SANCAK’IN KALBİ
NOVİ PAZAR
Dudu ALKAN
Bir göçmen mahallesinde çocukluğunuz geçtiyse etrafınızdaki dükkân tabelalarında Mostar, Köprü, Sancak, Novi Pazar yazılarını okuyarak büyümüşsünüzdür. Hep merak ettiğim bu isimlerin anlamını tarihimizi, köklerimizi okudukça öğrendim. Meğer suyun diğer tarafında kalanların köklerine duyduğu özlemi dindirmek için kullanılıyormuş. Meğer Sancak, Köprü, Novi Pazar birer kelime değil; göçün, hayatın, hasretin ta kendisiymiş.
Gün geldi, devran döndü, yolum çocukluğumdaki komşu evlerin tarihi ile kesişti. Sırbistan’ı gezerken rotamızı Novi Pazar’a çevirdik. Belgrad’a 280 km mesafede olan bu şehrin oldukça kötü bir yolu var. Sanki gitmeyin der gibi ama geçmişteki anılarım beni Novi Pazar’a çağırıyordu.
Dallarında bahar çiçeklerinin açtığı zamanda karşıladı beni Novi Pazar. Yüzlerinde gülümsemesi eksik olmayan Boşnak halkı sımsıcak davrandı bize. Türkiye’de eğitim görenlerle rahatlıkla Türkçe konuştuk. Novi Pazar Sırbistan’ın içinde ama oradan kültür, tarih, insan olarak çok farklı bir bölge. Belgrad’dan sonra Novi Pazar’ı gezmek çölde vaha bulmak gibiydi.
Burası Sancak Bölgesi’nin kalbi, burası İshak Paşa’nın fethettiği kadim topraklar, burası birbirlerine sıkıca tutunmuşların, yüzlerinde tebessümle dolaşanların şehri Novi Pazar. Şehirlerin nehirlerle, nehirlerin insanlarla tarihsel süreç içerisinde kopmaz bağları vardır. Dünyanın birçok kadim şehri, nehir kenarına kurulmuştur. Golija Dağlarının arasındaki ova üzerinde bulunan Raşka Nehri’nin iki yakaya ayırdığı bu şehir, her köşesini dolduran Boşnak kültürüyle apayrı bir güzelliğe bürünmüş.
Her şehri gezmeye başlamadan önce tarihini okumak, önemli yerlerini daha dikkatle dolaşmamızı sağlar. Ben de okuduğum bilgilerde Novi Pazar ve Sancak’ın birlikte anıldığını gördüm. Sancak bölgesi günümüzde Sırbistan ile Karadağ arasında kalan, Osmanlı Dönemi’nde teşekkül etmiş idari bir bölgeymiş. Balkanlar’ın ortasında, yolların kesişme noktasında, stratejik öneme sahip. Bu nedenle Osmanlı Devleti, Balkanlar’daki fetihlere buradan başlamış ve bu bölgeyi bir üs olarak kullanmış. Osmanlı İmparatorluğu’nun Avrupa’daki sancağının burada kalması nedeniyle “Sancak” olarak bilinen bölgenin merkezi Novi Pazar. Osmanlı döneminde küçük bir şehir olmasına rağmen stratejik konumu itibariyle önemli bir yerleşim yeri olarak öne çıkmış.
İshakoğlu İsa Bey tarafından kurulan bu şehre, Osmanlı Devleti tüm Balkan topraklarında olduğu gibi çok önemli eserler inşa etmiş. Fatih Sultan Mehmet’in namaz kıldığı yere İsa Bey Camii’nin yapıldığı rivayet edilir. Osmanlı Dönemi’nde Novi Pazar oldukça ünlü bir Balkan şehriymiş.
Bugün resmî olmayan kayıtlara göre 120 bin civarında olduğu söylenen nüfusun büyük çoğunluğu Müslüman Boşnaklardan oluşuyor. Sırbistan sınırları içerisinde Müslümanların en yoğun yaşadığı şehir burası. Önemli ticaret yollarının üzerinde olan bu şehre ecdat çok sayıda kervansaray, han ve hamam inşa etmiş. Gelmiş geçmiş en büyük gezginlerimizden olan Evliya Çelebi’nin Seyahatname’sinde söylediği gibi bu şehirde çok sayıda cami, mescit varmış. Ancak bu yapılardan sadece on yedi tanesi günümüze ulaşabilmiş. Ecdadımızın bu kadar güzel ihya ettiği şehirden günümüze az sayıda Osmanlı eseri ulaşsa da dilimizde Fatihalarla geçmişimizi hayırla yâd ederek gezmeye başlayalım.
