NEDEN
EVLENİRİZ?

Cihan ULUÇ
Klinik Psikolog

Evlilik, hem sosyal hem bireysel yönleri olan, toplumun en küçük birimini oluşturan, insanlık tarihinin en önemli müesseselerinden biridir. Evliliğin özü güvene ve istikrara dayalıdır. Bu yönüyle geleceğe doğru atılan, bireylerin hayal ve tasarılarını hayata geçirmelerine hizmet eden bir adımdır.
Bireylerin evlilikten farklı ve özel beklentileri olabilir. Evlilik hususunda nedenleri incelediğimizde; topluma, içinde bulunulan zamana, örf ve ananelere göre birçok farklı neden ve gerekçe ile karşılaşabiliriz. Şimdi bu nedenlere göz atalım:
Evlilik, Maddi İhtiyaçların Giderilmesini Sağlar
Maddi ihtiyaçlar; yeme, içme, barınma, korunma, güvenlik gibi somut ve ekonomik ihtiyaçlardır. Evlilik kurumu, bu ihtiyaçların sıhhatli bir biçimde giderilmesini amaçlar. Devletler veya yönetimler kurulan bu ilişkileri ise hukuk yoluyla bir kurallılığa bağlar. Bir aksaklık olduğunda ise hangi adımların atılacağını, hangi yaptırımların uygulanacağını önceden belirler. Böylece öngörülebilir bir ilişkiler ağı hedeflenir.
Evlilik, Manevi ve Psikolojik İhtiyaçların Giderilmesine Yardımcı Olur
Maddi ihtiyaçlar karşılandıktan sonra karşımıza manevi ve psikolojik ihtiyaçlarımız çıkar. Evlilikle karşılanmasını umduğumuz, sevme/sevilme ihtiyacı, saygınlık, önemlilik, özel olma, kabul edilme, bir bütün hissetme, ortak hayatı paylaşma, yakınlık gibi ihtiyaçlarımız söz konusudur. İnsaniyetimizin bir parçası olan bu ihtiyaçlar güvenli ve istikrarlı bir ilişki içerisinde doyurulmayı bekler.
Sevme ve Sevilme
Sevmek ve sevilmek varoluşumuzun derinlerinde yatan önemli ihtiyaçlarımızdandır. Sevildiğimizde dünyayı daha olumlu algılar, etrafımızla daha uyumlu olur, daha sağlıklı bir ruh sağlığına erişiriz. Küçük bir çocukken sadece gıda ile değil, bizi seven bir anne baba sayesinde ruhen de büyür, dünya üzerindeki ehemmiyetimizi hissederiz. Tam da bu noktada Kadife Tavşan isimli çocuk kitabında sevmek ve sevilmek şu pasajda veciz şekilde işlenmiştir.
Bir gün tavşan sordu:
“Gerçek olmak ne demek? İçinde vızıldayan şeylerin ya da bir kontrol kolunun olması mı? ”
“Gerçek olmak nasıl yapıldığınla ilgili değil, başına gelen bir şeydir” dedi Oyuncak At. “Bir çocuk çok ama çok uzun bir zaman seni sevdiğinde; ama sadece seninle oynamayı değil, gerçekten seni sevdiğinde, Gerçek olursun.”
Evet, ancak biri bizi sevdiğinde gerçek oluruz.
Önemli Olma/Değerlilik
Son zamanlarda en sık rastlanılan kendimize dair beslediğimiz olumsuz inançlardan birisi değersizim ve önemsizim inancıdır. İyi ve sağlıklı bir evlilik ilişkisinde taraflar kendilerini bir öteki tarafından önemsenen, kollanan, varlığı onaylanan biri olarak hissederler. Böylece huzurlu, paylaşımcı ve kendisiyle barışık olarak olumlu bir ilişkinin zeminini hazırlarlar.
Bütünlük Hissi
İlk gençlik yıllarımızla beraber karşı cinsi fark eder, evlilik kurumu üzerine merak duymaya başlarız. Nasıl biriyle evleneceğimiz, evlilikten beklentilerimiz, hayallerimiz bu yıllarda oluşmaya başlar. Bu hayallerden bir tema vardır ki şarkılara konu olmuştur: Bir fidanın güller açan dalı olmak, bir elmanın iki yarısı olmak. Sanki yarım olan ve diğer yarısını arayan, ancak o yarısını bulduğunda tamama ereceğine inanan varlıklar gibi. İyi ve uyumlu evlilik, bir olma, tam olma ihtiyacımıza da hizmet eder.
