Diyarbakır Kulp Uzunova Bahad Hz. Yusuf Camii İmam Hatibi

Mehmet Mahşuk BOZKURT:

“Kur’an-ı Kerim’i öğretmek üzere gittiğimiz köylerde, çocukların yüzlerindeki tebessüm ve heyecan, ilim yolunun ne denli değerli ve canlı olduğunu bizlere gösteriyor.”

Din hizmetlerinde bulunduğunuz Kulp ilçesinde, görevli bulunmayan köylere gidip çocuklara Kur’an-ı Kerim öğretiyor, onlara din dersi veriyorsunuz. Bu düşünce nasıl oluştu ve bunu nasıl gerçekleştiriyorsunuz?

Çocukluk yıllarımda babam, köyümüzde fahri imam olarak görev yapardı. Uzak mezralardan, zorluklar içinde Kur’an-ı Kerim’i öğrenmek isteyen çocuklar onun yanına gelir, yüreklerindeki iman ışığıyla buluşurlardı. O manzara, benim ruhumda derin bir iz bıraktı. Zira Kur’an’a ve ilme duyulan sevgi, en zor şartlarda bile sönmeyen bir kandildir. Babamın hizmeti, yalnızca bir görev değil gönüllere ilim ve maneviyat tohumları ekmekti. O günlerde kalbimde bir niyet yeşerdi: “Büyüdüğümde, imamı olmayan köylerin çocuklarına Kur’an’ın nurunu taşıyacağım.” Yıllar geçtikçe bu görev benim hayatımın anlamı oldu. Altı çocuğundan beşinin imam olduğu ve büyük bir aşkla görevini yerine getiren babam emekli olunca kardeşlerin en büyüğü olarak onun yolunda gitmeye, onun görevini üstlenmeye karar vermiştim. Şimdi, her köyde, her çocuğun gözlerinde Kur’an’ı öğrenmenin heyecanını görmek ruhumun en büyük mutluluğu. Onlara sadece harfleri değil Allah’ın kelamının manasını, sabrı, merhameti ve güzel ahlakı da öğretmeye çalışıyorum.

Kur’an-ı Kerim öğretmeye gittiğiniz köylerde gerçekleştirdiğiniz bu hizmet, hem çocuklarda hem de onların ailelerinde nasıl karşılık buldu?

Kur’an-ı Kerim’i öğretmek üzere gittiğimiz köylerde, çocukların yüzlerindeki tebessüm ve heyecan, ilim yolunun ne denli değerli ve canlı olduğunu bizlere gösteriyor. Çocuklar, kendilerine verilen değeri ve önemi fark ettikçe ilme karşı muhabbetleri artıyor. Bu durum, aramızda samimi ve sağlam bir irtibat kurulmasına vesile oluyor. Onların azim ve gayreti, bizim görevimize olan sadakatimizle birleşerek derslere olan ilgiyi ve öğrenme heyecanını katbekat artırıyor. Velilerin gönülden gelen desteği ise toplumda Kur’an sevgisinin yayılmasına, Kur’an’ın kalplerde hayat bulmasına vesile oluyor.

Dinimizi insanlara, özellikle de gençlere ve çocuklara anlatmaya yönelik başka çalışmalarınız ya da projeleriniz var mı? Bunlardan bahsedebilir misiniz?

Evet, var. Kur’an-ı Kerim eğitiminin yanı sıra çocuklar ve gençlere yönelik farklı faaliyetler yürütmeye çalışıyorum. Çünkü dinî eğitim yalnızca harf öğretimiyle sınırlı kalmamalı; ahlak, merhamet, güzel muamele ve hayatla bütünleşen bir iman bilinciyle derinleşmelidir. Bu niyetle camimize gelen çocuklara yönelik sohbetler, peygamber kıssaları anlatımları, küçük ilmihâl dersleri ve oyunla eğitimi birleştiren etkinlikler düzenliyoruz. Böylece çocukların hem gönlüne hem zihnine hitap eden bir ortam oluşuyor. Gençleri ise anlamaya ve onlara yol arkadaşlığı yapmaya gayret ediyorum. Gündelik hayatın içinden meseleleri dinî bakış açısıyla ele alarak onlarla sohbetler yapıyor, sorularını önemseyerek cevaplamaya çalışıyorum. Sosyal medya aracılığıyla da çeşitli içerikler paylaşarak ulaşılamayan yerlere dijital yollarla ulaşmaya gayret ediyorum. İnanıyorum ki ilim, ihlasla birleştiğinde nesilleri inşa eder. Bu şekilde çalışarak daha çok gönle ulaşabileceğimize, daha kalıcı izler bırakabileceğimize inanıyorum.

Şehir merkezinden uzakta ve köylerde din hizmetini gerçekleştirmeye çalışan biri olarak din görevlilerine ne gibi tavsiyelerde bulunmak istersiniz?

İslam’ın ilk emri olan “Oku” ayeti ile Peygamber Efendimizin ilim öğrenme ve öğretmeyi teşvik eden hadisleri bana daima istikamet vermiştir. Ben, şuna inanıyorum: Neye nasıl bakarsan onu öyle görürsün. Bizler de yavrularımıza, çocuklarımıza nasıl yaklaşırsak onlar da bizi öyle karşılar. Eğer biz ilimle, sevgiyle, edeple ve merhametle yaklaşır, onları gerçekten önemsersek sadece ders vermiş olmayız, aynı zamanda onlarla gönül bağı kurarız. Onlar da bize karşı sevgiyle, saygıyla ve istekle yönelirler. Camide elifle başlayan bir eğitim, hocayla başlayan bir saygı ve edep vardır. Daha derse başlamadan çocukların bakışlarında bu duyguları görmek mümkün. Samimiyetle yapılan her din hizmeti, yüce bir gayretle karşılık buluyor. Köylerde görev yapan din görevlisi kardeşlerime tavsiyem şudur: Din hizmetini sadece kürsüden, camiden ibaret görmesinler. Mahallede, sokakta, tarlada, çocukların oyun alanında da bir din görevlisi olarak var olsunlar. İnsanlara yaklaşırken görevli gibi değil bir dost, bir rehber, bir kardeş gibi yaklaşsınlar. Unutmayalım ki bazen bir selam, bir tebessüm, bir hâl hatır sorma; bir hutbeden, bir vaazdan çok daha derin izler bırakabilir.

 

Öz Geçmiş

Mehmet Mahşuk Bozkurt, 1978 yılında Diyarbakır’ın Kulp ilçesi Hamzalı Mahallesi’nde doğdu. İlkokulu Kulp ilçesinde bitirdi. Ortaokulu Bismil Mehmetçik Ortaokulunda, liseyi ise Diyarbakır İmam Hatip Lisesinde okudu. İmam hatiplik vazifesine Bismil'de vekil olarak başladıktan sonra 2013 yılında asaleten Kulp ilçesine bağlı Temren Maladuburi Camii'ne atandı. Sonrasında Hamzalı Akyaprak Camii’ne tayin oldu. Son görev yeri Uzunova Bahad Hz. Yusuf Camii’ne 2024 yılında tayin olan Bozkurt, evli ve üç çocuk babasıdır.