Diyanet İlmi Dergi

Diyanet İlmi Dergi

Aralık-2025

Editörden / From The Editor

Diyanet İlmî Dergi’nin değerli okurları;

2025 Aile Yılı” münasebetiyle hazırladığımız Postmodern Dönemde Aile konulu bu sayımızı alanlarına katkı sağlayacağını düşündüğümüz on dört makale ile istifadelerinize sunuyoruz.

Fahime İsrafiloğlu, “The Qur’ān and Value Conflicts in Marriage in the Modern Era” adlı makalesiye Kur’an’ın evlilik kurumuna yönelik ilkeleri perspektifin-den modern toplumlarda artan değer çatışmalarını analize tabi tutmayı amaçla-maktadır. Faruk Görgülü, “Postmodern Dönemde Babalık Rolünün Erozyonu: Kur’an Perspektifinden Bir Değerlendirme” başlıklı çalışmasıyla postmodern dönemde yaşanan babalık rolü erozyonuna değinmekte ve Kur’ân-ı Kerîm merkezli baba-evlat ilişkisi modelinden hareketle çözüm önerileri sunmaya çalışmaktadır.

“Modern Dönemde Aileyi Korumaya Yönelik Bir Tedbir Olarak Talâk Fetvalarındaki Değişim” konulu araştırmasıyla Fatih Yücel, modern dönemde değişen veya değişmesi teklif edilen talâk fetvalarını Osmanlı Hukûk-ı Âile Kararnâmesi, Din İşleri Yüksek Kurulu ve çağdaş İslâm hukukçularının yaklaşımları çerçevesinde incelemektedir. Hasan Demir, “Nikāh in the Digital Age: Evaluation of Video Online Marriage Contracts in terms of Islamic Law” başlıklı çalışmasında dijitalleşmeyle birlikte gündeme gelen çevrimiçi nikâh olgusunu farklı açılardan ele almaktadır.

“Dijital Platformlarda Anneliğin Dönüşümü: Instagram Etiketlerine Yansıyan Anne Temsillerinin Tematik Analizi” isimli araştırmalarıyla Esra Tuysuz- İhsan Çağçıoğlu; dijital mecralarda anneliğin yalnızca özel bir rol değil, kamusal, kültürel ve ekonomik bir kimliğe dönüştüğünü ortaya koymaktadırlar.

Tuba Kevser Şahin, “Aile İçi Problemlerinin Çözümünde Din ve Maneviyat: Strazburg’daki Türk Göçmenler Üzerine Nitel Bir Araştırma” adlı makalesiyle bir saha çalışmasını alana katkı olarak sunmaktadır.

Ercan Çelik, “Kutsallığın Gölgesinde Aile: Aile Kurumunun Meşruiyetine Teolojik ve Sosyolojik Yaklaşım” adlı makalesiyle ailenin kurulma ve korunmasında dinî meşrulaştırmanın belirleyici rolünü ele almaktadır.

Fatma Eroğlu Genç, “Postmodern Aile Anlatısının Çocuk Edebiyatındaki Temsili: Yaramaz Evin Yeni Misafirleri Örneği” adlı makalesiyle postmodern dönem yönelimlerinden olan eşcinselliğin normalleştirilip özendirildiği bir çocuk kitabını amaçlı örneklemeyle seçmiş ve söylem analiziyle çözümlemiştir.

“Postmodern Dönüşümün Aile Yapısına Etkisi: Baba Yoksunluğu Üzerine Sosyolojik Bir İnceleme” isimli çalışmasıyla Osman Dertli, postmodern dönemin getirdiği kültürel ve fikri dönüşümlerin aile kurumunu maruz bıraktığı çözülme sürecinde yaşanan baba yoksunluğu olgusunu farklı boyutlarla irdelemektedir.

Osman Yılmaz - Dilek Gürbüz Yiğit, “Diyanet İşleri Başkanlığı Hutbelerinde Aile Teması Üzerine Bir İçerik Analizi” başlıklı çalışmalarıyla aile konusuna doğrudan ve dolaylı temas eden 656 Başkanlık hutbesini nitel araştırma yöntemiyle; ailenin önemi, işlevleri, aileyi bir arada tutan değerler ve aile içi roller gibi boyutlarla incelemeye tabi tutmaktadırlar.

“Parenting in the Age of Social Media: A Bibliometric Analysis of “Sharenting” with R” başlıklı makalesiyle Esra Ergin; WoS ve Scopus indeksleri üzerinden yaptığı araştırmasını “sharenting araştırmalarının çocuklar, ebeveynler, sosyal medya ve mahremiyet odaklı olduğunu ve hukuki, kültürel ile psikolojik boyutların yeterince ele alınmadığını göstermektedir.” ifadeleriyle neticelendirmektedir.

