Rize Sahil Camii Kız Kur’an Kursu Öğreticisi
Duygu KAÇARANOĞLU:
“Hangi alanda çalışırsak çalışalım, yaptığımız işin değerini, kalitesini belirleyen ihlas ve samimiyetimizdir.”

Söyleşi: Mahir KILINÇ

Bu yıl Türkiye Diyanet Vakfınca 7.’si düzenlenen Uluslararası İyilik Ödülleri programında vefa ödülüne layık görüldünüz. İyiliğe ve iyiliğin yayılmasına dair yapmış olduğunuz çalışmalarınız nelerdir?
Vefa ödülü bu yıl ilk defa Başkanlığımız bünyesinde yaygın din eğitimi kapsamında hizmet veren 4-6 yaş grubu öğreticilerine verildi. Ben de bu ödülü Türkiye’de tüm 4-6 yaş grubunda görev yapan meslektaşlarım adına Sayın Cumhurbaşkanımızdan aldım. Türkiye Diyanet Vakfının 4-6 yaş grubu öğreticileri olarak bizleri böyle bir ödüle layık görmesi, yapılan hizmetleri takdir etmesi gerçekten çok onurlandırdı.
4-6 yaş grubu kurslarımız açıldığından itibaren Diyanet İşleri Başkanlığının yaygın din eğitimi alanındaki önemli projelerinden birisi oldu. Başkanlığımız, 2013 yılında bu projeyi hayata geçirerek Türkiye’de ilk kez okul öncesi din eğitimini başlattı. 4-6 yaş grubu Kur’an kursları 2013-2014 eğitim öğretim yılında Türkiye’de 10 ilde pilot olarak uygulanmaya başladı. Bu illerden birisi de Rize oldu. 2013 yılında Rize Merkez Sahil Camii’nde üç sınıf olarak açılan kursun idarecisi olarak göreve başladım.
Kurslarımızın açıldığı ilk günden itibaren aynı heyecan ve azimle arkadaşlarımızla birlikte çocuklarımızın sağlıklı bir din ve ahlak eğitimi almaları için elimizden gelen gayreti sarf ediyoruz. Sevgi, saygı, yardımlaşma, iyilik, adalet, sabır gibi İslam dininin ahlaki değerlerini oyun ve farklı öğretim etkinlikleriyle çocuklarımıza öğretirken aynı zamanda çocukların bilişsel, sosyal ve duygusal, dil, motor ve öz bakım becerilerini destekleyecek etkinlikler yapıyoruz. Amacımız bu değerleri günlük hayatta kullanabilen güzel ahlaklı çocuklar yetiştirmek.
4-6 yaş Kur’an kurslarının ilk öğreticilerindensiniz ve pek çok projeyi hayata geçirdiniz. Bu projeleri ve çocuklara yönelik yeni projelerinizi anlatabilir misiniz?
10 yılı aşkın süredir bu alanda çalışmaktayım. Bu süre zarfında arkadaşlarımızla birlikte kursumuzda her yıl daha iyisini nasıl yaparız düşüncesiyle hareket ettik. 10 yıl önce üç sınıf, bir oyun alanı ve yemekhanesiyle açtığımız kursumuz, yıllar içinde 5 sınıf, bir çocuk kütüphanesi, bir oyun parkı, masal odası, etkinlik odası, yetişkinlere yönelik kütüphanesiyle büyük bir kurs hâline geldi.
Geçen yıl 4-6 yaş grubu Kur’an kurslarının açılışının 10. yılı ile ilgili bir program hazırladık. Programda, gerçekleştirdiğimiz birçok projeyi yeniden hatırlama fırsatımız oldu. Müftülüğümüz bünyesinde yaptığımız en önemli projelerden ilki “Anne-Baba Okulu” oldu. Daha sonra her yıl çocukların gelişimini daha etkili bir şekilde destekleyebilmek amacıyla anne babalara yönelik çeşitli seminerler planladık, bunlar hâlâ devam ediyor. “Babam Mesleğini Anlatıyor” ve “Çocuğum için Okuyorum” gibi projeleri hayata geçirerek aileleri de eğitim sürecine dâhil etmeye çalıştık. Velilerimizle birlikte düzenlediğimiz hayır çarşılarıyla dünyadaki Müslüman kardeşlerimiz için yardımlar topladık. Her yıl çocuklarımızla yardım kumbaraları hazırlayarak biriktirdikleri paraları ihtiyacı olan kardeşlerimize ulaştırdık.
