Ankara Keçiören Kur’an Kursu Öğreticisi
Hatice Sena İMEL:
“Yavrularımızın gönüllerine girdiğimizde dinimizi doğru anlatmak adına söylediğimiz ve yaptığımız her şeyin tesiri oluyor. ”
Söyleşi: Mahir KILINÇ
Kur’an kursu öğreticisiyken kukla sanatçılığı olarak da bilinen vantrilok olma fikri nasıl doğdu ve bunu görevinize nasıl taşıdınız?
Diyanet İşleri Başkanlığına bağlı 4-6 yaş sınıflarında görev yapıyorum. Yaş grubu küçük olunca çocuklar için daha dikkat çekici ve anlamayı kolaylaştıran yöntemleri tercih etmem ve ona göre yeni yöntemler geliştirmem gerekiyordu. Daha neler yapabilirim diye düşünüp kafa yorarken sosyal medyadan tanıdığım, kendisi okul öncesi öğretmeni olan arkadaşımın derslerinde kukla kullandığını gördüm. Bu teknik benim de çok hoşuma gitti ve kendisinden bunun eğitimini aldım. Sınıfımda çocuklarıma bir hikâye anlatırken, drama yaparken veya farklı etkinliklerde kukla yöntemini kullanıyorum. Bu yöntem çocuklar üzerinde daha etkileyici ve kalıcı oluyor.
Pandemi döneminde uzaktan ders işlemek zorunda kaldığımız için çocuklarıma anlatacağım dersi kuklalarla kısa video çekerek gönderiyordum. Sonrasında “Neden bunu bütün çocuklara ulaştırmayalım?” diye düşündüm. Daha geniş kitlelere ulaşmak için sosyal medya hesaplarına başvurarak Şelale adındaki kuklam ile beraber değerler eğitimi üzerine içerik üretmeye başladım.
Kur’an-ı Kerim’i ve dinî değerleri öğrettiğiniz minik çocuklar, kuklanız Şelale’yi görünce nasıl bir tepki verdi? Şelale’nin 4-6 yaş Kur’an kursu öğrencilerinin eğitim öğretimine ne gibi katkısı oldu?
Kuklam Şelale’ye karşı her çocuğun tepkisi farklı farklı. Çocukların geneli, ilk zamanlarda şaşkınlıkla “Bu nasıl konuşuyor?” diyerek tepki verdiler. Ancak ilk şaşkınlığı atlattıktan sonra hepsi Şelale’yi çok sevdi. Çocuklar ona dokunup acaba Şelale gerçek mi, oyuncak mı diye kontrol etmeye başladılar. Bazı miniklerimizin tedirginlikleri yüzlerinden okunabiliyordu. İlk etapta Şelale’nin yanına yaklaşmaktan çekiniyor ama Şelale, tatlı diliyle bir süre sonra herkese kendisini sevdirmeyi başarıyordu.
Şelale, derslerimizde fazlaca dikkat çekiyor. Onu okula getirdiğim gün çocuklar inanılmaz heyecanlanıyor ve seviniyorlar. Özellikle mübarek gün ve gecelerin olduğu zamanlarda mutlaka getiriyorum. Çünkü kukla yoluyla anlatımın yavrularımıza bu mübarek günlerde akıllarda hoş hatıralar bırakmak için güzel bir yöntem olduğunu düşünüyorum. Çocuklar, Şelale’yi kendi arkadaşlarından biri olarak görüyorlar. Öyle gördükleri için de Şelale’nin sözleri onlar için daha etkili oluyor. İşlemem gereken bir dersi, bir değeri Şelale sayesinde daha kolay ve etkileyici bir şekilde anlatabiliyorum.
4-6 yaş arası çocukların dünyalarına, gönüllerine, zihinlerine Allah ve peygamber sevgisini nakşetmek adına neler yapıyorsunuz?
Kuklayı konuşturmak benim çocuklar gibi düşünmemi gerektiriyor. Bu yönüyle de seviyelerine inmemi kolaylaştırıp daha güzel iletişim kurmamı sağlıyor. Yavrularımızın gönüllerine girdiğimizde dinimizi doğru anlatmak adına söylediğimiz ve yaptığımız her şeyin tesiri oluyor. Yaparak, yaşayarak öğrenmek çok daha etkili olduğu için abdest almayı, temizliği, paylaşmayı, dürüstlüğü ve bunun gibi birçok davranışı Şelale’den örneklerle öğrenebiliyoruz. Peygamber Efendimizin sünnetlerini örneklerle ve hayatımızda yaşayarak göstermeye çalışıyoruz.