Altun Alem Camii
Balkanlardaki diğer Osmanlı camileri gibi sade bir mimarisi olan bu caminin tek minaresi ve tek kubbesi bulunuyor. Mevlânâ Muslihuddin tarafından 1550 yılında yaptırılan cami, ilk önce Muslihuddin Mescidi olarak anılıyor. Daha sonra Cuma Camii adını almış, günümüze ise Altun Alem Camii olarak ulaşmış. Novi Pazar’ın en önemli tarihî eseri diyebiliriz. Bugün hâlâ dimdik ayakta olan cami, eski çarşının yanı başındadır.
Amir Ağa Han
Amir Ağa Konağı, 17. yüzyılda inşa edilmiş Novi Pazar çarşısındaki en eski tarihî yapıdır. İstanbul ve Balkanlar arasındaki ticaret sırasında tüccarların sıklıkla konakladığı bu handa Osmanlı izlerini görebilirsiniz. Otel konseptinde hizmet vermeye devam eden bu esere, şehre gelen turistler çok ilgi gösteriyor.
İsa Bey Hamamı
Osmanlı Devleti’nde Üsküp ve Bosna’da beylik yapmış İshakoğlu İsa Bey tarafından yaptırılan bu hamam, bugün Novi Pazar’ın göz bebeğidir diyebiliriz. Simetrik odalara sahip olan bu eser, toplamda on bir adet kubbe ile örtülüdür. Kubbeler farklı boyutlardadır ve altıgen açıklıklar içerir. Burası çok önemli bir kültürel anıt olarak kabul edilmektedir. Restorasyon çalışmaları sürse de şu an için kafe olarak hizmet veriyor. Biz bu tarihî eserde oturup uzun bir mola verdik gezimize. Böyle bir şahane eserin yapımında kimler çalıştı, kimler ustalık yaptı, kimler çizimine katkı sundu? Her noktasında emeği olanları düşündüm, hayırla yâd ettim.
Novi Pazar Eski Çarşı
Küçük bir yaya caddesinden oluşan bu çarşı, Amir Ağa Han ve birçok otantik dükkânı içine almaktadır. Şehrin merkez noktasındaki bu yerde, saçaklı evlerin arasında yürümek gerçekten huzur verici. Burası sakin bir şehir dolayısıyla gürültü ve kargaşadan uzaklaşmış olacaksınız.
Novi Pazar Yeni Çarşı
Şehrin görsel kimliğine yeni bir form vermek için 20. ve 21. yüzyıllarda büyük bir genişleme yaşanmış. Bu yeni çarşıda yer alan sebil, Saraybosna Sebili’nin replikası gibidir. Vrdnik Oteli, Novi Pazar Belediye Sarayı, İslami Çalışmalar Fakültesi de yeni çarşıdadır.
Leylek Camii
Novi Pazar’ın en eski camilerinden biri olan Leylek Camii adını, minareye yuvalarını inşa eden leyleklerden almıştır. Girişin sağ tarafında sekizgen taşlı bir minare var. Tarih boyunca geçmişte birkaç kez yakılıp tahrip edilmiş. Caminin avlusunda yumuşak mavi gökyüzüne uzun uzun bakmayı sakın unutmayın.
Novi Pazar Kalesi
İshakoğlu İsa Bey’in Novi Pazar’a kazandırdığı bir başka yapı da Novi Pazar Kalesi’dir. Şehrin ortasında duran kaleden sadece “Eski Kule” adı verilen bir kule ayakta kalmış olsa da Novi Pazar için hâlâ güzel bir manzara sunuyor.
Bor Camii
Hacı Ömer’in 1516’da yaptırdığı Bor Camii, savaşlar sırasında büyük oranda tahrip edilmiş. Sadece duvarlarının alt kısmı ile minaresi, yapıldığı dönemdeki şeklini muhafaza ediyor. Günümüzde restore edilerek tekrar ibadete açılsa da eski görünümüne bir daha kavuşamamış.
