TAKDİM
ZAMANIN RUHU
Dr. Lamia LEVENT ABUL
Gençlik; yetişkinlik ve çocukluk arasında kurulmuş, harcı toplumun geleneklerinden ve zamanın ruhundan karılmış bir köprüdür. Her yeni nesil, toplumsal belleği bir önceki kuşaktan teslim alırken içinde yaşadığı zamanın formlarıyla harmanlar. Böylelikle bir yandan millî ve manevi değerler muhafaza edilirken bir yandan da toplumları atalete sürükleyen, dinamiğini kaybetmiş birtakım uygulamalar ayıklanır. Zira aslolan, geleneğin salt muhafazası değil, o geleneğin yenilenerek, öz değerleri korunarak devam ettirilmesidir. Kimi zaman yanlış uygulamaların, din dışı hurafelerin, bilimsellikten uzak âdetlerin de gelenek içerisinde kendine yer açtığı unutulmamalıdır. Bu noktada hem gençlere hem de yetişkinlere önemli sorumluluklar düşer. Çatışmadan uzlaşmanın yolları aranmalı, yetişkinler açısından gençlerin fikir ve sözleri bütünüyle eleştirilmemeli, gençler açısından da geçmiş kuşakların bellekleri toptan reddedilmemelidir. Ancak o zaman köprüler sağlam temeller üzerine kurulur, öz değerler korunurken miadını doldurmuş sözler zamanla köşesine çekilir.
Diyanet Aile Dergisi olarak bu dosyamızı nesiller arası iletişimin sağlıklı bir şekilde devam edebilmesi için hazırladık. Sema Bayar “Yozlaşmadan Uzlaşmak” yazısında her neslin geçmiş kuşakların rahle-i tedrisinden geçerek hayata karışsa da asıl şeklini içinde yaşadığı zamanın ona dayattığı kalıplarda aldığını vurguladı. Yeni nesil yoksulluk ve yoksunluk tanımlarının kuşaklar arasında doğru iletişimi nasıl etkilediğini dile getirdi. Aydın Hız, gençlerin dilinden seslendi: “Beni Anlıyor musunuz?” Dr. Kübra Çiçekli Bir Ayet Bir Yorum köşemize “Değişim ve Zaman Ekseninde İnsanın İhtiyaç Algısı” yazısıyla katkı sundu. Ali Necip Erdoğan, Varlık Aynası’nda “İhlas” kavramını ele aldı. İnsanın bir şeyin değerini bilmekle yetişkinliğe adım attığını vurgulayan yazar, "İhlas, kulun bir ağacın dalları gibi saçaklanan bütün duygularını, düşüncelerini ve fiillerini bir odakta toplar ve Yüce Allah’a (c.c.) yöneltir." dedi.
Hadislerle Aile köşemizde Ayşe Sağlam, “Sadakanın Değerlisi” yazısını kaleme aldı. Ayşe Ünüvar, Sandık İçi köşesinde “Aşure Geleneği”ni yazdı. Nahide Üşümez Altınöz, “Geriye mi Dönsek, Geri mi Dönüştürsek?” ile kalemini çevre bilincine çevirdi.
Bu ay söyleşimizi Türkiye’nin Otomobili Girişim Grubu A.Ş’nin CEO’su Gürcan Karakaş ile gerçekleştirdik. Karakaş ile Türkiye’nin otomotiv endüstrisindeki büyük hamlesi TOGG’u konuştuk.
Sizleri dergimizle baş başa bırakırken 30 Ağustos Zafer Bayramı’nızı kutluyor, bu vatan toprağını canları pahasına koruyan aziz şehitlerimizi ve ahirete irtihal etmiş gazilerimizi rahmet ve minnetle anıyoruz. Yeni hicri yılın ilk ayı olan muharrem ayınızı tebrik ediyor, birlik ve beraberliğimizi güçlendirmesine vesile olmasını temenni ediyorum.