UZMANINA
SORDUK
Su Yönetimi Genel Müdürlüğü
Türkiye’nin su kaynakları bakımından zengin bir ülke olduğunu biliyoruz ancak son yıllarda artan nüfus ve iklim değişikliği gibi faktörler su kaynaklarını nasıl etkilemektedir? Ülkemizde suyun sürdürülebilir yönetimi ve gelecek nesillere temiz su temin etme konularında karşılaşılan en büyük zorluklar nelerdir ve bu zorluklarla başa çıkmak için hangi stratejiler ve politikalar izlenmektedir?
Ülkemiz, küresel iklim değişikliğinin etkilerinin yoğun olarak hissedildiği Akdeniz iklim kuşağında yer almakta olup iklim değişikliğinin olumsuz sonuçlarından en fazla etkilenecek ülkeler arasındadır. İklim değişikliğinin etkilerine hızlı nüfus artışı, artan sanayileşme ve kentleşme gibi faktörlerin de eklenmesiyle önümüzdeki 100 yıl için yapılan iklim değişikliği tahminlerine göre, ülkemizde su kaynaklarının yaklaşık %25 oranında azalması beklenmektedir.
Su kıtlığı veya stres durumunu tanımlamak için kullanılan uluslararası Falkenmark indeksine göre iklim değişikliği etkileri ve artan nüfusla birlikte kişi başına düşen kullanılabilir yıllık su miktarının 2030 yılından itibaren 1000 metreküpün altına düşeceği ve yakın gelecekte ülkemizin su kıtlığı çeken ülkeler sınıfında yer alacağı öngörülmektedir.
Tarım ve Orman Bakanlığı Su Yönetimi Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen iklim değişikliğinin su kaynaklarına etkisi çalışmaları kapsamında, ortalama sıcaklıkların 6oC’ye kadar artacağı, ülkemizin yıllık toplam yağış miktarının, bölgesel olarak değişmekle birlikte ortalama %10 civarında azalacağı öngörülmektedir. Artan sıcaklıklarla birlikte, gelecek dönemde yağışların kar yerine daha çok yağmur olarak düşmesi ve bu durumun özellikle yaz aylarında su stresine neden olması beklenmektedir.
Ülkemizde gelecek dönemde daha sık, şiddetli ve uzun süreli kuraklıklar, sıcak hava dalgaları ve orman yangınları beklenmektedir. Ayrıca kısa süreli fakat şiddetli sağanak yağış görülen günlerin sayısındaki artış ile beraber, ani oluşan taşkınlarda da önemli artışların olması öngörülmektedir
Ülkemizin iklim değişikliğinden bu derece olumsuz etkileneceği gerçeği, bu etkileri en aza indirgeyecek hatta fırsata çevirecek olan “iklim değişikliğine uyum” faaliyetlerinin önemini ortaya çıkarmaktadır.
Sektörel kullanımlarda su kayıplarının önlenmesi, suyun verimli kullanılmasını sağlayan teknoloji ve uygulamaların yaygınlaştırılması, bireysel ve kurumsal farkındalığın artırılması, su ayak izinin azaltılması, yağmur suyu, gri sular, kullanılmış sular gibi alternatif su kaynaklarının kullanımının yaygınlaştırılması günümüzde artan su talebine karşı önemli çözümler sunmanın yanı sıra, iklim değişikliğinin etkilerini azaltmak için de kritik uyum faaliyetleridir.
Yağmur suyu hasadı ve gri suyun kullanımı faaliyetleri, Türkiye’de henüz yeterli uygulama alanı olmayan ancak uygulanması elzem olan iklim değişikliğine uyum faaliyetlerindendir. 2021-2023 yıllarında yürütmüş olduğumuz bir çalışma ile büyükşehir teşkilatına sahip olan 30 ilimiz için yağmur suyu hasadı ve gri suyun kullanımı faaliyetlerinin fayda-maliyet analizleri yapılmış, uygulama zorlukları araştırılmıştır. Uygulayıcı yerel birimlerin farkındalığı artırılarak söz konusu uygulamaların kullanımının 10 yıl içinde ülke genelinde yaygınlaştırması hedeflenmektedir.
İklim değişikliğinin en önemli olumsuz etkilerinden biri olan kuraklıklara karşı hazırlıklı olunması ve kuraklık risklerinin olumsuz etkilerinin asgari düzeye indirilmesi maksadıyla Su Yönetimi Genel Müdürlüğü tarafından ülkemizin tamamında 25 nehir havzasında “Kuraklık Yönetim Planları” hazırlanmıştır. 25 havzada tamamlanan Kuraklık Yönetim Planları kapsamında belirlenen tedbirlerin uygulanması ile yılda yaklaşık 11 milyar metreküp su tasarrufu sağlanabilecek olup bu miktar İstanbul ilinin 9, Ankara ilinin 23 veya Konya havzasının 2 yıllık toplam su ihtiyacına eşittir. Ayrıca kuraklık tahmini ve erken uyarı sisteminin kurulması çalışmalarına 2024 yılında başlanması ve bu çalışmaların 2027 yılında tamamlanması hedeflenmektedir. Bu sistem ile sayısal hava tahminleri kullanılarak kısa ve orta vadede oluşabilecek yağış ve akış eksiklikleri tahmin edilerek kuraklık yönetim planlarının sağlıklı bir şekilde uygulanması ve kuraklık öncesinde su kullanıcılarına gerekli uyarıların yapılarak kuraklık kaynaklı kayıpların en aza indirilmesi hedeflenmektedir.
