Kayseri Bünyan Yeni Süksün Mahallesi Camii İmam Hatibi
Yusuf SERTTAŞ:
“Çocuklar, bizim geleceğimizdir. Onların camimizdeki yankılanan seslerini geleceğe atılmış adımların ayak sesleri gibi görüyorum. Onların her biri sanki geleceğe atılmış birer tohum. O yüzden çocukların ellerinden tutarken geleceğimizin elinden tutmuşum gibi hissediyorum.”
Söyleşi: Mahir KILINÇ
Çocuklara hem camiyi hem de hocalarını sevdirmiş biri olarak onlar sizin dünyanızda nasıl bir yerde? Çocukları bu denli önemsemenizin nedenlerinden kısaca bahsedebilir misiniz?
Çocuklar, bizim geleceğimizdir. Onların camimizdeki yankılanan seslerini geleceğe atılmış adımların ayak sesleri gibi görüyorum. Onların her biri sanki geleceğe atılmış birer tohum. O yüzden çocukların ellerinden tutarken geleceğimizin elinden tutmuşum gibi hissediyorum. Bu anlayışla bakınca işte o zaman onların gözlerinin içinde parlayan o umut ışığını görebiliyorum. Ayrıca çocuğun yüzüne baktığımızda umudu, mutluluğu görebilirsek toplum adına mutluluğu yakalamış, umuda doğru emin adımlar atmış olacağımıza inanıyorum. Geleceğe yönelik en güzel fotoğraflar, Kur’an’la beslenen, camiyle büyüyen, mutlu ve neşeli çocukların gülüşlerinde saklı. Benim dünyamdaki çocuklara ben hep bu cihetten bakıyorum.
Sabah namazı da dâhil olmak üzere çocukların cemaatle namaz kılmak için camiye gelmesini sağlıyorsunuz. Çocukların camiyle böylesine içli dışlı olmasını nasıl başardınız ve en önemlisi -18 derece soğukta bile bu çocukların namaza gelmelerini nasıl sağladınız?
Bunu tamamen sevgi ve ilgiyle kazandım diyebilirim. Çocuklara gerçek anlamda sevildiklerini ve kendilerine hiçbir karşılık beklenmeden ilgi gösterildiğini hissetmelerini sağlamaya çalıştım. Çocuklar namaz sonraları ikramları için cami market etkinliği ve düzenlediğimiz turnuvalar vesilesiyle mümkün olduğunca her vakit camiye gelmek için can atıyorlar. Bu tür vesilelerle çocuklarla cami arasında bir ünsiyet oluşturabildiysem bu, evvela Allah’ın lütfu ve benim bu gayretlerime destek olan hayırseverlerin vesileleriyle oldu.
Çocukların yanı sıra yetişkin cemaatinize yönelik yapmış olduğunuz ve gerçekleştirmeyi düşündüğünüz etkinlikler nelerdir? Bunlardan kısaca bahsedebilir misiniz?
Yardıma muhtaç aileleri, hastaları ve yaşlıları ziyaret ediyoruz. Onlara yapılacak maddi ve manevi herhangi bir yardımı yine çocuklarla birlikte yapıyoruz. Hatta bu yardımlar esnasında kendi biriktirdiklerinden yardıma ortak olmak isteyen çocukları görünce de duygulanıyoruz. Başta çocuklar olmak üzere yaşadığımız yerde camiyi hayatın merkezine taşımaya, hayatın merkezinden de insanların gönüllerine dokunmaya çalışıyoruz, Allah’ın izniyle.
Gerçekleştirdiğiniz bu etkinlikler ve çalışmalar cami cemaatiniz ve çevreniz tarafından nasıl karşılandı? Onlardan ne gibi dönüşler aldınız?
Camiye gelen çocuklar ilk zamanlar ses çıkardığı için cemaat bundan rahatsız oluyordu. Sonrasında çocuklar, cami adabını öğrendiler ve camide namaz esnasında gürültü yapmamaya başladılar. Bir de bunun üzerine geldikleri derslerde öğrendikleriyle de müezzinlik yapmaya başlayınca cemaat, çocukların gelmesinden memnuniyet duymaya başladı. İlk zamanlar rahatsızlık veren çocuklar, sabah namazı da dâhil olmak üzere namazlara gelmeye başlayınca yetişkin cemaatimiz onlardan çok etkilendi. Sonrasında onlar da çocuklara yapılan ikram ve ödüllere kendilerince destek olmaya çalıştılar. Ayrıca bir zamanlar ses ve gürültü ile anılan bu çocuklar, namaz için başta ailelerini ve etrafındaki insanları teşvik edici oldular. Kandillerde elimize gofretleri alıp gittiğimiz kahvehanedeki büyükler, çocukların namaz sonrası kandil gofretlerini dağıttıklarını görünce çok etkilendiler. Bulunduğumuz yerde çocuklarla ve onların eliyle pek çok güzelliğin geldiğini gördük, elhamdülillah!
Gönüllere girme yolunda attığınız her heyecanlı adımda ve çalışmada elbette unutamadığınız anılarınız olmuştur. Bunların arasından belki de hiç unutamayacağınız bir anınızı okuyucularımızla paylaşabilir misiniz?
Camimize gelen çocuklardan bir talebem sabah namazına yaz kış demeden sürekli geliyor. Ancak bu çocuğumuzun babası bir türlü camiye gelmiyor. Bir perşembe akşamı düzenli olarak gittiğim kahvehane ziyaretlerinin birinde o çocuğun babasıyla karşılaştık ve sohbet ettik. Çocuğun babası, “Ben artık sabah namazlarını kalkıp kılmaya başladım Hocam.” dedi. Ben de sevindim ve: “Ne güzel! Nasıl başladınız abi?” diye sorunca başladı anlatmaya: “Benim çocuk, sayenizde namaza alışınca sabah namazlarına gitmeden önce bana ‘Haydi, baba kalk! Ben namaza gideceğim. Bana camdan bak lütfen!’ diye beni kaldırıyordu. O evden çıkıp koşarak camiye gidiyor, ben de yatıyordum. Birkaç gün bu durum böyle devam etti ama ben de rahatsız oldum. Sonrasında büyük bir mahcubiyet içinde kendi kendime ‘Çocuk koşarak karanlıkta sabah namazına gidiyor, ben ise yatıyorum.’ dedim ve namaza başladım. O koca yürekli çocuğum âdeta benim elimden tuttu ve beni Allah’ın (c.c.) huzuruna çıkardı.” Bu hadiseyi duyunca çok duygulandım. İşte o zaman “Bedenleri küçük ama yürekleri, sevdaları çok büyük bu çocuklar bu köyün, bu ilçenin, bu yörenin, bu ülkenin ve hatta bu ümmetin ümididir.” dedim kendi kendime ve beni bu yüce görevde istihdam eden Allah’a (c.c.) bir kez daha şükrettim.
Öz Geçmiş
Yusuf Serttaş 1994 yılında Adana’nın Seyhan ilçesinde dünyaya geldi. İlk ve orta öğrenimini memleketi Adana’da tamamladı. Elazığ Fırat Üniversitesi İlahiyat Fakültesinden 2021 yılında mezun oldu. Din hizmeti görevine 2021 yılında Mersin’in Silifke ilçesinde vekil müezzin kayyım olarak başladı. Sonrasında Diyanet İşleri Başkanlığının açmış olduğu sınavları kazanarak 2022 yılında Kayseri’nin Bünyan ilçesi Yeni Süksün Mahallesi Camii’ne imam hatip olarak atandı. Evli olan Serttaş, buradaki görevini hâlen sürdürmektedir.