Küçükçekmece Sefaköy Tevfik Bey Camii Müezzin Kayyımı
Osman ARSLANTAŞ:
“Dijital dünyanın sunduğu imkânlardan faydalanarak daha geniş bir kitleye ulaşırken cami gibi toplu ibadet mekânlarının manevi atmosferi ve yüz yüze iletişimin gücü korunmalıdır.”


Camiler ve Din Görevlileri Haftası bağlamında “Dijital Din Hizmetleri Platformu: Mahalle Temelli Etkileşim ve Eğitim” isimli proje ile birinci oldunuz. Projenin içeriğinden ve amacından bahsedebilir misiniz?
Diyanet İşleri Başkanlığına sunduğum ve Başkanlıkça da teveccüh gören “Dijital Din Hizmetleri Platformu: Mahalle Temelli Etkileşim ve Eğitim” isimli proje ülkemizdeki vatandaşlarımızın dinî bilgiler alanında ihtiyaçlarını karşılamak üzere kendilerine en yakın cami hocaları ile (imam hatip ve müezzin kayyım) daha hızlı etkileşim sağlamasını mümkün kılıyor. Günümüz dünyasının dijitalleşmesi neticesinde bu hizmetlerin mobil uygulamalar üzerinden sağlanmasını amaçlıyor. Proje, mobil uygulamayla kişinin ihtiyaç duyduğu dinî bilgiyi ya da Kur’an-ı Kerim’i bizatihi kendisine en yakın olan din görevlisinden öğrenebilmesini sağlıyor. Bu projenin tam anlamıyla hayata geçirilmesi hâlinde vatandaşlarımızın sahih dinî bilgiye Diyanet İşleri Başkanlığının mensubu olan ve kişinin de tercih ettiği herhangi bir din görevlisinden kolay ve hızlı bir şekilde ulaşması mümkün olacak.
Görev yaptığınız camide “Dijital Din Hizmetleri Platformu: Mahalle Temelli Etkileşim ve Eğitim” isimli projeniz için ilham aldığınız faaliyetleriniz var mıydı? Bu faaliyetleriniz, görev yaptığınız cami çevresi tarafından nasıl karşılandı?
Görev yaptığım camimin çevresinde bulunan esnafları ziyaretlerim sırasında ya da etrafımızdaki okullarda görev yapan öğretmenlerle ve mahallemizin öğrencileriyle karşılaştığım zaman onların genellikle “Hocam aslında dinî bilgilere yönelik din dersi ve Kur’an-ı Kerim dersleri almak istiyoruz ama meşguliyetlerden bir türlü fırsat bulamıyoruz.” gibi şikâyetlere maruz kalıyordum. Dijital dünyayı cebimizde taşıdığımız ve herkesin bunu kullandığı bir zamanda insanların bu taleplerinin karşılanabileceğini düşünmeye başladım. Zaten projemle ilgili ilk kıvılcım da buradan başlamış oldu.
İlk önce anlık mesajlaşma uygulamaları üzerinden ders grupları kurduk. İnsanlar o gruplar vasıtasıyla bizlere hemen erişebiliyordu. Bu uygulama gibi pek çok uygulama da çeşitli derslerin yapılmasına imkân sağlıyordu. Dijital anlamda insanların bizlere hemen erişebilir olması onların da hoşuna gitti. Çeşitli meşguliyetlerinden ötürü yapamadıkları pek çok dersleri de yapabilir olmak onları ziyadesiyle mutlu etti. Kendilerine yönelik bu çalışmalarımızı da takdirle karşıladılar. Bu durum da benim için ciddi bir motivasyon kaynağı oldu.
Dijital vasıtalarla iletişim yüz yüze iletişimin yerini tutmamakla birlikte din hizmetlerinde dijitalleşmenin avantajları nelerdir?
Dinî konuların ve Kur’an-ı Kerim’in öğrenilmesinde yüz yüze eğitim öğretimin yerini dijital mecralar yoluyla gerçekleştirilenler elbette tutmamaktadır. Ancak günümüz insanı ciddi anlamda zaman problemi yaşamaktadır ki özellikle de büyükşehirlerde bu problem daha çok görülmektedir. Dolayısıyla hayatın getirmiş olduğu yoğunluklar sebebiyle insanlarla dijital mecralardan dersler yapmak ve oradan iletişim kurmak zorunlu bir hâl de alıyor. Dijital iletişim yüz yüze iletişime nazaran daha kolay bir erişimi sağlıyor. Yüz yüze iletişimde her iki taraf için belirli bir mekân gerekirken dijital iletişim bunu gerekli kılmıyor. Aynı zamanda vakit olarak da insanlara daha çok alternatif sunabiliyor.
