KUR’AN KURSLARI VE HAFIZLIK BAĞLAMINDA
GENÇLİK

Doç. Dr. Enver Osman KAAN
Diyanet Akademisi Başkanı


Gençler, toplumların aynaları gibidir. Toplumların tasası veya kıvancı, refahı veya krizi bu aynaya yansımaktadır. Dolayısıyla bir toplumun geleceğini görmek isteyen o toplumun gençlik aynasına bakmalıdır. Bu sebeple, yapılacak en değerli ve verimli yatırım gençlere olanıdır. Gençlik çağı insan ömrünün şekillendiği bir dönemdir. Bu dönemde gelişimin dengeli ve sağlıklı olabilmesi, insanın sosyal, bedensel, zihinsel ve duygusal yönlerden desteklenmesi ile yakından ilgilidir.
Gerçekte gençlik çağı insan hayatının en dinamik ve karmaşık dönemidir. Gençlerin fiziki yapısında meydana gelen değişiklikler fikrî yapısına da yansımakta, kimlik arayışı ve kendini ispat gayretleri bu dönemde ortaya çıkmakta ve gençlik dönemini farklı kılmaktadır. Diğer taraftan gençlerin karşı karşıya olduğu sorunları tanımadan çözüm önerileri üretmek de mümkün değildir.
Gelişim açısından gençlik döneminin en önemli sorunlarını benlik meselesi, aidiyet duygusu ve kimlik arayışı olarak sıralayabiliriz. Bireyde benliğin oluşmasının önündeki en önemli engel bencilliktir. Bencillikten kurtulmanın yolu, toplum yararına olan etkinlikler içinde yer almaktır. Aidiyet duygusu bir ideal sahibi olanlarda daha sağlıklı gelişir. Kimlik arayışında olan gençlerin işini zorlaştıran özentidir. Eğer burada doğru rol model bulunamazsa kimliksizlik veya yanlış kimlik tehlikesi ile karşı karşıya kalınabilir.
Sosyal yön
Gençlik döneminde izlenen davranış şekilleri ve değer hükümlerinin bireyin sosyalleşmesiyle terk edildiği veya zenginleşerek yenilendiği bilinmektedir. Bundan otuz yıl evvel sosyal hayat denilince aile, okul ve mahalle anlaşılırdı. Ebeveynler bilirlerdi ki çocuğumuz evde yoksa ya okulda ya da sokaktadır. Dijital çağ dediğimiz bu çağda sosyal çevreye bir de sosyal medya eklendi. Önceki sosyal hayatta ebeveynler çocuklarının kimlerle bir arada olduğunu bilir ve takip ederlerdi. Çocuklarının kötü alışkanlıklarının ve bağımlılıklarının olup olmadığını fark etmeleri daha kolay olurdu. Çünkü her şey herkesin gözü önünde cereyan ederdi. Şimdi tüm bunlar sosyal mecralarda sansürsüz ve sınırsız sergileniyor, gençler de bunlara kontrolsüz bir şekilde maruz kalabiliyor. Dijitalleşmenin hız kazandığı günümüzde dijital sosyal ortamlar gençlerin en fazla vakit geçirdikleri mecralar haline geldi. Dijital ortamın en büyük sorunu insanlara sahte hayatlar yaşatmasıdır. İnsanlar her gün yaşadıkları bu sahte hayatlara kendileri de bağımlı hâle gelir, bu hayatı besler, parlatır ve takipçilerini kaybetmemek için azami gayret gösterir. Çünkü bu durum onlara haz verir. Sosyal mecraların, bireylerin kendilerini mükemmel, başkalarını perişan olarak gösterebildikleri bir platform hâline geldiği görülmektedir. Sosyal medya “Kimse yoğurdum kara demez” sözünün görsel hâle gelip yansıdığı bir ayna olmuştur. Bu durumun bireyler üzerinde olumsuz etki meydana getirdiği bir