Doğubayazıt Ahmed-i Hani Camii İmam Hatibi
Mehmet Emin İÇTEN:
“Din gönüllüsü olarak gençlerimize sahip çıkmalı; bıkmadan, usanmadan daha fazla gence ulaşmak için yolumuza devam etmeliyiz.”

Söyleşi: Mahir KILINÇ

Doğubayazıt’ta Ahmed-i Hani Cami İmam Hatibi olarak pek çok faaliyetin öncülüğünü yapmaktasınız. Halka yönelik gerçekleştirmiş olduğunuz faaliyetlerden söz eder misiniz?
Bendeniz 14 yıldır Diyanet İşleri Başkanlığında imam hatip olarak görev yapmaktayım. İmam hatiplik görevinin sadece cami içerisinden ibaret olmadığını düşünenlerdenim. Bu sebeple cami dışında özellikle gençlere yönelik hizmetlere yöneldim. Gençlere yapılan her hizmetin taşın üzerine yazılan yazı misali kalıcı olacağı düşüncesiyle bu hizmete odaklandım. Görevli olduğum cami, Doğubayazıt’ın en eski camilerindendir. Merkezî bir konumda yer alan camimizin cemaatinin duyarlılığı takdire şayandır. Çalışmalarımız daha çok sosyal hayata taalluk eden faaliyetleri içermektedir. Hayırsever iş insanlarımızdan oluşturduğumuz komisyon ile birçok faaliyete yönelik kararlar alıyoruz. Bu faaliyetlerden biri de sabah namazlarına yönelik. İnsanları hayra teşvik etmek ve camiye gelenlerde hoş bir hatıra bırakmak adına her cuma sabah namazında kahvaltı ikramında bulunuyoruz. Bu kahvaltı vesilesiyle bir araya geldiğimiz cemaatimizle de Doğubayazıt’taki dar gelirli ailelere ulaşmak için tespitlerde bulunuyoruz. Bu tespitler çerçevesinde öğrencilere burs, dar gelirli aileler için gıda yardımı, kışın yakacak sıkıntısı çekenlere yakacak yardımı, ihtiyaç sahibi ailelere ve çocuklarına giyecek yardımı yapmaktayız. Yardım ulaştırdığımız kişileri incitmeyecek şekilde fotoğraflandırıp adres ve telefonlarını hayırda bulunan kişilere ulaştırıyoruz. Bu şeffaf çalışmamız hayırda bulunan insanlar nezdinde bir güven ortamı sağlıyor.
Geleceğimizin teminatı çocuklarımıza ve gençlerimize yönelik çalışmalarınızı ve bunların çocuklara, gençlere tesirlerinden bahseder misiniz?
Doğubayazıt müftülüğümüzce gençlik koordinatörü olarak görevlendirildim. Bu görev neticesinde ilçedeki Milli Eğitim Müdürlüğü ve Gençlik Spor Müdürlüğüyle koordineli olarak çalışmaya başladım. İlgili ilçe müdürlükleriyle tüm okullarımızı ve buna bağlı pansiyonları ziyaret ettik. Buralarda millî ve manevi değerlerimizi gençlerimize aşılamak için yoğun çaba sarf ettik. Oluşturduğumuz komisyon yardımıyla da gençlere yönelik futbol turnuvaları, resim ve şiir yarışmaları, ilmihal dersleri, siyer okumaları, satranç turnuvaları düzenledik. Bunların yanı sıra tarihî İshakpaşa Sarayı’na ve ilçemizin manevi öncülerinden Ahmed-i Hani Hazretlerinin türbesine ziyaretler gerçekleştirdik. Geleceğimizin teminatı çocuklarımızı ve gençlerimizi millî değerlerimizin aşılanması kapsamında her yıl düzenlenen Sarıkamış Şehitlerini Anma Programı kapsamında Sarıkamış’a götürdük. Beni ve gençlerimizi çokça etkileyen Sarıkamış şehitlerini ziyaret ederken ister istemez müthiş bir duygu yoğunluğu yaşıyoruz. Gençlere Sarıkamış harekâtını anlatırken onların o an yaşadıkları duygular gözlerinden okunuyor. Haftada bir sefer hizmet götürdüğümüz gençleri sabah namazına davet edip onlarla ilçemize has helise [keşkek] ikramı ve kahvaltı organizasyonu düzenliyoruz. Bu çalışmalarımız neticesinde gençlerimizin büyük bir kısmının manevi değerlerini yaşama arzusunu gördükçe daha fazla duygulanıyoruz ve onlara yönelik çalışma arzumuz daha da artıyor.
