Bİ’KAHVE


Bİ’ KELİME

Anamorfoz, bir nesnenin formunun deforme edilerek veya yamultularak kurgulanmasıyla oluşan bir görsel illüzyon tekniğidir. Yunanca “tekrar” ve “şekil” kelimelerinden türetilen bu kavram, normal bakış açısıyla bakıldığında karmaşık veya anlamsız görünen bir imgenin ancak belirli bir açıdan ya da yansıtıcı bir araç (silindir ayna vb.) yardımıyla bakıldığında gerçek formuna kavuşmasını ifade eder.

Tarihsel süreçte Leonardo da Vinci gibi sanatçıların eserlerinde karşımıza çıkan bu teknik, günümüzde mimari ve sinemada da sıkça kullanılır. Slavoj Zizek ise anamorfozu “yamuk bakmak” üzerinden açıklar. Ona göre, nesneye doğrudan değil arzu ve öznel bir bakış açısıyla yaklaşıldığında yüzeysel gerçekliğin ardındaki hakikat keşfedilir. Bu yönüyle anamorfoz, bakış açısının gerçekliği nasıl dönüştürdüğünü kanıtlayan sanatsal ve felsefi bir araçtır.

Bİ’ ESER

Hurmalı Mescid ve Medrese

Rodos’un Osmanlı Dönemi’nden günümüze ulaşabilen nadir eğitim yapılarından biri olan Hurmalı Medrese, ismini avlusundaki karakteristik hurma ağaçlarından alan tarihî bir külliyedir. Şehrin merkezinde, Süleymaniye Camii yakınlarında konumlanan bu yapı, aslında farklı medeniyetlerin izlerini üzerinde taşıyan çok katmanlı bir geçmişe sahiptir. Yapı, 1457 yılında Latin şövalyeleri döneminde Fransisken tarikatına verilmiş, 1522’de adanın Türk idaresine geçmesiyle birlikte mescit ve medrese olarak hizmet vermeye başlamıştır. Kompleks, ibadet alanı olarak kullanılan eski şapel ve çevresine eklenen öğrenci hücrelerinden oluşmaktadır. Zaman içinde fakirlerin barındığı bir yer ve kız okulu gibi farklı sosyal işlevler de üstlenen bu yapı, tarih boyunca araştırmacıların ilgisini çekmiş ancak plan detayları konusunda farklı görüşler ortaya atılmıştır. Son yıllarda yapıda, “Bizans eserlerinin kurtarılması ve yeniden ihyası projesi” adı altında Avrupa Konseyi tarafından da desteklenen büyük çaplı bir restorasyon gerçekleştirilmektedir.

Bİ’ SORU

Sivrisinek Isırığı Neden Kaşınır?

Dişi sivrisinekler (bazı türler dışında), üreme oluşumu için kana yumurta bırakma ihtiyacı duyarlar. Genellikle sürüngenler, kuşlar, hayvanlar ve insanlardan kan emerler. Hortumlarının inceliği sayesinde deri içerisine kolaylıkla girer ve emilen kanda pıhtılaşma olmaması için damara tükürük salgısı bırakırlar. Bu salgı, dokudaki sinir uçlarını uyarır ve ısırılan alanda acı ve kaşıntı hissine sebep olur. Isırık sonucunda 2-10 mm çapında bir şişlik meydana gelir. İlginç bir ayrıntı olarak sinek kan emdikçe salgıladığı bu sıvının bir kısmını da geri emer; bu nedenle ne kadar çok kan emerse hissedilen kaşıntı miktarı o oranda azalma eğilimi gösterir.

(www.anadolusaglik.org)

Bİ’ BİLGİ

Ekolojik Dengesizlik ve Çekirge İstilası Riski

İklimsel değişimler ve salgın hastalıklar gibi nedenlerle bozulan ekolojik denge, zararlı haşere popülasyonunu artırarak biyolojik afetlere zemin hazırlar. Bu tehditlerin başında gelen çekirgeler, toprağa bıraktıkları “yüksük” adlı yumurta torbalarıyla hızla çoğalır ve “sürfe” denilen larva aşamasından sonra kısa sürede kanatlanarak geniş çaplı göçlere başlarlar.

Oluşan tehlikenin boyutu, çekirgelerin tüketim kapasiteleriyle doğrudan ilişkilidir; bir yavru çekirge bile günlük kendi ağırlığı kadar besin tüketebilir. Sayıları 20 milyon ile 100 milyar arasında değişen devasa bir sürünün toplam ağırlığı 40 bin tona ulaşabilmekte, bu da aynı miktardaki tahılın yok olması anlamına gelmektedir. Kilometrekarede 200 milyon gibi yoğunluklara ulaşabilen bu sürüler, hareket hâlindeyken genellikle 100-120, bazen ise 250-300 tonluk dev kütleler hâlinde tarım arazileri için büyük bir yıkım potansiyeli taşırlar.

Bİ’ ALINTI

Bugün tabiat ne kadar güzel. Kuşkusuz her gün böyle bu. Ama güzelliği görmek her zaman mümkün değil. Bakmasını bilmek gerek. Acılara, hastalığa ve yorgunluğa rağmen bakılabilir. O zaman güzelliğin içinde bütün bunlara da iyi gelen bir düşünce olduğu görülür. O “düşünce”yi bir kere ellerine geçirmiş olanlar başlarına gelen bütün sevinçlerin ve acıların külfetine daha kolay katlanabilirler: Mutluluk da tahammül ister. Onu da iyi anlamalı.

Serçekuş,

Cahit Zarifoğlu