Yeryüzü İncileri - Bölüm 13 - Padişah Camii

Yeryüzü İncileri - Bölüm 13 - Padişah Camii

YERYÜZÜ İNCİLERİ

“Şüphesiz biz, ölüleri mutlaka diriltiriz. Onların yaptıklarını ve bıraktıkları eserlerini yazarız. Biz her şeyi apaçık bir kitapta (Levh-i Mahfuz'da) bir bir kaydetmişizdir. ” (Yâsin 36:12) Salih bir kulun semaya yükselen sesinden hoş bir seda bırakılır mı bu gök kubbede? Ömür dediğin bir yol! Uzanıyor önümüzde! Bu yolda yalnız olduğunu düşünme! Üstelik Kur’an-ı Kerim rehberlik ediyor cümlemize! Hz. Peygamber’in (sas) Sünnetiyle Hadisleri de var heybemizde! Aklın, kalbin, vicdanın varsa bir de! İnşallah güzel hatırlananlardan olacaksın bu dünya üzerinde! Ardında bıraktığı güzide eserlerle hatırlanmak isteyen Babür İmparatoru Evrengzib Şah, 17. Yüzyılda yaptırdı Padişah Camii’ni! Uzun bir müddet dünyanın en büyük camisi olma unvanını elinde tuttu bu eşsiz mabet. Yüzyıllardır, Pakistan’ın, kadim Lahor Şehri’nden dünyayı selamlıyor! Kırmızı bir inci gibi yeryüzünü aydınlatıyor! Bir gören bir daha bakıp, unutamıyor! Padişah Cami, İslam medeniyetinin müstesna eserlerinden biri olarak içerisindeki kutsal emanetler bölümüyle müminlerin gönlünde taht kuruyor adeta! Dilimize Padişah Cami adıyla yerleşen bu cami, Pakistan’da Badşâhî olarak anılıyor. Devasa avlusuna adım attığınız andan itibaren ise, sizi etkilemeyi başarıyor! 100 binden fazla müminin bir arada ibadet edebilmesine imkan veren Padişah Cami; ince kırmızı mermerleriyle göz dolduruyor! 4’ü dış avluyu çevreleyen duvarların köşelerinde, 4’ü ana ibadet bölümünün üzerinde olmak üzere 8 minareye sahip bu cami, Asya’nın ve elbette dünyanın en büyük camilerinden biri! Padişah Camii, mimarisiyle Hindistan’daki Cuma Mescidi ile benzerlik gösteriyor. Caminin ana ibadet bölümüne girildiğinde, insanın içini saran manevî duyguları tahmin etmek zor değil! Gözün gördükleri ise şükür içinde gururlandırıyor bizi! İnce mermer işçiliği ve zarif işlemelere hayran oluyoruz. Geleneksel İslami motiflerle bezenen duvarlara, üzerimizde yükselen muhteşem kubbeye baktıkça, bize bugünleri gösteren Rabbimize şükrediyoruz! Zira, bugünlere pek kolay gelmedi Padişah Camii! Babür İmparatorluğu’nun ardından Lahor’u ele geçiren Sihler, camiye ağır hasarlar verdi. Üstelik, burayı bir ibadethane değil de askeri bir üs gibi kullanmaya başlayıp, minarelerine silahlar yerleştirdiler. Caminin düştüğü hali görüp, üzüntüden perişan olan Müslümanların sabrını ise; Sihlerin ardından bölgeye egemen olan İngilizler taşırdı! Onlar da camiyi askeri hizmetler için kullanmaya kalkınca, buna bir son vermek isteyen Pakistan’ın Müslüman halkından çekinen İngilizler, derhal camiyi boşalttılar. Ardından, Müslümanların büyük gayretleriyle restorasyonu tamamlanan Padişah Cami, Pakistan’ın kuruluşuyla beraber rahat bir nefes aldı. Şimdilerde, yılın her günü ibadet etmek isteyenler, Yaradan’a el açıp dua etmeyi arzu edenler ve Kutsal Emanetler Bölümünü ziyaret edenlerce, cami avlusunda uzun kuyruklar oluşturuyor. Camideki kutsal emanetler içinde, İki Cihan Serveri Peygamber Efendimizin (sas) sarık, asa, çarık ve cübbesi gibi mübarek eşyaları da yer alıyor. Ayrıca Hz. Ali’ye (ra) ait olduğu söylenen sarık ile Hz. Hüseyin’in (ra) kullandığı sanılan cübbe de burada sergilenenler arasında! Buradaki Kutsal Emanetlerin, daha iyi koşullarda korunup, sergilenmesi için Diyanet, TİKA ve Pakistan’ın Diyanet İşleri arasında kurulan bir organik bağ olması; hepimizi ayrıca mutlu ediyor. Ne de olsa Pakistan, geçmişten bugüne Türkiye’yi, gönlünde ayrı bir yere koyuyor ve aynı muhabbetle karşılık buluyor. Padişah Cami’nde yer alan ve ülkenin önemli ziyaretgahlarından biri de bağımsız Pakistan’ın fikir babası, Türkiye aşığı milli şairi Muhammed İkbal’in kabri! Padişah Cami öyle bir değer ki, bünyesinde barındırdığı her zerre ile müminlerin kalbine işliyor! Allah, Yeryüzü İncilerinin her birinde edilen duaları, kılınan namazları kabul etsin, bizlere de bu güzellikleri gidip görmeyi nasip etsin inşallah! 🔔 Özgün içerikler için kanalımıza abone olmayı unutmayın... Abone olmak için tıklayın: https://www.youtube.com/yayindiyanet?sub_confirmation=1 🔔 Bizi aşağıdaki diğer dijital platformlarda da takip edebilirsiniz. 🌐 http://diyanetyayinlari.gov.tr ✔️ https://www.facebook.com/yayindiyanet ✔️ https://www.instagram.com/yayindiyanet ✔️ https://twitter.com/yayindiyanet #DijitalYayınlar #Padişah #Pakistan

