunda yalnız bırakılmaması, bir yoksulun kapısının çalınması… Bütün bunlar, medeniyetimizin gönüllülük ve toplumsal katkı etrafında inşa ettiği güçlü dayanışma kültürünün somut örnekleridir. İyilik, çoğu zaman büyük imkânlar değil büyük bir sorumluluk duygusu gerektirir.
İyilik ve dayanışma, bir toplumun ahlaki seviyesini belirlemesinin yanında o toplumun geleceğe dair umutlarını da belirler. İnsanların birbirine yabancılaştığı bir dünyada gönüllülük, kalpleri yeniden birbirine yaklaştıran bir köprü işlevi görür. Başkasının derdiyle ilgilenebilmek insanın kendi varoluşunu da anlamlı kılar. Bu yüzden toplumsal katkı ve gönüllülük, yalnızca ihtiyaç sahiplerinin hayatını kolaylaştıran bir erdem değildir; insanın kendisini ve toplumu yeniden inşa etmesinin de en sahici yollarından biridir.
Diyanet Aile Dergisi olarak bu ay Pencere’mizi “Gönüllülük” konusuna açtık. Doç. Dr. Fatma Bayraktar Karahan, “Gönüllülük: Seçim Değil Zorunluluk” başlıklı yazısında gönüllülük halinin, kişinin insanlar arası ilişkide daha sağlıklı, hoşgörülü, kararlı, diğerkâm ve paylaşımcı bir karakter geliştirmesine yardımcı olacağını belirtti. Meral Günel ise “Zorunlu Gönüllülük Zamanı” adlı yazısında varlık âleminde aslolanın iyilik olduğunu ve kötülüğün arıziliğini belirttikten sonra gönüllünün, yeryüzünde iyiliğin hâkim olması için çaba gösteren kişi olduğunu söyledi. Uzmanına Sorduk köşemizde Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı ve Türkiye Diyanet Vakfı Mütevelli Heyeti 2. Başkanı Prof. Dr. Ahmet İshak Demir hocamız sorularımızı yanıtladı. Bu ayki söyleşi konuğumuz Prof. Dr. Cengiz Tomar ile Tarih üzerine keyifli bir sohbet gerçekleştirdik.
Dopdolu içeriğimizle sizleri baş başa bırakırken dünya üzerindeki savaş ve çatışmaların son bulduğu, mazlumların huzura kavuştuğu günleri bizlere göstermesini Cenab-ı Hak’tan niyaz ediyorum.
Keyifli okumalar.

Geçerken

Geçerken

Nisan-2026

TEMAŞA

Zübeyde Andıç

Sürmene Memiş Ağa Konağı

Sürmene’nin hırçın dalgalarına tepeden bakan noktaya 1856 yılında, on yıl öncesinde yüzbaşı rütbesiyle ödüllendirilerek silahlı kuvvetlere katılan Hacı Yakupoğlu Memiş Ağa tarafından “güç nişanesi” olarak yaptırıldım. Sırtımı Karadeniz’in yeşiline yaslayıp bakışlarımı Karadeniz’in sonsuz koyu maviliğine çevirdim. Taş ve ahşabın şahitliğinde yaklaşık iki yüz yıldır dimdik ayakta beklerim.

Ahşap gövdemin zarafetini tamamlayan kesme taşlarıma bakıldığında yalnızca bir konak olmadığım kolaylıkla anlaşılır. Penceresiz taş duvarlarla örülü zindanlarım toprağıma göz dikenlere karşı gücümü, ahşap oymalarla bezeli konağım Karadeniz insanına özgü yumuşak kalbimi temsil eder. Karadeniz’e has “göz dolma” tekniğiyle örülmüş duvarlarımdan hem nefes alır hem de sert fırtınalar karşısında esneyerek ayakta kalırım. Zemin katımda bulunan üç kapının ikisi doğu ve batı yönünde karşılıklı olarak birbirine açılırken kuzey kapım denize bakar. Selamlık, aşhane ve ocaklık bölümlerim bu katta bulunur. Üst kattaki denize bakan odalarımda sofralar kurdum, misafirler ağırladım. Mimari yapımın zarafetine hayran kalanları, kestane ağacından oyulmuş ahşap tavanlı odalarımda gezdirir; bir zamanlar burada yaşayanların inceliklerini, desenlerimin diliyle bir bir anlatırım.


Diyanet Çocuk

Diyanet Çocuk

Nisan-2026

Merhaba

Yaratılan her şeyin büyük hikmetleri ve sebepleri var. Araştırdıkça hakikatleri keşfederiz. Bu hakikatlerle de Allah’ı daha yakından tanırız. Yeni sayımızda maddenin hâllerinde yaratıcının hikmetlerini konu edindik.

