Tanıtım / About
Diyanet İlmî Dergi, 1956 yılından beri yayın hayatında olup yılda dört sayı, Mart, Haziran, Eylül, Aralık olarak yayımlanan hakemli bir dergidir.
Diyanet İlmî Dergi, Başkanlığımızın dinî konularda toplumu aydınlatma ve doğru dinî bilgiyi yaygınlaştırma prensibi doğrultusunda dini araştırmalar alanına dair (Sosyal ve Beşerî Bilimler/Din) makaleler yayımlamayı ve kamuoyu ile paylaşmayı amaçlamaktadır.
Eylül-2026
Editörden
Diyanet İlmî Dergi’nin kıymetli okurları,
2026 yılının üçüncü sayısını, alanlarına katkı sunacağını düşündüğümüz
on makale ile istifadenize sunuyoruz.
Ahmet Özbay, “Kıraat Farklılıklarının Meâllere Yansıması: Diyanet
İşleri Başkanlığı Meâlleri ve Türkiye Diyanet Vakfı Meâli Örneği”
adlı makalesiyle günümüzde hazırlanan meallerde anlamı etkileyen
kıraat farklılıklarının sistematik olarak ele alınamaması üzerinde
durmakta ve DİB ve TDV tarafından basılan dört meali karşılaştırmalı
bir biçimde değerlendirmeye tabi tutmaktadır. Derviş Dokgöz, “İşârî
Tefsirler Perspektifinden Kur’an’da İnfak Kavramı” isimli çalışmasıyla
tarihî süreç içerisinde öne çıkan tasavvufî tefsirlerde müfessir sûfîlerin
“infak” kavramına yönelik yaklaşımlarını irdelemekte ve alan yazına
katkı sunmaktadır.
“Hadis Metinlerinde Tekrar Eden Bir İfadenin İzini Sürmek: ‘Şimdi
Yanınıza Cennetlik Bir Adam Gelecek’ Terkibinin Rivayetlere
Yansımaları ve Adaptasyonları” konulu makalesiyle Mahmut Demir,
bazı hadis metinlerinde karşılaşılan “Şimdi yanınıza cennetlik bir adam
gelecek” ifadesini literatür üzerinden takibini yapmakta, bu ifadenin
kökenine, kullanım maksatlarına değinmekte ve hadisin metinleşme
sürecine bu hususların etkisini incelemektedir.
Sümeyye Onuk Demirci, peygamber sevgisinin tezahürlerinden olan
mevlid kutlama geleneğinin meşruiyetine yönelik yaşanan tartışmaları,
19. yüzyıl parantezine alarak, “On Dokuzuncu Yüzyıl İslâm Dünyasında
Mevlid Kutlamalarının Hükmü ile İlgili Tartışmalar” başlıklı
çalışmasıyla irdelemektedir. Ali Veysel Akcan, “Bir Devlet Adamı
Olarak Hz. Peygamber’in (s.a.s.) Resmî Mektuplarındaki Diplomatik
Dili ve Stratejisi” konulu incelemesiyle “Hz. Peygamber’in (s.a.s.)
diplomatik kimliğini ve uluslararası ilişkiler alanındaki maharetini,
dönemin çeşitli hükümdarlarına gönderdiği resmî mektuplar üzerinden;
günümüzün modern diplomatik esasları ve uluslararası ilişkiler teorileri
çerçevesinde yorumlamayı amaçlamaktadır.”
Mehmet Aktaş, “Fahreddin er-Râzî Öncesi Kelâm Geleneğinde
‘Mec‘ûliyet’ Tartışmaları” adlı makalesiyle halku’l-Kur’ân çerçevesinde
zât-sıfat ve mahiyet boyutuyla mec‘ûliyet kavramını ve tartışmalarını
tarihî serencamıyla birlikte şahıs ve ekollerin yaklaşımlarını ortaya
koyarak kelâm-felsefe etkileşimi odağında ele almaktadır.
Fahrettin Haliloğlu - Osman Aydın, “Ümmü Külsûm bint Ukbe’nin
Hicretinin Siyasi, Sosyal ve Hukuki Yansımaları” isimli çalışmalarıyla
Hz. Peygamber’e Mekke döneminde iman eden, Hudeybiye Antlaşması
sonrası Medine’ye hicret eden ve hicretiyle Mümtehine Sûresi 10. âyet
çerçevesinde hukuki uygulamalara konu olan hanım sahâbî Ümmü
Külsûm’ü tarihî, toplumsal ve dinî boyutlarıyla değerlendirmektedirler.