Yeryüzü İncileri - Bölüm 12 - Putra Camii

Yeryüzü İncileri - Bölüm 12 - Putra Camii

YERYÜZÜ İNCİLERİ

“Kim Allah'a (cc) ve Peygambere (sas) itaat ederse, işte onlar, Allah'ın (cc) kendilerine nimet verdiği peygamberlerle, sıddıklarla, şehidlerle ve iyi kimselerle birliktedirler. Bunlar ne güzel arkadaştır.” (Nisâ 4:69) Alemlerin Rabbinin (cc) ve O’nun Resulünün (sas) adını anmak ne güzeldir! Kalpte iman, dilde dua, elde Kur’an! Gözler ne yana çevrilse, bir hakikat, bir nimet! Kulda ise olmalı ki gayret; ibadetten, hayırdan, salih bir kul olmaktan başka yoktur servet! Bizler ki, ümmeti Muhammediz! Gül kokulu bir peygamber ümmetiyiz! “Bahçıvan boşuna yorulmasın; gül bahçesini sele versin! Çünkü bin gül bahçesini sulasa senin yüzün gibi bir gül açılmaz.” (Fuzûlî, Su Kasîdesi) Âdemoğlu yüzyıllardır yaşadığı tabiata bakınca, yaptığı hemen her eseri ortaya çıkarmak üzere etrafındaki güzelliklerden esinlendi. İşte böylesi bir ilhamın eseri karşımızdaki! Gül pembesi bir inci Putra Cami! Gülün güzelliği, tabiatın o huzur veren ahengi sinmiş üzerine sanki! Şöyle bir bakınca bile açılıyor insanın içi! Alışılagelmişin dışında Putra Cami’nin mimarisi ve rengi! Neden mi? Tasavvufi sembolizmde gül, “İlâhi Güzelliği” ifade ettiği gibi Alemlerin Peygamberi (S.A.S.) Efendimizi de temsil etmektedir. Bu, tüm dünya Müslümanları arasında da öylesine benimsenmiştir ki, mevlidlerde ikram edilen gül suları, Gül-i Muhammedi adı verilen Hilye-i Şeriflerin ortaya çıkması gibi pek çok gelenek kaynağını buradan alır. Kısacası gül ve gül rengi, bizler için ayrı bir kıymet taşır! İşte bu kıymeti nedeniyle Putra Cami’nin, yeryüzündeki bu eşsiz incinin rengidir gül pembesi! Malezya’da başkent Kuala Lumpur’dan sonraki en önemli şehir, aynı zamanda idari başkent olan Putrajaya’da; şehrin su ihtiyacının karşılanması için yapılan gölün kıyısında yer alıyor Putra Cami. Caminin, bir masal diyarındaymış gibi hissettiren görüntüsü, gölün yansımalarıyla birleşince daha da ihtişamlı hale geliyor. Bu görüntü her yıl Putra Cami’nin pek çok fotoğraf sanatçısı tarafından da ziyaret edilmesine vesile oluyor. Öyle ki, dünyanın en çok turist çeken camilerinden biri burası. Üstelik, camiyi ziyaret eden yabancılara, mübarek dinimizin esaslarına ilişkin özlüce bir anlatımın yer aldığı broşürler de dağıtılıyor. Bu bilgilendirici uygulama, Putra Cami’ni, rengi ve mimarisi dışında, bir yönden daha farklı ve dikkate değer kılıyor. Cami, dış avlusuna adım atıldığı andan itibaren her detayıyla dikkatleri üzerine çekiyor. Gül rengi granitleri, gül şeklini andıran kubbesi ile bu müstesna mabette her şey eşsiz bir uyum içerisinde. İki yıllık inşa sürecinin ardından 1999 yılında ibadete açılan Putra Cami’nde, aynı anda 15 bin mümin namazını eda edebiliyor. Caminin 5 katlı olması ise İslamiyet’in 5 şartını temsil ediyor. Avlusundaki süslemeli havuzlar, caminin görkemini beslerken; iç kısmındaki sütunlar heybetini daha çok gözler önüne seriyor. Duvarlardaki oyma ve işlemeler, derinlikli, eşsiz güzellikleriyle insana sabrı; hayra kavuşmak üzere verilen zahmeti hatırlatıyor. Halk arasında Pembe Cami olarak anılan Putra Cami, Malezya’nın İslam mimari anlayışına kattığı değerlerle de biliniyor. Neredeyse Malezya’daki tüm camiler, Çin, Hint, Osmanlı ve genel olarak geleneksel İslam mimari anlayışının modern yorumları olarak karşımıza çıkıyor. Buradaki mimari çeşitliliğe şaşırmamak gerek. Ne de olsa Malezya’da farklı kültürlerden milyonlarca insan bir arada yaşıyor. Her biri farklılıklarına göre değil, İslam’ın kardeşlik esaslarına uygun bir hayat sürüyor. Hal böyle olunca bu birliktelik mimaride de kendini gösteriyor! Kardeşlikten ötesi düşünülebilir miydi sanki? Her daim hatırlamalı ki Hz. Peygamber (sas), kendisine “İman Nedir?” diye soranlara “Sabırlı ve müsamahakâr olmak” diyerek cevap vermişti! 🔔 Özgün içerikler için kanalımıza abone olmayı unutmayın... Abone olmak için tıklayın: https://www.youtube.com/yayindiyanet?sub_confirmation=1 🔔 Bizi aşağıdaki diğer dijital platformlarda da takip edebilirsiniz. 🌐 http://diyanetyayinlari.gov.tr ✔️ https://www.facebook.com/yayindiyanet ✔️ https://www.instagram.com/yayindiyanet ✔️ https://twitter.com/yayindiyanet #DijitalYayınlar #Malezya #Putra

