TOPUK DİKENİ
Uzm. Dr. Reyhan KÖROĞLU
Topuk, kalkaneus kemiği ve plantar fascia isimli bağdan oluşur. Plantar fascia, topuk ile ayak önü kemikleri arasında uzanan ve kemikleri birbirine bağlayan yumuşak dokudur. Topuk dikeni, plantar fascianın kalkaneus ile birleşim noktasında kalsiyum iyonlarının çökmesi ile oluşur. Topuk dikeni kronik bir süreç olup uzun dönemde meydana gelir.
Topuk dikeni, topuk kemiğinin alt kısmında kalsiyumun birikmesiyle oluşan kemiksi bir çıkıntıdır. Bu çıkıntının uzunluğu 2 cm’ye kadar ulaşır ve röntgende kolayca teşhis edilir. Aslında topuk bölgesinde ağrıya neden olan “plantar fasciit” olarak bilinen topuktaki yumuşak dokunun iltihaplanmasıdır. Plantar fasciit ve topuk dikeni ağrısı sık karıştırılan iki ağrıdır ve ikisine de halk arasında “topuk dikeni” denir.
Topuk Dikeni Nedenleri Nelerdir?
• Artrit
• Obezite
• Ortopedik olmayan ayakkabılar
• Yürüme sorunları
• Parmak arası terlik
• Reiter hastalığı
• Omurga ya da bel romatizması
• Yaygın idiyopatik iskelet hiperostozu
• Plantar fasciit
• Sportif aktiviteler: Koşma ve zıplama
• Sert yüzeyler: Sert yüzeylerde yürümek veya sert tabanlı ayakkabıları tercih etmek
• Travma: Topuğu çarpma, sert vurma gibi travmalar
• Yaşlanmak: İlerleyen yaşla birlikte topuk dikeni de gelişebilmektedir.
Topuk Dikeni Belirtileri
• Sabah yataktan çıkarken atılan ilk adımda topukta bıçak gibi keskin ağrı
• Gün içinde kesik kesik ağrı
• Topuk iltihabı veya topuk şişmesi
• Topuk altında kemik benzeri çıkıntı
• Topukta yürümeyi zorlaştıran bir hassasiyet hissi gibi durumlar gözlemlenebilir.
Topuk dikeni olan kişilerde yukarıdaki belirtiler gözlemlenebileceği gibi, bazı kişilerde hiçbir belirti görülmeyebilir.
Topuk Dikeni Nasıl Anlaşılır?
Topuk dikeninin en önemli şikâyetlerinden biri kişinin sabah yataktan kalktıktan sonra birkaç adım atmasıyla birlikte ortaya çıkan ağrı şikâyetidir. Topuk dikeninin en belirgin özelliklerinden biri de bu ağrının genellikle birkaç adım attıktan sonra ortadan kaybolmasıdır.
Bazı durumlarda hasta uzun bir süre bir yerde oturduğunda ve ayağa kalkmak istediğinde de ağrı veya kesik kesik sancılar ortaya çıkabilir.
Topuk dikeninin en önemli etmenlerinden biri de gün boyunca gergin olan tendonun, uyuma esnasında ayağın ön tarafa gitmesiyle birlikte belirli bir kısalığa gelmesidir. Bu durum topuk dikeni olmayan kişilerde herhangi bir soruna yol açmazken topuk dikeni olan kişilerde acıya neden olabilir.
Hastanın birkaç adım atmasıyla birlikte tendon yırtılmaları oluşabilir ve bu da hastanın ağrı ya da kesik kesik acı hissetmesine neden olabilmektedir.
Tedavi Yöntemleri
Tedavide osteoartritin temel prensipleri izlenir. Ortopedik ayakkabı, tabanlık veya topukluk ile taşınan yükü azaltma, non-steroid antiinflamatuarlar (NSAİİ), lokal kortikosteroid ve anestezik enjeksiyonları, iyontoforez, mikrodalga ve ultrason uygulamaları gibi fizik tedavi modaliteleri yaygın uygulanan tedavi yöntemleridir. Germe ve güçlendirme programları; aşil tendon kısalığı, ayak intrensek kaslarındaki zaaf gibi fonksiyonel risk faktörlerinin düzenlenmesinde yarar sağlar.
Topuk dikeni tedavisinde girişimsel olmayan yöntemleri içerisinde podo-taping diye bilinen bantlama yöntemi, uygulaması ve takibi zor olan gece atellerine, parmak arası makaralara, asla düzenli yapılamayan ayak egzersizlerine göre çok daha iyi bir alternatiftir.
70’li yılların ortasında Japon kayropraksi ve akupunktur uzmanı Dr. Kenzo Kase tarafından geliştirilen bu bantlama metodu ile ağrılara müdahale, hiçbir ilaç kullanmadan ciltteki reseptörler sayesinde gerçekleşir. Cildin çeşitli katmanlarında yer alan bu reseptörler, bantlama sayesinde uyarılarak harekete geçirilir.
Kafes şeklindeki özel ağrı bantlarıyla birlikte uygulandığında, özellikle ağrı hissedilen noktalarda anında rahatlama sağlar.
Topuk Dikeni Tabanlığı
Topuk dikeni tedavisinde özel tabanlıkların kullanılması tedavinin olumlu sonuçlanması açısından son derece önemlidir. Topuk dikeni tabanlığı kişinin ayağına uygun olarak özel yapılmalıdır.
Tabanlığın ayağı darbelere karşı koruması, yürümeyi kolaylaştırması ve ayağa baskı hissini en aza indirmesi gerekir. Ortez olarak da geçen topuk dikeni tabanlığı topuklara yüklenen baskıyı azaltmak için ayakkabının içine yerleştirilir.
Topuk Dikeni Ameliyatı
Topuk dikeni ameliyatı sadece topuk bölgesine değil, topuk bölgesinin üst kısmındaki geniş alanda yer alan sinir uçları ve kaslara gevşetme işlemi yapılır. Ameliyat sonrası hastanın altı haftalık bir iyileşme süreci vardır. Hasta, bu süreci ayağına takılan özel bir aparatla (atel veya jel) birlikte ayağının üstüne basmadan ve buz tedavisi uygulayarak geçirir.
Hastanın dikişlerinin alınmasından sonra egzersizlere ve fizik tedavi programına başlaması planlanır. Hastanın 6. hafta sonrasında yavaş yavaş yürümesi ve 8. hafta sonunda normal yaşamına dönmesi beklenir.
Topuk Dikeni Egzersizleri
Topuk dikeni egzersizleri, ayak altındaki kasların uzamasına ve güçlenmesine yardımcı olmaktadır. Topuk dikeni egzersizlerini uygulamak ve kişiye özel tabanlıklı ayakkabı kullanmak topuk dikeni tedavisinde oldukça önemlidir.
Topuk dikeni egzersizi için bir havlu ya da uzun bir bezden faydalanabilirsiniz. Bezi ayağınızın tam altına gelecek şekilde yerleştirerek havluyu kendinize doğru çekerek 5’e kadar sayıp bırakarak birkaç tekrar hâlinde uygulayabilirsiniz.
Bir başka egzersiz de, ayağınızın altına merdane, top veya cam bir şişe yerleştirebilir çok bastırmadan hafif masaj yapar bir şekilde 3 dakika boyunca ileri geri yuvarlayabilirsiniz.
Son olarak bir bacağınızı diğer bacağınızın üstüne atarak oturur bir pozisyon alabilir ve bir elinizde ayak parmaklarınızı, diğer elinizde ise topuğunuzu tutarak ters yönlere doğru ayağınızı esnetme egzersizlerini yapabilirsiniz.