“Biyografik Bir İnceleme: Hz. Peygamber’den Emevîlerin Yıkılışına
Kadar Akdeniz’de Faaliyet Gösteren Müslüman Donanma Komutanları”
konulu makalesiyle Mustafa Çavuşoğlu erken dönem İslâm
denizciliğine yön veren Müslüman donanma komutanlarını yaşadıkları
tarihsel bağlamda incelemektedir. Yasin Kurnaz, “Hammâdî-Benî
Hilâl İlişkilerinde İttifak Dinamikleri: Askerî Bağımlılık ve İç Siyaset
Yansımaları (405-547/1015-1152)” başlıklı makalesiyle 405/1015-
547/1152 tarihleri arasında Kuzey Afrika’da hüküm süren Hammâdîler
ile kuruluş döneminde bölgeye göç eden Benî Hilâl arasındaki askeri
ve siyasi ilişkilerin sonuçlarını bölgesel dinamikler, devlet yönetimi ve
yapısal bağımlılık gibi boyutlarla değerlendirmeye tabi tutmaktadır.
Yunus Emre Çelik, “Süleymaniye Kütüphanesi 05249 Numarada
Bulunan Bir Hat İcazeti Ekseninde İcazetname Üzerine Geleneksellik
Tartışmaları” adlı çalışmasıyla İslâm sanatları içerisinde önemi
haiz olan hat sanatına dair icazetname geleneği konusunda yapılan
tartışmalara değinmekte; Erzurum hat ekolüne has risale biçiminde
hazırlanan daha önce yayınlanmamış özgün bir örneği literatürdeki
benzer örneklerle kıyaslayarak tahlil etmekte ve Hüseyin Asım ile
Osman Şevkî Efendi’nin bu alandaki konumlarına ışık tutarak alana
katkı sunmaktadır.
Yazarlarımıza, dergimize ve akademi dünyasına sundukları katkıları
için teşekkür ediyor, faydalı olması temennisiyle okurlarımızı bu
sayımız ile baş başa bırakıyoruz.
Dr. Öğr. Üyesi Muhammed Yuşa Yaşar
Haziran-2026
Editörden
Diyanet İlmî Dergi’nin kıymetli okurları,
İnsanlık tarihinin en önemli dönüm noktalarından biri, hiç şüphesiz Hz. Muhammed’in (s.a.s.) dünyayı teşrifleridir. O, yalnızca bir toplumu dönüştüren tarihî bir şahsiyet değil; Allah’ın son elçisi olarak insanlığa hidayet, adalet, merhamet ve hikmet yolunu gösteren evrensel bir rehberdir. Kur’ân-ı Kerîm’in ifadesiyle “âlemlere rahmet” olarak gönderilen Hz. Peygamber, tebliğ ettiği ilahî mesaj ve örnek hayatıyla insanlığın maddî ve manevî dünyasında derin izler bırakmış, asırlar boyunca farklı coğrafyalarda yaşayan milyonlarca insanın düşünce, ahlak ve medeniyet tasavvurunu şekillendirmiştir. Onun örnekliğini hakkıyla kavramak, yalnızca dinî bilgi edinmek değil; inancı ahlâkla, ibadeti sorumlulukla ve insan olmayı merhametle buluşturmaktır. Hz. Peygamber’in rehberliği, müminlere Rabbine karşı daha bilinçli bir kulluğun, insanlığa karşı ise daha adil, daha dürüst ve daha merhametli bir hayatın imkânlarını göstermeye devam etmektedir.
Günümüzde insanlığın karşı karşıya bulunduğu ahlâkî, sosyal ve kültürel sorunlar dikkate alındığında, Hz. Peygamber’in ortaya koyduğu değerler sisteminin daha iyi anlaşılmasına duyulan ihtiyaç her geçen gün artmaktadır. Adalet, merhamet, insan onuruna saygı, birlikte yaşama ahlakı, emanet bilinci ve sorumluluk gibi evrensel ilkeler, onun hayatında somut karşılığını bulan temel değerlerdir. Bu yönüyle Hz. Muhammed (s.a.s.), yalnızca Müslümanlar için değil, insanlığın ortak vicdanına hitap eden evrensel bir örnek olarak önemini korumaktadır.
