Tekirdağ Vaizi
Çağlar YILMAZ:
“Gençlerimizin dünyalarında Allah’ın rızasına dair bir anlık karede bile yer edinebiliyorsam ne mutlu bana! Ben de bu ağır sorumluluğu yerine getirmek adına başta gençler olmak üzere tüm insanların gönül kapısını çalmaya ve oradan içeri girmeye çalışıyorum.”

Söyleşi: Mahir KILINÇ


Tekirdağ Müftülüğüne bağlı olarak gençlere özellikle de üniversite öğrencilerine yönelik ciddi çalışmalar yapıyorsunuz. Bu çalışmalarınızdan ve projelerinizden kısaca bahsedebilir misiniz?
Müftülüğün bünyesinde gençlere dair yapmış olduğumuz çalışma ve gerçekleştirdiğimiz projeler genellikle üniversiteli kardeşlerimizin bulunduğu gençlik grubuna yönelik. Tekirdağ Müftülüğümüze bağlı Diyanet Gençlik Merkezini gerçekten de bir buluşma merkezi gibi kullanıyoruz. Burada hem İslami ilimlere hem de KPSS kurslarına yönelik dersler açıyoruz. Gençlerimizle burada ders dışında da kahvaltı buluşmaları ve çeşitli sosyal etkinlikler düzenliyoruz. Gençlik merkezlerindeki faaliyetlerin dışında bu gençlerle Tekirdağ ve Çanakkale çevresinde kamp yapıyoruz. Sabah namazıyla başlayan, içerisinde dinî sohbetlerin olduğu, bunların yanı sıra doğa yürüyüşleri ve kamp alanında mümkün olabilecek etkinlikler gerçekleştiriyoruz.
İlahiyat öğrencilerine yönelik çalışmalar da yapıyorum. Fakülte dersleriyle bizzat ilgileniyor ve onlara akademik anlamda destek oluyorum. KPSS, DHBT gibi sınavlara hazırlanmaları noktasında da yardımcı oluyorum. Son olarak yine müftülüğümüz bünyesinde çevrim içi dersler oluşturduk. Burada benim anlatabildiğim dersleri ben anlatıyorum, alanım dışındaki dersler için de çeşitli hocalardan destek istiyoruz.
Başta gençler olmak üzere insanların hayatına dokunabilmek sizin dünyanızda nasıl bir atmosfer oluşturuyor?
Gençleri bizim geleceğimizin umutları, bizlerin yarınları ve bu dinin bayraktarları olarak görüyorum. Onlara içimden geldiği gibi samimi duygularımla yaklaşıyorum. Bu da onlara sirayet ediyor ki etrafımda gençlerden bir halka oluşuveriyor. Bu elbette çok güzel bir duygu, bunu lütfeden Allah’a şükürler olsun. Bu gençlerimizin dünyalarında Allah’ın rızasına dair bir anlık karede bile yer edinebiliyorsam ne mutlu bana! Ben de bu ağır sorumluluğu yerine getirmek adına başta gençler olmak üzere tüm insanların gönül kapısını çalmaya ve oradan içeri girmeye çalışıyorum. İşte o müstesna yere ulaştığım anda kendimi Rabbimin rızasına bir kademe daha yaklaşmış hissediyorum.
Gençlere yönelik bu çalışmalarda gerek gençlerden gerek etrafınızdaki insanlardan ne gibi dönüşler alıyorsunuz?
Cenab-ı Allah, rızasına yönelik hiçbir çalışmayı, gayreti ve hatta düşünceyi dahi karşılıksız bırakmıyor. Gerek Tekirdağ Müftülüğümüzün gençlik merkezinde topladığımız gerek bilvesile ulaştığımız gençlerimiz aslında kendilerini samimiyetle dinleyecek kimseleri ve muhabbeti arıyorlar. Allah’ın (c.c.) anıldığı ve O’na yönelik her bir muhabbet ya da faaliyetten müthiş bir lezzet alıyorlar. İşte gönüllerine dokunan o lezzetin peşine düşüyorlar. Başta müftümüz olmak üzere bizler de bu amaca matuf çalışmalar yapınca gençler buna kayıtsız kalmıyor ve çalışmalara katılıyorlar. Hatta sadece kendileri katılmakla kalmayıp başka arkadaşlarını da getiriyorlar. Dolayısıyla gençlerin o heyecanı ve dinamikliğiyle çalışmalarımız katlanıyor ve en önemlisi de “Daha neler yapabiliriz?” düşüncesiyle gelişmeye vesile oluyor.
Günümüzde belki de en çok şikâyet edilen ve elde tutulamayan gençlerimize dair çalışmalarımızı gören ebeveynler ve etrafımızdaki insanlar bunlara bigâne kalmıyorlar. Kendilerinden bu bağlamda bir destek istendiğinde ya da istenmeden de yardımcı olmaya çalışıyorlar.
İnsanların hayatlarına dokunabilmek adına yapmış olduğunuz çalışmalar esnasında unutamadığınız bir anınızı bizimle paylaşabilir misiniz?
Ben babamı 1 buçuk, annemi de 12 yaşımda kaybettiğim için çocukluk yıllarımdan başlamak üzere hep çalışmak zorunda kalmıştım. Çeşitli işler yaptıktan sonra artık bir çilingir olmuştum ve hayatımı bu şekilde devam ettiriyordum. Bırakın İslami ilimlerden haberdar olmayı İslami bir yaşantı içerisinde değildim. Ta ki karşıma İslam’ın güzelliğini kendisine rehber edinmiş kimselerle karşılaşıncaya dek. Ondan sonra kendime bir söz verdim, gönlüne dokunamadığım bir insan kalmasın diye. Bir gün bir mekânda İslam’dan bahsediyordum. Yaşım genç olmasına rağmen bana benden yaşça büyük biri geldi ve kendi çocuğuyla da ilgilenmemi istedi. O genç ile görüştük. Gençteki değişim ebeveynine de olumlu yönde sirayet etti.
Gerçekleştirmiş olduğu din hizmetiyle insanların gönüllerine girmek için çabalayan meslektaşlarınıza ne gibi tavsiyelerde bulunmak istersiniz?
Her Müslüman’ın İslam’ı yaşama ve anlatma sorumluluğu yadsınamaz bir gerçekken din görevlisi olarak bizim sorumluluğumuzun insanlar arasında çok daha ağır ve önemli olduğunu düşünüyorum. Ben bir vaiz olmaktan önce Müslümanca yaşamalıyım. Allah’ın rızasına açılan her kapıyı bir fırsat bilmeli ve o kapının açılması için uğraş vermeliyim. Bu manada Allah’ın rızasına dair hazinelerin gizli olduğu insanların gönüllerine girebilmenin yollarını aramalıyım. Bu yolda düşmeden yürüyebilirsem ne mutlu bana. Vesselam…

