Editörden
Diyanet İlmî Dergi’nin kıymetli okurları,
İnsanlık tarihinin en önemli dönüm noktalarından biri, hiç şüphesiz Hz. Muhammed’in (s.a.s.) dünyayı teşrifleridir. O, yalnızca bir toplumu dönüştüren tarihî bir şahsiyet değil; Allah’ın son elçisi olarak insanlığa hidayet, adalet, merhamet ve hikmet yolunu gösteren evrensel bir rehberdir. Kur’ân-ı Kerîm’in ifadesiyle “âlemlere rahmet” olarak gönderilen Hz. Peygamber, tebliğ ettiği ilahî mesaj ve örnek hayatıyla insanlığın maddî ve manevî dünyasında derin izler bırakmış, asırlar boyunca farklı coğrafyalarda yaşayan milyonlarca insanın düşünce, ahlak ve medeniyet tasavvurunu şekillendirmiştir. Onun örnekliğini hakkıyla kavramak, yalnızca dinî bilgi edinmek değil; inancı ahlâkla, ibadeti sorumlulukla ve insan olmayı merhametle buluşturmaktır. Hz. Peygamber’in rehberliği, müminlere Rabbine karşı daha bilinçli bir kulluğun, insanlığa karşı ise daha adil, daha dürüst ve daha merhametli bir hayatın imkânlarını göstermeye devam etmektedir.
Günümüzde insanlığın karşı karşıya bulunduğu ahlâkî, sosyal ve kültürel sorunlar dikkate alındığında, Hz. Peygamber’in ortaya koyduğu değerler sisteminin daha iyi anlaşılmasına duyulan ihtiyaç her geçen gün artmaktadır. Adalet, merhamet, insan onuruna saygı, birlikte yaşama ahlakı, emanet bilinci ve sorumluluk gibi evrensel ilkeler, onun hayatında somut karşılığını bulan temel değerlerdir. Bu yönüyle Hz. Muhammed (s.a.s.), yalnızca Müslümanlar için değil, insanlığın ortak vicdanına hitap eden evrensel bir örnek olarak önemini korumaktadır.
Hz. Peygamber’in hayatını, sözlerini, uygulamalarını ve temsil ettiği değerler sistemini anlama çabası, İslâm ilim geleneğinin en köklü ve en verimli araştırma alanlarından biri olmayı sürdürmektedir. İslâm ilim geleneğinde siyer ve hadis çalışmaları, Hz. Peygamber’i anlama çabasının en temel iki sütununu oluşturmuştur. Siyer, onun hayatını ve tebliğ mücadelesini tarihî bağlamı içerisinde ele alırken; hadis ilmi, sözlerini, uygulamalarını ve örnekliğini sonraki nesillere aktaran ilmî mirası incelemektedir. Bununla birlikte tefsir, kelâm, fıkıh, tasavvuf, İslâm tarihi, edebiyat ve diğer birçok ilim dalı da kendi yöntem ve perspektifleri çerçevesinde Hz. Muhammed’i anlamaya, onun örnekliğini yorumlamaya ve gelecek nesillere aktarmaya gayret etmiştir. Asırlar boyunca oluşan bu çok yönlü ilmî birikim, Hz. Peygamber’in yalnızca tarihî bir şahsiyet olarak değil, her çağda insanlığa rehberlik eden canlı bir örneklik modeli olarak daha kapsamlı biçimde anlaşılmasına imkân sağlamaktadır.
Doğumunun 1500. yılı münasebetiyle hazırlanan “Doğumunun 1500. Yılında Âlemlere Rahmet Hz. Muhammed (s.a.s.)” konulu bu sayımız, Hz. Peygamber’i evrensel bir örnek olarak yeniden düşünmeye imkân sağlayacak çalışmaları okuyucularla buluşturmayı hedeflemektedir. Sayımızda Hz. Peygamber’in örnekliğinin günümüz dünyasına sunduğu imkânları değerlendiren makalelere yer verilmiştir. Böylece klasik kaynakların sunduğu zengin mirasın yeniden okunması ve çağdaş araştırmaların ortaya koyduğu yeni perspektiflerin okuyucularla buluşturulması hedeflenmiştir. Bu sayının, Hz. Peygamber’e dair mevcut literatüre mütevazı bir katkı sunmasının yanı sıra, onun hayatı ve mesajı üzerine yapılacak yeni araştırmalara da zemin hazırlaması ümit edilmektedir.
“Doğumunun 1500. Yılında Âlemlere Rahmet Hz. Muhammed (s.a.s.)” konulu sayımızla alanlarına katkı sunacağını düşündüğümüz on makaleyi istifadenize sunuyoruz.
“Günümüzdeki Hak İhlâlleri Karşısında Vedâ Hutbesi’nin Evrensel Öğreti ve İlkelerini Yeniden Okumak” başlıklı çalışmasıyla Emine Gümüş Böke, Veda Hutbesi’nde yer alan temel insan hakları ilkelerinin günümüz insan hakları anlayışıyla ilişkisini ortaya koymayı amaçlamaktadır. Şaban Kondi, “Bireysel İmandan Toplumsal İnşaya Kur’an’ın Tebliğ Dilindeki Tedrîcî Dönüşüm” isimli makalesiyle Mekke ve Medine dönemlerindeki tebliğ ve davet dilinin tedricî dönüşümünü, bireysel iman inşasından toplumsal düzenin kuruluşuna uzanan bir süreç olarak ele almaktadır.