Hz. Peygamber’in hayatını, sözlerini, uygulamalarını ve temsil ettiği değerler sistemini anlama çabası, İslâm ilim geleneğinin en köklü ve en verimli araştırma alanlarından biri olmayı sürdürmektedir. İslâm ilim geleneğinde siyer ve hadis çalışmaları, Hz. Peygamber’i anlama çabasının en temel iki sütununu oluşturmuştur. Siyer, onun hayatını ve tebliğ mücadelesini tarihî bağlamı içerisinde ele alırken; hadis ilmi, sözlerini, uygulamalarını ve örnekliğini sonraki nesillere aktaran ilmî mirası incelemektedir. Bununla birlikte tefsir, kelâm, fıkıh, tasavvuf, İslâm tarihi, edebiyat ve diğer birçok ilim dalı da kendi yöntem ve perspektifleri çerçevesinde Hz. Muhammed’i anlamaya, onun örnekliğini yorumlamaya ve gelecek nesillere aktarmaya gayret etmiştir. Asırlar boyunca oluşan bu çok yönlü ilmî birikim, Hz. Peygamber’in yalnızca tarihî bir şahsiyet olarak değil, her çağda insanlığa rehberlik eden canlı bir örneklik modeli olarak daha kapsamlı biçimde anlaşılmasına imkân sağlamaktadır.
Doğumunun 1500. yılı münasebetiyle hazırlanan “Doğumunun 1500. Yılında Âlemlere Rahmet Hz. Muhammed (s.a.s.)” konulu bu sayımız, Hz. Peygamber’i evrensel bir örnek olarak yeniden düşünmeye imkân sağlayacak çalışmaları okuyucularla buluşturmayı hedeflemektedir. Sayımızda Hz. Peygamber’in örnekliğinin günümüz dünyasına sunduğu imkânları değerlendiren makalelere yer verilmiştir. Böylece klasik kaynakların sunduğu zengin mirasın yeniden okunması ve çağdaş araştırmaların ortaya koyduğu yeni perspektiflerin okuyucularla buluşturulması hedeflenmiştir. Bu sayının, Hz. Peygamber’e dair mevcut literatüre mütevazı bir katkı sunmasının yanı sıra, onun hayatı ve mesajı üzerine yapılacak yeni araştırmalara da zemin hazırlaması ümit edilmektedir.
“Doğumunun 1500. Yılında Âlemlere Rahmet Hz. Muhammed (s.a.s.)” konulu sayımızla alanlarına katkı sunacağını düşündüğümüz on makaleyi istifadenize sunuyoruz.
“Günümüzdeki Hak İhlâlleri Karşısında Vedâ Hutbesi’nin Evrensel Öğreti ve İlkelerini Yeniden Okumak” başlıklı çalışmasıyla Emine Gümüş Böke, Veda Hutbesi’nde yer alan temel insan hakları ilkelerinin günümüz insan hakları anlayışıyla ilişkisini ortaya koymayı amaçlamaktadır. Şaban Kondi, “Bireysel İmandan Toplumsal İnşaya Kur’an’ın Tebliğ Dilindeki Tedrîcî Dönüşüm” isimli makalesiyle Mekke ve Medine dönemlerindeki tebliğ ve davet dilinin tedricî dönüşümünü, bireysel iman inşasından toplumsal düzenin kuruluşuna uzanan bir süreç olarak ele almaktadır.
