TAKDİM
Doç. Dr. Fatih KURT
Allah Teâlâ ilk insan ve ilk peygamber Hz. Âdem’i yaratmış, onu ve onun soyundan gelecek insanları yeryüzünün halifesi kılmıştır. Bazı topluluklar kendilerine gönderilen peygamberlere iman etmiş bazıları ise onları yalanlamıştır. Rabbimiz ifsat olan kavimlere elçiler göndermiş; her resul gönderildiği toplumu Allah’a ve emirlerine itaate davet etmiştir. Bu elçilerden sonuncusu Peygamber Efendimiz (s.a.s) ve vahiy halkasının sonuncusu Kur’an-ı Kerim’dir.
İslam dini Hz. Muhammed (s.a.s) elçiliğinde tüm insanlara gönderilen ve kıyamete dek yaşayan herkesi hakka çağıran vahiy ile başlamıştır. Kur’an-ı Kerim ve son peygamber Hz. Muhammed’in (s.a.s) hadisleri dinimizin asli kaynaklarını oluşturmakta, sırat-ı müstakime ulaşmanın yollarını ortaya koymakta; nasıl inanmamız ve yaşamamız gerektiğini bize öğretmektedir. Kur’an’daki ayetler İslam’ın temelini oluşturmakta, Efendimizin sözleri ile davranışları bu temel üzerine açıklayıcı ve tamamlayıcı olarak dinin binasını tesis etmektedir. Resulüllah bu durumun altını “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu şaşırmayacaksınız: Allah’ın kitabı ve peygamberinin sünneti.” (Muvatta, Kader, 3.) hadis-i şerifiyle çizmiştir.
Zaman içerisinde çeşitli gruplar, farklı farklı sebeplerle dinin kaynaklarını kendilerince yorumlamış, Kur’an ve hadislerde geçen ifadeleri bağlamından koparmış, bilerek yanlış yorumlayarak anlamda tahrife sebep olmuş, uydurmalar yapmış, emellerine ve amaçlarına hizmet edecek şekilde kullanmış; çıkarları doğrultusunda İslam’ı ve Müslümanların dinî değerlerini istismar etmişlerdir. Mümin, istismardan korunabilmek, başkalarının yönlendirmesi ile hareket etmemek, fark etmeksizin birilerinin çıkarlarına hizmet etmemek için İslam’ın temel değerlerinden sapmamalı, söylenen her şeyi sorgulamalı, düşünmeli, vahiy ve akıl süzgecinden geçirmelidir. Allah’ın emrettikleri ile ters düşen, Efendimizin örneklik ettiği yaşam ile uyuşmayan söylemlere, fikirlere karşı tetikte olmalı ve algısını açık tutmalıdır.
Diyanet Dergisi olarak bu ay “İslam’ın Asli Kaynaklarından Sapmamak” konusunu gündemimize taşıdık. Bu sayımıza Prof. Dr. İlyas Çelebi: “İslam’ın Asli Kaynaklarını Doğru Anlamanın Yöntemi Üzerine”, Prof. Dr. Ali Avcu: “İstismarın Kaynakları Ya Da Kaynakların İstismarı”, Doç. Dr. Bahset Karslı: “Dijital Çağda Bilginin Referans Değeri” adlı yazılarıyla katkıda bulundular. Söyleşi konuğumuz Prof. Dr. Şamil Dağcı Hocamız.
Bu vesile ile okurlarımızın Kurban Bayramı’nı tebrik ediyor, milletimize, ümmetimize ve tüm insanlığa hayırlar getirmesini Rabbimizden niyaz ediyorum.
Bir sonraki sayımızda görüşmek üzere, iyi okumalar…