Ankara Pursaklar Vaizi
Yasemin YILMAZ:
“Bir şeyin hayalini kurabiliyorsak ve o işe dair düşünceler uykumuzu bölüyorsa doğru yoldayız demektir.”

Projenizle birinci oldunuz. Bu projenizin esin kaynağı neydi ve onunla sosyal hayata nasıl dokunabilmeyi düşündünüz?
Ben projemin ortaya çıkışını bambu ağacının hikâyesine benzetiyorum. Bambu ağacının tohumdan filize geçme yolculuğu beş yıl kadar sürerken filiz hâlinden ağaç olma serüveni ise bir hayli hızlı. Fakat burada çok önemli bir husus var ki filiz baş göstermese de her yıl o tohumun bakımının yapılmasını ihmal etmemek gerekiyor. Benim bu projede tasarladığım çalışmaların tohum atma süreci de vaizliğe yeni başladığım yıllara dayanıyor. O sıralarda TV programlarındaki yarışmalar yerine gençlerin geleneksel zanaatlar, ziraat ve hayvancılık alanında bilgi edinecekleri bir yarışma düşünmeye başlamıştım. Kendi görev alanımda gençlerle yaptığım çalışmalar sırasında özellikle motor becerilerin gelişimine katkı sunacak faaliyetler üretmeye gayret ediyordum. Ancak benim tahayyül ettiğim diğer becerilerin gelişmesi konusunda daha farklı neler yapabiliriz ve daha fazla insana nasıl ulaşabiliriz diye düşünmeye de devam ediyordum. Özellikle sohbetlerimizde anlattığımız dürüstlük, yardımlaşma, israf, helal kazanç vb. konularda hayatın içinde uygulama alanlarının görülebilmesi ve akran öğrenmesinin katkısıyla sohbetlerde anlattığımız nebevi ahlak ilkelerini gençlerin hayatlarına nasıl daha etkin yerleştirebileceğimiz konusunda çalışmalara devam ederken Camiler ve Din Görevlileri Haftası münasebetiyle din görevlileri arasında yapılan proje yarışmasından haberdar oldum. Sayın Müftümüz görev yerimizde zaten güzel projeler yürüttüğümüzü ifade ederek bu konuda bizi teşvik ettiler. Başvuruların bitmesine çok az bir zaman kala özgün ve yürütülmemiş bir proje hazırlamak için çalışmalara başladım. İşte bambu ağacına benzetme sebebim de tam olarak burada devreye giriyor. Gençlik alanında çok faydalı hizmetleri olan Altınova Camii İmam Hatibi Faruk Üstün hocamıza yarışma için yapılabilecekleri ve bunun günümüzde revaçta olan sosyal medya ile daha çok insana ulaşması şeklinde, yarışma içeriğini anlattığımda kendileri, bunun çok iyi bir proje olduğunu ifade ederek destek verdiler. Böylece yıllardır zihnimde olanları iki hafta gibi bir sürede proje hâline dönüştürmüş oldum. Proje komisyonunun da teveccühleriyle yarışmadan güzel bir netice ortaya çıktı. Tıpkı bambu ağacının altı haftada 27 metre boy atması gibi bir netice oldu benim için. Bundan sonraki süreçte gerek Başkanlığımızın gerekse amirlerimizin destekleriyle hayallerimizin gerçeğe dönüşmesi için çaba ve gayret göstereceğiz. Gençlerimizin hem eğlenecekleri yarışma içerikleriyle hem de öğrendikleri bilgileri hayatlarında uygulayıp sosyal medya hesaplarından da paylaşmalarına yönelik bu projemizi hayata geçirmek istiyorum. Böylece iyiliğin görünür olmasına ve yayılmasına vesile olacak çalışmalar yapmayı temenni ediyorum.
Bu projenizle birlikte farklı proje ya da çalışmalarla insanların hayatına dokunuyorsunuz. Bunlardan da kısaca söz edebilir misiniz?