“İslâm Öncesi Arap Toplumunun İtikadî Yapısı” konulu çalışmasıyla Ramazan Altıntaş, Câhiliye Arap toplumunun inanç sistemini deformasyona uğramış kavramlardan hareketle kendi iç tutarlılığı olan bir “şirk kozmolojisi” olarak değerlendirmeye tabi tutmaktadır. Muzaffer Barlak, “İman-Amel Bütünlüğüyle Bir Medeniyet Kurmak: Hz. Muhammed ve İslâm Medeniyetinin İnşâsı” isimli makalesiyle Hz. Peygamber’in vefatından kısa bir süre sonra vuku bulan istikrarsızlık ve iç çatışmalar neticesinde gündeme gelen, iman ile amel arasında ilişkiyi, İslâm medeniyetinin kurucusu olarak Hz. Peygamber’in serdettiği ve Ehl-i sünnet düşüncesinde sistemleşen denge çerçevesinde, değerlendirmeye tabi tutmaktadır. Mustafa Yalçınkaya, “Hz. Peygamber’in Ümmet Bilinci ve Kelâmî Perspektiften Uhuvvetin Evrensel Boyutu” adlı çalışmasıyla Hz. Peygamber’in tesis ettiği ümmet bilincini kelâmî bir perspektiften incelemekte, bu hususun bir yansıması olan iman kardeşliğinin ontolojik, epistemolojik ve evrensel boyutlarıyla ele almaktadır.
“Boykot Döneminde Hz. Peygamber ve İlk Müslümanların Direnişi” adlı makalesiyle Hasan Telli, müşriklerin Hz. Peygamber’e, ilk Müslümanlara ve Haşimoğullarına karşı uyguladıkları boykotu; o dönemde nâzil olan Kur’an âyetleri ve siyer kaynakları üzerinden inceleyerek analiz etmiş, nâzil olan âyetleri siyer rivayetleriyle bütüncül bir şekilde konuya farklı bir açıdan bakmıştır. Mustafa Soycan, “Kur’an ve Sünnetin Câhiliye Şiddet Kültürüne Pedagojik Açıdan Yaklaşımı” konulu çalışmasında İslâm’ın tebliğ döneminde Arap Yarımadasında yaşayan insanlara Kur’an’ın hangi pedagojik üslupla yaklaştığı ve şiddete dayalı bu ortamı köklü bir zihniyet dönüşümüyle nasıl çözdüğü üzerinde durmaktadır.
Ömer Dursun, “Hakîkat-i Muhammediyye Düşüncesinde Hz. Peygamber’in Âlemlere Rahmet Oluşunun Anlamı” konulu çalışmasıyla muhakkik sûfîlerin, yaratılışın gayesi bağlamında ortaya koydukları hakikat-i Muhammediyye düşüncesinden yola çıkarak Hz. Peygamber’e (s.a.s.) ait hakikatle temsil edilen ilâhî rahmetin yaratılış sürecindeki konum ve işlevini incelemekte; rahmetin muhabbet ve marifetle ilişkisini ele alarak Hakk’ın bilinme iradesinin yaratılışın gayesi olarak nasıl temellendirildiğini ele almaktadır. ,
“Ebû Hanîfe’nin Hz. Peygamber Medhiyyesi: Kasîde-i Nu‘mâniyye ve Manzum Tercümesi” isimli makalesiyle İbrahim Akyol, Ebû Hanîfe’ye aidiyetinde tartışma bulunan 53 beyitlik Kasîde-i Nu‘mâniyye’yi yer yer bazı imge ve ifadeleri şerh eden Yalvaçlı İbrahim Efendi’nin manzum tercümesi üzerinden alan yazına bir katkı olarak sunmaktadır. Gökhan Coşgun, “Recâîzâde İbrahim Şefîk Bey’in Na‘tları” adlı çalışmasıyla Hz. Peygamber sevgisini konu edinen edebî na’t türünü; Osmanlının son dönemlerinde yaşayan İbrahim Şefik Bey’in na’tları üzerinden ele almakta bu na’tları şekil ve muhteva yönünden tahlil etmektedir.
Bu vesileyle “Doğumunun 1500. Yılında Âlemlere Rahmet Hz. Muhammed (s.a.s.)” konulu sayımıza katkı sunan kıymetli araştırmacılarımıza, titiz değerlendirmeleriyle yayın sürecine destek veren hakemlerimize ve derginin hazırlanmasında emeği geçen bütün çalışma arkadaşlarımıza teşekkür ediyoruz. Hz. Peygamber’in hayatını, sünnetini ve insanlığa bıraktığı evrensel mirası daha yakından tanımaya katkı sağlamasını temenni ettiğimiz bu sayının, ilim dünyasına ve okuyucularımıza faydalı olmasını Yüce Allah’tan niyaz ediyoruz.
Prof. Dr. Talip Ayar
Mart-2026
Editörden
Diyanet İlmî Dergi’nin kıymetli okurları,
2026 yılının ilk sayısını, alanlarına katkı sunacağını düşündüğümüz on iki makale ile istifadenize sunuyoruz.
