POSTMODERN ÇAĞDA KADİM SORULAR
Zeynep ÇELİK
Modern, postmodern ve son olarak dijital çağ… Henüz bu adlandırmalar tarihî literatüre resmî olarak girmese de zihnimize kazınmış durumda. Eskiden çağlar arasında nicel olarak önemli mesafeler bulunurken yaşam pratiklerinin hızlı değişimi ile nitelik, niceliğin önüne geçti ve bir çırpıda birkaç kavram/çağ arasında geçiş yaptık. Temel etmen, teknoloji ile iletişim vasıtalarının değişimi ve bunun hem ekonomik hem de sosyal alanda özellikle etik alandaki yansımaları oldu. Her çağ kendi normlarını dayatır. Postmodern ve akabinde dijital çağ kendi değer yargılarıyla sorunlarını eş zamanlı olarak kapımıza bırakır, oturduğumuz evlerin kapısına, çalıştığımız masaya ve hatta yürüdüğümüz yollara. Ondan kaçamaz ve ona bigâne kalamayız.
Günümüzde artık seyahat etmeden sadece parmaklarımızın ucuyla tek ve basit bir hareketle farklı coğrafyalardan insanlarla, farklı kültür ve inanışlarla karşılaşabiliyoruz. Bu karşılaşma her zaman bir zenginlik olarak tevarüs etmiyor, zaman zaman da kırılmaları, değer çatışmalarını ve bilhassa gençler üzerinde etkili olan inanç krizlerini, savrulmalarını beraberinde getiriyor.
Diyanet İşleri Başkanlığı, üzerine aldığı sorumluluğun bir gereği olarak inanç dünyamızda yaşanan krizlere istendik çözümler getirmek, gençlere ve ebeveynlerine rehberlik etmek amacıyla Postmodern Çağda Kadim Sorular’a cevap aradı. Prof. Dr. Adnan Bülent Baloğlu’nun kaleme aldığı eser, “Gençliğin İman Krizi Var mı?” sorusuyla başlıyor. Gençliğin manevi ve millî değerler karşısındaki kayıtsız tavrının nasıl okunması gerektiğine dikkat çeken yazar, onların sergilediği tutumu hakikatte “Bir İmdat Çığlığı” olarak yorumluyor. “Hayatın Anlamı Nedir?” sorusuyla devam eden eser, toplumun yeni fizik ve tekniğin ışığında gençlere tatmin edici cevaplar vermesi gerektiğinin altını çiziyor. Yine gençlik döneminde ziyadeleşen ama bir yönüyle insanların zor zamanlarda ortak serzenişi “Allah’ım Niçin Ben?” sorusunu yargılamadan ve yadırgamadan masaya çıkaran Baloğlu, okuru ters köşeye yatırarak düşünceyi kışkırtıyor: “Zengin biri ‘Niçin ben zenginim?’ diye nedense sormaz.”
Varoluşsal krizleri ontik ve ontolojik pencereden ele alan yazar, “Ben Niçin Doğdum?”, “Allah Kötülüğü Neden Önlemiyor?”, “Ateizm Makyaj mı Tazeledi”, “Yeni Nesil Hurafeler: Senin Totemin ne?” gibi çarpıcı başlıklarla okurun ilgi ve dikkatini diri tutuyor. Kitabın en can alıcı bölümlerden birini de “Yeni Nesil Dinler mi Geliyor?” oluşturuyor. Kapitalist mantığın değerler dünyasını da kıskaca aldığını belirten Baloğlu, daha teşekkül aşamasında yaklaşan inanç krizlerini öngörerek çözüme giden yolun ipuçlarını da okurlarıyla paylaşıyor.