PLASTİK Mİ ZEHİR Mİ?
Şule TÜZÜN
1950’lerde başlayan plastik üretimi şu an 400 milyonu aşmış durumda. Türkiye’de ise 10 milyon tonu buldu. Hem maliyetinin az olması hem de diğer alternatiflere (kâğıt, metal vb.) göre daha az malzemeyle ve daha az enerjiyle elde edilmesinden dolayı dünyada insanların vazgeçilmez “kullan at” ürünü hâline geldi. Hunharca kullanılıp doğaya bırakılan plastik atıklar ülkelerden akarsu yoluyla gelip okyanuslarda dev adacıklar oluşturdu. Oluşan devasa plastik atık yığınlarının şu ana dek sadece % 10’u geri dönüştürülebildi. Son dönemlerde dünya ülkelerinin çevreci yaklaşımları atıklara karşı farkındalık oluştursa da insanlar plastik atıkları kullanmaktan kendini alamıyor.
Peki, plastik nedir?
Plastik, genel olarak sentetik veya yarı sentetik malzemelerden oluşan bir malzeme grubudur. Çoğunlukla petrokimyasal üretim süreçleriyle elde edilen polimerler (tekrarlayan birimlerden oluşan uzun zincirli moleküller) de diyebiliriz. Hafif, esnek ve suya dayanıklı, şekil verilebilme özelliği yüksek olması plastiğin birçok farklı endüstride kullanılmasını sağladı. Ambalaj malzemeleri, otomotiv parçaları, elektronik cihazlar, oyuncaklar gibi birçok ürün plastikten üretiliyor. Doğada yüzlerce yıl çözünmeyen bir yapıya sahip olan plastiklerin çevreye verdiği tahribattan dolayı atık yönetimi ve geri dönüşüm konuları önemli hâle geldi.
Plastik atıklar nasıl oluşuyor?
Plastik atıklar tüketicilerin kullandıkları şişe, ambalaj, bardak, poşet ve diğer plastik malzemeleri doğaya atması sonucu oluşuyor. Bunun dışında endüstriyel atıklar da ciddi bir miktar teşkil ediyor. Plastik üretimi ve işleme sırasında oluşan üretim fazlası, kalıntı malzemeler ve hatalı ürünler, plastik içerikli inşaat atıkları, ticari işletmelerde, restoranlarda, süpermarketlerde kullanılan plastik ambalaj malzemeleri de yine plastik atıkları oluşturuyor. Bu atıkların deniz, nehir ve göllere atılması, sahillerde bırakılması veya rüzgârla taşınması çevre kirliliğine neden oluyor.
Ne yapılabilir?
Atık yönetimi sistemini doğru uygulayarak plastiklerin doğaya verdiği zararı en aza indirebiliriz. Plastik atıkların çevreye verdiği tahribatı en aza indirmek için bilim insanları en çok hiyerarşi yöntemi üzerinde duruyor. Bu yönteme göre plastik atıkların üretimi ve tüketiminin en aza indirilmesi ilk uyulması gereken kural. İkinci kural, kullanılan plastiklerin geri dönüştürülerek yeniden kullanılması. En son tercih ise plastik atıklardan enerji kazanımı elde etmek.
Öncelikli olarak kaynağında azaltma her zaman en az maliyetli ve en kolay olan yöntemdir. Plastik malzeme kullanımlarının gözden geçirilip alışkanlıklarımızın değiştirilmesi (alışverişlerde bez torba kullanılması, tek kullanımlık plastik şişeler yerine kullanılabilir şişelerin tercih edilmesi gibi basit adımlar) plastik tüketimini azaltmamıza yardımcı olur. Ülkemizde olduğu gibi tek kullanımlık plastik poşetlerin kullanımını sınırlamak amacıyla ücretlendirilmesi de sonuç alınan yöntemler arasında. Plastik atıkların yeniden kullanılmasını sağlayan geri dönüşüm de etkili yöntemlerdendir.
Eğitim ve farkındalık plastik atıkların azaltılması ve yönetilmesi için önemlidir. Toplumun her bireyinin plastik atık sorununun farkında olması ve alışkanlıklarını ona göre tekrar gözden geçirmesi gerekir. Bilinçli tüketim alışkanlıklarının oluşması için ülke bazında okullarda ve kamu kuruluşlarında eğitimler verilmesi bu konuda toplumsal farkındalığın artmasını sağlayacaktır.
Plastiğin insan sağlığına zararı var mıdır?
Plastikler; ftalat, bisfenol-A (BPA) ve polivinilklorid (PVC) gibi kimyasal bileşikler içerirler. Bu kimyasallar hormonal bozukluklara, doğurganlık sorunlarına, kansere neden olabilir, bağışıklık sitemini olumsuz etkileyebilir. Aynı zamanda bozunma esnasında oluşan mikroplastikler çevreye yayılır ve su kaynaklarına, toprağa, gıdalara bulaşabilir. İnsan sağlığı üzerindeki etkisi tam olarak çözülemeyen mikroplastiklerin solunum yoluyla da vücuda girebileceği bilinmektedir. Plastikler gıda ve içecekleri saklamak için kullanıldığında içeriğinde bulunan zehirli maddelerin gıdaya geçmesine neden olabilir. Özellikle sıcak yiyecek-içecekler, asit, yağ içeren gıdalar bu tür maddelerin emilimini artırabilir.
Plastik atıkların yönetimi için sürdürülebilir çözümler araştırma ve inovasyonu birlikte içerir. Petrokimyasal plastiklere bir alternatif sunan biyobozunur plastikler doğal olarak çözünebilen ve ayrışabilen plastik türleridir. Ar-ge çalışmalarına hâlâ devam edilmekle birlikte biyobozunur plastikler gelecek vadediyor. Amerika Birleşik Devletleri, Boise State Üniversitesinden araştırmacılar doğada bozunmayan plastiklere alternatif biyobozunur plastik türü geliştirdiler. Yapılan son deneylere göre geliştirilen plastiğin % 93 oranında temiz başlangıç malzemelerine dönüştürülebileceğini gösteriyor. Biyobozunur plastik tercihi çözüm olarak görülse de tüketim miktarını azaltmadan tek başına yeterli olamayacaktır.
Sonuç olarak önceliğimiz küresel çapta başta plastik atıklar olmak üzere atıklarımızı azaltmak olmalıdır. Tek kullanımlık plastiklerden tıbbi zaruret haricinde uzak durmalı. Çevresel etkileri büyük önem taşıyan plastik atıkların yönetilmesi ve azaltılması için geri dönüşüm, kaynağında azaltma, sürdürülebilir çözümler ve eğitim önemli adımlardır. Bireylerin, ülkelerin ve uluslararası toplumların birlikte çalışmasıyla plastik atık sorunuyla mücadele edilebilir.