Yüz yüze etkileşimin yoğun yaşandığı cami eksenli din hizmetiyle dijital yollarla iletişim ve etkileşim arasında nasıl bir denge kurulmalı? Siz bu dengeyi nasıl sağlıyorsunuz?
Cami eksenli din hizmeti, bireylerin yüz yüze etkileşim kurduğu, cemaatle bir araya geldiği ve toplu ibadetlerle güçlenen bir yapıya dayanıyor. Bu, toplumda birlik ve beraberliği pekiştiren bir rol oynuyor. Dijital yollarla iletişim ise son yıllarda özellikle pandemi döneminde daha fazla önem kazanmış ve din hizmetlerinin ulaşılabilirliğini artırmıştır. Ancak bu iki yöntem arasında bir denge kurmak önemlidir çünkü her iki yöntem de farklı avantajlar sunar.
Yüz yüze iletişimde topluluk içinde olmanın, toplulukla hareket etmenin avantajı vardır. Camide gerçekleştirilen ibadetler, insanın cemaatle ibadet yapması sayesinde toplumsal bir bağlılık hissi oluşturur. Bu, bireylerin yalnızlık hissini azaltır ve manevi olarak kendilerini daha güçlü hissetmelerini sağlar. Camide din görevlileriyle birebir görüşmek, yanıt almak ve manevi rehberlik almak açısından da yüz yüze iletişim avantajlıdır. Yüz yüze iletişimin avantajlarından biri de caminin, kişiye manevi atmosfer hissettirmesi, onun ibadetindeki huşuyu artırmaya yardımcı olmasıdır. Cami, ibadet esnasındaki huşuyu artırmayı destekleyen bir mekândır.
Dijital etkileşimin avantajlarının başında erişim kolaylığı gelir. Dijital araçlar sayesinde, fiziksel olarak camiye gitme imkânı olmayan bireyler de din hizmetlerine kolayca erişebilir. Uzaktan katılım, dünya genelinde geniş bir kitleye ulaşılmasına olanak tanır. Esneklik, dijital etkileşimin bir başka avantajıdır. Şöyle ki dijital platformlar üzerinden vaazlar, dinî sohbetler veya eğitim içerikleri kaydedilip sonradan izlenebilir. Bu, bireylerin kendi programlarına göre dinî hizmetlerden yararlanmalarını sağlar. Eğitim ve bilgi paylaşımı, dijital etkileşimin üçüncü avantajıdır. Online platformlar, dinî bilgiye hızlı ve kolay erişim sağlar. Din eğitimi veya dinî kaynaklar, geniş bir kitleye hızla ulaşabilir. Dijital platformlarda aktif olarak özellikle genç kuşaklara ulaşılabilir. Bu platformlar, camide sunulan hizmetleri tamamlayıcı bir araç olarak kullanılabilir. Dijital ortamlarda da topluluk hissini koruyacak etkinlikler düzenlenebilir. Online sohbetler, tartışma grupları ve dinî eğitim programları, bireylerin birbirleriyle etkileşimde kalmasına olanak tanır.
Bence cami eksenli din hizmetiyle dijital yollarla iletişim ve etkileşim arasında dengeyi sağlamak, bu iki yöntemin birbirini tamamlayıcı olarak kullanılmasıyla mümkün. Dijital dünyanın sunduğu imkânlardan faydalanarak daha geniş bir kitleye ulaşırken cami gibi toplu ibadet mekânlarının manevi atmosferi ve yüz yüze iletişimin gücü korunmalıdır.

Öz Geçmiş
Osman Arslantaş, 1989 yılında Çankırı’da doğdu. İlk ve orta öğrenimini İstanbul’da tamamladı. Diyanet İşleri Başkanlığı çatısı altında imam hatip olarak Bursa’da göreve başladı. Hâlen İstanbul Küçükçekmece Müftülüğüne bağlı Sefaköy Tevfik Bey Camii’nde görev yapmakta olan Arslantaş, İstanbul İlahiyat Fakültesi mezunu olup ilim tahsilini hâlihazırda sürdürmektedir.