“Postmodern Dönemde Aile ve Çocuk Mahremiyeti: Dijital Dünyada Ebeveyn Paylaşımı (Sharenting) Üzerine Nitel Bir İnceleme” isimli makalesiyle Çağla Girgin, dijital çağda anne babaların sosyal medya tutumlarını, sharenting davranışlarını ve çocukların ekran ilişkisine yönelik tutumlarını çocuk mahremiyeti ve aile ilişkilerine etkisi üzerinden değerlendirmektedir.

Fatih Bıyıklı, “Kriz, Esneklik ve Yeni Normal: Pandemi Sonrası Türkiye’de Aile-İş Dengesi ve Örgütsel Uyum Süreçleri” konulu makalesiyle ulaştığı sonuçların Türkiye özelinde aile dostu çalışma modelleri geliştirme ve dayanışmayı güçlendirmeye ilişkin özgün katkılar sunmaktadır.

Ali Güngör, “Türkiye’de Aile Politikalarının Dönüşümü: 2000 Sonrası Kalkınma Planları Üzerine Bir İnceleme” konulu çalışmasıyla alana katkı sunmaktadır.

Yazarlarımıza, dergimize ve akademi dünyasına sundukları katkılardan dolayı teşekkür ediyor, okurlarımızı bu sayımız ile baş başa bırakıyoruz.