“İslâm Öncesi Arap Toplumunun İtikadî Yapısı” konulu çalışmasıyla Ramazan Altıntaş, Câhiliye Arap toplumunun inanç sistemini deformasyona uğramış kavramlardan hareketle kendi iç tutarlılığı olan bir “şirk kozmolojisi” olarak değerlendirmeye tabi tutmaktadır. Muzaffer Barlak, “İman-Amel Bütünlüğüyle Bir Medeniyet Kurmak: Hz. Muhammed ve İslâm Medeniyetinin İnşâsı” isimli makalesiyle Hz. Peygamber’in vefatından kısa bir süre sonra vuku bulan istikrarsızlık ve iç çatışmalar neticesinde gündeme gelen, iman ile amel arasında ilişkiyi, İslâm medeniyetinin kurucusu olarak Hz. Peygamber’in serdettiği ve Ehl-i sünnet düşüncesinde sistemleşen denge çerçevesinde, değerlendirmeye tabi tutmaktadır. Mustafa Yalçınkaya, “Hz. Peygamber’in Ümmet Bilinci ve Kelâmî Perspektiften Uhuvvetin Evrensel Boyutu” adlı çalışmasıyla Hz. Peygamber’in tesis ettiği ümmet bilincini kelâmî bir perspektiften incelemekte, bu hususun bir yansıması olan iman kardeşliğinin ontolojik, epistemolojik ve evrensel boyutlarıyla ele almaktadır.
“Boykot Döneminde Hz. Peygamber ve İlk Müslümanların Direnişi” adlı makalesiyle Hasan Telli, müşriklerin Hz. Peygamber’e, ilk Müslümanlara ve Haşimoğullarına karşı uyguladıkları boykotu; o dönemde nâzil olan Kur’an âyetleri ve siyer kaynakları üzerinden inceleyerek analiz etmiş, nâzil olan âyetleri siyer rivayetleriyle bütüncül bir şekilde konuya farklı bir açıdan bakmıştır. Mustafa Soycan, “Kur’an ve Sünnetin Câhiliye Şiddet Kültürüne Pedagojik Açıdan Yaklaşımı” konulu çalışmasında İslâm’ın tebliğ döneminde Arap Yarımadasında yaşayan insanlara Kur’an’ın hangi pedagojik üslupla yaklaştığı ve şiddete dayalı bu ortamı köklü bir zihniyet dönüşümüyle nasıl çözdüğü üzerinde durmaktadır.
Ömer Dursun, “Hakîkat-i Muhammediyye Düşüncesinde Hz. Peygamber’in Âlemlere Rahmet Oluşunun Anlamı” konulu çalışmasıyla muhakkik sûfîlerin, yaratılışın gayesi bağlamında ortaya koydukları hakikat-i Muhammediyye düşüncesinden yola çıkarak Hz. Peygamber’e (s.a.s.) ait hakikatle temsil edilen ilâhî rahmetin yaratılış sürecindeki konum ve işlevini incelemekte; rahmetin muhabbet ve marifetle ilişkisini ele alarak Hakk’ın bilinme iradesinin yaratılışın gayesi olarak nasıl temellendirildiğini ele almaktadır. ,
“Ebû Hanîfe’nin Hz. Peygamber Medhiyyesi: Kasîde-i Nu‘mâniyye ve Manzum Tercümesi” isimli makalesiyle İbrahim Akyol, Ebû Hanîfe’ye aidiyetinde tartışma bulunan 53 beyitlik Kasîde-i Nu‘mâniyye’yi yer yer bazı imge ve ifadeleri şerh eden Yalvaçlı İbrahim Efendi’nin manzum tercümesi üzerinden alan yazına bir katkı olarak sunmaktadır. Gökhan Coşgun, “Recâîzâde İbrahim Şefîk Bey’in Na‘tları” adlı çalışmasıyla Hz. Peygamber sevgisini konu edinen edebî na’t türünü; Osmanlının son dönemlerinde yaşayan İbrahim Şefik Bey’in na’tları üzerinden ele almakta bu na’tları şekil ve muhteva yönünden tahlil etmektedir.
Bu vesileyle “Doğumunun 1500. Yılında Âlemlere Rahmet Hz. Muhammed (s.a.s.)” konulu sayımıza katkı sunan kıymetli araştırmacılarımıza, titiz değerlendirmeleriyle yayın sürecine destek veren hakemlerimize ve derginin hazırlanmasında emeği geçen bütün çalışma arkadaşlarımıza teşekkür ediyoruz. Hz. Peygamber’in hayatını, sünnetini ve insanlığa bıraktığı evrensel mirası daha yakından tanımaya katkı sağlamasını temenni ettiğimiz bu sayının, ilim dünyasına ve okuyucularımıza faydalı olmasını Yüce Allah’tan niyaz ediyoruz.
Prof. Dr. Talip Ayar