Yeryüzü İncileri - Bölüm 11 - Kul Şerif Camii

Yeryüzü İncileri - Bölüm 11 - Kul Şerif Camii

YERYÜZÜ İNCİLERİ

“Hep birlikte Allah'ın ipine (Kur'an'a) sımsıkı sarılın. Parçalanıp bölünmeyin. Allah'ın size olan nimetini hatırlayın. Hani sizler birbirinize düşmanlar idiniz de o, kalplerinizi birleştirmişti. İşte onun bu nimeti sayesinde kardeşler olmuştunuz. Yine siz, bir ateş çukurunun tam kenarında idiniz de o sizi oradan kurtarmıştı. İşte Allah size âyetlerini böyle apaçık bildiriyor ki doğru yola eresiniz.” (Âl-î İmrân 3:103) Bir inciyi görüp, güzelliğinden, ışıltısından etkilenmemek mümkün mü? Göz ardı edebilir miyiz, o beyazlığın, o saflığın görkemini? Bir kez gördükten sonra, aynı gözlerle bakabilir miyiz etrafa? Peki, hiç düşünür müyüz? O inci, gözlerimizin önünde belirene dek neler görüp geçirdi? Kaç kişi kirletmek istedi onun hayranlık uyandıran beyazlığını ya da kaç kez kaldırmak istediler bu dünyadan, onun mukaddes varlığını? Çok denediler elbet! Yeryüzü İncileri’nden ses çıkmasın, içlerinde soluk alınmasın diye uğraşanlar oldu ki, aman Allah’ım o ne kin, o ne yıkıcı bir melanet! İşte Kul Şerif Cami, böylesi şer peşinde koşanlara verilen en muazzam karşılıklardan bir tanesi! Nice zamanlar görüp geçirdi! Ne yıkımlar ne saldırılar atlattı da; Allah’ın izni, müminlerin gayretiyle bugünlere geldi! Caminin tarihi yüzyıllar öncesine, bugünkü Tataristan Özerk Cumhuriyeti topraklarında hüküm süren Kazan Hanlığı Dönemi’ne kadar uzanıyor. 1552 yılında, Orta Asya topraklarındaki barış ve adaletin yegâne temsilcilerinden Kazan Hanlığına karşı, Rus Çarı Korkunç İvan sefer düzenleyip, Kazan şehrini kuşatıyor. Başta Kul Şerif ve talebeleri olmak üzere şehrin Müslümanları, tüm güçleriyle kuşatmaya karşı koyuyorlar ancak muvaffak olamıyorlar. Kazan’ın Rusların eline geçmesiyle bölgedeki 4 yüz yıllık Türk hakimiyeti sona eriyor. Yetmezmiş gibi neredeyse tüm cami ve medreseler de yıkılıyor. Yıktırılan camilerden biri de Kul Şerif Cami. Camiye adını veren Kul Şerif ve onun talebeleriyse, onlarca müminle birlikte katlediliyorlar. Aradan geçen asırlar boyunca, Tataristan’ın Müslüman halkı ne Kul Şerif’i unutuyor ne de Kul Şerif Cami’ni! Nasıl unutulabilirdi ki, Kul Şerif gibi ilmi ile İslam’a hizmet eden, talebeler