Dr. Hatice Boynukalın Şenkardeşler

Diyanet İlmi Dergi

Diyanet İlmi Dergi

Eylül-2025

Editörden / From The Editor

Diyanet İlmî Dergi’nin değerli okurları!
Yeni sayımızı, alanlarına katkı sunacağını düşündüğümüz on beş makale ile istifadenize sunuyoruz.
Serkan Çelikan, “Cezasını Çeken Müminlerin Cehennemden Çıkarılacaklarını Bildiren Rivayetler Üzerine Bir Değerlendirme” isimli makalesiyle birçok sahâbîden nakledilen önemli sayıda rivayete ulaşmış ve bunların sahih ve hasen düzeyinde olduklarını ilgili literatürden belirleyerek Müslümanların cehennemde cezasını çektikten sonra cennete gidecekleri inancının temelsiz bir inanç sayılamayacağı sonucuna varmıştır. Fatih Mehmet Yılmaz, “İ‘râbın Anlama Etkisi: ‘Her İnsanın Bir Karîn’i Vardır’ Rivayeti Özelinde Bir İnceleme” başlıklı hadis çalışmasıyla; “her insanın bir karîn’i vardır” rivayetlerini, metinlerinde geçen “ أسلم ” kelimesinin “fetha” ve “zamme” ile okunuşlarına göre gruplandırarak her iki i‘râba göre kazandığı anlam itibarıyla da tahlile tabi tutmuştur. “Hadis Kaynakları Bağlamında Garânîk Rivayetleri” konulu araştırmasıyla Ufuk Dağlıoğlu, hadis müktesebatında yer alan ve içerisinde Garânîk ifadesinin bulunduğu rivayetleri senet ve ricâl açısından incelemeyi, Garânîk ifadesi yer almayan konu ile alakalı rivayetlerle mukayese etmeyi amaçlamıştır. Veli Tatar, “Ahmed b. Hanbel’in Mütevekkîl’e Gönderdiği Risâle’nin Ona Aidiyeti, Mahiyeti ve Hadis Kaynakları” adlı incelemesiyle Ahmed b. Hanbel’in Mihne sonrasında Halife Mütevekkil’in kendisine Kur’an ile ilgili sorduğu bazı sorulara cevap mahiyetinde kaleme aldığı Risâle’sinin hadis ilmi açısından genel bir değerlendirmesini ve içerisinde yer alan hadislerin tahricini yapmaktadır. Hasan Hüseyin Güller, “Mânevî Arınma İmkânı Olarak Tövbe ve Psikososyal Yansımaları: Hadisler Işığında Bir Analiz” isimli çalışmasıyla tövbeyi, hem ruhsal bir arınma süreci hem de bireyin benliğini ve aidiyetini yeniden inşa etmesine katkı sağlayan psikososyal bir iyileşme aracı olarak değerlendirmektedir. Yıldıray Kaplan, “Dâbık Rivayeti Bağlamında İstanbul’un Yeniden Fethine Dair Bir İnceleme” başlıklı makalesiyle ilgili rivayeti senet ve metin olarak tahlile tabi tutup değerlendirmelerde bulunmaktadır.
Mustafa Bodur, “Cumhuriyet Dönemi Latin Harfli İlk Tecvid Kitabı Olarak Kur’an Dili Alfabesi ve Okuma Kaideleri (1945–Münif Çelebi) Üzerine Bir İnceleme” adlı makalesiyle Münif Çelebi’nin söz konusu eserini hem tarihî hem didaktik bağlamda analiz ederek erken Cumhuriyet Dönemi dinî pedagojisinin yeniden inşa sürecini değerlendirmeye tabi tutmuştur.
Ayşe Aktaş Sivlim, “Osmanlı Şam’ında Yaşamış Bir Sûfî Fakîh Abdülganî en-Nâblusî: Fıkıh Düşüncesi ve Hanefî Mezhebindeki Konumu” isimli araştırmasıyla Nâblusî’nin fıkıh külliyatından hareketle bir sûfî fakîh olarak meselelere bakışını; fıkıh düşüncesi ve mensubu olduğu Hanefî mezhebindeki konumunu ortaya koymaya çalışmaktadır. “Taş kö prü lü zâ de Ahmed Efendi’nin Mü dafaa Risâlesi: Tahkîk ve Tahlîl” konulu çalışmasıyla İdris Polat Taşköprülüzâde’nin kadılık görevinde karşılaştığı eleştirilere cevaben kaleme aldığı ve Osmanlı hukuk düşüncesi açısından dikkate değer olan Risâle fî’z-zebbi ‘an ḥarîmi’ş-şerîʿa adlı risâlesini ilmî neşir yöntemiyle gün yüzüne çıkarmayı amaçlamaktadır. Fatih Okumuş, “Legal and Theological Foundations of Conversion to Islam (Ihtidā) in Islamic Jurisprudence (fiqh)” adlı makalesiyle ihtidâ olgusunu hukukî, teolojik ve ahlâkî boyutlarıyla ele alarak İslâm’a intisap etmenin doktriner temellerini, usulî çerçevesini ve sosyo-hukukî yansımalarını incelemektedir.
“Kādî Abdülcebbâr’ın Epistemolojisinde Bilginin Mahiyeti ve Zarûrî Bilgi” isimli araştırmasıyla Mehmet Şaşa, Kādî Abdülcebbâr’ın perspektifinden zarûrî bilginin özelliklerini ve kısımlarını ortaya koymaya çalışmaktadır.
Zeynep Hümeyra Koç, “Şehbenderzâde Filibeli Ahmed Hilmi’nin Yeniliği Gerekli Kılan Metodolojisinde Taklit ve İctihad Vurgusu” başlıklı çalışmasıyla Osmanlının son dönem münevverlerinden olan Filibeli’nin görüşlerini, taklit eleştirisi ve ictihad önerisi bağlamında incelemektedir. Habibe Kazancıoğlu, “Osmanlı Ordusunda Tabur İmamı Atamaları (1320-1330/1902-1912)” adlı makalesiyle Osmanlı Devleti ordusunda hem kara hem de deniz kuvvetlerinde beratla tayin edilmiş subay rütbesinde görevlendirilen imamların atanma şartları ve görevlerine dair hususlara 1902-1912 yılları arasını resmî vesikalarla araştırarak ışık tutmaktadır.
Ali Birinci, “Kur’an Kursu Öğreticilerinin Eğitim ve Çocuk Kavramlarına İlişkin Metaforik Algıları” isimli çalışmasıyla, alan yazına katkıda bulunmaktadır.
“Dijital Dönüşümün Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınlarına Etkisi: Diyanet Aylık Dergi ’ye Yönelik Bir İçerik Analizi” konulu çalışmasıyla Mustafa Çuhadar, Diyanet İşleri Başkanlığındaki dijitalleşmenin serencamını süreli yayın olan Diyanet Aylık Dergi’de yayımlanan yazılar özelinde ortaya koymaktadır.
Prof. Dr. Huriye Martı

Diyanet İlmi Dergi

Diyanet İlmi Dergi

Haziran-2025

Editörden / From The Editor

Diyanet İlmî Dergi’nin değerli okurları!

Alanlarına katkı sağlayacağını düşündüğümüz on dört makale ile dergimizin 61/2. sayısını istifadenize sunuyoruz.

