BİR KALP KAÇ DEFA ATAR?

Muhammed Kâmil YAYKAN

Cevap veriyorum 78. Hatta akademik bir dille cevap veriyorum 78 bi, pi, em. Yani 78 BPM. Türkçeye “Dakikadaki Vuruş Sayısı” olarak çevirebileceğimiz Beats Per Minute tabirinin baş harflerinden mürekkep BPM, ritimli olarak yapılan vuruşlar için kullanılan bir ölçü birimi.

Peki 78 nedir? Kalp niçin 78 defa atmalıdır? Bu soruların cevabını vermek için biraz daha geriye gitmek, konuya daha geniş perspektiften bakmak gerekiyor. O hâlde başlıyoruz.

Her şey bir gaz ve toz bulutu idi. Sıkıştı, sıkıştı pat… Yok; o kadar da geriye gitmeyelim. Burası biraz fazla uzak oldu. Ama bir başka yazıda da o kadar geriye gidip gaz kütlesinin akıbetini işleyelim.

Yaşam döngümüz içinde harekete ilk başlayan organlarımızdan birisidir kalp. Daha miniminnacık bir embriyo iken; kolumuz, gözümüz ve sair uzuvlarımız dahi yok iken atmaya başlıyor kalbimiz.

Ömür denilen bu uzun yolculuğun ilk yolcularından biri olan kalp; hayatımızın son demine, vefa eden ömrümüzün son anına, aldığımız son nefesin son zerresine kadar atmaya da devam ediyor. Hem de aralıksız. Durmaksızın. Gece gündüz, sabah akşam, hastalıkta ve sağlıkta, iyi günde ve hatta kötü günde bile.

BİLİYOR MUSUNUZ?

BPM yalnızca kalp çarpıntısını ölçmek için kullanılmıyor. Müziğin olmazsa olmazı tempodur ve her parça mutlaka belli bir tempo içinde çalınmalıdır. Dolayısıyla BPM terimi müzik için de oldukça önemlidir.

Gelelim 78 BPM meselesine. Sağlıklı bir kalp dakikada 70 ila 85 vuruş arasında atmalıdır. Bu nabız sayısı, kalbimiz için optimum olanı. Tabii unutmadan şunu da belirtelim: İstatistiki olarak ortalama bir insana ait değer bu sayı. Yani sizin normaliniz 78’den farklılık gösterebilir.

DAHA FAZLASINI MERAK EDENLERE

Vücut kitle endeksi için oranlar şu şekilde:

- 18,5 altı zayıf

- 18,6 - 24,9 normal

- 25 - 29,9 kilolu

- 30 - 34,9 obez

- 35 üstü morbid obez

Diyanet TV’de yayınlanan Yeni Güne Merhaba programının 1327. bölümü. “Op. Dr. Mete Hıdıroğlu ile Kalp Sağlığı”.

KALBİNE İYİ BAK

Nasıldı o şarkının sözleri: Kendine iyi bak / Beni düşünme… İşte öyle bir şey. Kendine iyi bakmanın yolu kalbine iyi bakmaktan geçiyor desek abartmış olmayız. Kalp sağlığı, vücut senfonisinin olmazsa olmaz enstrümanlarından biri olarak sahnede yerini alıyor. Tam merkezde sanatını icra eden onur konuğu, tempo virtüözü hatta.

Kalp sağlığına giden yol da mideden geçiyor desek şaşırmayız değil mi? Yiyip içtiklerimiz, kalp sağlığını doğrudan etkiliyor. Bu yüzden özellikle Omega 3 yağ asitleri içeren besinleri tüketmek kalbimizi çok mutlu ediyor. Ne damarları daralıyor, ne de atım sayısı aritmik oluyor.

Fiziksel aktivite de bu iş için olmazsa olmazlardan. Fiziksel aktiviteyi yani daha geniş bir ifadeyle sporu hayat tarzının içine almak kalp için de çok yararlı. Şöyle ki haftada üç kez en az 30 dakikalık tempolu bir aktivite, tabiri caizse kalbinizdeki tüm kiri pası temizliyor. Tempolu aktivite denildiğinde gözünüz korkmasın, normal yürüyüş hızınızın bir tık üstü bile bu sınıfta kendine yer buluyor.

Ve tabii ki ideal kilo. Vücut kitle endeksi denilen ve hepimizin malumu olan bir ölçek var. Metre cinsinden boyunuzu boyunuzla çarpın çıkan sonucu kilonuza bölün. Örnek vermek gerekirse boyunuz, 1.70 X 1,70 = 2,89; kilonuz 65 / 2,89 = 22,49. Bu oran önemli. 25’in üstündeyse dikkat. Obezite riskiniz var. 25-18,5 aralığında ise değerler normal.

Yazımızı yine müzikle bitirelim. Kimi klasik musiki makamlarının farklı hastalıklar üzerinde tesirli olduğunu biliyoruz. Bunlardan ikisi tam olarak kalbimizle ilgili. Osmanlı bimarhanelerinde uşşak makamı kalp hastalıklarının tedavisi, neva makamı ise sakinleştirici etkisiyle kalp ritmini düzenlemek için dinletilirdi. Belki sakinleşmek için bir ikindi vakti deneriz biz de, neva makamıyla icra edilmiş “Ben yürürüm yane yane”…