RAHMET AYLARI
Melek KARAKAŞ
Zonguldak İl Müftü Yardımcısı
Vaktin kıymetlisi, maneviyat iklimi ve rahmet gecelerinin ev sahibidir üç aylar. Susuz toprağın hasreti yağmur gibi beklenen, meskeni gurbet olanların baba ocağına dönüşü gibi yolu gözlenen vakitlerdir üç aylar. Gelişiyle duamız, umudumuz olan, Rahman’ın affını, ramazan-ı şerifin yaklaştığını müjdeleyendir. Allah’a kul olduğumuzu hatırlatıp dilimizi, ahvalimizi değiştirendir. Namazla miracı, oruçla irfanı kazandırıp zekâtla kardeşliğimizi pekiştiren rahmet deryasıdır.
Bereketiyle gönüllere, hanelere sürur veren, vesilesiyle hayırların, sevapların çoğaldığı, günahlara set olup iyiliğe hayatımızda daha çok yer açan mevsimdir üç aylar. Eriyen buz misali akıp giden zaman ve o zamanda yaşanılan telaşlar ile niçin yaratıldığımızı unutturan hevesler uğruna Rabbimizle aramıza giren engelleri kaldırmak için de fırsattır.
Haram aylardan recep ayı ile başlayıp kurtuluş beratını sunan şaban ayı ve içinde bin aydan hayırlı geceyi barındıran ramazan ile tamam olan üç aylar girdiğinde Hz. Peygamber (s.a.s.) şöyle dua etmiştir: “Allah’ım! Receb ve şabanı hakkımızda mübarek eyle ve bizi ramazana ulaştır.” (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1, 259.) Bu duanın karşılığını, bu müstesna vakitlerin kıymetini bilerek gecesinde ve gündüzünde ibadet ve tevbe ehli olarak elde etmek mümkün olacaktır. Samimiyetle, ihlasla ve yalnız Allah için ve sadece O’nun yardımıyla elbette.
Allah Teâlâ, Asr suresinde, “Andolsun zamana ki insan gerçekten ziyan içindedir. Ancak, iman edip de salih ameller işleyenler, birbirlerine hakkı tavsiye edenler, birbirlerine sabrı tavsiye edenler başka (Onlar ziyanda değillerdir).” (Asr, 103/1-3.) buyurmuştur. Öyleyse ebedî hüsrandan kurtulmak için bu aylarda meylimiz, Allah’ın rızasına eriştirecek, sevgisini kazandıracak, sabırla sebat edeceğimiz söz ve işlere olmalıdır. Çünkü beyhude geçen bir ömür, insanın dünyasını da ahiretini de elbet zayi eder.
Nefsin terbiyesi de gönlün tezkiyesi ile mümkündür. Kötülük ve günah kirinden arınmayı dileyen her Müslüman bilir ki rahmet iklimi üç aylar, dosdoğru yoldan şaşanları tekrar sırat-ı müstakim üzere kılacak kandillerin de durağıdır. Recep ayının ilk cuma gecesi olan Regaib Kandili bu kandillerin ilkidir. Sözlükte, “kendisine rağbet edilen şey, bol ve değerli bağış” (“Regaib Gecesi”, TDV İslam Ansiklopedisi, Cilt 34, s. 535.) anlamına gelen regaib, cuma gecesinin feyziyle de birleşerek inananlara kâmil mümin olma imkânı sunar. Malın mülkün değil Allah ve Resulü’nün muhabbetine nail olmak isteyenlerin her türlü rağbeti ve tercihi Kur’an ve sünnet rehberliğinde olmalıdır. Böylelikle kişi sözünü sadık, imanını kavi, amelini salih eyler.
Allah’ın engin rahmeti, bereketi ve inayeti ile müşerref olmak için ellerin semaya gönüllerin Mevla’ya açıldığı gecedir regaib. Cenab-ı Hakk’a nedamet gözyaşlarıyla arz edilen samimi bir tevbe ile günahlardan kurtaran, affın ve mağfiretin çokça bahşedildiği bu gece vesilesiyle insan azmederse abid, zahid ve salih kul olma isteği niyet olmakla kalmayıp ameline yansır.