Allah’ın yarattığı her şeyin bir formu var. Kimisi katı kimisi sıvı kimisi gaz hâlinde. Bu formları oluşturan şeyler ise moleküller. Birbirinden farklı çoklukta ve yoğunlukta moleküller maddeyi katı, sıvı ya da gaz hâline sokar. Allah’ın yarattığı nesnelere farklı formlar vermesi de bu dünyanın düzeni ve işleyişin mükemmelliği içindir. Kâinattaki her denklem, ne kadar kusursuz bir varlık tarafından yaratıldığını anlatır bize. Maddenin hâlden hâle nasıl geçtiğini öğrenirken Rabbimizi de daha iyi tanımış ve anlamış oluruz.

Bu sayımızda sizleri Malezya’ya götürüyor, bisiklet biniciliği sporunu tanıtıyor, bahar mevsiminin tatlı meyvelerinden nasıl reçel yapılır onu anlatıyoruz. Dergimizde çeşitli bulmaca ve etkinlikleri sizler için hazırlamakla birlikte boş zamanlarınızı keyifle geçirmeniz için boyama posteri ve öykü kitapçığı veriyoruz.

Nisan ayı baharın neşesini, coşkusunu bize yaşatırken 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı da barındırıyor. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün size armağan ettiği bayramınızı tebrik ediyorum. Tüm dünya çocuklarının huzur, mutluluk ve güven içerisinde yaşamasını Rabbimden diliyorum.

Sözü daha fazla uzatmadan derginizle sizi baş başa bırakıyor, hepinizi gülen gözlerinizden öpüyorum.

Gülhiman Hekimoğlu


Cim Dergisi

Cim Dergisi

Nisan-2026

Merhaba

Havalar ısındı, bahar bütün güzellikleriyle yüzünü gösterdi. Çocuklar gönüllerince park ve bahçelerde koşup oynayacak; dünyayı keşfe koyulacaklar. Gelişimlerinin en hızlı, öğrenmelerinin en yoğun olduğu bu dönemi dolu dolu yaşayacaklar.

Bizler de dergimizde organlarımızı sayarak onların bilişsel ve sosyal öğrenmelerine katkı sağlamak istiyoruz. Bir ağzımız, bir burnumuz, otuz iki dişimiz var. Ellerimiz, gözlerimiz, kulaklarımız ikişer tane. Onar tane de parmak desek say say bitmeyecek. Etkinliklerimizde iç organlarımızı da göreceğiz. Bu ay ne kadar çok şey öğreneceğiz!

Ayrıca 23 Nisan’da Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’mızı kutlayacağız. Her yeri ay yıldızlı al bayrağımızla süslemeyi unutmayın.

Gelecek sayıda görüşmek üzere hoşça kalın.

Gülhiman Hekimoğlu


İlmi Dergi

İlmi Dergi

Mart-2026

Editörden

Diyanet İlmî Dergi’nin kıymetli okurları,

2026 yılının ilk sayısını, alanlarına katkı sunacağını düşündüğümüz on iki makale ile istifadenize sunuyoruz.

Nesrişah Saylan, “Zeyd b. Sâbit’e Atfedilen Kıraat Rivâyetlerinin Değerlendirilmesi” başlıklı makalesiyle cem ve istinsah sürecinde Kur’an’a sunduğu hizmetleriyle bilinen ve kıraat imamlarının sened zincirlerinde yer alan Zeyd b. Sabit’i, kendisine nispet edilen kıraatlar boyutuyla tefsir ve kıraat literatürünü temel alarak incelemeye tabi tutmaktadır. Mehmet Yazıcı, “Kelâmî Kabullerin Meâllerdeki Anlam ve Yorum Takdirlerine Etkisi” adlı yazısıyla rü’yetullah, hissî mucize, haberî sıfat, cehennemin ebedîliği, velâyet/imâmet gibi başlıklarda, referans aldığı meallerde kendini gösteren mana ve yorum takdirlerindeki farklılıkları meâl yazarlarının kelâmî kabulleri açısından değerlendirerek alana katkı sunmaktadır. “İfk Olayı ile İlgili Âyetler Bağlamında Ortaya Çıkan Ahlâkî Problemler” isimli çalışmalarıyla Kadir Dinç - Mehmet Sami Yıldız, risâlet döneminde Müslümanların karşılaştıkları imtihanlardan olan ifk olayını ortaya çıkardığı ahlâkî zafiyetler zaviyesinden değerlendirmekte ve bu zafiyetleri ortadan kaldırmaya yönelik ortaya konulan İslâmî ilkeleri tefsir ilmi açısından ele almaktadırlar.