Mesut Kaya, “Taberî Hanbelîlerin Baskısına Maruz Kaldı mı? Taberî’nin İsrâ Sûresi 79. Âyeti Tefsiri Üzerine Bir Değerlendirme” başlıklı makalesiyle tef¬sir tarihinde mümtaz bir yere sahip olan Taberî’nin bazı görüşleri sebebiyle baskı gördüğüne dair algıya onun makam-ı mahmud kavramının geçtiği âye¬te yaptığı tefsir üzerinden eleştirel yaklaşmakta ve bu algının Taberî sonrası dönemde oldukça abartıldığını dile getirmektedir. “Zeccâc’ın Ahmed b. Han¬bel’e Yaptığı Atıfların Tefsir Tarihi Açısından Tahlili” adlı çalışmasıyla Ab¬dulcabbar Adıgüzel, Zeccâc’ın filolojik ve rivayet merkezli Meâni’l-Kur’ân adlı eserindeki rivayetlerde ana kaynak olarak Ahmed b. Hanbel’in et-Tefsîr adlı kitabını kullanmasını tahlil ederek ilk dönem tefsir anlayışına yönelik ala¬na katkı sunmaktadır. Abdullah Karaca “Bilimsel Tefsire Yönelik Tutumlara Dair Yeni Bir Tasnif Denemesi” isimli makalesini “Bilimsel tefsire yönelik tutumlar genellikle bilimsel tefsiri ‘savunanlar’ ve ‘karşıtlar’ gibi ikili yahut ‘kabul’, ‘mutedil’ ve ‘ret’ şeklinde üçlü bir taksimle sınıflandırılmaktadır. Bu makale, mevcut ikili veya üçlü sınıflandırmaların ötesine geçmek ve müfes¬sirlerin bilimsel verilere bakış açılarını daha geniş bir perspektifle incelemek amacıyla yeni bir tasnif önerisi sunmaktadır.” şeklinde betimlemektedir. Tefsir alanına “Zemahşerî’nin Perspektifinden Kur’ân’daki Tekrarlar: Anlam, Hik¬met ve Fonksiyonel Analiz” başlıklı çalışmasıyla Şafak Çatal katkıda bulun¬maktadır. Sabuhi Shahavatov, “Şiî Tefsirde Mu’tezile İzleri Haberî Sıfatların Yorumu” adlı makalesiyle kelâm ekolleri ve müfessirler arasındaki etkileşimi Mu‘tezile ile İmâmiyye arasındaki ilişkinin varlığını merkeze alarak sorgula¬makta; konuya bu iki mezhebin haberî sıfatlara getirdiği yorumlar üzerinden yaklaşmaktadır. Rabia Hacer Bahçeci, “Kur’an Dilinin Burhânî Niteliği: İbn Teymiyye’nin Mantık Eleştirileri Bağlamında Bir İnceleme” adlı makalesiyle, “İbn Teymiyye’nin Kur’an dilinin epistemolojik değeri hakkındaki görüşle¬rini, özellikle klasik mantıktaki bilgi değeri kategorilerine yönelik eleştirileri bağlamında incelemektedir. Abdurrahman Ensari, “Oruç Âyetleri Bağlamında Kur’an-Sünnet İlişkisi Üzerine Bir Değerlendirme” başlıklı çalışmasıyla dinî bilginin kaynağının sadece Kur’an olduğu düşüncesini oruç âyetleri özelinde sünnetin belirleyiciliği çerçevesinde ele almıştır.

Ekrem Koç, “Hanefî Mezhebinde İstihsana Yönelik Bir Tavır: Bişr b. Gıyâs el-Merîsî Örneği” adlı makalesiyle Hanefî fıkıh literatüründe Ebû Yusuf’un öğrencisi olarak anılan Bişr b. Gıyâs el-Merîsî’nin istihsan yöntemine yönelik mesafeli tutumunu incelemektedir.

“Kavramsal Tutarlılığın Önemi Bağlamında Gazzâlî’nin Müşterek Lafızlara Yaklaşımı” konulu çalışmasıyla Fehmi Soğukoğlu, Gazzâlî’nin kelâmî konu¬lardaki “müşterek lafız”larla ilgili metodunun kavramsal tutarlılık boyutunu iman, Kur’an, kadim, akıl, bilgi, nefs ve mecâz kelimelerine yüklediği anlam¬lar üzerinden ortaya koymaktadır.

“J. Locke Epistemolojisinde İman Akıl İlişkisi ve Tanrı’nın İnayeti” isimli makalesinin amacını Mahmut Buyankara, “Katı akılcı bir filozof olarak de¬ğerlendirilen John Locke’un bilgi kuramı çerçevesinde vahiy anlayışını ince¬lemek; vahiy yoluyla elde edilen bilgi ile doğal bilgi arasındaki ilişkiyi nasıl temellendirdiğini ortaya koymak ve bu bağlamda ilâhî inayetin epistemolojik işlevini değerlendirmektir.” şeklinde belirtmektedir.

İsmail Yalçıntaş, “Ahlâk İçin Din Gerekli midir? Babanzâde Ahmed Nâim Merkezli Bir İnceleme” başlıklı makalesiyle Babanzâde’nin ahlâk anlayışını din-felsefe çerçevesinde ele almakta, ahlâkın akli ve dinî temellendirilmesinin niteliğini analiz etmektedir.

Sevda Aktulga Gürbüz, “Şam’ın Zengin Tasavvufî Kültüründe Yetişen Bir Âlim ve Âbid Ubeydullah b. Muhammed Semerkandî ve Risaleleri Bağlamın¬da Tasavvufî Görüşleri” adlı incelemesiyle Semerkandî’nin tasavvuf literatü¬rüne sunduğu katkıları konu edinmektedir.

