Hac hizmetleri yalnızca bir
organizasyon değil milletimizin Allah'ın evine olan yolculuğuna eşlik etme sorumluluğudur.
Bu sorumluluğun hakkını vermek için her daim azimle çalışacağız.
Söyleşi: Dudu ALKAN
Hac; dilleri, kültürleri, renkleri, ırkları, ülkeleri, sosyal ve ekonomik durumları farklı ancak hedefleri bir, duyguları ve gayeleri aynı milyonlarca Müslüman’ın ilahi aşkla bir araya gelmesidir. Allah’ın kuluna açtığı müstesna bir fırsat dilimidir. Hacca gitmeye karar vermek Müslüman’ın hayatında ciddi bir dönemeç noktasıdır ve hayatı “hac öncesi” ve “hac sonrası” şeklinde ikiye ayırır. Bu ibadeti yapacak Müslümanların kendilerini ilmen ve kalben hazırlamaları gerekmektedir. Bu çerçevede hac ibadetini ve bu kutsal yolculuğa hazırlanırken Başkanlığımızın yaptığı çalışmaları Hac ve Umre Hizmetleri Genel Müdürü Hüseyin Demirhan’a sorduk.
Hac, sembollerle (şeair) örülü derin anlam katmanlarına sahip bir ibadet. Haccın gayesi, hikmeti ve müminin hayatına kattıkları nelerdir? Farklı dil, renk ve coğrafyalardan gelen Müslümanların aynı gaye etrafında buluştuğu bu büyük ibadeti, günümüz dünyası ve İslam ümmeti açısından nasıl değerlendirirsiniz?
Hac, İslam'ın beş temel rüknünden biri olmakla birlikte insanlığın ortak hafızasını taşıyan müstesna bir ibadet. Biz bu ibadeti sadece belirli menasiklerin yerine getirilmesi olarak değil aynı zamanda “Allah’a kulluğun açık alametleri” anlamına gelen şeairin canlı bir tecellisi olarak görüyoruz. Hz. İbrahim'den (a.s.) beri süregelen bu kadim yolculukta insan, beşeriyetin en köklü sorularıyla yüzleşiyor: Ben kimim? Nereye aidim? Bu dünyadaki yerim ne? Tavaf, say, Arafat vakfesi, Müzdelife'deki bekleyiş... Her bir ibadet ve kutsal mekân, derin sembolik anlamlar taşıyor. Belki de haccın en çarpıcı boyutu, bu soruların yanıtlarının yalnız değil milyonlarca insanla birlikte aranıyor olması. Kafkaslardan Endonezya'ya, Nijerya'dan Kanada'ya uzanan coğrafyalardan gelen Müslümanlar, ihram giydiklerinde renk, dil ve sınıf ayrımlarını geride bırakarak tek bir ses halinde “Lebbeyk Allahümme lebbeyk!” diyorlar. Bu, ümmetin fiilen yaşandığı, kâğıt üzerinde değil kalpten kalbe kurulan birliğin somut tezahürü. Her yıl bu büyük tablonun bir parçası olmayı bize nasip eden Rabb’imize ne kadar şükretsek az.
Hac, bir arınma ve yeni bir başlangıç olarak görülür. Bu kutlu yolculuğun en verimli şekilde değerlendirilebilmesi için hacı adaylarına neler tavsiye edersiniz? “Mebrur hac” idealine ulaşmak için hazırlık sürecinde hangi bilinç ve donanım öne çıkmalıdır?
Mebrur hac; Allah'ın rızasına uygun, gösterişten uzak, dinî hükümlere tam riayet edilerek ifa edilen ve ardından kişinin hayatında olumlu iz bırakan hacdır. Bunlara ulaşmak için hazırlığın yalnızca pratik değil manevi ve ilmî boyutuyla da eksiksiz yapılması şarttır.
Öncelikle haccın farz, vacip ve sünnetlerini öğrenmek gerekiyor. Bilgi, hayatın her alanında olduğu gibi hacda da hata ve eksiklerden koruyan en sağlam kalkan. Genel Müdürlüğümüzün talimatıyla 81 il müftülüğümüzde gerçekleştirilen hacıların eğitim programları, hac öncesi ve sonrası buluşmaları bu ihtiyacı karşılamak için hazırlanıyor. Hacı adaylarımız gerçekleştirilen bu buluşmalara ve seminerlere mutlaka katılmalı. Bunun yanı sıra niyetin saflaştırılması kritik. Hacca gitmeden önce geçmiş günahlar için tövbe edilmeli, alacak verecek hesapları görülmeli, helal kazançla yola çıkılmalı, arası açık olanlar varsa barışılmalı. Son olarak sabır ve tahammül gözden kaçırılmamalı. Kalabalık, sıcak, yorgunluk gibi maddi zorluklara önceden zihinsel olarak hazırlanmak, orada büyük bir huzur ve huşu sağlar.