Abdülcelil Alpkıray, “‘İslâm’da İttifak Yoktur’ Rivayetinin Bağlam İnşası” konulu makalesinde Hz. Peygamber’den nakledilen ve ilk başta mutlak şekilde ittifakların yasaklandığını düşündürten ilgili rivayetin, bağlam boyutuyla değerlendirmeye tabi tutulduğunda Mekke’nin fethi esnasında söylendiği, Müslümanların birlik ve beraberliğinin sağlanması sebebiyle artık aşiretler arası ittifaka gerek kalmadığına dair bir anlamı muhtevi olduğu sonucuna ulaşmaktadır. “Hadis Tenkidinin El Kitabı: Müslim’in Kitâbü’t-Temyîz’i” adlı çalışmasıyla Muhammet İkbal Aslan, hadis tenkidine dair ilk örnek olan ve günümüze tek nüshası ulaşan Müslim’in Temyîz isimli kitabını aidiyet, problemler, yöntem ve içerik açısından kritiğe tabi tutmaktadır. Halil İbrahim Doğan, “Temel Hadis Kaynaklarındaki Gazzeli Râvîler” başlıklı makalesiyle temel kaynaklara müracaat ederek hadis rivayetiyle meşgul olan ve haklarında malumata ulaşabildiği el-Gazzî nisbeli on altı râvîye ait bilgileri alan yazına katkı olarak sunmaktadır. Cesim Şahin ise, “Hz. Ömer İsnadı ile Nakledilen Mevzû Rivayetlerin Değerlendirilmesi: İbnü’l- Cevzî’nin el-Mevzû‘ât’ı Özelinde” isimli çalışmasıyla uydurma rivayetlere dair sened tenkidi yöntemiyle telif edilmiş olan İbnü’l-Cevzî’nin el-Mevzu‘ât isimli kitabında Hz. Ömer’e nispet edilen uydurma yirmi dört merfû rivayeti isnad kaynaklı tenkitler boyutuyla ele almıştır.

Fatih Avcı, “İslâm Hukukundaki Ric’î Talâk ile Türk Hukukundaki Ayrılık Kurumunun Mukayeseli Analizi” adlı makalesiyle İslâm hukukunda eşlere kesin ayrılık öncesinde barış ve evliliğe dönüş imkânı tanıyan ric‘î talâk ile modern hukukta yer alan ayrılık durumunu benzer işlevleri üzerinden değerlendirmeye tabi tutmaktadır. Zekeriya Abdulazizoğlu, “Emeklilik Sisteminin Fıkhî Açıdan Değerlendirilmesi” konulu çalışmasıyla İslâm hukukunda yer alan insanların hayatta karşılaşabilecekleri sosyal riskleri telafi etmeye yönelik uygulamalarla günümüz emeklilik sistemini içerik, tartışmalı alanlar ve İslâm’ın temel ilkeleri açısından mukayese ederek değerlendirmektedir.

Merzuk Grabus, “Bosna Hersek Savaşı’nda Müslüman Din Adamlarının Rolü” adlı makalesiyle 20. yüzyılın sonunda Yugoslavya’nın dağılma sürecinde cereyan eden ve Müslümanlara yönelik soykırım uygulamaları nedeniyle varoluşsal bir mücadeleyi içerisinde barındıran Bosna Hersek Savaşı’nda Müslüman din adamlarının bu mücadeleye sundukları aktif katkılarını örnekler üzerinden konu edinmektedir. Muhammet Enes Midilli, “Memlük Kahire’sinde İmamlık ve Hatiplik Mesleği: Kurumlar, Vazifeler, Tahsil ve Kariyer Süreçleri” isimli çalışmasıyla Memlük devletinin başkenti olan Kahire’de bulunan camilerde görev alan imam ve hatiplerin yeterlilikleri, görevleri, tahsil süreçleri ve ilmî-meslekî kariyerlerine dair bilgileri vakfiye, tarih, tabakat, inşâ ve edep literatürünü karşılaştırmalı inceleyerek sunmaktadır.

“Leila Aboulela’nın Eserlerinin Pascale Casanova’nın Dünya Edebiyatı Kuramı Açısından İncelenmesi” başlıklı makalesinde Meryem Kılıç, İngiltere’de yaşayan Sudanlı Müslüman yazar Leila Aboulela’nın, Batı’nın edebiyat normlarını sorgulayan stratejik bir arka planla kaleme aldığı eserlerini incelemektedir. Yazar, bu eserlerde işlenen Müslüman kadın kimliği, din, tarih, göç, diaspora, kültürel aidiyet ve yabancılaşma gibi konuları Casanova’nın “Dünya Edebiyatı Kuramı”nda yer alan merkez-çevre yaklaşımı açısından tahlil eder.