Araştırmasının temel amacını, “Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından yayım¬lanan ilk elifbâ olma özelliğine sahip Kur’an Okumaya Giriş’ten başlayarak, 2012 yılına kadar hazırlanan elifbâları incelemek, elifbâ yazımında yaşanan değişimi değerlendirmek, elifbâ öğretiminde benimsenen ilke ve yöntemleri tespit etmek ve tarihî birikimden istifade ederek yeni hazırlanacak elifbâlara önerilerde bulunmaktır.” şeklinde özetleyen Hatice Ayar, “Cumhuriyet Döne¬mi’nde Kur’ân-ı Kerîm Öğretiminde Kullanılan Elifbâlar (1972-2012)” konu¬lu çalışmasıyla alana katkı sunmaktadır.

Halim Yar, “Sâib-i Tebrîzî’nin Ney Gazeline Ömer Fâik’in Şerhi (İncele¬me-Metin)” isimli makalesiyle Ömer Fâik’in Sâib-i Tebrîzî’ye ait ney konulu Farsça gazelinin şerhini şekil ve içerik yönünden incelemektedir.

Dergimizde yer alan ve ilim dünyamıza katkı sunan araştırmacılara teşekkür ediyor, sizlere bereketli okumalar diliyoruz.

Prof. Dr. Huriye Martı


Diyanet İlmi Dergi

Diyanet İlmi Dergi

Mart-2025

Editörden / From The Editor

Diyanet İlmî Dergi’nin değerli okurları!

Alanlarına katkı sağlayacağını düşündüğümüz on dört makale ile dergimizin 61/1. sayısını istifadenize sunuyoruz.

Selim Çakıroğlu, “İlimler Tasnifinde Kıraat İlminin Yeri: Miftâḥu’s-saʿâde ve Tertîbü’l-‘ulûm Özelinde” isimli makalesiyle şer‘î ilimler sıralamasında kıraat ilminin sahip olduğu konumu Osmanlı ulemasından Taşköprizâde ve Saçaklızâde’nin eserleri üzerinden analiz etmektedir. Mustafa Mehmetoğlu ise “Sûrelerin Faziletlerine Dair Rivayetlerin Sûrelerin İçeriği ile İlişkisi” adlı çalışmasında tefsirin alt dalı fedâilü’l-Kur’ân konusuna, sûrelerin üstünlüklerini barındıran sahih ve hasen rivayetler üzerinden yer vermektedir. “Ignaz Goldziher’in Kur’an’ın Tahrife Uğradığı İddialarının Tahlil ve Tenkidi -İslâm Tefsir Ekolleri adlı Eseri Özelinde-” başlıklı araştırmasıyla Fatih Özaktan çalışmasının amacını “Goldziher’in Kur’an’a bakışını tespit etmek, onun gibi düşünen oryantalistlerin görüşlerinin analizini yapmak ve meselenin doğru zeminde tartışılmasına katkı sunacak delilleri ortaya koymaktır.” şeklinde dile getirmektedir.

Yahya Solmaz, “İslam İktisadının Temel İlkeleri Bağlamında Vahiy Dönemi Uygulamaları (Pazar, Para ve Ticari Akitler)” isimli makalesiyle Hz. Peygamber’in pazar ekonomisiyle ilişkili düzenlemelerini, tedavüldeki paralar ve ticari akitler bağlamında geçmişten tevarüs eden uygulamalara karşı tutumunu ortaya koymaya çalışmıştır. Mustafa Dumlupınar ise “Evzâî ve Mehir Konusundaki Fıkhî Görüşleri” adlı araştırmasıyla hicrî ikinci asırda yaşayan ve Şam halkının müftüsü ve tâbi oldukları müctehidi olan Abdurrahman b. Amr el-Evzâî’nin mehir konusundaki görüşlerini tespit etmeye çalışmıştır.

Mehmet Sayğin - Mehmet Nezir Ceylan, “Erken Dönem Eserlerinde Âm ve Hâs Kavramları Bağlamında Fıkıh Usulünün Kelâm İlmine Etkisi” isimli makaleleriyle İslâm âlimlerinin, dinî naslardaki ifadeleri metodolojik açıdan incelemeleri ve kapsamlarına göre âm ve hâs olarak sınıflandırmalarının kelâm ekolleri üzerindeki etkisini değerlendiriyorlar.

Furkan Erbaş, “Sünnî-Mâlikî Ulemânın İfrîkıye’de Fâtımî Yönetimine Karşı Tutumu”, adlı çalışmasıyla 3/9. yüzyılın sonlarında Mağrib’i ele geçiren Fâtımî yönetimine karşı Mâlikî ulemânın çeşitli pasif ve aktif direniş varyasyonlarıyla attıkları adımların izini sürmüş Fâtımîler’in İfrîkıye’de daha fazla tutunamadığı sonucunu tespit etmiştir.

