Akçakoca Döngelli Köyü Camii İmam-Hatibi

Nahit AÇIKSÖZ:

“Yaz Kur’an kursları, çocuklarımızın camiyle ve mukaddes kitabımızla doğrudan bağ kurduğu, hayat boyu taşınacak manevi kimliğin geliştirildiği en özel zamanlardan. Bu kurslar, çocukların zihnini ve ruhunu Kur’an-ı Kerim’in rehberliğiyle dinlendirmek için kaçırılmayacak muazzam bir fırsattır.”

Söyleşi: Mahir KILINÇ

Din hizmetinizin yanı sıra çocuklara, gençlere ve cemaatinize yönelik sanattan spora pek çok faaliyetlerinizle tanınıyorsunuz. Bu faaliyetlerinizden kısaca bahsedebilir misiniz?

Çocukların, gençlerin ve cemaatimizin hem ruhlarına hem de zihinlerine dokunabilmek adına çok yönlü faaliyetler dizisi geliştirmeye çalışıyorum. Camideki Kur’an-ı Kerim ve dinî bilgiler derslerimizin yanı sıra değerler eğitimini etkileşimli bir hâle getirmek adına çocuklarla huzurevi ve mezarlık ziyaretleri gerçekleştiriyoruz. Değerler eğitimi kapsamında kimi zaman Nasrettin Hoca kostümünü giyerek kimi zaman Hacivat Karagöz gölge oyunu ve hayvan figürlü vantrilok kuklalar aracılığıyla çocukların dünyasına girmeye çalışıyorum. Özellikle de genç nesillere estetik bir bakış açısı kazandırmak için ahşap yakma/dağlama sanatı ve taş boyama atölyelerinin yanı sıra tasavvuf musikisi çalışmaları kapsamında da bendir, org ve ney dersleri veriyorum. Bu sayede hem öğrencilerimizle gece konserleri düzenliyor hem de meslektaşlarımıza yönelik makam ve tasavvuf musikisi eğitimleri gerçekleştirmiş oluyoruz.

Ayrıca çocuklara ve gençlere yönelik tekvando, futbol, voleybol, badminton, satranç, geleneksel dokuztaş oyunları, bisiklet turları ve eski sokak oyunlarıyla spor faaliyetleri; ata tohumu ve fidan dikimiyle de doğa bilincine yönelik faaliyetler gerçekleştiriyoruz. Sosyal sorumluluk bilinciyle de Yeşilay iş birliğiyle bağımlılıkla mücadele saatleri ve trafik polisi buluşmaları organize ediyor, cemaatimizle huzurevlerindeki yaşlılarımızı yemekli buluşmalarda bir araya getirip onlara Kur’an ve tasavvuf musikisi dinletileri sunuyoruz.

Sanat ve sporla olan münasebetiniz bir din görevlisi olarak din hizmetinizde ne gibi yararlar sağladı ve mesleğinize yönelik katkıları neler oldu?

Sanat ve sporla olan bu uğraşlarım benim din hizmetini caminin dışına da çok rahat bir şekilde taşımamı sağlıyor. Mesela “10 Enstrüman, 10 Ses, 10 Müzik” konseptiyle okullarda, kamplarda ve KYK yurtlarında düzenlediğim dinletiler ile su terapisi seansları, gençlere ulaşabilmemde önemli bir işleve sahip oluyor. Çünkü bunlar olmasa sadece camide sınırlı sayıdaki insana hitap eden bir imam olarak vazifemi yerine getirecektim. Ancak tüm bu sanatsal ve sportif faaliyetler, toplumun her kesimine hitap edebilme fırsatı sunuyor. Bu durum da bizim daha çok insana ulaşabilmemizin ve onların gönüllerine girebilmemizin yollarını açıyor.

Diyanet İşleri Başkanlığının her yıl yaz tatilinde düzenlediği yaz Kur’an kursları, Türkiye’de kitlesel din eğitiminin en güçlü ve en yaygın ayağını oluşturuyor hiç kuşkusuz. Siz de özellikle yaz Kur’an kurslarında çocukların sıkılmadan, eğlenerek öğrenmesini sağlıyorsunuz. Çocukların unutamayacakları bir yaz kursu anısı edinmelerine yönelik neler yapıyorsunuz?