Pandemi sürecinde velilerimizle yaptığımız faaliyetlere ara vermek zorunda kalınca uzaktan erişim üzerinden bilgilendirme toplantıları, seminerler ve kitap okuma faaliyetleri yaptık.
Başlangıçtan itibaren kursumuza gelen çocuklarımız ve aileleriyle iletişime geçerek yeniden bağ kurmak ve bu bağları güçlendirecek sosyal ve kültürel faaliyetler planlamak da yeni hedeflerimiz arasında bulunuyor.
Öğretmenlik geçmişinizi de katarak soracak olursak çocukların gönüllerine dokunmak sizde nasıl bir duygu oluşturuyor?
Evet, daha önce orta öğretim çocuklarına yönelik tarih öğretmenliği yaptım. Şimdi ise çocukluk döneminin altın çağı olarak nitelendirilen 4-6 yaş grubu çocuklara rehberlik etmeye çalışıyorum. Bu kritik gelişim döneminde çocuklara en iyi şekilde rehberlik ederek sağlıklı bir din ve ahlak eğitimi vermeye gayret ediyoruz. Tıpkı bir gülfidanı yetiştiren bahçıvan özeniyle çocuklara sevgi, merhamet ve sabırla yaklaşmak gerekiyor. Bu bağlamda çocukların duygusal, sosyal ve zihinsel gelişimlerini desteklemek, onlara doğru değerleri kazandırmak ve karakterlerini şekillendirmek için büyük bir hassasiyetle çalışıyoruz. Zaman içinde çocuklarla aramızda çok kuvvetli bir bağ oluşuyor. Onların hayatlarına dokunarak, onlara rehberlik ederek böylece geleceğimizi de inşa ediyor oluşumuz bizlere önemli bir sorumluluk duygusu yüklüyor.
Çalışmalarınız esnasında unutamadığınız ve kalbinizi titreten bir anınızı bizimle paylaşabilir misiniz?
Aslında çok fazla anım var. Ancak geçen yılki 10. yıl programı beni çok duygulandırdı. 2013 yılından itibaren kursumuza gelen tüm çocuklarımızı programa davet etmiştik. 4-5 yaşındaki hâlleri hâlâ gözümün önünde olan çocuklar, 14-15 yaşlarında gençler olarak geldiler. Kızlarımız birer genç kız, erkek çocuklarımız delikanlı olmuş. Onlarla birlikte oturduk, konuştuk. Eğitim aldıkları sınıflarını, oynadıkları alanları gezdik. Kursumuza geldikleri dönemde çekilen görüntüleri izledik. Küçükken programlarda okudukları Kur’an-ı Kerim, şiir ve ilahileri tekrar okudular. Aileler, Kur’an kursunun hem çocukları hem de kendileri için ne kadar önemli olduğunu ifade eden memnuniyet dolu cümleler kurdular. Hepimiz çok duygulandık ve çok mutlu olduk. O gün yaptığımız işin çok önemli olduğunu daha iyi anladım.
Teşkilatımızda çalışan din gönüllüsü personelimize ne gibi tavsiyelerde bulunmak istersiniz?
Özellikle 4-6 yaş grubu Kur’an kurslarında çalışan tüm meslektaşlarımız gerçekten büyük bir özveriyle ve yaptıkları işin ne kadar önemli olduğunun bilinciyle çalışıyorlar. Başkanlığımız da sahada yapılan çalışmaları çok yakından takip ediyor olmalı ki Vefa Ödülüne 4-6 yaş grubu öğreticilerini layık gördü. Tüm meslektaşlarım adına bizleri bu ödüle layık gören Türkiye Diyanet Vakfına teşekkür ediyorum. Bu ödül bizim alanda yapacağımız çalışmalara yönelik aşkımızı, şevkimizi daha da artırdı. Hangi alanda çalışırsak çalışalım, yaptığımız işin değerini, kalitesini belirleyen ihlas ve samimiyetimizdir. Bize düşen, çalıştığımız alanda elimizden gelenin en iyisini yapmaktır. Rabbimizin buyurduğu üzere, “Allah işini iyi yapanları sever.” ( Âl-i İmran, 3/148.)
Derginizde bize yer verdiğiniz için size de çok teşekkür ediyorum.