Kuklam Şelale ile yapacağımız konuşmalar için her konuya uygun diyalog, hikâye, tekerleme veya şarkı yazıyorum. Öğrettiğimiz bir bilgi akılda ne kadar kalıcı olursa o kadar iyi oluyor. Çocukların zengin hayal dünyalarına girebilmek adına son zamanlarda tasarladığım yeni ve farklı kukla figürlerini konumuza göre kullanıyorum. Mesela Kubbetü’s-Sahra kuklası çocuklara Kudüs’ü anlatmak için somut bir örnek oluyor. Bunun gibi ihtiyaç hâlinde yeni yeni kuklalar da yapabiliyorum. Her öğrendiğiniz şey başka bir işi öğrenmenizi gerektiriyor. Bu da benim için keyifli ve istifadeli bir yolculuk oluyor.
Çalışmalarınız ve gayretleriniz öğrencileriniz ve çevrenizdeki insanlar tarafından nasıl karşılanıyor ve nasıl tepkiler alıyorsunuz?
Çalışmalarım esnasında hem çevremin hem de müftülüğümüzün bana bu konuda desteği çok fazla. İlk başladığımda bu kadar ilgi göreceği aklıma gelmemişti. Çok az bilinen bir alanı güzel ve ulvi bir amaç doğrultusunda kullanmaya çalışıyorum. Bu da beni daha çok gayret etmeye sevk ediyor. Ben istiyorum ki bunu yapmak isteyen herkes yapabilsin ve gerek küçüklere gerek büyüklere Allah inancını, Peygamber sevgisini bu şekilde de anlatabilsin. Tüm eğitim alanında ve tüm yaş gruplarında vantrilok tekniği kullanılabilir. Çünkü dünyada çok dikkat çeken, talep gören ve gelişen bir alan. Vantrilok olup çok hayırlı işlere devam eden arkadaşlarımız var. Onları görmek benim için ayrı bir sevinç kaynağı.
Sizin gibi özellikle çocuklara ve gençlere yönelik çalışmalar gerçekleştiren din hizmetinde bulunan görevlilerimize yönelik neler söylemek istersiniz?
Gerek çocuklarımıza gerek gençlerimize yönelik çalışmalarda bulunan çok gayretli arkadaşlarımız var. Bu arkadaşlarımız farklı alanlarda uğraşarak çok güzel faaliyetler gerçekleştiriyor. O arkadaşlarımızın da bizim de amacımız, bir kişiye daha ulaşabilmek. Dolayısıyla her ulaştığımız kişi bizim için çok değerli. Ne kadar çok insana dokunabilirsek o kadar bilinçli bir nesil yetişeceği kanaatindeyim. Bu manada da bizim gibi din görevlilerine hiç şüphesiz büyük vazifeler düşüyor.
Bir kişinin hangi yönde yeteneği veya merak duyduğu bir alan varsa oraya yönelip kendisini geliştirmesi gerektiğinin yine işinde de faydalı olacağını düşünüyorum. Çok zıt veya farklı alanlar olabilir bence bunun pek bir önemi yok. Ama merak duyduğunuz, sevdiğiniz şeyi yaptığınızda kendi işinizle uyumlu hâle getirebiliyorsunuz. Biz din görevlileri olarak her yaştan insanla muhatabız, dolayısıyla her yaşa ve ihtiyaca göre hitap etme şeklini bilmemiz gerekiyor. Mesela yetişkinlerle de çalışsam Şelale yine sınıfımızın maskotu olurdu eminim. Ben Şelale’yi bir şekilde o büyüklerin dünyasına sokmayı başarabilirdim. Çünkü çocuklar kadar büyüklerin ilgisini çektiğini de görüyorum.
Son olarak insan için ilmin ve öğrenmenin sınırı yok. Bizler de kendimize yeni şeyler eklediğimiz ölçüde yol alırız. Sonsuz bir yolculuk için ilim ve gayretin şart olduğunu düşünüyorum.
Öz Geçmiş
Hatice Sena İmel, 1994 yılında Ankara’nın Elmadağ ilçesinde doğdu. Mamak Anadolu İmam Hatip Lisesini bitirdikten sonra Kur’an kurslarında eğitim aldı. Dicle Üniversitesi İlahiyat Fakültesinden mezun olup Hacı Bektaş Veli Üniversitesinde formasyon eğitimini tamamladı. Bu eğitimlerinin akabinde 2022 yılında da İstanbul Üniversitesi Çocuk Gelişimi Uzaktan Eğitim Lisans Programından mezun oldu. Diyanet İşleri Başkanlığında 4-6 yaş Kur’an kursu öğreticiliğine atandı. Müzik, drama, hikâye gibi farklı alanlarla da ilgilenen Hatice Sena İmel, Şelale adını verdiği kuklasıyla değerler eğitimi üzerine çocuklara yönelik sosyal medyada içerikler üretip programlar yapmaktadır. Keçiören Müftülüğüne bağlı Molla Haliloğulları Kur’an Kursunda görev yapmakta olan İmel, evli ve iki çocuk annesidir.