Diyanet İşleri Başkanlığının hac organizasyonu köklü bir tecrübeye dayanıyor. Bu tarihî birikim günümüzde sunulan hizmetlere nasıl yansıyor? Hacı adaylarına sağlanan rehberlik, sağlık, lojistik ve diğer hizmetlerin işleyişine dair genel bir çerçeve çizer misiniz?
Diyanet İşleri Başkanlığı olarak onlarca yıllık hac organizasyonu tecrübemiz, bugün çok yönlü ve entegre bir hizmet modelini mümkün kılıyor. 2025 yılı hac sezonunda yaptığımız çalışmaların hem kendi anketlerimizde elde ettiğimiz sonuçlarda hem de uluslararası düzeyde tescil görmesi bu birikimin somut bir kanıtıdır. Suudi Arabistan Hac ve Umre Bakanlığının düzenlediği Lebbeytüm Ödül Töreni'nde tüm değerlendirme kategorilerinde en yüksek düzey olan “Elmas” ödülüne layık görüldük.
Hizmetlerimizin özünde ekip başkanlıklarımız bulunuyor. Fetva ve irşat, sağlık, servis, ayniyat, koordinasyon ve iskân, kargo, havalimanı ekiplerimiz hac yolcularımızın her anında yanındalar. İrşat boyutunda; kafile başkanları ve din görevlilerinden oluşan uzman kadromuz hacılarımıza Mekke ve Medine'de ibadetlerin doğru eda edilmesi konusunda birebir rehberlik ediyor. Sağlık alanında; Mekke ve Medine'deki sağlık ocaklarımız ve Mekke Diyanet Hastanesi aracılığıyla kesintisiz hizmet sunuyoruz. Arafat'ta kurulan Sahra Hastanesinde ise her türlü duruma karşı önlem alıyoruz. Lojistik tarafında e-Devlet entegrasyonundan konaklama tercihine, ulaşım organizasyonundan kafile yönetimine kadar her süreç titizlikle planlanıyor. Ayniyat ekibi ile ihtiyacımız olan tüm malzemelerin temini gerçekleşirken koordinasyon ve iskân ekibi Mekke ve Medine yerleşimlerinin her halkasını tamamlıyor. Havalimanlarında hac yolcularımızın iş ve işlemlerinin takibi için karşılama ve uğurlama ekiplerimiz tüm kafilelerimizin sevkiyat süreci tamamlanana kadar devamlı hazır haldeler. Son olarak hac yolcularının, Türkiye’ye güvenli bir şekilde kargolarını gönderebilecekleri bir kargo ekibi de hac süresi boyunca faaliyetlerine devam ediyor.
Hac yolculuğu, kalabalık ve zorlukları da beraberinde getiriyor. Bu süreçte kimi zaman sabır, edep ve kulluk bilincini korumak zorlaşıyor olsa gerek. Özellikle Arafat vakfesi ve sonrası gibi yoğun anların manevi anlamı ve yönetimi hakkında neler söylersiniz?
Arafat, haccın kalbi ve doruk noktasıdır. Efendimizin “Hac Arafat'tır.” sözü bu vakfenin, haccın özü olduğu hakikatini bize öğretiyor. O gün, güneş batmadan önce milyonlarca insanın aynı yerde elleri açık, gözleri yaşlı dua etmesi, orada bulunamayanların dahi aynı hislere kapılması kelimelere sığdıralamayacak anlamları içinde barındırır. Bu manzara, insanlığın Allah'ın huzurunda eşitlendiği ve tevhidi insana hissettiren muazzam bir tablodur. Hacılarımıza senelerce bu anı beklediklerini hatırlatarak vakitlerini ibadet ve duayla değerlendirmelerini, sabırlı olmalarını ve kimsenin kalbini kırmamalarını, veda haccını hatırlayarak o şuurla burada bulunduklarını ve bunu korumaya devam etmelerini tavsiye ediyoruz. Müzdelife ve Mina'da da yoğunluk en üst düzeye ulaşıyor. Bu dönemde sabır, edep ve diğer hacıların haklarına saygı çok büyük önem taşıyor. Haccın bu boyutu, insanı olgunlaştıran bir sınav. Kafile görevlilerimiz bu kritik anlarda hacılarımızın hem fiziksel güvenliğine hem de manevi yoğunlaşmasına destek olmak için yanlarında. Amacımız; o kutsal anların yaşanmasına zemin hazırlamak suretiyle hem ibadetleri tam yapma kaygılarını hem de bir hata olmasın kaygılarını en aza indirerek hacılarımızı ibadetlerine odaklandırmak.
