Bingöl Yayladere Sürmelikoç Köyü Camii İmam Hatibi
Babacan İL:
“Sadece camide değil caminin dışında da insanların derdini dinlemek, onların yükünü hafifletmek, gönüllere sevgi ve merhamet taşımakla da görevli olduğumuza inanıyorum.”
Söyleşi: Mahir KILINÇ
Cami içerisindeki görevinizin yanı sıra caminin dışında da insanların gönlünü fethetme yolunda pek çok hizmette bulunuyorsunuz. Bunlardan kısaca bahsedebilir misiniz?
Sadece camide değil caminin dışında da insanların derdini dinlemek, onların yükünü hafifletmek, gönüllere sevgi ve merhamet taşımakla da görevli olduğumuza inanıyorum. Bir gün, namaz sonrasında yaşlı iki teyzemizin bahçeye inip çıkmakta zorlandığını gördüm. İçim el vermedi. Namaz aralarında fırsat buldukça gidip elimden geldiğince onlara bir merdiven yapmaya başladım. Bunu gören köylüler,“Hoca hayır işinde çalışıyorsa biz de el atalım.” diyerek yardıma koştu. O gün, köyde bir farkındalık oluştu ve iyilik, köyün ruhuna yayıldı. Ben de köyümün sorunlarıyla bizzat ilgilenmeye başladım. Köye su hattı çekilirken ve köyün yolu asfaltlandığında namaz aralarında herkesle birlikte çalıştım. Yine bir gün bir abimiz, “Hocam, merkez uzak; gidip gelemiyorum. Saçlarım da uzadı, berbere gitmem gerek.” deyince aldım elime makası, tıraşını yaptım. Böylesi dokunuşlar köylülerimizin gönlünde büyük bir sıcaklık uyandırdı ve köyde bir birliktelik havası oluşturdu. Ardından köyümüze bir çeşme yaptık ve camimizin inşasını da gerçekleştirdik. Küçük bir merdivenle başlayan iyilik halkası durmaksızın genişledi; köye hizmet, birlik ve huzur olarak geri döndü.
Cami dışındaki çalışmalarınız insanların gönlünde nasıl bir karşılık buluyor, onlardan ne gibi dönüşler alıyorsunuz?
Gerçekleştirmeye çalıştığım hizmetler, köylülerimizin gönlünde öylesine yer ediyor ki onlardan evvela çok güzel dualar alıyorum. Onlar, cami içerisindeki imamın hayatlarının içerisinde yer almasından da büyük mutluluk duyuyorlar ve beni bağırlarına basıyorlar. Ben bir işe kalkıştığımda bana maddi ve manevi destek olmaya çalışıyorlar. Dolayısıyla onların bana karşı göstermiş oldukları sevgi ve destek, din hizmetindeki şevkimi katbekat artırıyor. Ziyaret ettiğimiz büyüklerimizin ve hastalarımızın yüzündeki tebessüm en büyük mükâfattır.
Gerek din hizmetinde gerek yapmış olduğunuz çalışmalarınızda unutamadığınız bir anınızı okuyucularımızla paylaşabilir misiniz?
Göreve atandığım ilk gün, annem ve babamla birlikte köye gelmiştim. O günü, meslek hayatım boyunca hiç unutamayacağımı bilmiyordum. Henüz göreve başlamanın heyecanını yaşarken aynı gün annemin pankreas kanseri olduğunu ve hastalığın son evrelerine yaklaştığını öğrendik. Bir anda sevinçle hüzün birbirine karışmıştı. Anneme bakıp gözlerim dolduğunda hayatımı değiştiren o cümleleri söyledi: “Bak oğlum! Senin bu görevin, bir ekmek kapısı değil bir emanet. İnsanlara Allah’ın rızası için koş, sen doğru durdukça Allah seni insanların kalbinde doğrultur. Bu insanlar seni Allah için bekliyor. Kimse için değil yalnızca Rabbin rızası için çalış. Sen yüreğini Allah’a bağlarsan Allah da insanların gönlünde sana yer açar.” Bu sözler, sadece bir nasihat değil benim için bir hayat pusulası oldu. Gerek din hizmetinde gerek diğer çalışmalarımda, yapılan her küçük iyiliği annemin duasına ve bu sözlerin hatırasına bağlayarak yoluma devam ettim.
Bugün annem belki de ömrünün son günlerini yaşıyor. Şunu gönülden söylemek isterim ki eğer bende bir güzellik, bir iyilik görüyorsanız, ne olur anneme dua edin! Çünkü beni ben yapan, önce onun yetiştirmesi ve ettiği hayır duasıdır.
Din hizmetine gönül vermiş genç bir imam hatip olarak ileriye dönük ne gibi faaliyetleri gerçekleştirmeyi planlıyorsunuz?
Yıllık izinde olduğum bir gün, Gençlik Merkezinde öğrencilerle bir araya gelmiştik. O gün, gençlerle kurduğumuz muhabbet ve yaptığımız etkinlikler dikkat çekmişti. Çocukların ve gençlerimizin bizlere ne kadar çok ihtiyaç duyduğunu o gün hissettim. Buradan mülhem, ileriye dönük faaliyetlerim ve hedeflerim arasında ilk olarak Diyanet’in Gençlik Merkezlerinde görev alarak gençlerle büyük çaplı etkinliklerin yanı sıra tüm kategorilerde okuma grupları, ders ve sohbet halkaları oluşturmak istiyorum. Yetişkinlerle de hadis, tefsir ve Kur’an alanlarında ders halkaları düzenleyerek manevi derinliği yaygınlaştırmayı amaçlıyorum.
Hastanelere düzenli ziyaretler gerçekleştirerek hastalarımıza moral ve motivasyon sunmayı, onlarla da etkinlik yapmayı istiyorum. Son olarak özellikle de Diyanet yayınlarını topluma ulaştırma adına kurumumuzun dergilerini ve kitaplarını çeşitli okuma grupları oluşturup toplumun her kesimine aktarmayı da planlıyorum. Din hizmetini ne kadar geniş kitlelere ulaştırabilirsem Allah’ın izniyle daha çok gönle dokunabileceğime inanıyorum.
Öz Geçmiş
Babacan İl, 1996 yılında Bingöl’ün Karlıova ilçesine bağlı Kızılçubuk köyünde doğdu. İlk ve ortaöğretimini Karlıova’da tamamladı. Lise eğitimini Adıyaman Gölbaşı İmam Hatip Lisesinde bitirdi. Ardından Malatya İnönü Üniversitesi İlahiyat Fakültesinden mezun oldu. Diyarbakır Dinî Yüksek İhtisas Merkezi Aday Din Görevlisi Birinci Dönem mezunlarından olan Babacan İl’in, Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından düzenlenen çeşitli yarışmalarda elde ettiği başarı belgeleri ve madalyaları bulunmaktadır. Hâlen Bingöl’ün Yayladere ilçesinde imam hatip olarak görev yapmakta, aynı zamanda topluma yönelik sosyal ve manevi çalışmalarını sürdürmektedir.