Muhammed Yusuf Akbak, “Zaman ve Ruhun Kesiştiği An: Tasavvufî Geleneğin Seher Vaktine Bakışı” başlıklı makalesiyle sûfîlerin zaman yönetimlerinde seher vaktine dair yorumları, bu vaktin kişinin manevi olgunluğa erişme noktasındaki katkılarına dair tespitlerini dile getirmektedir. Dede Korkut anlatılarının; insanın hata ve kusurlarından tecrübe ile soyutlanarak kemale ulaşma yolculuğuna dair vurgusunu Musa Kaval, “Dede Korkut Kitabı’ndaki Dumrul’un Delilikten Velîliğe Tekâmül Yolculuğu” adlı makalesiyle ele almaktadır.

“Kötülüğün Sıradanlaşması: Gazze Soykırımı Örneği” isimli çalışmasında Hande Nur Bozbuğa; Hannah Arendt’in radikal kötülük ve kötülüğün sıradanlığı kavramları üzerinden Gazze’de yaşanan soykırımın; bireysel, kurumsal ve sistematik bir biçimde gerçekleştirildiğini ortaya koymaktadır.

Kayhan Özaykal, “Bilimsel Gerçekçilik ve Kelâm: Gözlemlenemeyen Hakikatleri Mâtürîdî ile Keşfetmek” başlıklı çalışmasında görünmeyen varlıklarla ilgili kelâmî soruların bilim felsefesindeki sorularla örtüştüğünü ve kelâmda benimsenen pozisyonun, bilimsel gerçekçilik konusundaki duruşu büyük ölçüde belirleyeceğini Mâtûrîdî’nin yaklaşımı çerçevesinde ele alınmaktadır.

Ferdi Kaya - Haci Ömer Özden, “Oğuz Kağan Destanı ve Fârâbî Felsefesinde Devlet ve Hükümdar Anlayışı” adlı makaleleriyle Fârâbî’nin siyaset felsefesinde eski Türk kültürünün izlerini aramakta ve destanların mitolojik unsurlar taşıması sebebiyle mitolojik ve felsefî düşünce arasında bir karşılaştırma yapma imkânını da araştırmaktadırlar.

“İslâmî Aile Değerlerinden “Kefâet” Kavramının Habitus Bağlamında Sosyolojik Değerlendirmesi” isimli çalışmalarıyla Nimet Keseli Ustabaşı - Abdurrhaman Kurt, Fransız Sosyolog Pierre Bourdieu’nun habitus, alan ve sermaye kavramları üzerinden, İslâmî aile değerlerinden biri olan kefaet kavramının sosyolojik bir değerlendirmesini yapmaktalar.

Seyhan Özsoy, “Mazlum Bir Halkın Direnişinin Edebiyata Yansımaları (Filistin Özelinde) ve Muîn Tevfik Bseiso’nin el-Medînetu’l-Muhâsara adlı Şiirinin Tahlili” başlıklı makalesiyle 1948 yılından sonra edebiyatçı ve şairlerin yaşanan baskıdan kurtulmak için bilinçli bir kimlik oluşturarak Filistin halkı üzerindeki etkilerini, Muîn Tevfik Bseiso’nun Gazze’deki durumu anlattığı el-Medînetu’l-Muhasara/Kuşatılmış Şehir adlı şiirini tahlil ederek ortaya koymaktadır.

Prof. Dr. Huriye Martı

Diyanet İlmi Dergi

Diyanet İlmi Dergi

Aralık-2024

Editörden / From The Editor

Geçmişi, insanlığın ve dinlerin tarihi kadar eski olan Kudüs’ün arkeolojik bulgular ışığındaki tarihi milattan önce üç binli yıllara kadar uzanır. Tarihin ilk çağlarından itibaren dünyanın tartışmasız en önemli şehri olan Kudüs, Asya, Avrupa ve Afrika gibi üç kıtaya çıkan kara ve deniz yollarına yakın oluşu nedeniyle tarih boyunca stratejik açıdan da önemli bir şehir olmuştur.

İnsanlığın ortak mirası olan Kudüs, kendine özgü kutsiyetiyle semavî dinlerin müşterek kutsalı ve inanç kimliklerini tamamlayan en önemli ögelerden biridir. Günümüz dünyasında her beş kişiden üçünün kutsal kabul ettiği şehir, bu yönüyle dünya şehirleri içerisinde de ilk ve tek olma özelliği taşımaktadır. Dünyada hiçbir şehir insanlık için Kudüs kadar önem arz etmemiş, bir toprak parçası olmanın ötesinde başka hiçbir şehre bu derece derin anlamlar yüklenmemiştir.

