OKUMAK
Cuma GÖKDUMAN
Mersin Müftülüğü VHKİ
Okumak; sonsuzluğa yapılan yolculuktur.
Okumak insanın en güzel meşguliyetidir. Okumak aydınlanmak ve aydınlatmaktır. Okumak etrafına pozitif bir enerji vererek yaşayışımızı en doğru şekilde tertip etmektir. Hatta okumak en güzel yoldaş ve arkadaştır. Hayata ve tüm insanlığa faydalı olmaktır. Yaşayışımızı güzelliklerle süsleyerek artı değer katmaktır. Hayatta ben de varım diyebilmektir.
Okumak bir eylem, hareket ve uğraştır. Tarihe yön vererek bilgi denizinde yüzerek kulaçlar atmak, engin denizlerde yüzmektir. Engelleri bilgiyle ve azimle aşmaktır. Yokuşları hiç yorulmadan çıkabilmektir. Darda kalan arkadaşımıza yardım elini uzatarak onu da çekip çıkarmaktır. Yürüdüğümüz yolun sahibinin Allah olduğunu bilerek yolda yürütene de yolun sahibine de şükreden kul olmaktır. Karlı dağları aşarken bembeyaz, yumuşacık kar tanesinin insana verdiği huzuru, bereketi, bolluğu düşünebilmektir. Şairin diliyle, “Yol onun varlık onun gerisi hep angarya.” diyebilmektir.
Okumak kendini geliştirmek, yetiştirmek ve hayata hazırlamaktır. Her kelimenin altındaki manaya vâkıf olmaktır. Zaman zaman bizleri düşündüren noktaları iyi kavramak ve tefekkür etmektir. Tarihin derinliklerinden bilgileri çekip çıkararak insanlığın hizmetine sunmaktır. Tarih ile bugün arasında bir köprü kurmak ve bu eylemden de ayrı bir gönül huzuru duymaktır. Okumak, okuduğunuz alan başta olmak üzere diğer alanlarda da kendini güçlü hissetmektir.
Okumak kelimelerle dans etmek, harflerle sanki yapboz oynamaktır. Her satırda her sayfada her paragrafta ayrı bir kelime ile tanışmak, hafızamızı zenginleştirmektir. Kelimeleri hâlden hâle çevirerek bir eser meydana getirmektir. Beynimize jimnastik yaptırmak, pasif hâlden aktif hâle getirmektir. Kelimeleri, harfleri yerli yerince sıralayarak anlamlı cümleler kurabilmektir. Ustaca olmasa da arzuhâlimizi anlatabilmektir.
Okumanın yaşı yoktur; her yaşta her fırsatta ve her yerde okuyabiliriz, okumalıyız. Büyükler derler ki, “Bulunan her fırsat ve mekân okumak için en uygun zamandır.” Hatta öyle okumalıyız ki pür dikkat kesilmeliyiz. Yine büyüklerin ifadesiyle, “Sanki cephede düşman bekliyor.” gibi dikkat kesilerek okumalıyız.
Okumak üslubumuzu güzelleştirmek, dilimizi ustaca kullanmak, etkili bir hitabet sergilemektir. Zihnimizi cilalayıp parlatmaktır. Hafızamızı güçlendirmek, okuduğumuzu anlamak, anladığımızı ise unutmamaktır. Okuduklarımızı, dinlediklerimizi genişçe yorumlamak farklı açılardan değerlendirmektir. Ufkumuzu genişleterek görünmeyen yarınları görebilmektir. Ayrıca yarınların iyi veya kötü günlerini tahmin ederek tedbir almaktır. II. Abdülhamit Han bir sözünde der ki; “Basiret işin başıdır.” Yani okumak yarınları görmek, tedbir almak ve uyanık olmaktır. İşte bu ancak bilgi ile okumak ile olur. Kısaca bakmakla değil görmekle olur.
Okumak bilgiye âşık olmaktır. Herkesin bir Leyla’sı vardır. İlim sevdalısının Leyla’sı ise okumak, öğrenmek, araştırmaktır. İlim için Ferhat olmak, Kerem olmaktır. İğne ile kuyu kazmak ama iğneyi kırmamaktır. Testi ile su taşımak ama testiyi düşürmemektir. Okumak öğrenmektir, yazabilmektir. Yazmak ise yaşamaktır. Hayata altın harflerle olmasa da küçük bir nokta kadar iz bırakabilmektir.
Okumak denilince benim için hayat durur. Saat ve zaman durur. Çünkü hayatı da zamanı da anlamlandıran okuma eylemi hareket hâlindedir. Okumak yürüyen bir canlı olmaktır. Hayatı bilgiyle gören, bilgiyle anlayan, bilgiyle süzen harekettir. Okumak hayata can vermek, kan vermektir.
Gönül kırmamak, bir karıncayı dahi incitmemektir. Bütün varlıkları Allah’ın yarattığını bilerek saygı göstermek, değer vermektir. Gönül kazanmaya çalışmak, kazanılan gönüllerle birlikte hayatı sürdürmektir. Yunus Emre’nin diliyle, “Yaratılanı yaratandan ötürü hoş görmektir.” Okuyarak şefkati, merhameti, adaleti, saygıyı, paylaşmayı öğrenmektir. Yağan her bir kar tanesinin gökyüzünden yere düşünceye kadar birbirine değmediğini öğrenmek, her bir kar tanesinin de birbirine benzemediğini bilmektir.
Okumak sadece bilgi dolu olmak değildir. Okumak vatana, millete, devlete, hayvana, tabiata kısaca her şeye yararlı olmaktır. Yani halkımızın tabiriyle adam olmaktır. Okumak, seni büyüten ve okutan ana babaya vefalı olmak, verilen bir emeğin ve hizmetin gereği şükranla ellerine sarılmaktır. İşte okumanın ve adam olmanın özü budur. Bilgili olup da kötüye yorduğumuz zaman veya adam olmanın vasıflarını üzerimizde taşımadığımız zaman okumanın da bir kıymetiharbiyesi yoktur.
Ben okudukça bilgilendiğimi, aydınlandığımı görüyor, bundan ayrıca mutluluk duyuyorum. Okumak beni tarihimle, hayallerimle, umutlarımla birlikte büyütüyor. Okurken aynı zamanda dinleniyorum. Neden okumadım, okuyamadım, keşke okusaydım gibi önü arkası gelmeyen pişmanlıklarım olmuyor. Bundan daha güzel ne olabilir ki...