yetiştirip, kaleminden nadide şiirler dökülen biri! Takvimler 1996’yı gösterirken, özerkliğine kısa süre önce kavuşup adeta yeniden doğan Tataristan’da, caminin daha evvel bulunduğu yerde tekrar inşa edilmesine karar verildi! Bu kararın uygulanması için hem Tataristan Müslümanları hem de dünyanın pek çok İslam ülkesi maddi yardımlarda bulundular. Herkes biliyordu, Kul Şerif Cami’nin Tataristan’ın manevi iklimi için çok kıymetli olduğunu! Ve yine biliyorlardı ki, Ayet-i Kerime’de Yüce Allah “Hep birlikte Allah'ın ipine (Kur'an'a) sımsıkı sarılın. Parçalanıp bölünmeyin. Allah'ın size olan nimetini hatırlayın...” diye buyuruyordu. Bu yolda birlik olundu ve nihayet, büyük uğraşların ardından, 2005 yılının temmuz ayında Kul Şerif Cami; Kazan Şehri’nin kuruluşunun bininci yılında ibadete açıldı. Bugün, Kazan Şehir siluetinin en önemli parçası bu cami! Şehrin neresinde olursanız olun minareleri gözüküyor. Hem gece hem gündüz parıl parıl parlıyor! Genişçe bir avluya sahip Kul Şerif Cami’nin giriş kısmı İslam eserleri müzesi olarak da kullanılıyor. Üst kat ise özellikle bayram günlerinde ibadet etme arzusundaki müminlerce dolduruluyor. Geleneksel İslam mimarisi unsurları ile Osmanlı izlerinin yanı sıra, barok esintiler de göze çarpıyor Kul Şerif Cami’nde! İşlemeler göz doldururken, en çok lale motifi çekiyor dikkatleri üzerine. Lale, Tasavvufta Allah’ın varlığı ve birliğini temsil ettiği gibi Tataristan Halkı tarafından yeniden doğuş ve gelişimin simgesi olarak görülüyor. Aynı zamanda lale, Tataristan Müslümanları Dini İdaresi’nin de sembolü! Ve bir bütün olarak Kul Şerif Cami, Tataristan’daki İslami varlığın bir sembolü! Öylesine güçlü ki, görür görmez avucunun içine alıyor insanı Kul Şerif Cami. Huzur ve mutlulukla sarıyor bizi! Ne de olsa, ardında koca bir tarih, koskoca bir ümmetin gayreti ve Alemlerin Rabbi’nin salahiyeti var! 🔔 Özgün içerikler için kanalımıza abone olmayı unutmayın... Abone olmak için tıklayın: https://www.youtube.com/yayindiyanet?sub_confirmation=1 🔔 Bizi aşağıdaki diğer dijital platformlarda da takip edebilirsiniz. 🌐 http://diyanetyayinlari.gov.tr ✔️ https://www.facebook.com/yayindiyanet ✔️ https://www.instagram.com/yayindiyanet ✔️ https://twitter.com/yayindiyanet #DijitalYayınlar #Kazan #Tataristan #Cami

