Bilimsel Bitki Çizim Sanatı

 

 

Mefra Bilge DÖNMEZ

Bursa Osmangazi Kur’an Kursu Öğreticisi 

 

 

Her bir bitki eşsiz ve çok kıymetli özelliklerle yaratılmış ve Allah tarafından insanlığın hizmetine sunulmuştur. Onları tanımak, incelemek ve araştırma sonuçları neticesinde insanlığın elde ettiği bilgi birikimini kapsamlı şekilde gelecek nesillere aktarabilmek amacıyla doğmuş olan bitki ressamlığı, bir sanat dalı olmasının ötesinde anlamlar ve faydalar barındırır. Dünyanın hemen her yerinde yüzyıllardır süregelen bitki ressamlığı, hem pek çok medeniyete ev sahipliği yapan hem de zengin floraya sahip Anadolu topraklarında, ziyadesiyle revaç bulmuş ve sanat dalları arasında yerini almıştır.

Sanat ve bilimin imtizacı ile şekillenen çok özel bir alan olarak karşımıza çıkar bilimsel bitki resim sanatı. Bitkilerin yapı, şekil, renk ve mahiyeti noktasında derin ve ayrıştırıcı bir gözlem, ışık ve gölgeyi ayarlayıp ölçekli şekilde resmedilmesi gibi hususiyetleri nedeniyle de itina gerektiren sanat dalları arasında öne çıkar. Tıp, farmakoloji, herbalizm gibi alanları beslemesinin yanı sıra çizim teknikleri itibarıyla en kapsamlı çalışma gerektiren, botanik dünyasının çeşitliliğine rağmen her bir türü özenle inceleyip resmederken tüm özellikleri ile yansıtmayı amaç edinen bir sanat olması itibarıyla da çok özeldir.

Bitki ressamlığı, insanın fıtraten yeşile olan temayülünü öylesine tatmin eden bir alandır ki nebatata tekrar tekrar ibret, hayret ve tefekkürle bakmanın akabinde bu sanat ortaya çıkar ve bu yönüyle tabiata âşık, ruhunun sesine kulak veren dikkatli nazarların ilgi alanını oluşturur.

Tefekkür, insan olmanın gereği, Cenab-ı Hakk’ın kullarından isteğidir. Yaratılmışlara dikkatle bakmak, akletmek, hayret etmek, üzerinde fikir yürütmek sadece akıl ve şuur sahiplerine verilmiş bir imtiyazdır. Beşeriyet, bunun gereği asırlardır kâinatı incelemiş ve mahlukatta saklı hikmeti keşfetmeye gayret etmiştir. Bitkiler insanlığın ruhuna, mental sağlığına müspet manada tesir etmesinin yanı sıra biyolojik anlamda da hikmetlere yönelik yaratılmış ve insanlığın istifadesine sunulmuştur. Bu bilgiye erişen her dönemin insanları edindikleri birikimleri aktararak bu ilmin inkişafına vesile olmuşlardır ve bu esnada onlara yardımcı bir alan ortaya çıkmış, bilimsel bitki ressamları sayesinde güvenilir, teyit edilmiş bir ilim dalıyla, kadim bilgilere ulaşma fırsatı bulunmuştur.

Her bir bitki renk ve şekilleri itibarıyla da insana bambaşka güzellikte bir dünya sunar. Hatta eski Çin kültüründe her bir çiçeğin yetiştiği habitat, mevsim ve özelliklerine göre çeşitli ahlaki erdemleri temsil ettiğine dair bir inanış gelişmiştir. Mesela sonbaharda açan krizantem, olumsuzluklar karşısında duran erdemi temsil ederken erik ağacı mütevazı çiçeklerine nispetle tevazu ve iç güzelliğini simgeleyen bir metafor olarak kullanılır. Bambu, hoşgörü ve açık görüşlülüğü; orkide ise soyluluğu simgeler. Kısacası her bir bitki duygulara ev sahipliği yapan bir mesken misali anlamlar ve imgeler barındırır. (Feyza Betül Aydın, “Çin Bitki Ressamlığı”, Z Kültür Sanat Şehir, Mevsimlik Tematik Dergi 2017/1, s. 32.)

Osmanlı’da, ilm-i nebat olarak tesmiye edilen, botanik dünyasını araştırmanın ve öğrenmenin insanlığın zaruri ihtiyaçlarından biri olarak addedildiğini görmekteyiz. Zira ruhsal ve bedensel sağlığın temel taşlarını teşkil eden ve Allah’ın bir şifa kapısı olarak yarattığı nebatat, her türlü derdin dermanına vesile, sırlarla dolu bir âlem olarak karşımızda durur ve bizi akletmeye, şükretmeye ve istifadeye davet eder.

Bitkiler tedavi amacıyla da kullanıldığı için tıp ve eczacılık, tabii varlık alanının incelenmesi çerçevesinde tabiat felsefesi ve herhangi bir ülkenin bitki örtüsünü tanıma gereği bakımından coğrafyanın konuları arasında yer almış ve daha sonra bunlara, bitki motiflerine ve bitki sembolizmine verilen önem neticesinde güzel sanatlar da eklenmiştir. (İlhan Kutluer, “İlm-i nebat”, TDV İslam Ansiklopedisi, c.22, s.134-137.) Zamanla inkişaf eden bitki ressamlığı kadim bilgilerin doğru ve güvenilir şekilde bizlere ulaşmasına aracılık etmiştir.

Bilimsel bitki çizimi, renklerin ahengine kapılıp bitkinin benzersiz yaratılışında hayranlıkla durmayı; çiçeğin, yaprağın ve dalın formuna odaklanarak âdeta zamandan kopmayı mümkün kılar. Günümüz insanının aceleci ve dikkatsizce yaşadığı hayatın ayrıntılarının ne denli güzel olduğunu, yavaşlamanın, odaklanmanın ruhumuzda oluşturduğu yapıcı ve iyileştirici etkiyi gözler önüne serer. Hız çağında her güzelliği ve mutluluğu teğet geçen insanlığın saatlerce hatta bazen günlerce süren özveri, dikkat ve hassasiyet bakış açısıyla odaklanmasının arkasında maddi ve manevi nice fayda ve yapıcı değişiklikler olduğuna şahit kılar.

Ne mutlu sanatın dinginliğinde kendini bulanlara…