İmanın, ibadetin, azmin, Allah ve peygamber aşkının odağı olan Kudüs, içinde barındırdığı mukaddes değerler ve peygamber hatıralarına beşiklik eden manevi dokusuyla İslâm dünyası için ise çok daha büyük bir manevi kıymeti haizdir. Kudüs, Hz. Peygamber’in isrâ ve miraç mucizelerine şahitlik etmesi yönüyle Müslümanlar için dinî ve sembol değeri yüksek bir mekândır. Mekke ve Medine ile birlikte, ziyareti ibadet kabul edilen üç şehirden biri olan Kudüs, İslâm’ın ilk kıblesidir. Kıble Mescidi ve Kubbetü’s-Sahre başta olmak İslâm tarih ve medeniyetine ait pek çok kutsal mekânı barındıran Kudüs, İslâm tarihinin en canlı tanığı ve yaşayan vesikasıdır.

Kudüs, Müslüman kentidir. Mevcut imarını Müslümanlar sayesinde kazanan Kudüs’ü Kudüs yapan Müslümanlardır. Müslümanlar hâkimiyetlerinde şehri diğer din mensuplarına asla kapatmamış, onların ibadetlerine ve ziyaretlerine hiçbir zaman engel olmamışlardır. Bu sebeple Müslüman hâkimiyetinde Kudüs ayrışmanın değil, birleşmenin; kendinden olmayanı dışlamanın değil, kucaklamanın sembolü olmuş; emniyetin, hikmetin, sulh ve merhametin en güzel örneklerini, farklı din, dil, ırk ve mezheplerin bir arada uyum içerisinde yaşamasının en nadide tablolarını sunmuştur.

Kudüs, bir Türk şehridir aynı zamanda. Kudüs’ü koruyan ve şehre en fazla hizmet eden millet, Tolunoğulları ve İhşidîlerden başlamak üzere Selçuklu, Memlüklü ve Osmanlı Türkleri olmuştur. Şehir, tarihinde en fazla Türklerin hâkimiyetinde kalmıştır. Türkiye, tarihî ve dinî bir miras olarak Kudüs’e yönelik ilgi ve desteğini bugün dahi her geçen gün artırarak devam ettirmekte; tarihî ve kültürel mirasımızın ihya edilmesine yönelik çalışmalarını sürdürmektedir.

Bu çalışmalara Diyanet İşleri Başkanlığımız da tanımlanan hizmet alanlarında katkılar sunmaktadır. İşte bu sorumluluk bilinciyle Başkanlığımız düzenli olarak neşrettiği Diyanet İlmî Dergi’nin bu sayısını “Kudüs ve Mescid-i Aksâ Özel Sayısı” olarak çıkararak şehrin dinî, tarihî ve sosyo-kültürel yönlerine dikkat çekmek ve farkındalık oluşturmak istemiştir.

Bu bağlamda dergimizin bu özel sayısında Murat Sülün, “Kur’ân-ı Kerîm’de Kudüs’e Atıflar” isimli makalesiyle Hz. Peygamber tarafından Müslümanlara muştulanan Kudüs’ün tarihine vurgu yapan âyetlere ilişkin farklı yorumları irdelemekte, bu ayetlerde yer alan kavramları hem izah etmekte hem de tahlil yöntemi ile değerlendirmektedir. “Bereket Kavramı ve Mübârek Mekân Örneği Mescid-i Aksâ ve Çevresi” adlı çalışmasıyla Mustafa Karabacak, bereket kavramının mahiyeti ile Mescid-i Aksâ ve çevresinin bereketli kılınmasının nasıl anlaşılması gerektiğini; bereket kavramının maddi ve manevi yönlerini, sınırlarını tartışmaktadır. Murat Kayacan, “Filistinli Bir Müfessire Referansla Beytülmakdis: İzzet Derveze Örneği” başlıklı araştırmasıyla İzzet Derveze’nin ülkemizde misafirken kaleme aldığı tefsirinde Beytülmakdis’e dair yaklaşımlarını tefsir ilmi çerçevesinde incelemiş ve Kudüs’ün İslâm’daki yeri, önemi ve taşıdığı manevi değeri belirlemeye çalışmıştır.

“Yahudi Klasik Dinî Literatüründe Kudüs’ün Hususiyetleri ve Kudüs’e Özel Hükümler” adlı makalesiyle Ömer Faruk Araz, Yahudi dinî literatüründe Kudüs’ün taşıdığı anlam ve önemi TaNaH’ın merkezli Mişna, Kudüs ve Babil Talmudları, Klasik Midraşlar ve sonraki dönemde yazılan Yahudi tefsirleri irdeleyerek ortaya koymaktadır. Abdullah Altuncu, “Sâmirîlerde Kutsal Mekân Anlayışı ve Kudüs Algısı” isimli çalışmasıyla Yahudilik tarihinde farklı bir akımı temsil eden Sâmirîler’in Musa Yasasından hareketle Gerzîm Dağı’na yönelik kutsallık anlayışlarını ortaya koyarken, Kudüs’ün kutsallığını kabul etmediklerini gündeme getirmektedir.