Yeryüzü İncileri - Bölüm 10 - Kurtuba Camii

Yeryüzü İncileri - Bölüm 10 - Kurtuba Camii

YERYÜZÜ İNCİLERİ

“Allah'ın mescitlerinde onun adının anılmasına engel olan ve onların harap için çalışandan daha zalim kim olabilir? Aslında bunların oralara ancak korka korka girmeleri gerekir. Böyleleri için dünyada rezillik var, ahirette de büyük bir azap vardır.” (Bakara suresi 2/114) Dünya uçsuz bucaksız bir umman! Ecelken buradaki tek baki liman, nedir şer ile bir olanların bu yıkıcı uğraşlarına sebep olan? Dünyayı saran ışıktır mübarek dinimizden yayılan! Kur’an-ı Kerim’in esaslarıdır, Yüce Allah’ın bize farz kıldıklarıdır İslam medeniyetinden dünyaya kalan! İlimdir, irfandır, hikmettir, adalettir, imandır! Tüm insanlığa hizmet eden nadide yapılardır! Ve onların içinde bir tanesi var ki Endülüs Emevi Devleti’nden miras! Öylesine müstesna, fevkalbeşer adeta! El-Mescidü’l-Kebîr, yani büyük mescid ve ulu cami isimleriyle de anılan Kurtuba Camii'nin Yapımına 786 yılında başlandı. Zaman içerisinde yapılan eklemelerle, günden güne genişleyip büyüyen bu eşsiz mabet; nihayetinde bugünkü sınırlarına ulaştı. Caminin temelini, Kurtuba Emevi Emirliği Dönemi’nde I. Abdurrahman atarken, bilinen ilk halini ise oğlu I. Hişâm tamamladı. Caminin inşası için yapılan ön hazırlıklar sırasında bile, İslam’ın adalet anlayışına gölge düşürecek her halden kaçınıldı! Nitekim, caminin yapılacağı arazinin sahibi, bir Hristiyan’dı ve satmak için belirlediği fiyat oldukça fazlaydı! Devrin hükümdarı I. Abdurrahman isteseydi, bu araziyi sahibinin elinden çekip alırdı! Ama, elbette böyle bir şey yapmadı! İstenilen bedeli verdi ve bu eserin ortaya çıkması için cami inşaatında bizzat çalıştı! Kurtuba Cami için dönemin en iyi malzemeleri, devrin en mahir ustalarının elinde işlendi! Tahta kısımları Lübnan’dan, süslemeler için kullanılan zümrüt, inci gibi kıymetli taşlar Irak’tan, Suriye’den getirtildi. Caminin, oldukça sade olan dışına karşın iç tarafı göz kamaştıran bir zenginlikle bezendi! İç kısımda kullanılan ve 860 sütuna oturtulan iki katlı kemerleri kırmızı ve beyaz taşlarla kaplı. Sütunların buraya kazandırdığı ihtişam ve insan üzerinde bıraktığı tarifsiz etki; süslemeler ve kûfi yazılar ile birleşince muhteşem bir hal alıyor. Alt kısmı, usta ellerin işlediği oymalarla süslenen sedir ağacı tavan, çarpıcı renklerle boyanmış durumda! Caminin genel tezyinatını oluşturan motiflerin en yoğun olduğu nokta ise mihrap önü. Burada kullanılan altın yaldız, etraftaki mozaikler ve kabartma yüzeyler ile bir bütünlük oluşturuyor. Kurtuba Cami, her detayıyla eşsiz bir ahenge ev sahipliği yapıyor! Yüzyıllar boyunca görkemiyle dört bir yana nam salmış olan bu parlak inci, bugün hala dünyanın en önemli mimari eserlerinden biri! Ancak öyle zor zamanlardan geçmiş ki, hatırladıkça ürpertiyor bu durum her mümini! 1492’de yıkılmaya yüz tutan Endülüs Emevi Devleti’ni ve Kurtuba’yı ele geçiren Hristiyan güçleri, önce bu mübarek mabede sığınmış olan Müslümanları öldürdüler. Ardından yağmaya başlayıp talan ettiler. 1523 yılında orta kısmına bir kilise inşa edip, caminin kudretini hepten ortadan kaldırmak istediler! Fakat, ne kadar uğraşsalar da olmadı! O günden bugüne kim gidip görse bu diyarı, hep camiyi andı, daima onun eşsizliğine hayran kaldı! Ne dillerden, gönüllerden silebildiler burayı ne de bir benzerini yapmaya muvaffak olabildiler. Ne Kurtuba Cami unuttu, bağrına sığınmış masumların feryatlarını ne de o büyük hesap günü geldiğinde unutulacak yaptıkları! Allah, İslam topraklarında zalime, namerde geçit vermesin, müminlerin birliğine, ömrüne zeval gelmesin. 🔔 Özgün içerikler için kanalımıza abone olmayı unutmayın... Abone olmak için tıklayın: https://www.youtube.com/yayindiyanet?sub_confirmation=1 🔔 Bizi aşağıdaki diğer dijital platformlarda da takip edebilirsiniz. 🌐 http://diyanetyayinlari.gov.tr ✔️ https://www.facebook.com/yayindiyanet ✔️ https://www.instagram.com/yayindiyanet ✔️ https://twitter.com/yayindiyanet #DijitalYayınlar #Kurtuba #Cami #Cordoba #İspanya #Kordoba

