ARAFTAKİ KELİMELER

Mustafa Mirza DEMİR

Dil varlığımız, kültürel dünyamızın kolektif hafızasıdır. Üstelik bu dünyayla sınırlandırılamayan ve ucu bucağı olmayan; her dem büyüyen, yenilenen ve gelişen bir hafızadır bu. Kültür ve medeniyetin sönmeyen kandilleri de hiç şüphesiz kelimelerdir.

Kelimeler, yalnızca ses tellerimizin titreşimleri veya kâğıt üzerine damlattığımız sembolik mürekkep lekelerinden ibaret değildir. Felsefi anlamda insan; fikrî mevcudiyetini düşünceleriyle, düşüncelerini de kelimeleriyle oluşturur ve olgunlaştırır. Avusturyalı filozof Ludwig Wittgenstein’ın ifadesiyle: “Dilimizin sınırları, dünyamızın sınırlarıdır.” Dolayısıyla kelime dağarcığımız, kavrayabildiğimiz dünyanın ufkunu belirler. Ayrıca kelimeler, geçmişle kurduğumuz en kuvvetli bağlardır.

Dil varlığın evidir. Her kelime ona yüklenilen anlam üzerinden varlıkla ilişkimizi tanzim eder. Dilin büyüsü burada aslında: Aynı kelimeyle bir gönül inşa edilebilir ya da bir dünya yıkılabilir! Bu mesele, tamamen bizim kelimelere yüklediğimiz manayla ilgili… Üstelik kelimeler sabit değil değişkendir. İnsan gibi kelimeler de doğar, büyür, değişir, etkileşim ve gelişim süreçlerinden geçer. Hatta bazıları da ölür. Hayatımızdaki asıl varlığıysa anlam üzerinden gerçekleşir. Zira insan ve anlam ilişkisi sürekli bir inşa ve ikmal sürecidir. Kelimeler ve kavramlar, insanın anlam arayışı serüveninin de kadim araçlarıdır.

Günümüz insanının anlam arayışı yolculuğunda kelimelerden bir güzergâh çizmesine yardımcı olmak için hazırlanan bir çalışma: Araftaki Kelimeler. Diyanet İşleri Başkanlığı yayınları arasında yerini alan eser, içerisindeki her bir kavramın etimolojisi ve tarihî seyrine ışık tutarken kültür ve medeniyetimizin üzerindeki etkisine, yüzyıllardır geçirdiği değişime ve nihayetinde günümüz modern dünyadaki dönüşümüne dair kıymetli notlar düşüyor. Geleneğimiz, tarihimiz ve kültürel birikimimizin birer yansıması olan kavramların, sadece geçmişle olan münasebetinin değil aynı zamanda günümüze ve yarınımıza olan tesirinin de önemine dikkat çekiyor. Böylece modern insanın en büyük sorunu olan anlam karmaşası ve fikrî bocalamalara da yardımcı olmayı amaçlıyor.

Eserde her bir kavram, birbirinden farklı ve usta kalemlerin kendi bakış açıları ve üsluplarıyla ele alınıyor. Kendini zaman zaman “arafta” kalmış gibi hisseden insanımıza, bu kavramlar vesilesiyle mühim bir hafıza ve birikim hatırlatılıyor. Asım Yapıcı’nın kaleminden, “İnsan” ve “Ölüm”; Gürbüz Deniz’in kaleminden, “Hürriyet”; Savaş Ş. Barkçin’in kaleminden, “Zaman”; Gökhan Özcan’ın kaleminden, “Yalnızlık/Yalınlık”; Ömer Lekesiz’in kaleminden, “Güzellik/Estetik”; Nazife Şişman’ın kaleminden, “Şöhret”; Merve Betül Üçer’in kaleminden, “Hayâ/Utanma” ve Tuba Nur Umut’un kaleminden, “Bilgi/İlim” gibi başlıkların yer aldığı çalışma akıcı üslubuyla, derinlikli bakış açılarıyla, hikmetli analizleriyle okura kültürel ve edebî bir yolculuk vadediyor.

Kelimelerin etimolojik ve kavramsal dünyalarının izini sürerken bir yandan da bizi kendi özümüze yapacağımız yolculuklara davet eden Araftaki Kelimeler adlı kolektif çalışmayı okurlarımıza takdim ederken herkese iyi okumalar dilerim.