Evlilik Nesil Güvenliğini Sağlar, Toplumların Geleceğini Belirler
İnsanın varlığını sürdürme eğiliminin yanında neslini sürdürme eğilimi de vardır. Çocuk sahibi olmak, ona ebeveynlik etmek, onun büyümesine şahitlik etmek olağanüstü bir deneyimdir. Çocukla beraber anne baba da büyür, gelişir ve olgunlaşır. Çocuk ancak istikrar ve devamlılık içerisinde sıhhatle büyür ve topluma olumlu katkıda bulunan faydalı bir birey olarak toplumsal hayata dâhil olur. Aksi durumlarda maalesef çok sayıda örnek mevcuttur. Suçlu çocuk profilleri incelendiğinde genelde ailenin tam olarak işlevini gerçekleştiremediği, otorite boşluğunun olduğu ya da bir biçimde tek ebeveynli aile durumuna geldikleri görülmektedir. Evliliğin sağlığı, toplum sağlığı ve güvenliği açısından göz ardı edilemez bir öneme sahiptir.
Toplumsal Normlar, Örf ve Gelenekler
Evliliğin bir diğer gerekçesi bireyin toplumsallaşma süreci olabilir. Evlilik sayesinde statü değişir ve toplumun güven duyulan, saygı duyulan tarafına geçer. Toplumun her beklentisini gerçekleştirmemiz mümkün olmayabilir ya da o beklentilere göre yaşamak iyi sonuçlar doğurmayabilir. Fakat birey olarak tamamen toplumdan ve değerlerinden kopuk yaşamak gerçekçi değildir. İnsanın toplumsal yönü, bireysel tarafı arasında bir denge olduğunda sağlıklı bir ruh sağlığına kavuşabilir.
İslam Dininin Teşviki
İslam dini, her fırsatta evliliği teşvik etmiş ve kolaylaştırılmasını emretmiştir. Evlilik, imanı tamamlayan bir eylem olarak nitelenmiştir. Hz. Peygamber (s.a.s.) Müslümanları evlenmeye teşvik ederek; “Ey gençler! Sizden evlenmeye güç yetirenler evlensin.” (Buhari/Nikâh, 3) ve “Nikâh benim sünnetimdir. Benim sünnetimden yüz çeviren benden değildir. Evleniniz. Çünkü ben diğer ümmetlere karşı sizin çokluğunuzla iftihar ederim.” (İbn Mâce, Nikâh, 1) buyurmaktadır. Ayrıca sadece teşvik etmekle kalmamış tüm sürecin nasıl yürütüleceğine dair görüşler bildirmiştir. Tüm bunlar inançlı kimseler oldukça önemli bir motivasyon kaynağıdır.
Metafizik Güvenlik
Maddi ve manevi güvenlik hissi olmadan sağlıklı bir medeniyet inşa etmek ve düzenli bir hayatın varlığı mümkün değildir. Sağlıklı evliliklerde bireyler birbirlerinin anlam ve değer dünyalarına saygı duyar ve buna uygun yaşamaları için teşvik eder. Böylece kendimizle bütün hisseder ve çelişkisiz bir hayata kapı aralarız.
Sevgi Dolu ve Sağlıklı Bir Evliliğin Hakkında Birkaç Püf Nokta
Evlilik nedenlerini incelerken sağlıklı bir evlilik vurgusunda bulunduk. Sağlıklı bir evlilikle ilgili birkaç püf noktaya değinerek yazımızı sonlandıralım.
Olumlu Dikkat: Eşimizin duygularını, düşüncelerini anlamak, ilgili alanlarına eğilmek, dünyasına dâhil olabilmek, onun hakkında merak duymak.
Kabul: Karşımızdaki kişiyi olduğu haliyle kabul etmeye, anlamaya çalışmak, şahsiyetine yönelik olumsuz yorumlarda bulunmamak.
Minnettarlık, Teşekkür ve Övgü: Eşimizin ilişki için yaptıklarını fark etmek, onları dile getirmek, övgü ve takdir hususunda cimri olmamak.
Cesaretlendirme: Eşimizin amaçları ve hayallerini anlamak ve bu yönde ona destekleyici, teşvik edici olmak.
Sevgiyi Dile Getirmek: Sevgimizi eşimize uygun davranışlarla ifade etmek.
Yakınlık: İlişkiye duvar örmemek, yakın olmaya gayret etmek.
Empati: Eşimizin ne hissettiğini anlamak, anladığımızı ona ifade etmek.
Regülasyon: Eşimiz öfkelendiğinde, üzgün olduğunda, kırıldığında onu sakinleştirebilmek ve bu konuda destekleyici olmak.
Destek Olmak: Eşimizin karşılaştığı problemlerde yaşam olaylarında onu yalnız bırakmamak ve destekleyici olmak.
Son söz olarak, evlilik hem bireysel hem toplumsal sağlığı destekleyerek sağlıklı nesiller ve sağlıklı toplumlar oluşmasına katkı sağlar. Sevgi dolu ve sağlıklı bir evlilik inşa eden bireyler olmak temennisiyle.