TELESKOBUN UZAYLISI
Muhammed Kâmil YAYKAN
Her şey şu soruyla başladı galiba; “Orada ne var?” İnsanoğlunun dünyaya gönderildiği ilk günden bu yana belki de en büyük merakı, ora. Adına binlerce şiir yazılmış, dilden dile mitolojik öyküler aktarılmış, nesilden nesle efsaneler süregelmiş. Çocuklar kâh Orion’un kemerinde nice seferlere çıkmış kâh Müşteri yıldızının muazzam çekim gücüne kapılmış. Evet, oradan bahsediyoruz, uzaydan. Geçen ay yegâne komşumuz Ay’ın bundan sonraki uzay misyonlarında bir üs olacağından bahsetmiştik. Bu ayki konumuz uzaydaki en yeni gözümüz olacak. James Webb Uzay Teleskobu.
Önce teleskobun uzaylısı kavramını açıklayalım. Biz insanların keşfetmek arzusuyla yaptığı ve uzaya doğrulttuğu mercekli aletlere teleskop deniyor. Uzay teleskobu; evimizde, bahçemizde, balkonumuzda kullanabildiğimiz bu teleskoplardan çok farklı. Adı üstünde uzay teleskobu. Yani uzayda. Dünya’nın dışında. Verileri oradan toplayıp bize gönderiyor.
BİLİYOR MUSUNUZ?
• Uzaya bir teleskop gönderip gözlemlere oradan devam etme fikri ilk olarak 1946’da Amerikan teorik fizikçi ve gök bilimci Lyman Spitzer tarafından ortaya atılıyor. Çalışmaların ardından ilk uzay teleskobu 1968 yılında göreve başlıyor.
• Uzay teleskoplarının en meşhuru ise Hubble Uzay Teleskobu. 24 Nisan 1990’da Yakın Alçak Dünya Yörüngesi’ne gönderilen Hubble, o günden beri görevine devam ediyor.
• Hubble, Dünya atmosferinin dışına konumlandırılmış, o zamana kadarki en güçlü teleskop olma özelliği ile görevdaşlarına büyük bir fark atıyor ve yeni galaksilerin keşfinde büyük bir rol oynuyor. Tabiri caizse çığır açıyor.
• Ancak gelişen teknolojik imkânlar Hubble’ın da ötesine geçiyor ve “Uzayda daha neler var?” sorusu daha yüksek sesle sorulmaya başlıyor.
TEKNOLOJİNİN SON HARİKASI,
JAMES WEBB UZAY TELESKOBU
• Aralık 2021’de uzaya fırlatılan James Webb, uzun, upuzun bir yolculuk sonrasında Lagrange noktasına ulaşarak faaliyetlerine başlıyor. James Webb’i diğer uzay teleskoplarından ayıran en önemli özelliklerin başında belki de konumlandığı Lagrange noktası geliyor.
• Peki, nedir Lagrange noktası, ne işe yarar, nerededir? Şöyle ki, az önce Hubble’ın Dünya atmosferinin dışına konumlandırıldığını ve atmosferik parazitlerden azade olduğunu söylemiştik. James Webb ise çok daha uzakta. Ay’dan yaklaşık dört kat daha uzak mesafede, kabaca söylemek gerekirse bir buçuk milyon kilometre ötede, Dünya ile Güneş’in kendi özel konumlarından kaynaklanan Lagrange 2 yörüngesinde çalışıyor. Dolayısıyla Dünya’nın ve Güneş’in ışığından minimum düzeyde etkilenecek ve Güneş’i daima arkasına aldığı bir yörüngede hareket edecek.
• James Webb Uzay Teleskobu, yaklaşık 6,2 ton ağırlığında, 20 metre yüksekliğinde ve 14 metre genişliğinde. Uzayın derinliklerine gönderilmesi bu denli zor olan bir cismin üzerinde bir de kelimenin tam anlamıyla nanometrik ölçümler yapabilen, 18 parçalı, altıgen, altın kaplama aynalar var. Toplam alanı 25,4 metrekare olan bu aynaları oraya sapasağlam gönderip mükemmel bir uyumla konumlamanın ardında ise üst düzey mühendislik ve origami yatıyor.
• James Webb’in en önemli parçası belki de az önce bahsettiğimiz aynaları. Bu son teknoloji sensörlerle ve kameralarla donatılmış aynalar çok ama çok küçük bir noktaya hep birlikte odaklanabiliyor. 18 ayna, tek bir enstrüman gibi çalışıyor ve ortaya büyüleyici görüntüler çıkıyor.
• James Webb’den ilk görüntüler 12 Temmuz 2022 tarihinde geldi. Uzayın şimdiye dek “bakılmayan” alanlarından gelen fotoğraflar ise göz kamaştırıcı. Allah’ın yaratma kudretinin ne denli büyük olduğunun, bizim anlayışımızın ise ne kadar aciz ve sınırlı olduğunun göstergesi âdeta.
GELECEK SAYIDA…
Kâğıt uçağı kim sevmez ya da hangimiz kâğıttan bir kayık yapıp yüzdürmedik zamanında. James Webb’in uzaya taşınmasından iç mekân tasarımlarına, çeşitli figürlerden oyuncaklara çok geniş bir yelpazede kullanılan ve içimizdeki çocuğu her daim canlı tutan origamiden bahsedeceğiz. Görüşmek üzere…