Yazarlarımıza, dergimize ve akademi dünyasına sundukları katkıları için teşekkür ediyor, okurlarımızı bu sayımız ile baş başa bırakıyoruz.

Dr. Hatice Boynukalın Şenkardeşler


The Magnificent Balance In The Universe

The Magnificent Balance In The Universe

Mart-2026

Editorial

 The question of creation stands as one of the most fundamental inquiries at the heart of the relationship between humanity and existence. Throughout history, human beings have sought to comprehend the order of the universe they inhabit, the meaning of their own existence, and the wisdom that underlies it all. The Holy Qur’an invites the human being to this journey of contemplation and declares, “Indeed, in the creation of the heavens and the earth and the alternation of the day and night there are signs for people of reason.” (Al-i ‘Imran, 3:190). Thus, it reminds us that the order within the universe is a clear proof of divine power.

 The universe created by Allah the Almighty, who is the Creator and Sovereign of all existence, is at the same time a collection of signs pointing to His existence. Indeed, the Qur’an declares, “Travel throughout the land and see how He originated the creation…” (‘Ankabut, 29:20), thereby directing humankind toward observation, reflection, and contemplation. This divine call activates the human intellect, heart, and conscience, reminding the human being of the responsibility to comprehend the meaning of existence.

 In Islamic thought, one of the fundamental concepts in understanding creation is sunnatullah. The universe is neither abandoned nor purposeless; rather, everything continues its existence within the measure and laws determined by divine wisdom. In the Holy Qur’an, it is declared, “Indeed, We have created everything, perfectly preordained.” (Qamar, 54:49), clearly expressing this divine balance. In this respect, the realm of existence has been presented to human observation; thus, the universe has become a great book of contemplation that must be read.

 This perspective not only leads the human being to a sense of awe before the universe, but also calls him to responsibility. For the human being is entrusted with preserving balance upon the earth that has been given to him as a trust. This outlook, shaped under the guidance of the Qur’an, transforms the understanding of creation into more than a mere matter of knowledge; it becomes an inseparable part of faith and the consciousness of responsibility. In this issue of Diyanet Journal, we are pleased to present our special feature entitled “The Magnificent Balance in the Universe.” Prof. Dr. Soner Gunduzoz addresses our main theme in his article, “Existence from Chaos to Cosmos: What Qur’anic Knowledge Tells Us and the Possibility of a Theistic Science.” In the Muslims of the World section, Yasar Cuhadar discusses Ethiopia’s encounter with Islam and its historical journey. Our guest for this issue’s interview, Prof. Dr. Necdet Cagil, emphasizes that reflecting upon the unique order and harmony of the universe represents a form of worshipful consciousness that draws human beings closer to the Creator. We present this issue, featuring many esteemed articles and distinguished contributors, to you, our valued readers, and wish you an enjoyable and beneficial reading experience.

 Gulhiman HEKIMOGLU


2026 Ramazan Bayramı

2026 Ramazan Bayramı

Mart-2026

Dergiler

40 dergi listelendi.

Aylık Dergi
Diyanet Aylık Dergi
Ramazan Cami ve Hayat
İletişimde Nebevi Ahlak
Nesirden Nazma İslam Edebiyatı
Aile Dergi
Aile Dergi
Okuma Kültürü ve Düşünsel Dönüşüm
Vahiy, Akıl ve Fıtrat Ekseninde Tevhid
Gönlün İkramı Nezaket
Geçerken
Geçerken
Topuğuna Çıkmayan Suyu Deniz Sanırsın Sen Katreyi Geçmeden Ummanı Arzularsın.
Gizlerini Saklarsın İçinde Yorulmadan Ey Deniz, Nerede Senin İç Hazinelerin?
Diyanet Geçerken Dergisi
Diyanet Çocuk
Diyanet Çocuk
Merhaba
Kudüs
Peygamber Duaları
Cim Dergisi
Cim Dergisi
Diyanet Cim Dergisi
Diyanet Cim Dergisi
Diyanet Cim Dergisi
İlmi Dergi
Diyanet İlmi Dergi
Diyanet İlmi Dergi
Diyanet İlmi Dergi
Diyanet İlmi Dergi
The Magnificent Balance In The Universe
THE MOST BEAUTIFUL EXAMPLE PROPHET MUHAMMAD (SAW)
REASON AND WILLPOWER IN ISLAM
THE SOURCE OF COMPASSION AND MERCY: THE FAMILY
MUSLIM COURTESY
2026 Ramazan Bayramı
2025 Kurban Bayram Gazetesi
2025 Ramazan Bayram Gazetesi
2024 Kurban Bayram Gazetesi
2024 Ramazan Bayram Gazetesi