ÖRDEK PARADOKSU

Muhammed Kâmil YAYKAN

- Yavrum yapmaaa! Üfff! Kaç kere dedim sana yanımda dur diye…
- Bıktım senden! Bir kere de sözümü dinle…
- İki dakika eğlenmeye geldik şu yaptığına bak yaaaaa!
- Seninle bir daha asla dışarı çıkmayacağım!
- Şu güzel günü nasıl böyle mahvedebiliyorsun. Hem de her zaman. Pes doğrusu!
Çok tanıdık değil mi bu cümleler? Umarım siz sarf etmiyorsunuzdur veya size hiç sarf edilmiyordur bu tarz ifadeler. Bazen bayramın ilk gününe bazen düğüne bazen de en özel anlara gölge düşürmekte üzerimize yok ne yazık ki. Peki, durum gerçekten öyle mi? Ya da fotoğraflar bize yalan mı söylüyor?
“Nasıl?” diye soranlarınız oldu. Ben soruyla cevap vereyim. “Sosyal medyada sinirden kıpkırmızı olduğunuz, utançtan yerin dibine girdiğiniz, büyük bir hiddetle tartıştığınız kaç fotoğrafınız var?
Hiç olur mu öyle şey? Sosyal medya eşittir pozitif duygular değil mi? En güzel kıyafetler, en güzel yemekler, mutluluklar, kıvançlar ya da gurur dolu anlar… Ekrana sadece bunlar layıklar…
GELELİM ÖRDEĞE
Alışılmışın dışında uzun bir girişle başladık bu ayki yazımıza. Çünkü konumuz da alışılmışın dışında. Köşemizin takipçileri hatırlayacaktır. Geçmiş yazılarımızdan birinin başlığı idi “E-HASTALIKLAR”. Gelişen teknoloji ile birlikte hayatımıza giren yeni problemleri ele almıştık. “namofobi, siberhondrik, photolurking ve fomo” gibi rahatsızlıklardan bahsetmiştik. Ördek paradoksu da bu listeye eklenebilir aslında. Henüz resmî bir teşhis değil. Ama psikoloji üzerine araştırma yapılan her ortamda her geçen gün daha da çok duyuluyor bu tabir.
Tamam, insan ruhsal olarak değişkenliklere sahip. Özellikle içinde bulunduğumuz teknoloji çağında. Peki, ördekle ruh hâlimizin arasında nasıl bir bağ var? Açıklayalım.
Yukarıda bazı örnek cümlelere yer verdik. Haydi şimdi bu sözlerin ardına “Şu kameraya bak da bir fotoğraf çekelim.” cümlesini ekleyelim. Daha üç saniye önce kaos hâkimken ortama, gülen gözler nasıl da parlıyor ekranda…
Ördek tam bu noktada devreye giriyor işte. Suyun üzerinde öylece süzülüyor. Sanki suyla bütünleşmiş, akıp gidiyor. Peki ya ayakları? Ya suyun görünmeyen kısmı? Orada büyük bir hengâme dönüyor. Ayaklar deli gibi çırpınıyor, yukarıdaki sükûnetin tam zıddı bir mücadele durmaksızın devam ediyor.
Adını buradan alıyor paradoksumuz. Tıpkı bir ördek gibi, tıpkı sizin, tıpkı bizim gibi…
PARADOKS SENDROMA DÖNÜŞMESİN
• Gelişen teknoloji gündelik hayatımızda da köklü değişiklikler yapıyor ve biz bunları her gün müşahede ediyoruz. Dolayısıyla yukarıda anlattığımız tüm olaylar, olasılıklar dâhilinde. Ve hatta normal sayılabilecek şeyler. Ama her şeyin fazlası zarar. Normalliklerin de. Ördek paradoksu abartıldığı süreçlerde sendroma da dönüşebilir. Aman dikkat!
• Bilhassa ergenlik çağındaki bireylerde görünen bu rahatsızlığın temel belirtileri arasında kusursuz görünme çabası, kendini başkaları ile kıyaslama, eleştirilere tahammülsüzlük ve hayata uyum sağlayamama korkusu gibi problemler var.
• Ekranda gördüğümüz, o ışıltılı hayatlara sahip kişilerin de nice dertleri var. Onlar da pek çok sıkıntıyı omuzlamışlar, onların da geleceğe dair umutları örseleniyor. Sizin gibi, bizim gibi, hepimiz gibi.
• Bu yüzden ördeğin yalnızca parlak tüyleri, suyun üzerinde süzülmesi aldatmasın sizleri. Ki siz de görün değerli yönlerinizi.
HER ŞEY ZIDDIYLA KAİM,
UNUTMAMAK LAZIM…
• Hayat pek çok karşıtlığı barındırıyor içinde. Gülüyoruz bazen, bazen üzülüyoruz. Kâh her şey tamammış gibi hissediyoruz kâh bitmeyecekmiş gibi geliyor sıkıntılar, kederler…
• Bu ve bunun gibi pek çok durum hepimizin başında. Sadece siz mücadele etmiyorsunuz zorluklarla. Ya da ekranda gördüğünüz o yüzler yaşamıyorlar hep huzurla, mutlulukla.
• Sosyal medya kullanımında ve de özellikle telefon bağımlılığında dünya birinciliğini elimizde tutuyoruz yıllardır. Teknolojinin bir araç olduğunu hiçbir zaman unutmamak lazım. Telefon ekranlarından, sosyal medya paylaşımlarından ve de “like”lardan çok ama çok değerli şeyler var hayatınızda.
• Medeniyetimizin nice kıymetinden biri “Bu da geçer ya hu!” felsefesi. Her şeyin dolayısıyla olumsuz hadiselerin bile gelip geçici olduğu unutulmamalı.