Değişen iklime uyum sağlanması, su kaynaklarının korunması ve sürdürülebilir yönetiminin sağlanması maksadıyla 31 Ocak 2023 tarihinde Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi’nin himayelerinde başlatılan ve Bakanlığımızın koordinasyonunda yürütülen “Su Verimliliği Seferberliği” kapsamında yüksek su tüketimine sahip sektörlerde suyun verimli ve sürdürülebilir şekilde kullanılmasına yönelik çalışmalar yürütülmektedir.
Verimlilik ifadesinin ihtiyaçların kısıtlanmasını ifade eden tasarruf ifadesinden ayrışan bir yönü var. Su verimliliğiyle doğru tüketim davranışları ve verimli tekniklerle hiçbir ihtiyacımızı ötelemeden birim sudan azami faydayı elde etmeyi amaçlıyoruz.
İlave olarak, ülkemizin mevcut su kaynaklarının miktar ve kalitesinin ortaya konması ve korunarak geliştirilebilmesi için su kaynaklarının izlenmesi elzemdir. Bu kapsamda Su Yönetimi Genel Müdürlüğünün misyon, vizyon ve politikaları doğrultusunda ülkemizin tüm havzalarını kapsayacak şekilde izleme programları hazırlanmıştır. Bu programlar aracılığıyla, tüm havzalarda su miktarı ve kalitesi takip edilmekte, su kaynaklarımız üzerinde baskı oluşturan kirleticiler tespit edilmekte ve gerekli önlemler alınmaktadır.
Su Yönetimi Genel Müdürlüğü tarafından yer üstü su kaynaklarımızın kalitesinin korunması, iyileştirilmesi ve sürdürülebilir yönetimi maksadıyla çalışmalar yapılmaktadır.
Sizce su yönetimi konusunda eğitim sisteminde hangi alanlara daha fazla vurgu yapılmalıdır? Özellikle çocukların ve genç nesillerin su kaynaklarının korunması ve sürdürülebilir kullanımı konularında bilinçlenmesi için ailelere düşen görevler nelerdir?
Su kaynaklarının etkin ve verimli kullanımını çocuklara ve gençlere öğretmek, sürdürülebilirlik ve kaynakların geleceğe aktarımı açısından önem taşımaktadır. Bu bağlamda suyun önemi, iklim değişikliğinin etkileri ve suyun verimli kullanımı hakkında bilinçlendirme çalışmaları yapılmalı; okullarda eğitim verilmesinin yanı sıra, ebeveynler de su verimliliğini temel alan davranışlarıyla çocuklara örnek olmalıdır.
Ailelerin evlerinde su verimliliği uygulamalarını göstermesi ve çocuklarına bu uygulamaların gerekliliğini aktarması, çocuklarıyla birlikte su tasarrufu uygulamalarını destekleyen ve suyun sürdürülebilir kullanımıyla ilgili toplumsal bilinci artırmaya yönelik hazırlanan etkinliklere katılmaları gelecek nesillerin bilinçlenmesinde faydalı olacaktır.
Su Yönetimi Genel Müdürlüğü olarak Millî Eğitim Bakanlığı ile iş birliği içinde 3 ve 4. sınıf öğrencilerimize su verimliliği konusunda eğitim kitleri hazırladık. www.suverimliligi.gov.tr adresinde eğitim kitimizi öğretmenlerimizin ve öğrencilerimizin erişimine açtık. Tarım ve Orman Bakanlığı ailesi olarak her şehrimizde düzenli olarak okullarımızda eğitimler veriyoruz.
Sadece Ankara’da Milli Eğitim Bakanlığı iş birliği ile 162 bin öğrencimize öğretmenlerimiz tarafından su verimliliği eğitim kitimiz kullanılarak eğitimler verildi.
Su yönetimi evlerde sadece bir günlük kullanım alışkanlığı değil kaynakların korunmasına katkıda bulunma sorumluluğunu da içerir. Bu bağlamda, günlük hayatta su kullanımında farkındalık oluşturmanın yanı sıra, suyun doğru ve etkili bir şekilde yönetilmesini sağlamak için evlerimizde hangi önlemleri alabiliriz?
