PEYGAMBERİMİZ, CAMİ VE AİLE

Dr. Lamia LEVENT ABUL

Camiler tarih boyunca toplumların teşekkülünde önemli rol oynamış, Müslüman bilincin oluşmasına katkı sağlamıştır. Kapıları bütün inananlara açık olan camilerimiz, birlik ve beraberliğin şaşmaz teminatı oldukları gibi çağları aşan kültür ve medeniyetimizin de nişanesidirler. Müslümanlar genci ihtiyarı, kadını erkeğiyle cami ile irtibatlarını sağlam tutarak bireysel ve içtimai hayatlarını taksim etmişlerdir. Bu peygamberî sünnet, ailelere örnek olmuş, toplumun çekirdeğini oluşturan ailelerimiz hem kendileri hem de nesilleri için cami merkezli bir hayat tasavvuruyla yaşamı idame etme gayreti göstermişlerdir. Böylelikle İslam’ın bu iki müstesna değeri cami ve aile, irşat merkezli rabıta kurarak toplumun şekillenmesinde önemli bir rol oynamış, Müslümanların ilk andan itibaren üzerine titrediği, ihlasla koruduğu, sevgi ve merhametin neşvünema bulduğu kurumlar olmuşlardır.

Bitip tükenmez dünya telaşlarının karşısında fâniliğe bir nazire olarak baki olanın kapısının çalınmasından, bir ailenin bütün fertleriyle camiye gitmesinden; o mabedin bir yanda ihtiyarın halis duaları bir yanda çocuk gülüşleri bir yanda da gençlik heyecanlarıyla şenlendirilmesinden daha değerli ne olabilir? Diyanet Aile Dergisi olarak dosyamızda “ Peygamber, Cami ve Aile” konusuna yer vererek bu heyecana ortak olmaya çalıştık. Zehra Tuncel, “İslam’ın İki Müstesna Değeri: Cami ve Aile” yazısıyla dosyamızda yer aldı, “Kapıları bizim için ardına kadar açık olan camilerimizi ihya etme görevimiz var. İslam’la tanıştıktan sonra en güzel şekilde yaşamak için öğrenme gayretiyle yanıp tutuşan sahabilerin çabasına, ensar kadınlarının cesaretine ihtiyacımız var. Çocuklarımızı küçük yaşlarından itibaren caminin neşesiyle tanıştırma sorumluluğumuz var.” diyerek bizlere sorumluluklarımızı hatırlattı. Meral Günel, “İnşa ve İmar Sarkacında Camiler” yazısı ile katkı sundu: “Modern dünyanın bireysel ve aile hayatımız dâhil bütün ilişkilerimizi hatta kendi benliğimizi, rollerimizi böldüğü hayat biçiminin kargaşası içinde camiler, ismiyle müsemma misyonlarıyla insanı Rabbi, kendisi ve toplumuyla bir araya getirerek içsel bütünlüğünü gerçekleştirmesine yardım eder.” Bir Ayet Bir Yorum köşemizde İmran Elagöz Taşkın, Nahl suresi 16. ayetin ışığında “Güzel Öğüt” yazısını kaleme aldı. Hacer Ayaz, Hadislerle Aile köşemiz için “Emsalsiz Merhametiyle Peygamberimiz ve Çocuk Sevgisi”ni yazdı. Bu ayki söyleşimizi Ahmet Murat Özel’le edebiyat üzerine gerçekleştirdik.

Ali Necip Erdoğan “Kurucu Fiil Sevmek”, Kaan H. Süleymanoğlu “Hafızlık Medeniyeti”, Sümeyra Çelik “Bereketli Hilalin Merkezi Kudüs”, Umut Güner “Kadim Bir Gelenek: Mevlit Alayları” ile dergimizde yer aldı. Sizleri birbirinden kıymetli yazar ve yazılarımızla baş başa bırakırken camilerimizin geçmişte olduğu gibi bugün ve gelecekte de toplumun her kesimini ve ailenin bütün fertlerini bir araya getirmesini murat ediyor, bu ay idrak edeceğimiz Mevlit Kandili’nizi tebrik ediyor, tüm İslam âlemi için hayırlara vesile olmasını niyaz ediyoruz.