Yürütmüş olduğunuz çalışmalarda unutmadığınız bir anınızı bizimle paylaşabilir misiniz?
Çalışmalarımıza katılan gençlerimizden biri, bir gün beni telefonla aradı. Benden evlerini ziyaret etmemi istedi. Kabul ettim ve müsait olduğum bir zamanda kendilerini ziyaret edeceğimi söyledim. Ancak telefondaki genç, çok da duygusal bir şekilde kendilerini çok acil bir şekilde ziyaret etmemi istiyordu. Ben de tedirgin olup acil olmasının sebebini sordum. Gencimiz bizim gerçekleştirmiş olduğumuz manevi programlardan öylesine etkilenmiş ki ailesinin ve özellikle de babasının da bundan nasiplenmesini istiyordu. O pırıl pırıl bir imana sahip daha 17 yaşındaki gencimiz babasına manevi rehberlik yapıyor, onun da ahiretini düşünüyor ve bunun kaygısını taşıyordu. Bu olay beni çok etkilemişti. Çünkü yapmış olduğumuz çalışmalar sadece onlara değil onların ailelerine de sirayet ediyordu. Beni arayan o gencimizin isteğini yerine getirip davetini kabul ederek evlerine gittim. O gencimizin babasıyla da tanıştık ve hâlâ görüşmelerimiz devam ediyor.
Son olarak sınır ilçesinde görev yapan ve belirli bir tecrübesi olan din gönüllüsü olarak sizin gibi din görevlilerine ne gibi tavsiyelerde bulunmak istersiniz?
İnsan her sıkıntının üstesinden gelebilir, yeter ki Allah’a dayansın ve “Bana vekil olarak O yeter.” düşüncesinden kopmasın. Din hizmetinde bulunan bizler de bu aziz görevin bilincinde olmalı ve Peygamber emaneti görevi layığınca yerine getirmek için çaba sarf etmeliyiz. Şüphesiz sınır bölgesinde görev yapmanın zorlukları var ve burada görev yapan arkadaşlarımız da bu zorlukların üstesinden gelmek için üstün bir çaba göstermektedirler. Başkanlığımızın özellikle gençlere ulaşma konusunda biz din hizmetindeki kişiler eliyle yapmış olduğu çalışmalardan rahatsız olan kişiler olacak ve oluyor da. Ancak bizler geleceğimizin teminatı çocuklarımıza ve gençlerimize yönelik çalışmalarımızı eksiksiz yerine getirmeye çalışmalıyız. “Hidayetine vesile olacağımız bir kişi dünyanın her şeyine bedel.” düşüncesiyle hareket ederek gece gündüz demeden gayret göstermeliyiz. Biz gençlerimize sahip çıkmazsak başkalarının onları ele geçireceğini unutmamalıyız. Bu uğurda Ebu Lehepler, Ebu Cehiller yolumuza çıkacaklar ama biz bıkmadan, usanmadan daha fazla gence ulaşmak için yolumuza devam edeceğiz. Başkanlığımızın her hizmetini çevremize ve tüm insanlara duyurmalı, her bir ferdi kazanmak için azami gayret göstermeliyiz. Din gönüllüsünün ulaşmadığı gönül kalmamalı.


Öz Geçmiş
Mehmet Emin İçten, Ağrı ilinin Doğubayazıt ilçesinde doğdu. İlk ve orta öğrenimini Doğubayazıt’ta tamamladı. 2004 yılında Kafkas Üniversitesi Iğdır Meslek Yüksek Okulu Maliye bölümünden, 2009 yılında da Anadolu Üniversitesi İktisat Fakültesinden mezun oldu. 2010 yılında Kars ilinin Digor ilçesine bağlı Çatak köyüne imam-hatip olarak atandı. Burada bir süre görev yaptıktan sonra 2019 yılında Ahmed-i Hani Camii’ne tayin olan İçten, evli ve üç çocuk babasıdır.