KİTAPLIK
YAPAY ZEKÂ TRANSHÜMANİZM VE DİN
Mustafa Mirza DEMİR
Günümüz teknolojisinin, hayatımızın her alanında artık çok büyük etkisi olduğu yadsınamaz bir gerçek. Endüstri devrimleriyle başlayan değişim/dönüşüm süreci bugün akıllı telefonlar, akıllı evler, nanoteknoloji, yapay zekâ, uzay gezileri, otonom araçlar, insan robotlar vb. etkenlerle öyle bir noktaya ulaşmıştır ki sürece ayak uydurabilmek için akademik çalışmaların da aynı hızla yürütülmesi elzem hâle gelmiştir. Son zamanlarda üzerinde en çok konuşulan konular, “Yapay Zekâ” ve “Transhümanizm” olarak öne çıkmaktadır.
Diyanet İşleri Başkanlığı yayınları arasında yerini alan “Yapay Zekâ Transhümanizm ve Din” adlı eserin editörlüğünü Muhammed Kızılgeçit ve Muhammet Yeşilyurt üstlendi. Yarının dünyasına yön vereceği iddia edilen söz konusu meselelere ışık tutacağına inandığımız kitap, birbirinden kıymetli akademisyenlerin kalemlerinden neşet eden yazılardan oluşuyor.
Bütün dünyada olduğu gibi bizim toplumumuzda da yaşanan bu dönüşümün sadece teknik açıdan değil, dinî, tarihî, sosyokültürel ve felsefi açıdan da değerlendirilmesi gereğine binaen meydana gelen bu eserin başlıklarından bazıları şu şekildedir: “Yapay Zekâ ve Din”, “Yapay Zekânın Sektörlere Etkisi”, “Yapay Zekâda Ruh/Bilinç ve Menşei Problemi”, “Toplum ve Din Bağlamında Yapay Zekâ”, “Dijital Din Teorisi: Dijital Din, Geleneksel Dine Karşı”, “Dine Büyük Meydan Okuma: Transhümanizm”, “Transhümanizmin Hristiyan Kökenleri”...
“Nihilist Transhümanizm: İnsanın Buharlaşması” başlıklı yazısında Prof. Dr. Adnan Bülent Baloğlu, “Bugün materyalist teknoloji uygarlığının çığlık çığlığa ünlendiği her başarı, aynı zamanda insanlığın vicdan kalesinin surlarında açılan bir gediği haykırmaktadır.” ifadeleriyle aklıselim okurların vicdanına sesleniyor. “Dijitalleşme-Yapay Zekâ-Transhümanizm Bağlamında Din ve Dindar’a Dair” başlıklı yazısıyla esere katkıda bulunan Doç. Dr. Ahmet Dağ ise “Çok kısa bir ömre sahip olan internetin, kadim bir varlığa sahip olan dinin üzerinde dönüştürücü olması meselesi, dinin muhataplarının
(inananların, dinî irşatla vazife olunan kişilerin, kurumların) üzerinde düşünmesi gereken önemli bir meseledir.” diyerek son zamanlarda ortaya çıkan “sanal din”, “dijital din” gibi kavramlara da dikkat çekiyor. “Yapay Zekâ ve Din” başlıklı yazısında yapay zekâ meselesini etraflıca ele alan Prof. Dr. Ercan Öztemel’in uyarısını da eklemeden geçmeyelim: “Yapay zekâ ekseninde yürütülen çalışmalar ve gelişmeler, bir taraftan olumlu gelişmelere ışık tutarken diğer taraftan istenmeyen durumlara da yol açacak potansiyele sahiptir. Bu nedenle sürecin çok iyi yönetilmesi gerekmektedir.”
Bu alanda ilahiyat ve bilim camiasına mühim katkılar sağlayacağına inandığımız bu değerli eseri okurlarımızın istifadesine sunarken eserde emeği olanlara da teşekkür ediyoruz.