Öz Geçmiş
Çağlar Yılmaz, 1991 yılında Tekirdağ’da doğdu. Küçük yaşlarda babasını kaybetmesi sebebiyle annesiyle İstanbul’a yerleşti. İlkokul, ortaokul ve lise eğitimini İstanbul Bahçelievler’de tamamladı. Liseden sonra öğrenimine bir müddet ara verdi. Çocukluk yaşlarından itibaren çalışmak zorunda kalan Yılmaz, İlahiyat Fakültesine girinceye kadar çilingirlik mesleğini edindi ve çilingirlik yaptı. 2013 yılında öğrenimine tekrardan başladığı Samsun 19 Mayıs Üniversitesi İlahiyat Fakültesini 2017’de bitirdi. 2019 yılında Manisa’nın Gördes ilçesinde imam hatip olarak göreve başlayan Yılmaz, Balıkesir Üniversitesi İlahiyat Fakültesinde tefsir alanındaki yüksek lisansını 2022’de, Ankara Dini Yüksek İhtisas Merkezindeki eğitimini 2023 yılında tamamladı. Ankara Dini Yüksek İhtisas Merkezindeki eğitiminin ardından Tekirdağ İl Müftülüğüne vaiz olarak atandı ve hâlen bu görevini sürdürmekte.