CROHN HASTALIĞI
Uzm. Dr. Reyhan KÖROĞLU
Crohn hastalığı, sindirim sistemini oluşturan ağız, yemek borusu, mide, ince ve kalın bağırsakları tutabilen kalınlaşma ve ülserler oluşturan bir hastalıktır. Bağırsaktaki kalınlaşma, bu bölgelerde darlıkların oluşmasına yol açabilir. Hastalıklı alan, birkaç santimetre uzunluğunda olabileceği gibi bir metreyi aşan uzunlukta da olabilir. Ağızdan anüse kadar bağırsağın herhangi bir yerini tutabilse de en sık olarak ince bağırsağın son bölümünde ve kalın bağırsakta hastalığa neden olmaktadır. Anüs bölgesinde “fistül” olarak isimlendirilen, iltihabın aktığı delikler bulunabilir. Crohn hastalığı, gastrointestinal kanalın, nedeni bilinmeyen, süreğen, aktif ve sessiz dönemlerle seyreden inflamatuvar hastalıklarıdır. Hastalık, yüksek sosyo-ekonomik gruplarda ve kentsel bölgelerde yaşayanlarda daha sık olarak görülür. Anne babadan çocuğa doğrudan geçiş olmamakla birlikte crohn hastalığı olanların akrabalarında bu hastalıklardan birinin görülebilme sıklığı %5 ile %20 arasında değişmektedir.
Crohn Hastalığının Nedenleri
Crohn hastalığının nedeni hâlen bilinmemektedir. Bulaşıcı bir hastalık değildir. Hastalıklı kişiden sağlıklı kişiye geçmemektedir. Günümüzde kabul edilen görüşe göre, genetik olarak hastalığa yatkın bireylerde bilinmeyen çevresel veya mikrobik bir faktörün gastrointestinal kanalda anormal iltihabi yanıtı tetiklediği ileri sürülmektedir. Etken ne olursa olsun, bu zararlı faktöre karşı bağırsak mukozasında cevap olarak iltihap hücreleri artar, inflamasyon ve ülserler gelişir.
Crohn Hastalığının Bulguları
Hastalık tipine ve aktivite derecesine bağlı olarak değişmekle birlikte en sık rastlanan yakınmalar karın ağrısı ve ishaldir. Görülme sıklığına göre bulgular şu şekilde sıralanabilir:
1. Karın ağrısı
2. İshal, kalın bağırsağın tutulduğu hastalarda dışkı ile kan gelmesi
3. İştahsızlık, kilo kaybı
4. Hâlsizlik, yorgunluk, ateş (hastalığın aktif döneminde)
5. Kansızlık
6. Bağırsakta ciddi daralmanın oluştuğu hastalarda bulantı, kusma, şişkinlik, ağrı ve kabızlık
7. Ağızda yaralar, gözde kızarıklık ve yanma, eklemlerde ağrı, ciltte döküntüler ve karaciğer fonksiyon testlerinde bozukluklar
8. Hastaların bir kısmında bağırsaklar ile diğer organlar, cilt veya makat arasında kanalların açılması (fistüller), buralardan akıntıların gelmesi, makatta şişlikler (abse) ve yaraların olması.
Crohn Hastalığının Teşhisi
Sıklıkla haftalar, aylar süren karın ağrısı, ishal, kilo kaybı yakınmaları olan hastalarda crohn hastalığından şüphe edilir. Basit kan tetkikleri, kansızlık ve iltihaplanmanın bazı bulgularını gösterebilir. Daha ileri tetkikler ince ve kalın bağırsak filmleridir. Tanı için en önemli tetkiklerden biri, kolonoskopi ile kalın bağırsağın ve ince bağırsağın son kısmının incelenmesidir. Bu inceleme sırasında tanıda önemli olabilecek biyopsiler alınarak patolojik inceleme yapılır ve hastalığın tanısı konur. Ayrıca ince bağırsağın radyolojik tetkiki, karın bölgesinin bilgisayarlı tomografisi ve manyetik rezonansı da (MR) tanıya yardımcı olmaktadır. Hastalığın bütün bulguları aynı anda görülmeyebilir. Bazen gizli kansızlığa bağlı sadece hâlsizlik ve yorgunluk yakınmaları ya da eklemlerde şişmeler ile başlayabilir. Bazı hastalarda hastalığın ilk başlangıcı apandisit semptomlarına benzer ve tanı apandisit düşünülerek yapılan ameliyat sırasında konulur.