Yeryüzü İncileri - Bölüm 9 - Şeyh Zayid Camii

Yeryüzü İncileri - Bölüm 9 - Şeyh Zayid Camii

YERYÜZÜ İNCİLERİ

“Sizin velîniz ancak Allah’tır (cc), peygamberidir (sas), bir de Allah’ın (cc) emrine boyun eğerek namazı dosdoğru kılan, zekâtı veren müminlerdir.” (Mâide suresi 5/55) Birleşik Arap Emirlikleri’nin başkenti Abu Dabi’de yer alan Şeyh Zâyid Cami, görkemiyle görenleri kendisine hayran bırakıyor. Aynı anda onbinlerce müminin ibadet etmesine imkan veren bu güzide mabed, dünyanın en büyük 3 camisinden biri! Bu özelliğiyle, halk tarafından, Büyük Cami ya da Ulu Cami olarak da anılıyor. Caminin planlanması, inşa edilecek yeni bir cami için 1988 yılında açılan proje yarışmasına dayanıyor. Gönderilen projeler arasından birinci olmayı başaran, Suriyeli Mimar Yousef Abdelky tarafından tasarlanan bu eşsiz eser oluyor! Birkaç yıl sonra, 1996’da başlatılan çalışmalar 2007 yılında tamamlanıyor. Ve camiye, 2004 yılında hayatını kaybeden, Birleşik Arap Emirlikleri’nin kurucusu Zâyid bin Sultan el-Nehyan'ın anısına Şeyh Zayid ismi veriliyor. Kendisinin defnedildiği anıt mezar da cami içerisinde yer alıyor. Zeyd bin Sultan el-Nehyan, devlet başkanlığı görevini yürüttüğü yıllar boyunca, ülkesi ve halkının hayrına olduğunu düşündüğü pek çok şeyi gerçekleştirmiş. Ülkenin dört bir yanında inşa edilen camiler, hastaneler, yerel halkın zenginleşmesi için kurulan ticarethaneler ve yaptığı toprak reformu bunlardan sadece birkaçı! Üstelik Şeyh Zayid farklı İslam ülkelerine de sürekli olarak yardımda bulunmuş. Birleşik Arap Emirlikleri’nin Müslüman halkı da bu camiye yaptığı hayırları unutmayarak onun adını vermiş! Şeyh Zayid Cami, eşine az rastlanır bir süslemeye sahip. Camide kullanılan hemen her detayın kıymetine neredeyse paha biçilemiyor. Zira Türk, Arap ve Fars mimari geleneğinin yanı sıra, Kuzey Afrika ile Hindistan’daki İslam mimarisi motifleriyle bezenen Şeyh Zayid Cami; tam 1048 kolon üzerinde yükseliyor. Dört köşesinde birer minare yer alırken üst kısmını 82 kubbe örtüyor. Avlu kısmı, bu muazzam yapının ihtişamına uygun biçimde, özel olarak Makedonya’dan getirtilen beyaz sivek mermeriyle kaplı. Burada revaklı bir geçit ile havuz da bulunuyor. Revakların