Yaz Kur’an kursları, çocuklarımızın camiyle ve mukaddes kitabımızla doğrudan bağ kurduğu, hayat boyu taşınacak manevi kimliğin geliştirildiği en özel zamanlardan. Bu kurslar, okul yoğunluğunun ve sınav stresinin geride kaldığı yaz aylarında, çocukların zihnini ve ruhunu Kur’an-ı Kerim’in rehberliğiyle dinlendirmek için kaçırılmayacak muazzam bir fırsattır. Tam da bu yüzden, yaz dönemini sadece bir tatil olarak değil evlatlarımızın dünyasını ve ahiretini güzelleştirecek bir manevi yatırım fırsatı olarak görüyoruz. Ben de çocukların bu büyük fırsatı neşeyle kucaklaması için eğitimi tamamen interaktif hâle getiriyorum. On farklı enstrümanın nağmeleriyle, hayvan sesi taklitleriyle ve su terapisiyle caminin havasını neşelendirirken ahşap yakma atölyeleri, tekvando ve eski sokak oyunlarıyla çocukların enerjisini maneviyatla harmanlıyorum. Böylece yaz kursu, çocuk için sadece bir ders dönemi değil bizzat ürettiği, eğlendiği, akranlarıyla kaynaşıp yaşlıların duasını aldığı ve finalde gece konseriyle taçlanan unutulmaz bir manevi yaşam keşfine dönüşüyor.

Din hizmetinizin yanı sıra gerçekleştirmiş olduğunuz bu faaliyetler hem çocuklar hem gençler hem cami cemaatiniz tarafından nasıl karşılanıyor ve faaliyetlerinize yönelik ne gibi dönüşler alıyorsunuz?

Gerçekleştirdiğimiz bu çok yönlü faaliyetler, hem çocuklarımızda hem de ailelerinde tarifi imkânsız bir memnuniyet ve heyecan dalgası yaratıyor. Evlatlarının her sabah camiye koşarak büyük bir hevesle gittiğini gören anne babalardan ise muazzam geri dönüşler alıyoruz. Aileler, çocuklarının hem Kur’an-ı Kerim ahlakını kuşanıp manen güçlendiğini hem de teknoloji bağımlılığından uzaklaşarak sosyal, saygılı ve vizyoner birer bireye dönüştüğünü bizzat gözlemliyorlar. Velilerimiz, çocuklarının yaşlılarla buluşup empati geliştirmesinden ve dönem sonundaki muhteşem gece konserinde sahnede devleşmesinden gurur duyduklarını ifade ederek bizlere teşekkürlerini iletiyorlar. Kısacası bu hareketlilik, camimizi mahallenin kalbi hâline getirirken arkamızda dualar eden, çocuklarını bize güvenle teslim eden mutlu bir aile topluluğu bırakıyor.

Sizin gibi din hizmetinde bulunan ve insanların hayatına dokunmaya yönelik çalışmalar yapmak isteyen görevlilerimize edinmiş olduğunuz tecrübelerden yola çıkarak neler söylemek istersiniz?

Din hizmetinde bulunan kimseler olarak evvela Allah’ı, Kur’an’ı ve dini en güzel şekilde öğretmeli; insanlara faydalı olma dert ve gayretini kimseyi etiketlemeden, yargılamadan ve kalıplara sıkıştırmadan samimiyetle durmaksızın sürdürmeliyiz. Yüce dinimizi ve değerlerimizi anlatmayı sadece camiye gelenlerle sınırlı tutmadan caminin dışına da taşımalıyız. Her insanın gönlüne bir şekilde ulaşabilmenin yollarını aramalıyız. Her insana Allah’ın bir emaneti gözüyle bakarak sevgiyi ve merhameti kuşanıp rehberlik ettiğimizde, geriye dönüp baktığımızda sadece takdir edilen bir meslek hayatı değil arkamızda dualar eden birilerini ve inşallah Allah’ın rızasını kazanmış bir ömrü de yakalamış olacağız.

Öz Geçmiş

Nahit Açıksöz, 1969’da Zonguldak Merkez Karapınar köyünde doğdu. İlkokul ve İmam Hatip Lisesini Zonguldak’ta okudu. Eskişehir Anadolu Üniversitesi İlahiyat Ön Lisans ve Sosyal Bilimler mezunu olan Açıksöz, 1989’dan beri Diyanet İşleri Başkanlığında imam-hatip olarak vazife yapıyor. Din hizmetinin yanı sıra Akçakoca Halk Eğitim Merkezinde ney, musiki, ahşap yakma el sanatları ve çizim atölyelerinde usta öğretici olarak da görev yapan Nahit Açıksöz, hâlen Akçakoca Müftülüğüne bağlı Döngelli Köyü Camii’nde imam hatiplik görevini sürdürmektedir.