Seferberlik sürecinde vatandaşlarımıza örnek teşkil etmek maksadıyla kamu kurumlarında su verimliliği çalışmalarını başlattık, “Binalarda Su Verimliliği Hedefi ve Uygulama Kılavuzu” ve “Binalarda Su Verimliliği Sistem Kurulumu Talimatı”nı tüm kamu kurum ve kuruluşlarımızla paylaştık. Kılavuzda yer alan su kullanımlarına yönelik “azalt”, “değiştir” ve “yeniden kullan” stratejilerinin hayata geçirilmesiyle binalardaki su kullanımlarında %25 oranında tasarruf sağlanmasını hedefliyoruz.
Suyun verimli kullanılması ve israfın engellenmesi adına şunlar yapılabilir: Ellerimizi yıkarken, dişlerimizi fırçalarken ve tıraş olurken gereksiz yere akan musluğu kapatmalıyız. Sensörlü musluklar ve tasarruflu musluk ucu aparatlarından faydalanabiliriz. Duş alırken suyun ısınmasını beklerken boşa harcanan suyu biriktirip çiçek sulamak gibi işlerde kullanabiliriz. Duş sürelerini kısaltmalı ve tasarruflu duş başlıkları tercih etmeliyiz. Rezervuara su dolu pet şişeler yerleştirerek bölgenin hacmini azaltabiliriz. Sızıntıları tamir ettirmeli ve ön yıkama yapmadan çamaşır ve bulaşıkları yıkamalıyız. Sebze ve meyveleri bir kapta yıkayıp bu suyu çiçek sulamak gibi işlerde kullanmalıyız. Daha az su tüketen temizleme yöntemlerini tercih etmeliyiz. Bahçemiz varsa kurakçıl peyzaj kullanarak ve sabah erken veya akşam saatlerinde sulama yaparak su tüketimini azaltabiliriz.
Su Verimliliği Seferberliği Projesi’nin öncelikli hedefleri arasında yer alan su tasarrufu ve sürdürülebilir su yönetimi konularında, kamuoyu ve sektör paydaşlarıyla iş birliği ve farkındalık artırma çalışmalarının yanı sıra altyapı iyileştirme projeleri gibi somut adımların da olduğunu biliyoruz. Bu kapsamda, projenin farklı alanlarda (tarım, sanayi, evsel kullanım vb.) uygulanmasını planlarken hangi stratejileri öncelikli olarak belirlediniz? Ayrıca bu stratejilerin uygulanmasıyla beklenen sonuçları ve sürdürülebilirlik açısından öngörülen etkileri değerlendirirken dikkate aldığınız faktörler nelerdir?
Değişen İklime Uyum Çerçevesinde Su Verimliliği Strateji Belgesi ve Eylem Planı (2023-2033) kapsamında ülkemizin su kaynaklarının korunması ve verimli kullanılması ve kentsel su verimliliği hedeflerine ulaşılması için 39, tarımsal su kullanım verimliliği hedeflerine ulaşılması için 26, endüstriyel su kullanım verimliliğinin iyileştirilmesi için 12 ve bütün sektörleri etkileyen su verimliliği bileşenlerinin yaygınlaştırılması için 37 eylem olmak üzere toplam 114 adet eylem belirlenmiştir.
Strateji Belgesi ile ortaya koymuş olduğumuz vizyonda, su verimliliği bileşenleri kapsamında öncelikle içme suyu temin ve dağıtım sistemlerindeki su kayıplarının azaltılması, tarımsal sulama randımanının artırılması, sanayide su verimliliğinin artırılması, kişi başı su kullanımının azaltılması tedbirlerinin yanı sıra arıtılmış atık su, yağmur suyu, gri su, deniz suyu gibi alternatif su kaynaklarının kullanımının yaygınlaştırılması, su verimliliğini teşvik edici fiyatlandırma politikalarının ve tarımsal planlamalarda özellikle “suya göre tarım” prensibinin benimsenmesi gibi tedbirlerin de ivedilikle hayata geçirilmesi son derece önemli.
Strateji Belgemiz ve Su Verimliliği Eylem Planlarımız paydaşlarımızın istifadelerine sunulmuş olup suyun tüm sektörlerde verimli kullanılmasına yönelik stratejilerin ve eylemlerin tüm kurum ve kuruluşlar tarafından hassasiyetle ve ulusal sahiplenmeyle uygulanması büyük önem arz ediyor.
Yağmur suları, gri sular, arıtılmış atık sular gibi alternatif su kaynaklarının yaygınlaştırılması, verimli tekniklerin, teknolojilerin, ekipman ve malzemelerin tercih edilmesi gibi önlemler ile artan su talebini cevaplarken suyun etkin bir şekilde kullanılması ve çevresel etkilerin azaltılmasını sağlamak mümkün.
Sonuç olarak, ülkemizi bekleyen kuraklık ve su kıtlığı riskine karşı mevcut su kaynaklarımızı verimli ve sürdürülebilir şekilde kullanmak zorundayız. Bu kapsamda kentsel, endüstriyel, tarımsal ve bireysel su verimliliği hedeflerimize ulaşabilmek için çalışmalarımıza devam ediyoruz.