Nesrişah Saylan, “Zeyd b. Sâbit’e Atfedilen Kıraat Rivâyetlerinin Değerlendirilmesi” başlıklı makalesiyle cem ve istinsah sürecinde Kur’an’a sunduğu hizmetleriyle bilinen ve kıraat imamlarının sened zincirlerinde yer alan Zeyd b. Sabit’i, kendisine nispet edilen kıraatlar boyutuyla tefsir ve kıraat literatürünü temel alarak incelemeye tabi tutmaktadır. Mehmet Yazıcı, “Kelâmî Kabullerin Meâllerdeki Anlam ve Yorum Takdirlerine Etkisi” adlı yazısıyla rü’yetullah, hissî mucize, haberî sıfat, cehennemin ebedîliği, velâyet/imâmet gibi başlıklarda, referans aldığı meallerde kendini gösteren mana ve yorum takdirlerindeki farklılıkları meâl yazarlarının kelâmî kabulleri açısından değerlendirerek alana katkı sunmaktadır. “İfk Olayı ile İlgili Âyetler Bağlamında Ortaya Çıkan Ahlâkî Problemler” isimli çalışmalarıyla Kadir Dinç - Mehmet Sami Yıldız, risâlet döneminde Müslümanların karşılaştıkları imtihanlardan olan ifk olayını ortaya çıkardığı ahlâkî zafiyetler zaviyesinden değerlendirmekte ve bu zafiyetleri ortadan kaldırmaya yönelik ortaya konulan İslâmî ilkeleri tefsir ilmi açısından ele almaktadırlar.
Abdülcelil Alpkıray, “‘İslâm’da İttifak Yoktur’ Rivayetinin Bağlam İnşası” konulu makalesinde Hz. Peygamber’den nakledilen ve ilk başta mutlak şekilde ittifakların yasaklandığını düşündürten ilgili rivayetin, bağlam boyutuyla değerlendirmeye tabi tutulduğunda Mekke’nin fethi esnasında söylendiği, Müslümanların birlik ve beraberliğinin sağlanması sebebiyle artık aşiretler arası ittifaka gerek kalmadığına dair bir anlamı muhtevi olduğu sonucuna ulaşmaktadır. “Hadis Tenkidinin El Kitabı: Müslim’in Kitâbü’t-Temyîz’i” adlı çalışmasıyla Muhammet İkbal Aslan, hadis tenkidine dair ilk örnek olan ve günümüze tek nüshası ulaşan Müslim’in Temyîz isimli kitabını aidiyet, problemler, yöntem ve içerik açısından kritiğe tabi tutmaktadır. Halil İbrahim Doğan, “Temel Hadis Kaynaklarındaki Gazzeli Râvîler” başlıklı makalesiyle temel kaynaklara müracaat ederek hadis rivayetiyle meşgul olan ve haklarında malumata ulaşabildiği el-Gazzî nisbeli on altı râvîye ait bilgileri alan yazına katkı olarak sunmaktadır. Cesim Şahin ise, “Hz. Ömer İsnadı ile Nakledilen Mevzû Rivayetlerin Değerlendirilmesi: İbnü’l- Cevzî’nin el-Mevzû‘ât’ı Özelinde” isimli çalışmasıyla uydurma rivayetlere dair sened tenkidi yöntemiyle telif edilmiş olan İbnü’l-Cevzî’nin el-Mevzu‘ât isimli kitabında Hz. Ömer’e nispet edilen uydurma yirmi dört merfû rivayeti isnad kaynaklı tenkitler boyutuyla ele almıştır.
Fatih Avcı, “İslâm Hukukundaki Ric’î Talâk ile Türk Hukukundaki Ayrılık Kurumunun Mukayeseli Analizi” adlı makalesiyle İslâm hukukunda eşlere kesin ayrılık öncesinde barış ve evliliğe dönüş imkânı tanıyan ric‘î talâk ile modern hukukta yer alan ayrılık durumunu benzer işlevleri üzerinden değerlendirmeye tabi tutmaktadır. Zekeriya Abdulazizoğlu, “Emeklilik Sisteminin Fıkhî Açıdan Değerlendirilmesi” konulu çalışmasıyla İslâm hukukunda yer alan insanların hayatta karşılaşabilecekleri sosyal riskleri telafi etmeye yönelik uygulamalarla günümüz emeklilik sistemini içerik, tartışmalı alanlar ve İslâm’ın temel ilkeleri açısından mukayese ederek değerlendirmektedir.