gerçektir. Başkalarının durumlarını görüp takip edenlerin, kendi hayatlarının renksiz, zevksiz ve sıkıcı olduğunu düşünerek yeni mecralar ve maceralar peşine düştüğü, böylece değersizlik duygusunu bastırmaya, eksiklik duygusu ve benlik saygısını yükseltmeye çalıştığı gözlemlenmektedir. Tasavvufta inziva, yalnızlık hali vardır. Aslında derviş yalnız değildir, Allah ile beraberdir. Bu onun için büyük bir keyiftir. Şimdi gençler de yalnızlığı seviyor, odasına çekilip saatlerce yalnız başına vakit geçirebiliyor. Ancak onların yalnız takıldıkları yerler neyle karşılaşacakları belli olmayan tehlikeli dijital mecralardır. Bu mecralarda gençlerin önüne onlara Allah’ı hatırlatacak söz, ses ve görüntülerin çıkmasını sağlamak gerekmektedir. İnsan meçhul bir varlık değildir, mesul bir varlıktır. İnsanın mesuliyeti mensubiyetinden gelmektedir. Bu bağlamda gençlerin mensubiyet duygusu doğru bir şekilde inşa edilmelidir. Kendi hâline bırakılmamalıdır. Mensubu olduğu aile, mensubu olduğu din, mensubu olduğu millet, mensubu olduğu devlet ve mensubu olduğu ümmet ona tanıtılmalı ve gençler bu mensubiyetlerden gurur duymalıdır.
Zihinsel yön
Zihin, düşüncenin, ilmin ve fikrin mahallidir. Fikrin ortaya çıkması ilme, ilmin yeşermesi ise düşünceye bağlıdır. Bu sürecin sağlıklı işlemesinin önündeki en büyük engel korku ve kaygıdır. Gençlik çağında birçok şey belirsizdir. Gençler çoğu kez bir arayış içindedir. Okulda iken ders kaygısı, okul bittikten sonra iş ve eş kaygısı başlar. Bu kaygılarla boğuşurken yakın çevrelerinden destek alamazlarsa kırıcı tavırlar sergileyebilirler. Burada yetişkinlerin sabır ve hikmetle hareket etmeleri, onlara yol ve yöntem göstermeleri önem arz etmektedir. Bir genç şöyle demişti; bu zamanda gençler bozuldu diyen büyüklere çok bozuluyorum. Tabii yetişkinler gençlerin telaşlı, asabi, şaşkın, depresif hallerini görüp endişeleniyorlar. Hâlbuki gençlerin bu hâli aslında taşıdıkları korku ve kaygıdan kaynaklanıyor. Bu anlamda yetişkinler gençleri rahatlatmalı, kaygı ve korkuya mahal olmadığını sadece sözleriyle değil hâlleriyle de doğru bir şeklide anlatmalılar. Gençlik döneminde bireylerin başkaları tarafından onaylanması, beğenilmesi ve takdir edilmesi önemlidir. Ancak iç kaygılar, deneyim eksikliği, yetişkinlerin hoşgörüsüz tutumları gençlerin içine kapanmalarına neden olabilir. Gençleri en çok motive eden, önlerinde model alabilecekleri birilerinin olmasıdır. Çünkü hedeflerinde güçlü, yetkin ve başarılı bir yetişkin hayali vardır. Örnek aldıkları önemli şahsiyetleri taklit ederken yapılan hatalar yüzlerine vurulursa yeteneksiz ve yetersiz kimliğe sahip olma korkusu onları daha fazla yanlışa itebilir. Gençlerin sosyal medyada vakit geçirmesi hemen herkesin ortak olarak dile getirdiği bir sorundur. Uzmanlar bu durumun zihinsel obeziteye, stres ve sinirlilik hâline neden olacağı, beynin üretkenliği üzerinde olumsuz etki yapacağı, dikkatsizlik ve odaklanamama gibi sorunlara yol açacağı üzerinde duruyorlar.
