TERS KÖŞE

Zeynep ÇELİK

Yazmak, duygu ve düşünceleri kelimelere dökmek, hiç tanımadığın insanlarla aranızda harflerden köprüler örmek keyifli olduğu kadar meşakkatli bir uğraştır. Bir cümleyi kurarken olası onlarca kombinasyon arasından en estetik olanı, meramınızı en doğru anlatacak şekli bulup çıkarmak için büyük emek ve çaba sarf etmek gerekiyor. Muhatabınızı göz önünde bulundurduğunuzda ne kadar çok insana ulaşmak isterseniz dilinizi o kadar rafineleştirmek, etkileyici ama basit bir anlatımı tercih etmek üzere kalemini açıyorsunuz. Hafsa Fidan Vidinli, Diyanet Aile Dergisi’nde kaleme aldığı “Ters Köşe” yazılarını bu hassasiyetle yürüterek okurlara her ay farklı bir pencereden seslendi. Dergide neşredilen yazılar bir araya gelerek okurların istifadesine sunuldu. Kitapta yer alan her yazı gündelik hayatın içinden gelen farklı bir duyumsayışın izlerini taşıyor.

“Hırpani”de doğum ve ölümün insanları bir çırpıda hizaladığı fakat hayatın insana kelimeler ve rüyalar bahşettiği anlatılıyor. Düş göremeyecek kadar yoksul ve aslında yoksun olan insanların da çaresizliğine ayna tutuluyor. Bir başka yazıda balondan korkan çocukların dünyalarına doğru bir seyre çıkılıyor: “Burkina Faso, Afrika’da bir ülke. ‘Mutlu insanlar ülkesi’ anlamına geliyor ismi.” Fakat ismiyle müsemma bir ülke değil maalesef. Balonun ne olduğunu bilmeyen, o basit fakat eğlenceli oyuncakla henüz tanışmayan çocukların dünyası, okuru hayrete düşürüyor.

“Annelerin Oksijen İhtiyacı” ise şu hakikati fısıldıyor kulağımıza: Mutlu nesiller ancak mutlu kadınların elinde yetişir. Zira anneler sahip oldukları merhametle evine, çocuklarına karşı fedakârlık yaparken kimi zaman kendi ihtiyaçlarını öteleyerek bir süre sonra nefessiz kalabiliyor. Bağımlı çocuklar yetiştirme tehlikesi de maalesef kapıda bekliyor. “Güzel Bizim Kalsın”da çevre bilincinin, vatan sevgisinin daha çocuk yaşta nasıl yeşertileceğinin ipuçları veriliyor. “Makosen”le geçmişe doğru tatlı bir yolculuğa çıkılarak şehir hayatının insana kaybettirdiği pek çok erdeme dikkat çekiliyor. Eser birbirinden farklı konularla farklı zaman ve mekânlarda akıp giderken okur da hayatı bütün veçheleriyle görme imkânı buluyor. Kâh bir otobüs yolculuğunda kâh doğa yürüyüşünde kâh ise arkadaşlarla içilen sıcacık bir çayın buğusunda…