Gizlerini Saklarsın İçinde Yorulmadan Ey Deniz, Nerede Senin İç Hazinelerin?

Gizlerini Saklarsın İçinde Yorulmadan Ey Deniz, Nerede Senin İç Hazinelerin?

Ocak-2026

TEMAŞA

Sultan III. Ahmet Meydan Çeşmesi ve Sebili
Sultan III. Ahmet tarafından 1728 yılında deniz kenarına yaptırıldım. Daha sonra Topkapı Sarayı’nın giriş kapısı önündeki meydana taşındım. Türk su mimarisinin şaheserleri arasında sayılan ve iç kısmımda sekizgen bir su haznesi bulunan gövdem; ortasındaki beş kubbeli, kurşun kaplamalı ve dört yana meyilli bir çatıyla örtülmüştür. Geniş saçağım, kabartma ve kalem işi motiflerle bezelidir. Dört yüzlü bir meydan çeşmesi olarak tasarlanan yapımın her bir yüzüne Şair Vehbi’nin III. Ahmet ve Sadrazam İbrahim Paşa için söylediği kaside talik hatla yazılmıştır. Ayasofya’ya bakan cephemde III. Ahmet’in kaleme aldığı ve yine onun tarafından tek satır hâlinde celi sülüs hatla yazılı beyit vardır. Renkli mermer ve çiniler kullanılarak denge, estetik ve simetrinin hâkim olduğu bir biçimde inşa edilen gövdem; palmet, mukarnas, kıvrık dallar, çiçekler, madalyon, şemse, rumi tasarımlar ve panolar hâlinde yan yana sıralanmış yoğun işlemelerle eşsiz bir güzellik taşır. Küçük bir su köşkünü andıran yapım, Lale Devri’nin özelliklerini yansıtması ve Avrupa etkisini taşıyan ilk yapı olması nedeniyle benzersizdir.



Diyanet Geçerken Dergisi

Diyanet Geçerken Dergisi

Aralık-2025

Erzurum Çifte Minareli Medrese

13. yüzyılda Anadolu Selçuklu Sultanı I. Alaeddin Keykubad’ın kızı Hüdavent Hatun tarafından Erzurum Ulu Camii bitişiğindeki alana Erzurum Kalesi ve Saat Kulesi ile karşı karşıya gelecek şekilde yaptırıldım. Hüdavent Hatun yaptırdığı için Hatuniye Medresesi olarak da anılırım. Kümbetim, Erzurum’da bulunan kümbetlerin en büyüğüdür. Usta çırak ilişkisini yansıtan yirmi altı metre yüksekliğindeki iki minaremden dolayı Çifte Minareli Medrese olarak anılırım. İki katlı yapımda dört eyvan, otuz altı oda ve bir cami vardır. Bu sebepledir ki Anadolu’daki açık avlulu medreselerin en büyüğü benim. Kuzey cephedeki taç kapımın iki yanında yükselen minarelerim, tuğla ve mozaik çinilerle bezelidir ve üzerlerine Allah, Muhammed ve dört büyük halifenin isimleri işlenmiştir. Geometrik yapımdaki en önemli detaylar; Selçuklu mimarisindeki taş işçiliğinin en güzel örneklerinden biri kabul edilen taç kapımı kaplayan bitki süslemeleriyle beraber ejder, hayat ağacı ve çift başlı kartal motiflerinde saklıdır. Altı ayı kış altı ayı bahar olan Erzurum’da taşa işlenmiş hayat ağacı ve kartal motiflerimle geçmişten geleceğe pencereler açarım.


Diyanet Geçerken Dergisi

Diyanet Geçerken Dergisi

Kasım-2025

II. Bayezid Camii Ve Külliyesi

Osmanlının şanı büyük padişahlarından Fatih Sultan Mehmet’in oğlu II. Bayezid’in emriyle Şehzade Ahmet tarafından şehzadeler şehri Amasya’nın en güzel yerine yaptırıldım. Nice savaşlar, depremler, yıkımlar gördüm ama bahçemdeki anıt çınarlar gibi köklerime sarılarak asırlardır dimdik ayakta kalmayı başardım. Taşın sadeliğiyle mermerin zarafeti birleştirilerek bir yanımda medrese bir yanımda imarethane olacak şekilde inşa edildim. Geniş bahçeme sonradan eklenen türbe ve muvakkithane ile Ferhat’ın Şirin aşkıyla kendi masalını yazdığı dağlarla çakışır bakışlarımız. Karadeniz bölgesine yaptırılan tek Sultan Camii unvanımla tarihin ve zamanın en önemli tanıklarındanım. Yeşilırmak’ın kıyısında yükselen gövdem, Osmanlı’nın azametini en güzel yansıtan yapılardan biridir. Dört farklı girişi olan camimin dış kapılarından içeri Allah’ın huzuruna varmanın bilinciyle eğilerek girilir. Giriş kapım üzerinde bulunan “vav” harfi, yapımın genelindeki bezemeler içerisinde en dikkat çekici olanıdır. Kubbemdeki eşsiz işlemelerle çevrili pencerelerimden süzülen aydınlık, iki minaremden yayılan ezan sesiyle birleşip kırılan kalpler iyileştirir. Bende zaman; merhametin gücüne, adaletin yüceliğine inanan Bayezid-i Veli’nin, duvarlarım arasında yankılanan öğütleriyle Yeşilırmak’ın serinliğinde akar gider.