Duygusal yön
Duygular, daha önce tecrübe edilen iç ve dış olaylara bir tepki olarak beliren fakat çoğu zaman dil ile anlatılması zor olan ruhsal olgulardır. İnsanların yaşadıklarına, duyduklarına karşı hissettiği duygular farklıdır. Bu farklılık insanın yetiştiği çevreden, aldığı eğitimden ve büyürken dinlediklerinden kaynaklanmaktadır. Duyguların tezahürleri bile farklıdır. Bu yönüyle duygular sahibine özgüdür. Yaşadığımız çağda maruz kaldığımız bilgiler maalesef duygu ayarlarımızı bozuyor. Duyduklarımız ve gördüklerimiz sevinç, keder, şaşkınlık, hayranlık gibi duyguları aynı anda bize yaşatıyor ve duygu yıpranmasına maruz kalıyoruz. Tıpkı dışarıda amaçsız bırakılan, yağmura, güneşe, rüzgâra, soğuğa ve sıcağa maruz kalan bir eşyanın solması gibi duygu ve düşünceler de zarar görüyor. Gençlerin duygu gelişiminde kullanacağımız dil önemlidir. Yapılan güzel bir iş karşılığında genci övmek yerine yapılan iş üzerinden övgü daha doğrudur. Örneğin odasını toplayan gence “Sen ne kadar temizsin” demek yerine “Bu odanın bu kadar düzenli olabileceği aklıma gelmezdi, eline sağlık” demek gibi.
Kurs ortamı
Hafızlık eğitimi verilen Kur’an kurslarında birtakım aktiviteler yapılması önemlidir. Zira gençlerin bu tür aktivitelere ihtiyacı vardır. Zihnen ve bedenen dinç olunması, ezberin sağlıklı bir şekilde yapılabilmesi için son derece mühimdir.
Kur’an kurslarında hafızlık yapan gençlerin sosyal çevresi, hocaları, arkadaşları ve kurs personelinden oluşmaktadır. Bu sebeple hocanın ilgi ve alakası, tecrübesi, örnekliği ve model olması genç için çok önemlidir. Yatılı olarak hafızlık eğitimi alan öğrencilerin de aileleri ile görüştürülmesi onların ruhsal ve duygusal gelişmelerine olumlu yönde tesir edecektir.
Hafızlık yapan öğrencinin sınıfta arkadaş ortamında olması da motivasyonunu artıran bir durumdur. Böylece sınıfta rekabet ortamı oluşur, öğrenciler birbirlerine bakarak motive olup derslerini eksiksiz verirler. Hafızlık yapan bir gencin arkadaş ortamından koparılması hafızlığının gecikmesine, azminin ve direncinin kırılmasına neden olabilir. Bu sebeple sınıf içinde partner sisteminin oluşturulmasının hafızlık yapanları hıfz esnasında karşılaşacakları zorlukları azaltmada önemli bir rol oynadığı görülmektedir.
Kuşak farkı
Hızlı gelişen dünyada kuşaklar arası iletişim sorunları kardeşler seviyesine kadar inmiştir. Dolayısıyla hoca-talebe arasında da kuşaklar arası iletişim sorunları yaşanması normaldir. Hafızlık eğitimini veren hocaların bu durumun farkında olması ve yaşanabilecek iletişim kazalarını en aza indirebilmek için uzman desteği almaları iyi olacaktır. Bu bağlamda, bedensel ve sosyal değişikliğin genç üzerinde meydana getirdiği duygu ve algı değişikliğinin farkına varılması ve öğrenciye ona göre davranılması önem arz etmektedir. Küçük yaşta hafızlık yapacakların hocalarının pedagoji eğitimi almış olmaları hususuna dikkat edilmelidir.
Zihinsel kapasite
Hafızlık eğitimi için seçilecek öğrencilerin zihinsel kapasitelerinin dikkate alınması gerekir. Kur’an kurslarında hafızlık yapacak öğrencinin kapasitesine uygun zaman planlaması yapılması motivasyon kaybı, tükenmişlik sendromu gibi sorunların önüne geçecektir.