Ebu Hureyre’den rivayet edildiğine göre, Resulullah (s.a.s.) şöyle buyurmuştur: “Müslüman, diğer Müslümanların, elinden ve dilinden salim olduğu (zarar görmediği) kimsedir. Mümin de insanların canları ve malları hususunda (kendilerine zarar vermeyeceğinden) emin oldukları kimsedir.” (Tirmizi, İman, 12.) Bu hadiste ifade edildiği üzere Müslüman ve mümin kimliğine uygun beşerî münasebetlerimize yön veren, ahlaki tutumlardır. Zira beden ve ruhtan müteşekkil insanın Allah’ın rızasına ermesi, “Ben ancak güzel ahlakı tamamlamak üzere gönderildim.” (Muvatta, Hüsnü’l Hulk, 8.) buyuran Hz. Muhammed’in (s.a.s.) ahlakı ile ahlaklanmayı gerektirir.
“Şüphesiz kulun Rabbine en yakın olduğu an, secde anıdır.” (Müslim, Salat, 215.) Kıyamı, rükûu ve secdesiyle müminlerin göz aydınlığı olan namaz, Hz. Peygamber (s.a.s.)’in Mescid-i Haram’dan Mescid-i Aksa’ya oradan da göğe yükseldiği İsra ve Miraç yolculuğundan ümmetine getirdiği hediyelerden biridir. Recep ayının 27. gecesi gerçekleşen bu mucize ile Allah’ın eşsiz kudretine şahit olan Müslümanlar, namaz ihsanıyla da manevi yükselişin anahtarına sahip olmuştur.
Cenab-ı Hakk’ın rahmet gecelerinden biri de üç ayların ikincisi, şaban ayının 15. gecesi olan Berat Kandili’dir. Rahman’ın af ve mağfiretinin tahayyül edilmeyecek kadar çok olduğu, rızkı ve şifayı bol bol ihsan ettiği, duaları reddetmediği, kurtuluş beratını sunan bu gece ile üç aylar, hayatımızın önemli dönüm noktalarından biridir. Bu ihsanlarıyla Berat Kandili de, müminleri sağ salim maksud-i ilahiye ulaştıracak yolun âdeta işaret levhası mesabesindedir.
Yüce Mevla’nın kulları üzerindeki en güzel lütuflarından biri de şüphesiz oruç ve Kur’an ayı ramazandır. Recep ve şaban ayı da esasen ramazana bir hazırlık sürecidir. Peygamber Efendimiz (s.a.s.) bu ayla ilgili şöyle buyurmuştur: “Ramazan ayı girdiği zaman cennetin kapıları açılır, cehennemin kapıları kapanır ve şeytanlar da zincire vurulur.” (Buhari, Savm, 5.) Sabır ve kulluk imtihanından geçerek dünya ve ahiret saadetine ulaşanlardan olma ümidiyle iman, amel ve ahlak bütünlüğünde inancımızı tazeleyen aydır ramazan. Bu ayda müminler hem Allah’ın rahmet ve rızasını elde eder hem de çok istenilen cennete girmek ve korkulan son olmasından kaçınılan cehennemden ve de ezelî düşmanı şeytandan korunmuş olur.
Üç ayların son kandili olan Kadir Gecesi ise Kur’an-ı Kerim’in indirildiği mübarek gecedir. Böylelikle hem vahye muhatap olma şerefi inananlara nasip olmuş hem de hanelere huzur ve bereket getirip kederden, gamdan muhafaza eden Kelamullah’ı her daim okuma, anlama ve gereği gibi amel etme fırsatı doğmuştur.
Leyle-i Kadir’de Rabbin izniyle melekler ve ruh (Cebrail) gecenin başından şafak vaktine kadar yeryüzüne inerek müminlere selam verirken (Kadir, 97/4-5.) aynı zamanda ramazanın selamet ve esenlik dolu bu son günleri bayram sevincini muştular.
Cenab-ı Hakk’ın sayısız lütuf ve ihsanıyla dolup taşan, verdiği huzur ile ruhumuzu dinlendiren, “seneye de nasip olsun inşallah” duasını gönülden söyleten üç aylar, kazanımları ile de Yaradanımızla aramızdaki bağı kuvvetlendirmektedir. Yeniden kavuşmak duasıyla rahmet ayları mübarek olsun.