Crohn Hastalığı ile Beslenme Arasındaki İlişki
Crohn hastalığına özgü bir beslenme kılavuzu yoktur. Her hasta farklıdır ve kurallar her hasta için belirlenmelidir. Hastalığın akut alevlenmelerinde beslenme, diyetin serbest bırakıldığı semptomsuz dönemlerden farklıdır. Yanlış yeme, içme hastalığın alevlenmesine neden olmaz. Alevlenmenin tekrarını önleyici veya tedavi edici etkisi olan bir diyet yoktur. Sigara içmenin, romatizmal ilaç ve aspirin kullanımının, hormonal değişikliklerin ve enfeksiyonların crohn hastalığının alevlenmesine neden oldukları iyi bilinmektedir. Özellikle sigara, hastalığın şiddetlenmesine ve kontrolünün güçleşmesine neden olmaktadır.
Günlük Aktivitenin Hastalığın Seyrine Etkileri
Fiziki aktivite ve iş hayatı, hastalığı kötü yönde etkilemez. Hastalığın alevlenme dönemlerinde hastaneye yatma veya bir süre yatak istirahati gerekebilir. Bu dönemler dışında hasta spor da dâhil olmak üzere normal fizik aktivitesini ve iş hayatını sürdürme yönünde cesaretlendirilmelidir. Crohn hastalığının oluşumunda veya aktivasyonunda sıkıntı, üzüntünün rolü olduğuna dair bilimsel veri yoktur. Ancak sıkıntılı, depresif bir kişinin hastalığın bulguları ile başa çıkması daha zor olacaktır. Stres ve üzüntü hastalığın nedeni değil, sonucu gibi görünmektedir.
Crohn Hastalığının Kalıtımı
Birinci derece akrabalarında crohn hastalığı olan bireylerde genel popülasyona göre 3-20 kat arası daha fazla inflamatuvar bağırsak hastalığı (ülseratif kolit veya crohn hastalığı) gelişme riski vardır. Bu risk çok az olduğundan hastanın çocuk sahibi olması açısından engel oluşturmaz.
Hastalığın nedeni bilinmediği için sebebe yönelik değil, iltihabın gerilemesini sağlayan anti-inflamatuvar ilaçlar kullanılır. Crohn hastalığının tedavisi, hastalığın şiddetine ve hastalığın tutulum yerine (ince bağırsak, kalın bağırsak, makat vb.) göre belirlenir. Genellikle ağızdan alınan ilaçlar ile tedaviye başlanır. Bu ilaçların yetersiz kaldığı veya hastalığın en başından şiddetli seyrettiği olgularda tedaviye ağızdan veya damar yolu ile kortikosteroid ilaçlar eklenmektedir. Uzun dönemde hastalığın aktifleşmesini önlemek için bağışıklık sistemini etkileyen ilaçlar kullanılmaktadır. Apse, anüs çevresinde iltihaplanma gibi durumlarda antibiyotikler gerekebilir. Demir, folik asit veya vitamin B12 gibi mineral ve vitamin desteği gerekebilir. İlaçla tedavinin yetersiz kaldığı durumlarda cerrahi tedavi uygulanmaktadır.
Anüs çevresindeki apse, fistül gibi rahatsızlıklarda, bu bölgeye yönelik lokal bazı girişimler yapılabilir. Bazı hastalarda iltihaplı bağırsak bölümü cerrahi olarak çıkarılır. Crohn hastalığı bağırsakta atlayan bölümler şeklinde birkaç alanı tutmaktadır. Bu nedenle hastalıklı alanın tamamen çıkarılması, bağırsakların önemli bir kısmının kaybına ve buna bağlı sorunlar oluşmasına neden olur. Yaygın hastalığı olmayan, sınırlı bağırsak çıkarılması uygulanan hastalarda bile bu şekilde kalıcı iyilik sağlanamayabilir. Ameliyatın kalıcı bir çözüm getirmemesi ve bağırsak bölümlerinin her ameliyatta daha kısalacağını göz önünde tutarak, Crohn hastalığında cerrahi tedavi ancak çok gerekli durumlarda yapılmalıdır.
Crohn Hastalığının Seyri
Günümüzde mevcut olan medikal ya da cerrahi tedaviler ile crohn hastalığında kalıcı iyileşme izlenmez. Fakat bu, uygulanan tedavilerin başarısız olduğu anlamına gelmez. Tedavi ile hastalığın uzun süreli yatıştırılması, atakların önlenmesi, yakınmaların düzelmesi sağlanabilmektedir. Crohn hastalığı ömür boyu devam eden bir hastalıktır. Ağız, yemek borusu, mide, ince ve kalın bağırsağı değişik uzunlukta tutabilir. İnce bağırsağın son bölümü ve kalın bağırsak, en sık tutulan yerdir. Hastalık zaman zaman alevlenmeler gösterebilir. Uzun süreli ancak tedavisi mümkün bir hastalıktır. Kullanılan ilaçlar hekim tarafından devam edilmesine gerek görüldüğü sürece kullanılmalıdır. Hastalığın seyrini takip etmek ve olası riskleri kontrol altında tutmak için hastalar düzenli aralıklarla takip edilmelidir.