sütun başlarında yaldızlı hurma desenleri göze çarpıyor. İç ve dış duvarları süsleyen çinilerin bir kısmı da Türkiye’nin, kıymeti dünyaca meşhur İznik çinileri! Caminin ana ibadet bölümü olan merkezi iç bölümü, bir özelliğiyle tüm dünyadaki camilerden ayrılıyor. Buradaki zemin 5627 metre büyüklüğünde bir halıyla kaplı. Bu halı, dünyanın en büyük ve tek parça el dokuma halısı olma özelliğine sahip! Ayrıca 1200 kişi tarafından 2 yıl gibi bir sürede dokunduğu da biliniyor. Aynı zamanda Şeyh Zayid Cami, dünyanın en büyük avizesine de ev sahipliği yapıyor. Caminin mihrabı arkasında yer alan kıble duvarına Yüce Yaradan’ın 99 ismi altın harflerle işlenmiş durumda! Kısacası Şey Zayid Cami, gidip gören her Müslümanın manevi duygularını harekete geçirirken, bir yandan da bunca dünya nimetini kullarının önüne seren Rabbimize şükrü hatırlatıyor! Bize düşen, yüzyıllar boyunca; adaletiyle, ilmiyle, mimarisiyle ve elbette ahlakı ve yaşam biçimiyle dünyaya örnek olan İslam medeniyetinin bugünkü mensupları ve temsilcileri olduğumuzu unutmadan yaşamak! Yeryüzü İncelerinde ve her an her yerde sahip olduklarımıza şükredip Yaradan’a sığınmak! 🔔 Özgün içerikler için kanalımıza abone olmayı unutmayın... Abone olmak için tıklayın: https://www.youtube.com/yayindiyanet?sub_confirmation=1 🔔 Bizi aşağıdaki diğer dijital platformlarda da takip edebilirsiniz. 🌐 http://diyanetyayinlari.gov.tr ✔️ https://www.facebook.com/yayindiyanet ✔️ https://www.instagram.com/yayindiyanet ✔️ https://twitter.com/yayindiyanet #DijitalYayınlar #Şeyh #Zayid #Cami #AbuDabi

VİDEO

13 video listelendi.

Yeryüzü İncileri - Bölüm 13 - Padişah Camii
Yeryüzü İncileri - Bölüm 12 - Putra Camii
Yeryüzü İncileri - Bölüm 11 - Kul Şerif Camii
Yeryüzü İncileri - Bölüm 10 - Kurtuba Camii
Yeryüzü İncileri - Bölüm 9 - Şeyh Zayid Camii
Yeryüzü İncileri - Bölüm 8 - Gazi Hüsrev Bey Camii
Yeryüzü İncileri - Bölüm 7 - Delhi Cuma Mescidi
Yeryüzü İncileri - Bölüm 6 - Hazret Sultan Camii
YERYÜZÜ İNCİLERİ - BÖLÜM 5 | İKİNCİ HASAN CAMİİ
YERYÜZÜ İNCİLERİ - BÖLÜM 4 | AYASOFYA-İ KEBİR CAMİİ ŞERİFİ
YERYÜZÜ İNCİLERİ - BÖLÜM 3 | MESCİD-İ AKSA
YERYÜZÜ İNCİLERİ - BÖLÜM 2 | MESCİD-İ NEBEVİ
YERYÜZÜ İNCİLERİ - BÖLÜM 1 | KÂBE-İ MUAZZAMA