KİTAPLIK

YUNUS EMRE

Nagihan AYDIN

“Ben gelmedim dava için, benim işim sevi için

Dost’un evi gönüllerdir, gönüller yapmağa geldim…”

İslam kültüründe yetişmiş, ölümsüz eserleriyle ve insanlara aktardığı evrensel değerleriyle XIII. yüzyıldan bu yana Anadolu’da rayihası eksilmeyen şefkat ve merhametin medeniyeti, gönül köprümüz Yunus Emre…

Yunus Emre’yi, asırlar öncesinden günümüze kadar gelen insanlığı kucaklayan çağrısına kulak verip sözüyle, duruşuyla, düşüncesiyle kültür ve medeniyetimizde bıraktığı silinmez izlerle, günümüzde eksikliği duyulan değerleriyle hatırlamaya ne dersiniz?

Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından basımı yapılan “Yunus Emre” adlı kitap birbirinden değerli başlıklardan oluşuyor.

“Yunus Emre Hayatı ve Edebî Şahsiyeti” adlı yazıda, Prof. Dr. Şahin Köktürk, Yunus Emre’nin doğumu, menkıbevi hayatı ve edebî şahsiyetiyle ilgili bilgiler sunuyor. Ayrıca Yunus Emre’nin edebî şahsiyetini yücelten yaşadığı devrin zorlukları ve böyle bir dönemde dünyanın mutluluğundan ziyade manevi arayışta olan insanlara umut aşılamasından bahsediyor.

Kitapta, Yunus Emre’nin evrensel nitelikte olan düşüncesine yer verilirken insan sevgisi, hoşgörüsü, varlık düşüncesi gibi onun şahsına ait belirleyici yönleri titizlikle okuyucuya sunuluyor.

Yunus Emre’nin birçok şiirinde ölümle yüzleşme temasının olması, modernizmle gelen ego gibi tehlikeli durumlardan ve modern insan üzerindeki tezahürlerinden bahseden Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Modernizm Kıskacında Mentör Yunus” adlı yazısında ayrıca hümanizmin egoyu beslediğine değiniyor. Prof. Dr. Nurullah Çetin ise Yunus Emre’nin hümanist olmadığına; onun insanı, Allah’ın bir sanat eseri olarak sevdiğine vurgu yapıyor.

Divanı incelendiğinde 592 yerde “ışk/aşk” sözcüğünü kullandığı görülen Yunus Emre, yine ışk ile en fazla od/ateş sözcüğünü ilişkilendiriyor. Pervane felsefesinde “ol ve öl” yani “ölmeden önce ölmeyi”, yaşarken hakikati kavramayı işaret eden bu düşüncesini divanından örnek metinlerle sunan Doç. Dr. Ümral Deveci, “Yunus Emre’de Işk Oduna Yanmak” adlı yazısında Yunus Emre’nin “Işka tanışık sığmaz değme can göğe ağmaz / Pervane gibi oda yanmayan âşık mıdır?” dizeleriyle sesleniyor.

Sonsuzluğa açılan kapı olan ölümün Yunus Emre’deki karşılığından, onun musikiye etkilerinden ve ahlak muallimi olarak görülmesine vesile olan Risaletü’n-Nushiyye adlı eserinden de seçkiler sunulan kitap, Yunus Emre’nin nesilden nesle aktarılmasında teveccühe layık bir anlatımla siz değerli okuyucularımızın istifadesine sunulmuştur.