Hafızlığın öneminin anlatılması
Hafızlığın çocuklara anlatılması ve zihinlerinde anlamlandırılması da üzerinde durulması gereken diğer bir konudur. Hafızlık yapanların ebeveynlerine parlaklığı güneşin parlaklığından daha fazla olan tacın giydirilmesi müjdesi hem anne-babaları hem de çocukları hafızlığa teşvik etmektedir. Bu manevi teşviğin yanı sıra belli yaşlarda ezber yapmanın insan beyni üzerindeki olumlu etkileri, düşünce peteklerinin açılmasına katkı sağladığı, inovatif, analitik düşünceyi desteklediği üzerinde de durulmalıdır. Ayrıca öğrenciye, hafızlığın hayatı boyunca manevi dünyasını besleyecek çok önemli bir gıda olduğu anlatılmalıdır.
Akademik başarı
Hafızlık ile okul derslerinin birlikte götürülmesi de önemli bir meseledir. Birine ağırlık verince diğerinin zayıflamaması için denge noktası ayarının iyi yapılması gerekir. Hafızlık eğitimiyle birlikte akademik eğitimden tamamen uzaklaşmamak, kısmen de olsa akademik dersleri işlemek tavsiye edilmektedir.
Ergenlik
Ergenlik döneminin getirmiş olduğu birtakım duygu ve düşünce değişimi hafızlık eğitimi alan öğrencinin eğitim sürecine de etki etmektedir. Ergenlik döneminde duygu yoğunlukları hızlı bir şekilde değişim göstermektedir. İletişim zorlukları yaşanmaktadır. Zikredilen hususlar öğretici ile öğrenci arasındaki iletişimi zorlaştırabilir. Bu sebeple, hafızlık eğitiminin ergenlik dönemi öncesinde tamamlanması önemlidir. Ergenlik döneminde hafızlık yapan öğrencilerle ilgili olarak öğretici ve velilerin davranışlarının bilinçli hâle getirilmesi, ayrıca bu dönemde PDR çalışmalarına ağırlık verilmesi ihmal edilmemelidir.
Motivasyon
Hafızlık eğitimi için bireyin motivasyonu son derece mühimdir. Söz konusu eğitimle ilgili gerekli bilgilendirmelerin ve tecrübe paylaşımının sağlıklı bir şekilde yapılması, öğrencinin bu süreçte yaşayacak olduğu durumların eksiksiz bir şekilde kendisine iletilmesi önemlidir. Verilen yanlış bilgiler ve paylaşımların motivasyon kaybına yol açacağı bilinmelidir. Bu sebeple, ayet, hadis ve örnek hayatlardan istifade ederek bireyi doğru bir şekilde bilinçlendirmek, hafızlığın manevi kazanımları üzerinde durarak maksada uygun bir güdülenmenin sağlanması tavsiye edilir. Ayrıca bireyin var olan kabiliyetleri ve özelliklerinden bahsederek gerekli motivasyon sağlanmalıdır.
Sonuç
Eğitim hayatında görülen genel sorunlar Kur’an kurslarında hafızlık yapan öğrencilerde de görülebilmektedir. Bu bağlamda ergenlik dönemine bağlı bazı meseleler, teknoloji bağımlılığı, motivasyon azalması gibi sorunlar yaşanabilmektedir. Öğrencilerin sorunlarının aşılmasında hafızlık alanında uzman rehber öğretmenlerin PDR desteği, hocaların yükünü büyük ölçüde hafifletecektir. Ayrıca öncü hafızları anlatan programların izletilmesi, film ve dizilerde hafız karakterinin örnek insan rolünde takdim edilmesi, hafızlık temalı “kamu spotu”nun hazırlanması, meslek sahibi başarılı hafızların rol-model olarak gösterilmesi öğrencilerin hem öz güvenlerini hem de motivasyonlarını artıracaktır. Hafızların iş ve istihdamına yardımcı olunması, toplumda itibarlı bir mesleğe intisap etmelerinin sağlanması gerekir. Hafızlık proje kursları ile İmam Hatip Okulları arasında uyumlu bir çalışmanın olması da hafızlığın gelişmesine vesile olacaktır. Hafızlığın amacı Kur’an lafzını hâfız, manasını hâmil, ahkâmını âmil sağlıklı bireyler yetiştirmektir. Bu yolda gayret sarf eden hocalarımızdan vefat edenlere Allah’tan rahmet, hayatta olanlara sıhhat ve afiyet dilerim.