Merzuk Grabus, “Bosna Hersek Savaşı’nda Müslüman Din Adamlarının Rolü” adlı makalesiyle 20. yüzyılın sonunda Yugoslavya’nın dağılma sürecinde cereyan eden ve Müslümanlara yönelik soykırım uygulamaları nedeniyle varoluşsal bir mücadeleyi içerisinde barındıran Bosna Hersek Savaşı’nda Müslüman din adamlarının bu mücadeleye sundukları aktif katkılarını örnekler üzerinden konu edinmektedir. Muhammet Enes Midilli, “Memlük Kahire’sinde İmamlık ve Hatiplik Mesleği: Kurumlar, Vazifeler, Tahsil ve Kariyer Süreçleri” isimli çalışmasıyla Memlük devletinin başkenti olan Kahire’de bulunan camilerde görev alan imam ve hatiplerin yeterlilikleri, görevleri, tahsil süreçleri ve ilmî-meslekî kariyerlerine dair bilgileri vakfiye, tarih, tabakat, inşâ ve edep literatürünü karşılaştırmalı inceleyerek sunmaktadır.
“Leila Aboulela’nın Eserlerinin Pascale Casanova’nın Dünya Edebiyatı Kuramı Açısından İncelenmesi” başlıklı makalesinde Meryem Kılıç, İngiltere’de yaşayan Sudanlı Müslüman yazar Leila Aboulela’nın, Batı’nın edebiyat normlarını sorgulayan stratejik bir arka planla kaleme aldığı eserlerini incelemektedir. Yazar, bu eserlerde işlenen Müslüman kadın kimliği, din, tarih, göç, diaspora, kültürel aidiyet ve yabancılaşma gibi konuları Casanova’nın “Dünya Edebiyatı Kuramı”nda yer alan merkez-çevre yaklaşımı açısından tahlil eder.
Yazarlarımıza, dergimize ve akademi dünyasına sundukları katkıları için teşekkür ediyor, okurlarımızı bu sayımız ile baş başa bırakıyoruz.
Dr. Hatice Boynukalın Şenkardeşler
Aralık-2025
Editörden / From The Editor
Diyanet İlmî Dergi’nin değerli okurları;
2025 Aile Yılı” münasebetiyle hazırladığımız Postmodern Dönemde Aile konulu bu sayımızı alanlarına katkı sağlayacağını düşündüğümüz on dört makale ile istifadelerinize sunuyoruz.
Fahime İsrafiloğlu, “The Qur’ān and Value Conflicts in Marriage in the Modern Era” adlı makalesiye Kur’an’ın evlilik kurumuna yönelik ilkeleri perspektifin-den modern toplumlarda artan değer çatışmalarını analize tabi tutmayı amaçla-maktadır. Faruk Görgülü, “Postmodern Dönemde Babalık Rolünün Erozyonu: Kur’an Perspektifinden Bir Değerlendirme” başlıklı çalışmasıyla postmodern dönemde yaşanan babalık rolü erozyonuna değinmekte ve Kur’ân-ı Kerîm merkezli baba-evlat ilişkisi modelinden hareketle çözüm önerileri sunmaya çalışmaktadır.
“Modern Dönemde Aileyi Korumaya Yönelik Bir Tedbir Olarak Talâk Fetvalarındaki Değişim” konulu araştırmasıyla Fatih Yücel, modern dönemde değişen veya değişmesi teklif edilen talâk fetvalarını Osmanlı Hukûk-ı Âile Kararnâmesi, Din İşleri Yüksek Kurulu ve çağdaş İslâm hukukçularının yaklaşımları çerçevesinde incelemektedir. Hasan Demir, “Nikāh in the Digital Age: Evaluation of Video Online Marriage Contracts in terms of Islamic Law” başlıklı çalışmasında dijitalleşmeyle birlikte gündeme gelen çevrimiçi nikâh olgusunu farklı açılardan ele almaktadır.