Genç kuşakların hac ve umre ibadetine ilgisini ve yaklaşımını nasıl gözlemliyorsunuz? Gençlerin bu manevi tecrübeyle erken yaşta tanışmasının hayatlarına etkisi nedir? Bu bağlamda genç hacı/umreci adaylarına yönelik özel çalışmalarınız veya projeleriniz bulunuyor mu?
Son yıllarda gençlerin umreye olan ilgisinde kayda değer bir artış gözlemliyoruz. Bu ilgi bizim için son derece umut verici; çünkü kutsal topraklarla erken yaşta kurulan bağ, bireyin inanç ve kimlik inşasında çok güçlü bir referans noktası oluşturuyor. Bu farkındalıkla Genel Müdürlüğümüz çeşitli projeler hayata geçiriyor. Öğrenciler ve gençler için düzenlediğimiz ara tatil ve yarıyıl umre turları büyük ilgi görüyor. “Aile Yılı” kapsamında beş yüz genç çiftin umre masrafının yarısı karşılandı. Kuşaklar arası bağı güçlendirmeyi hedefleyen bu projeyle inanç değerlerinin aile içinde aktarımını teşvik ediyoruz. Bunun yanı sıra Başkanlığımız bünyesinde lise ve üniversite öğrencilerine yönelik “Umre Ödüllü Gençlik Bilgi Yarışması” düzenli olarak yapılıyor; Türkiye genelinde dereceye giren lise ve üniversite öğrencileri bu yarışmayı umreyle taçlandırıyor. Bu tür programların gençlerin manevi dünyalarını besleyen kalıcı izler bıraktığına inanıyoruz.
Hac söz konusu olduğunda genç yaşlarda başvuru yapılmasını öneriyoruz. Hac, meşakkatleri olan bir yolculuk olduğundan ne kadar genç yaşlarda gidilirse meşakkatinin o kadar kolaylaşacağı aşikârdır. Efendimiz de hac yapmak isteyene; sağlığını veya mülkünü kaybedebileceğini söyleyerek acele etmesini tavsiye etmiştir. Önümüzde daha uzun yıllar var diye düşünülmemeli, genç yaşta ve sağlıklı bir bedenle bu ibadet yerine getirilmeye gayret edilmelidir.
Son yıllarda dijitalleşme ve artan organizasyon kapasitesi hac hizmetlerine de yansıyor. Teknolojik imkânlar hac ibadetini kolaylaştırıyor ama manevi derinliğe etkisi hangi boyutta? Önümüzdeki yıllarda kontenjan, hizmet kalitesi ve yeni projeler bağlamında Türk hacılarını ne gibi yenilikler bekliyor?
Dijitalleşme, her alanı olduğu gibi hac organizasyonunu da dönüştürmekte. Ön kayıt ve kayıt güncelleme işlemlerinden konaklama tercihine, kura sorgusundan vize başvurusuna kadar pek çok süreç artık dijital araçlar üzerinden yürütülüyor. Suudi Arabistan’ın çalışmalarıyla hac organizasyonunda biyometrik kayıt ve vize süreçleri de belirli uygulama üzerinden dijital ortama taşındı. Bu dönüşüm, hem vatandaşlarımızın işlemlerini kolaylaştırıyor hem de organizasyonun denetim kapasitesini artırıyor. Ayrıca vatandaşlarımız, “Hacca Gidiyorum” bilgilendirme animasyonu başta olmak üzere pek çok tanıtıcı ve eğitici videoya Hac ve Umre Hizmetleri Genel Müdürlüğümüzün YouTube sayfası ile sosyal medya hesaplarından ulaşabilir, bunun yanında hac ve umre eğitim portalımızdan da kapsamlı şekilde istifade edebilirler. Ancak şunu söylemekte fayda var ki teknoloji bir araçtır, amacın kendisi değil. Dijitalleşme birçok alanda verimliliği artırırken ibadet derinliğini zedelememeli. Aksine, pratik süreçleri kolaylaştırarak hacılarımızın manevi deneyime daha fazla odaklanmalarını sağlamalı. Bu dengeyi doğru kurmak organizasyonumuzun öncelikli hedeflerinden biri.
Önümüzdeki süreçte kontenjan artışı için Suudi Arabistan makamlarıyla ikili müzakerelerimiz sürmekte. Aynı zamanda kafile personelinin ve hac yolcularının eğitim kalitesini yükseltmek, sağlık hizmetlerini daha verimli hâle getirmek için yapısal çalışmalara devam ediyoruz. Hac hizmetleri yalnızca bir organizasyon değil milletimizin Allah'ın evine olan yolculuğuna eşlik etme sorumluluğudur. Bu sorumluluğun hakkını vermek için her daim azimle çalışacağız.