SÖZ
Cengizhan ORAKÇI
Hangi sözü sözlükler tam açıklayabilir ki, sadece bir yaklaşımdır o sözün dağına her açıklama. Sözler, insan dilinde uçan kuşlardır, iklime ve mevsimlere göre kendilerine uçuşlar seçer; canı ister alçaktan uçar, kimi de yükseklerden uçar da başı döner insanın. Sözler de insanlar gibidir yani.
Söz der de geçeriz, oysa sözler geçmez kalır söylendiği yerde; o yerleri unutmamalıdır. Sözün kıymeti vardır, kıymetten düşürmemelidir, o düşerse söyleyen de onunla düşer, toza toprağa belenir. Sözü taşırken dikkati elden bırakmamalıdır.
İnsan biraz da söz demektir; söylediği sözler ile tartılır. Hafif sözler söyleyenin ağırlığı ne olacaktır değil mi? Söylediğimiz sözler kadardır bizim pahamız. Ama ağır söz söyleyip ağır olalım derken, “sözün ağırı”nı da kolay kolay etmemelidir; ağır söz gidip hassas bir kalbi kırabilir. Kıran sözler vardır, sakınmalıdır onları etmekten.
Yunus’umuz “Söz ola kese savaşı / Söz ola kestire başı” derken sözün keskinliğini hatırlatır biz unutkanlara. Dilden çıkan bir söz gidip kavgaya sebep olursa, kanlar akıtırsa sonra biz de üzülürüz niye böyle yaptım diye. Tatlı sözlerin zehirli bir aşı bal eylediği de unutulmamalıdır; “Söz ola ağulu aşı / Bal ile yağ ede bir söz.”
Söz deyip geçmemek gerek. Her söz ağızdan çıktıktan sonra geri dönüşsüz bir yolculuğa başlar; onu iyi uğurlamak gerektir yollara. Gittiği yerlerde, geçtiği yollarda bakarsınız sizden bir iz bırakır.
Alınan sözleri iyi tutmak gerektir. Yanılıp yakılıp sözü ayağa düşürmemelidir. Ayağa düşen söz artık geri düştüğü yerden kalkamaz, kalksa bile kırık döküktür kemikleri, kaynamaz bir daha.
Biz sözden ibaretiz, hayvanlardan ayrılmamız da söz ile. Papağanlar bizden birkaç söz öğrense de söz sahibi yine biziz. Sözlerin altında imzamız vardır.
Verilen sözleri tutmak da insan olmanın bir gereğidir. Tutulmayan söz bizi insan olmaktan çıkarırsa hangi sözleri bulsak çare değildir artık.
Bir söz ehli bulunursa bu gürültülü ve telaşlı zamanlarda hemen kulak verip dinlenmelidir, söz ehlinin dilinde sözler sütten ırmak olup akar çünkü.
Ne demiş büyükler eski zamanlarda, “Söz bir, Allah bir”; büyükler demişlerse, boşa dememişlerdir. Onların sözü yabana atılmaz.