“Dijital Platformlarda Anneliğin Dönüşümü: Instagram Etiketlerine Yansıyan Anne Temsillerinin Tematik Analizi” isimli araştırmalarıyla Esra Tuysuz- İhsan Çağçıoğlu; dijital mecralarda anneliğin yalnızca özel bir rol değil, kamusal, kültürel ve ekonomik bir kimliğe dönüştüğünü ortaya koymaktadırlar.
Tuba Kevser Şahin, “Aile İçi Problemlerinin Çözümünde Din ve Maneviyat: Strazburg’daki Türk Göçmenler Üzerine Nitel Bir Araştırma” adlı makalesiyle bir saha çalışmasını alana katkı olarak sunmaktadır.
Ercan Çelik, “Kutsallığın Gölgesinde Aile: Aile Kurumunun Meşruiyetine Teolojik ve Sosyolojik Yaklaşım” adlı makalesiyle ailenin kurulma ve korunmasında dinî meşrulaştırmanın belirleyici rolünü ele almaktadır.
Fatma Eroğlu Genç, “Postmodern Aile Anlatısının Çocuk Edebiyatındaki Temsili: Yaramaz Evin Yeni Misafirleri Örneği” adlı makalesiyle postmodern dönem yönelimlerinden olan eşcinselliğin normalleştirilip özendirildiği bir çocuk kitabını amaçlı örneklemeyle seçmiş ve söylem analiziyle çözümlemiştir.
“Postmodern Dönüşümün Aile Yapısına Etkisi: Baba Yoksunluğu Üzerine Sosyolojik Bir İnceleme” isimli çalışmasıyla Osman Dertli, postmodern dönemin getirdiği kültürel ve fikri dönüşümlerin aile kurumunu maruz bıraktığı çözülme sürecinde yaşanan baba yoksunluğu olgusunu farklı boyutlarla irdelemektedir.
Osman Yılmaz - Dilek Gürbüz Yiğit, “Diyanet İşleri Başkanlığı Hutbelerinde Aile Teması Üzerine Bir İçerik Analizi” başlıklı çalışmalarıyla aile konusuna doğrudan ve dolaylı temas eden 656 Başkanlık hutbesini nitel araştırma yöntemiyle; ailenin önemi, işlevleri, aileyi bir arada tutan değerler ve aile içi roller gibi boyutlarla incelemeye tabi tutmaktadırlar.
“Parenting in the Age of Social Media: A Bibliometric Analysis of “Sharenting” with R” başlıklı makalesiyle Esra Ergin; WoS ve Scopus indeksleri üzerinden yaptığı araştırmasını “sharenting araştırmalarının çocuklar, ebeveynler, sosyal medya ve mahremiyet odaklı olduğunu ve hukuki, kültürel ile psikolojik boyutların yeterince ele alınmadığını göstermektedir.” ifadeleriyle neticelendirmektedir.
“Postmodern Dönemde Aile ve Çocuk Mahremiyeti: Dijital Dünyada Ebeveyn Paylaşımı (Sharenting) Üzerine Nitel Bir İnceleme” isimli makalesiyle Çağla Girgin, dijital çağda anne babaların sosyal medya tutumlarını, sharenting davranışlarını ve çocukların ekran ilişkisine yönelik tutumlarını çocuk mahremiyeti ve aile ilişkilerine etkisi üzerinden değerlendirmektedir.
Fatih Bıyıklı, “Kriz, Esneklik ve Yeni Normal: Pandemi Sonrası Türkiye’de Aile-İş Dengesi ve Örgütsel Uyum Süreçleri” konulu makalesiyle ulaştığı sonuçların Türkiye özelinde aile dostu çalışma modelleri geliştirme ve dayanışmayı güçlendirmeye ilişkin özgün katkılar sunmaktadır.
Ali Güngör, “Türkiye’de Aile Politikalarının Dönüşümü: 2000 Sonrası Kalkınma Planları Üzerine Bir İnceleme” konulu çalışmasıyla alana katkı sunmaktadır.
Yazarlarımıza, dergimize ve akademi dünyasına sundukları katkılardan dolayı teşekkür ediyor, okurlarımızı bu sayımız ile baş başa bırakıyoruz.
Dr. Hatice Boynukalın Şenkardeşler
Eylül-2025
Editörden / From The Editor
19 dergi listelendi.