NEDİR ŞU NANOTEKNOLOJİ?

Muhammed Kâmil YAYKAN

Kırılmayan bardaklar, kirlenmeyen gömlekler, su geçirmeyen ayakkabılar, çiziklerini kendi kendine tamir eden araç kaportaları… Çok mu uzak, çok mu hayalî? Hayır. Bu saydıklarımızın hepsi ve niceleri artık mümkün. Nasıl mı? Tabii ki nanoteknoloji ile.

Nanoteknoloji, gözümüzün hatta pek çok mikroskobun bile göremeyeceği metrenin milyarda biri uzunluğuna denk gelen ölçü birimi “nano” ile “teknoloji” kelimesinin birleşiminden mürekkep. Kısacası nanoteknoloji, çok ama gerçekten çok küçük şeylerin teknolojisi. Henüz yeni diyebileceğimiz bu teknoloji daha emekleme aşamasında. Ama nanoteknolojinin bugün yaptıklarını görünce bile şaşırmamak elde değil. Peki ne yapılır nanoteknoloji ile, nerede kullanılır bu nanoteknoloji? Sorularımızı sorduk yine. O zaman cevabı aramaya başlayalım küçücük, minicik parçacıkların içinde…

BİLİYOR MUSUNUZ?

Her şeyden önce “nano” ölçü birimini açıklayalım ki çalışma alanının ne kadar küçük olduğunu iyice anlamlandıralım. Yukarıda da söylemiştik. Nanoteknolojinin temel ölçü birimi olan nanometre, bir metrenin bir milyarda biri. Daha somut bir ifade ile anlatmak gerekirse ortalama bir saç teli yüz bin nanometre kalınlığında. Yani bir nanometre bir saç telinden 100 bin kat daha ince.

Nanoteknoloji, işte bu kadar küçük parçacıkların yani atom moleküllerinin işlendiği, işlenmeye çalışıldığı ve bu çalışmalar sonucunda şimdiye dek kullandığımız ürünlerin çok daha farklı işlevlerle kullanılmasına yol açan devrimsel bir teknoloji olarak karşımıza çıkıyor.

Nanoteknoloji çok geniş bir yelpazede kullanılabiliyor. Savunma sanayisinden elektroniğe, haberleşmeden ulaşıma, astronomiden tıbba pek çok alanda bu yeni teknoloji hızla kullanılmaya başlandı bile.

NE YAPILIR?

Teşbihte hata olmaz derler. Nanoteknolojiye bir nevi GDO desek çok da hata etmiş olmayız galiba. Atom altı parçacıkların yani moleküllerin yeniden düzenlenmesi ile bir nevi güncellenmiş atomlar üretiliyor bu teknolojide. Peki o atomlar ne işe yarıyor? Su geçirmez kumaş oluyor mesela. Dilediğiniz kadar suya, toza, çamura maruz bırakın bu kumaştan yapılan bir gömleği, üzerine döktüğünüz şey akıp gidiveriyor.

İnşaat sektöründe, güçlendirilmiş esnek beton üretilebiliyor sonra bu teknoloji ile. Çelikten katbekat güçlü ama en yıkıcı depremlere bile dayanabilecek kadar esnek betonla yapılmış binalar can ve mal güvenliğini en üst seviyeye çıkarıyor.

Nanokaplama ile üretilen boyalar sıradan boya moleküllerine göre birbirlerine daha sıkı kenetlenip olası bir deformasyon durumunda kendini tamir edebiliyor. Köşeyi dönerken aracınızı hafifçe sürttünüz diyelim. Sorun değil artık, bariz bir göçük olmadıktan sonra boya üzerinde meydana gelen çizilmeler bir süre sonra kendi kendine “iyileşiyor”.

Daha nice kullanım alanı var bu teknolojinin ama biz son olarak tıp alanındaki devrimsel gelişmelere göz atalım bir de. Nanomedikal ürünler veya diğer adıyla akıllı ilaçlar, ameliyata gerek kalmadan pek çok operasyonu vücut içinde yapabilecek şekilde üretiliyor. Örneğin bu akıllı ilaçlar kanserli hücreleri bulup, yerinde yok edip, normal yollarla vücuttan atılabiliyor.

GELECEKTE NE OLABİLİR?

Nanoteknoloji, başta da söylediğimiz gibi henüz emekleme aşamasında. Çiçeği burnunda bu teknoloji, yirminci yüzyılın son çeyreğinde dünyaya geldi. Mazisi daha çok yeni. Bu kadar kısa sürede bu teknoloji ile yapılanları görünce insan, uzun vadede nelerin ortaya çıkacağını merak etmiyor değil açıkçası.

Dediğimiz gibi nanoteknolojinin bir alanı da atom altı molekülleri yeniden düzenlemek. Çok bilinen bir örnekle açıklayalım bu düzenlemenin ne getireceğini. Bilindiği üzere elmas da kömür de karbon atomundan meydana geliyor. Aralarındaki tek fark, atomların dizilişleri. Bu dizilişleri düzenlemek mümkün olabilir belki gelecekte. Belki kömür, elmasa çevrilebilir bu teknoloji ile.

Nanoteknoloji tekerlek sektöründe de devrim yaratabilir. Şu an kullandığımız petrol temelli araç tekerleklerinin yerini belki de nanoteknoloji ile üretilmiş akıllı tekerlekler alabilir. Özellikle 5G teknolojisi ile entegre olan akıllı tekerlekler yolun durumunu anlık olarak tarayıp bizi olası tehlikelere karşı koruyabilir. Hatta bu tekerlekler yolun durumuna göre örneğin bir çukurda veya tümsekte form değiştirerek sürüş konforunu ve güvenliğini maksimum seviyeye çıkarabilir.

Nanoteknoloji ile üretilen ürünler şu an markette yeni. Bu teknolojinin genişlemesi ucuzlamayı da beraberinde getirecek elbette. Dolayısıyla kırılmaz bardaklar, kırışmaz gömlekler, ilk günkü formunu yıllarca koruyan tüketim eşyaları ile sürdürebilir bir gelecekte yaşamak nanoteknoloji ile mümkün gibi görünüyor. Hele ki gezenimizin günden güne tam anlamıyla kirlendiği bugünlerde…