Ben bir vaiz olmakla birlikte görev yaptığım ilçede gençlik koordinatörlüğünü de yürütmekteyim. Birçok din görevlisi hocamız gibi her yaş grubundan insana hizmet sunmaya gayret ediyoruz. Burada kısaca birkaç alanda yaptıklarımızdan bahsetmek istiyorum. Temel görev yerlerimiz olan camilerde hanım kardeşlerimize sohbetlerimiz olmakla birlikte gençlik merkezlerimizde ilkokuldan üniversiteye kadar tüm öğrenci gruplarıyla sohbet ve etkinlikler yürütmeye çalışıyoruz. Geziler, piknikler ve sosyal sorumluluk gerektiren alanlarda çalışmalarda özellikle üniversiteli kız öğrencilerimizle kurduğumuz bağ ile hizmet üretmeye gayret ediyoruz. Devlet koruması altındaki öğrencilerimize değerler eğitimi derslerine devam ederken her sene 300’e yakın ortaokul ve liseli gencimizle de “Oku-Yorum” projesini sürdürüyoruz. Bizden önce ilçemizde görev yapan meslektaşlarımızın birkaç okulla altı yıl önce başlattığı bu projemiz, geçen sene 15 okula ulaştı. Bu projede de DİB yayınlarından çıkan eserlerden her ay bir kitabın okunmasını sağlıyor ve gençlerimizle mütalaasını yapıyoruz. İlçemizde bulunan şehit ve gazi yakını ailelerimizle 15 günde bir toplanıp şehitlerimiz için okunan hatimlerin duasını yapıyoruz. Yaklaşık iki senedir GSB Pursaklar Gençlik Merkezi’nin ve belediyemizin katkılarıyla Kur’an kurslarına katılım oranı daha düşük olan lise gruplarına yönelik “Yaz Okulu” projesini gerçekleştiriyoruz. Gençlerimizin dinî bilgileri edindikleri bu kurslar sayesinde hem il içi gezilerle hem de el sanatları ve geleneksel sporlar alanında etkinliklerle tezyin edilmiş bir tatil geçirmelerini sağlıyoruz. Bu vesileyle hizmetlerimizde yanımızda olan amirlerimize, din gönüllüsü hocalarımıza, kurumsal alanda iş birliği yaptığımız tüm çalışma arkadaşlarımıza, bilhassa eşime ve aileme desteklerinden dolayı teşekkür etmek isterim.
Sizin gibi din gönüllüsü kimselere ne gibi tavsiyelerde bulunmak istersiniz?
Hayal kurmayı tavsiye edebilirim. Bir şeyin hayalini kurabiliyorsak ve o işe dair düşünceler uykumuzu bölüyorsa doğru yoldayız demektir. Bu hayallere giden yolda önümüze engeller çıksa da Allah hiç ummadığımız kapılar açacaktır. Bazen çevremizdeki insanlar hayallerimize çelme takmak isteyebilirler ama unutmayalım ki gözlerimizi kapattığımızda bizim gördüğümüz güzellikleri görselerdi bize destek olurlardı. O yüzden yılgınlık göstermeden gayret edelim, böylece hayallerimizin gerçekleştiğini hep birlikte görmek nasip olsun. Yeter ki gayemiz Allah’ın razı olacağı işleri yapmak olsun.

Öz Geçmiş
Yasemin Yılmaz, 1984 yılında Ankara’da doğdu. Aslen Bayburtlu olan Yılmaz, Erciyes Üniversitesi İlahiyat Fakültesinden 2006 yılında mezun oldu ve aynı üniversitede İslam tarihi ve sanatları alanında yüksek lisansını tamamladı. 2006 yılında Diyanet İşleri Başkanlığında Kur’an kursu öğreticisi olarak başladığı çalışma hayatına 2014 yılından beri vaiz olarak devam etmekte. Yasemin Yılmaz, evli ve iki çocuk annesidir.