Muammer Ulutürk, “Kuşatma Altındaki Kudüs: Yahudi Tarihçi Josephus’un Gözünden Yahudi-Roma Savaşı (MS 66-73)” başlıklı makalesiyle Yahudi- Roma ilişkilerinde kırılmalara ve sürgünlere yol açan son Yahudi isyanlarını bizzat o olayların içinde yer alan Yahudi bir tarihçi Josephus’un kaleme aldığı Yahudi Savaşı adlı kitap merkezinde değerlendirmektedir. Kudüs’ün Haçlılar için taşıdığı dinî değeri 1. Haçlı Seferi üzerinden “Haçlıların Kudüs’ü Zapt Etme Düşüncesinde Dinî Referansların Motivasyon Bağlamında Tesiri: I. Haçlı Seferi Örneği” adlı araştırmasıyla Ayşe Çekiç inceleme konusu yapmıştır. Mustafa Demirci-Nadir Karakuş, “Harizm Türklerinin 1244 Yılında Kudüs’ü Ele Geçirmeleri ve La Forbie Zaferi” isimli çalışmalarıyla Moğol istilası neticesinde yıkılan Harizm Devletine bağlı askerlerin Anadolu Selçuklu ve Eyyûbî devletlerinin hizmetine girdiklerini; Eyyûbî Devletindeki iç çekişmelerdeki rollerini ve Haçlılara karşı yapılan La Forbie Savaşı ile Kudüs’ü almalarını işlemektedirler.

Abdullah Çakmak, “Kudüs’te İlk Osmanlı Vakıf Eseri: İsfahan Şah Hatun Medresesi ve Vakfı” adlı makalesinde Osmanlı hâkimiyetinden önce 1437 senesinde Çandarlı İbrahim Paşa’nın eşi İsfahan Şah Hatun tarafından Kudüs’te vakıf olarak inşa ettirilen medreseyi tarihî serencamı ile ele almaktadır. “İslâm Geleneğinde Anıtsal Mimarinin İlk Örneği: Kubbetü’s-Sahre” başlıklı araştırmasıyla Zeyneb Arpacık, Kubbetü’s-Sahre’nin inşa amacını şekillendiren dinî ve siyasi saikleri irdelemekte, bu anıtsal yapının sembolik ve tarihi yönlerini vurgulamaktadır.

Halil Akçay, “Aksâ Şairi Yusuf el-‘Azm: İşgal, Zulüm ve Aşkın Şiire İz Düşümü”; Mohamadou Aboubacar Maiga, “Batı Afrika Arap Edebiyatında Kudüs: Bir Kimlik ve Direniş Sembolü” isimli çalışmalarıyla Müslümanlar için önemi büyük olan Kudüs ve Mescid-i Aksâ’nın şair ve edebiyatçıların duygu dünyalarında edindiği evrensel yeri göstermektedirler.

Toplumu dinî meselelerde aydınlatma vazifesini uhdesinde bulunduran Diyanet İşleri Başkanlığı’nın Kudüs ve Mescid-i Aksâ ile alakalı oluşturmaya çalıştığı toplumsal bilinç Tuncay Ceylan tarafından “Diyanet İşleri Başkanlığı Hutbelerinde Kudüs ve Mescid-i Aksâ” adlı makalesiyle 607 cuma ve bayram hutbesi analiz edilerek değerlendirmeye tabi tutulmaktadır.

Diyanet İlmî Dergi’nin bu özel sayısının ilim dünyasına hayırlı olmasını diler, büyük gayret ve özveri ile sayımıza katkı sağlayan ilim insanlarına teşekkür ederim.

Prof. Dr. Nuh Arslantaş


Dergiler

24 dergi listelendi.

Diyanet İlmi Dergi
Diyanet İlmi Dergi
Diyanet İlmi Dergi
Diyanet İlmi Dergi
Diyanet İlmi Dergi
Diyanet İlmi Dergi
Diyanet İlmi Dergi
Diyanet İlmi Dergi
Diyanet İlmi Dergi
Diyanet İlmi Dergi
Diyanet İlmi Dergi
Diyanet İlmi Dergi
Diyanet İlmi Dergi
Diyanet İlmi Dergi
Diyanet İlmi Dergi
Diyanet İlmi Dergi
Diyanet İlmi Dergi
Diyanet İlmi Dergi
Diyanet İlmi Dergi
Diyanet İlmi Dergi