Bu eserlerin yanı sıra Sırbistan’ın 700’lü yıllarına kadar olan tarihine ışık tutan, arkeolojik alan Stari Ras Novi Pazar’da turistlerin en popüler uğrak noktalarından biri diyebiliriz. Novi Pazar’ı çevreleyen Golija Dağı’na da vaktiniz varsa bir tur düzenleyebilirsiniz. Doğa yürüyüşü veya piknik yapmak için mükemmel bir konum ve manzara sunuyor.
Novi Pazar sokaklarını dolaşırken çocuk sesleri eşlik etti bize. Bir yerde çocuk varsa yaşam vardır, mutluluk vardır. Biz sokaklarda Osmanlı’dan kalma huzuru hissettik. Kulağımıza gelen Boşnakça kelimelerden mutlu olduk. Ecdadımızın bize bıraktığı miraslardan biri, Müslüman Boşnak halkına olan sevgimizdir. Türkiye’nin ismini duyunca gözleri parlayan Novi Pazar halkı ile bu sevgimiz karşılıklı. Engin hoşgörüsü ile medeniyetlere öncülük eden Osmanlı, hâkimiyeti döneminde manastır ve kiliselere sahip çıkmış, onları özenle koruyup kollamış. Böylelikle bu önemli tarihî eserler de günümüze kadar ulaşmayı başarmış.
Novi Pazar’da Yemek Kültürü
Boşnak kültürü olur da yemekler güzel olmaz mı? Tabii ki çok güzel et yemekleri, hamur işleri, börekler, mantılar hâkim mutfağa. Biz kahvaltıda börek ile güne başladık. Her çeşit böreğin odun ateşinde pişirildiği dükkânlardan birinde bu lezzetli böreklerden yemelisiniz. Ayrıca buralarda çok yaygın olan geleneksel çevapî kebabınıda tatmadan dönmeyin. Hediye olarak eşinize dostunuza Balkanlar’ın meşhur tatlarından ayvar, isli et alırsanız bence çok seveceklerdir.
Novi Pazar’da halk çoğunlukla ticaretle uğraşıyor. Ticaretin yanında şehirde ziraat, hayvancılık ve ormancılıkla birlikte mobilya, kereste ve tekstil gibi sektörler de gelişmiş durumda. Tarihine, köklerine sıkıca sarılmış Novi Pazar halkı her sektörde üretmeye, çalışmaya gayret ediyor.
Bir göçmen komşumuz derdi ki: “Biz gürültülü konuşuruz, tıpkı göç ettiğimiz topraklardaki nehirlerin sesleri gibi yüksek çıkar sesimiz. Bizim kimliğimize yerleşmiştir heyecanlı konuşmak; coşkun akan nehirlerimiz gibi”. Müslüman Boşnak halkın, Balkanlar’dan göç ettiğinde ellerinde toprakları değil, anıları kalmış. Hep geçmişi konuşup anılarla yaşamışlar. Dillerinde hep bir türkü hep bir mâni vardır. Çünkü önceki nesillerle bağlarını Boşnakça dilleriyle, ninnileriyle, ezgileriyle sağlamışlar. Bir göçmen mahallesindeki bir evde özenle düzenlenmiş çiçekli bir bahçede görürsünüz Novi Pazar’ın silüetini.
Atalarımızın ruhunun hâlâ dolaştığı bu topraklara gidin, Raşka Nehri’nin kenarında yürüyün, Altun Alem Camii’nde iki rekat namaz kılın, gözlerinizi kapatıp serin avlusunda oturun. Sonra sokaklarda seslere dikkat kesilerek dolaşın. Bu şehrin hatırası belki kendisinden daha güzel. Tarihin bize elmas kolye gibi çok değerli bir miras bıraktığı bu Osmanlı şehirlerini, eserlerini görmeliyiz. Çünkü geçmiş sizi görmeye, seyretmeye, dinlemeye davet ediyor. Sizler de yolların kesiştiği ve iyi şeylerin hâlâ saklandığı bu güzel şehirde, açık havada, aniden başlayan yağmur eşliğinde geçmişe doğru yolculuk yapmak için yol bulun, yol açın kendinize.