GAZZE SOYKIRIMI
MODERN İNSANIN VİCDAN İMTİHANI

Alparslan AKÇA


1987 yılında kurulan Hamas (resmî adıyla İslami Direniş Hareketi), İsrail tarafından işgal edilen Filistin topraklarını geri almayı amaçlıyordu. Yıllardır birçok şehit veren Filistin halkı, işgalci İsrail’in baskı ve zulmüne karşı mücadele veriyordu.

Hamas’ın askerî kanadı İzzettin el-Kassam Tugayları, 7 Ekim 2023’te sabah 06.30’da İsrail’e
karşı bir operasyon başlattı: Aksa Tufanı. Atılan roketlere karşın İsrail’in “savaştayız” açıklaması gecikmedi. Saat 10.00’da İsrail askerî sözcüsü, hava kuvvetlerinin Gazze’ye saldırılar düzenlediğini duyurdu.

İsrail önce hava saldırılarına başladı, 6 günde Gazze’ye tam 6 bin bomba attı. Bölgede büyük bir yıkım meydana geldi. Birkaç gün içinde can kaybı bini aştı. Bir taraftan da halk, göçe zorlanıyor, yurtlarından ediliyordu. Okullar ve hastaneler de acımasız bombaların hedefindeydi.

Saldırıların 18. gününe girildiğinde, bölgedeki yerleşim yerleri ve okullar 12 bin tondan fazla patlayıcıyla vurulmuştu. Gazze’nin en büyük mülteci kampı Cibaliye de o noktalardandı. Bu miktarın neredeyse ABD’nin 2. Dünya Savaşı’nda Japonya’nın Hiroşima kentine attığı atom bombasının gücüne eşdeğer olduğu belirtildi.

İsrail, 40. günde savaş suçu işleyerek Şifa Hastanesi’ne baskın yaptı.Tanklar, sabaha karşı 5 binadan oluşan hastane yerleşkesine girdi. Altında tüneller ve Hamas’ın komuta merkezi bulunduğu iddiasıyla İsrail askerlerinin saldırdığı hastanede elektrik olmadığı için bebeklerin tutulduğu kuvözler dahi çalışmıyordu.

Yaklaşık 50 gün sonra ilk kez silahlar sustu. İlk etapta 4 gün sürmesi beklenen ateşkes, 7 gün devam etti. Hamas’ın elindeki rehineler ile İsrail hapishanelerindeki Filistinli mahkûmların bir kısmı takas edildi.

Şehit olan 3 yaşındaki Rim’in gözlerini öperek seven, “Rim, ruhumun ruhu, canımın canı…”
diyerek yakaran Filistinli dede ve Rim’in görüntüleri, barbarca katledilen binlerce masum kadın ve çocukların timsali olarak hafızalara kazındı.

Tüm dünyada Filistin’e destek gösterilerinin yanı sıra Güney Afrika Cumhuriyeti, Uluslararası Adalet Divanı’nda İsrail’e karşı soykırım davası açtı.

Bir yıldır devam eden İsrail saldırılarında yaklaşık 16 bini çocuk, 12 bini kadın olmak üzere 41 binden fazla Gazzeli masum hayatını kaybetti.
100 bine yakın yaralı arasında binlercesi de ampute. İsrail’in saldırıları, bütün dünyanın gözü önünde genç yaşlı, kadın erkek, çoluk çocuk demeden aylarca devam ederken bölgede sesini en fazla yükselten Türkiye oldu. BM’nin sessiz kaldığı, ABD’nin sahip çıktığı, sözde özgürlükçü ve demokratik Avrupa’nın çoğunlukla haklı gördüğü İsrail’i Türkiye, barbar, soykırımcı ve katil ilan etti.

Gazze’de yaşanan insanlık dramı, modern, özgürlükçü, demokratik Batı’nın ikiyüzlülüğünü ortaya çıkarması açısından ve bütün dünyanın insanlık, savaş ahlakı ve vicdan anlayışında kırılma noktası olurken saldırılarını Lübnan’a yönelten İsrail’in bölgedeki hadsiz tehditleri bugün de devam ediyor.