Diyanet Geçerken Dergisi

Diyanet Geçerken Dergisi

Eylül-2025

II. Bayezid Camii Ve Külliyesi

Osmanlının şanı büyük padişahlarından Fatih Sultan Mehmet’in oğlu II. Bayezid’in emriyle Şehzade Ahmet tarafından şehzadeler şehri Amasya’nın en güzel yerine yaptırıldım. Nice savaşlar, depremler, yıkımlar gördüm ama bahçemdeki anıt çınarlar gibi köklerime sarılarak asırlardır dimdik ayakta kalmayı başardım. Taşın sadeliğiyle mermerin zarafeti birleştirilerek bir yanımda medrese bir yanımda imarethane olacak şekilde inşa edildim. Geniş bahçeme sonradan eklenen türbe ve muvakkithane ile Ferhat’ın Şirin aşkıyla kendi masalını yazdığı dağlarla çakışır bakışlarımız. Karadeniz bölgesine yaptırılan tek Sultan Camii unvanımla tarihin ve zamanın en önemli tanıklarındanım. Yeşilırmak’ın kıyısında yükselen gövdem, Osmanlı’nın azametini en güzel yansıtan yapılardan biridir. Dört farklı girişi olan camimin dış kapılarından içeri Allah’ın huzuruna varmanın bilinciyle eğilerek girilir. Giriş kapım üzerinde bulunan “vav” harfi, yapımın genelindeki bezemeler içerisinde en dikkat çekici olanıdır. Kubbemdeki eşsiz işlemelerle çevrili pencerelerimden süzülen aydınlık, iki minaremden yayılan ezan sesiyle birleşip kırılan kalpler iyileştirir. Bende zaman; merhametin gücüne, adaletin yüceliğine inanan Bayezid-i Veli’nin, duvarlarım arasında yankılanan öğütleriyle Yeşilırmak’ın serinliğinde akar gider.


Diyanet Geçerken Dergisi

Diyanet Geçerken Dergisi

Ağustos-2025

Kızılkule (Alanya Kalesi)

Akdeniz’de Selçuklu’nun izi sürüldüğünde Alanya Kalesi surları arasından selamlarım yeryüzünü. Tarih boyunca farklı medeniyetlerden izler taşıyan ve uzunluğu altı buçuk kilometreyi bulan bu kaleye I. Alaeddin Keykubat’ın 1221 yılında Alanya’yı fethetmesiyle Selçuklu’nun kadim izleri nakşedildi. Akdeniz’in kızıl güneşi otuz üç metre yükseklikteki duvarlarıma vurduğunda Anadolu’nun kültürel zenginliğinin harcıma karışmış hareleri saçılır dört bir yana. Dışarıdan bakıldığında sadeliğin ihtişamının en güzel örneklerinden biriyim. Gösterişsiz kapımdan içeriye adım atıldığında ise dar koridorlarla askerî işlevimi vurgulayan yapımın heybeti, asırlardır düşmanlara gözdağı verir. Evliya Çelebi’nin “iki bin adam alacak kadar büyük ve sağlam” dediği gövdem, kızıl tuğlalardan ve taşlardan inşa edildi. Üst katımdaki sarnıç, Selçukluların mimarideki ileri düzeyini gözler önüne serer. Yanı başımda bulunan ve Alaeddin Keykubat’a “İki Denizin Sultanı” ünvanını kazandıran tersane, Selçuklu denizciliğinin gücünün ve zarafetinin en önemli yapılarından biridir. Akdeniz’in süsü begonvil çiçeklerinin süslediği kıyı boyunca denize doğru beş kemerli girişe sahip tersane, hem savunma hem de ticaret gemilerinin yapıldığı önemli bir merkezdir.

Dergiler

62 dergi listelendi.

Gizlerini Saklarsın İçinde Yorulmadan Ey Deniz, Nerede Senin İç Hazinelerin?
Diyanet Geçerken Dergisi
Diyanet Geçerken Dergisi
Diyanet Geçerken Dergisi
Diyanet Geçerken Dergisi
Diyanet Geçerken Dergisi
Diyanet Geçerken Dergisi
Diyanet Geçerken Dergisi
Diyanet Geçerken Dergisi
Diyanet Geçerken Dergisi
Diyanet Geçerken Dergisi
Diyanet Geçerken Dergisi
Diyanet Geçerken Dergisi
Diyanet Geçerken Dergisi
Diyanet Geçerken Dergisi
Diyanet Geçerken Dergisi
Diyanet Geçerken Dergisi
Diyanet Geçerken Dergisi
Diyanet Geçerken Dergisi
Diyanet Geçerken Dergisi