MUHLİSE BUBİ
Tatar Halkının İlk Müslime Kadısı
Meryem DALĞIÇ
DİB Türk İslam Sanatları Daire Başkanı
İslamiyetin hızla yayıldığı, fetihlerin gerçekleştiği zamanlardır. İdil bölgesi de ilk olarak 642 yılında son ilahi dinle tanışır. 922 yılında ise Bulgar Devleti resmen İslam dinini kabul eder. Nice camilerin, medreselerin inşa edildiği, halkın huzur içinde yaşadığı İdil-Ural bölgesi, İslam’ın neşet ettiği topraklar olarak anılır. Ancak Timur’un Altınorda Devleti’ne karşı yaptığı seferler bölgedeki medeni ve dinî hayata büyük darbe vurur. Kazan Hanlığının 1552’de Ruslar tarafından yıkılmasıyla bölgenin Ruslaşması ve Hristiyanlaşması başlar. Köklü bir geçmişe ve zengin bir kültüre sahip olan Kazan Tatarları, zorla Hristiyanlaştırma politikasına karşı daima mücadele ederler. Dinlerine, dillerine, köklerine bağlı kalmak için tüm gücüyle gayret eden ve ağır bedeller ödeyen cesur Tatar Müslümanlarının öncü isimleri tarihî kayıtlara geçer. O isimlerden biri de kadınlara ve kız çocuklarına yönelik eğitim çalışmalarıyla adından söz ettiren Muhlise Bubi’dir. (İbrahim Güner, DİA, TDV Yay. İstanbul: 2011, c. 40, s. 163)
Muhlise Bubi, 1869 yılında Tataristan’ın Egerce ili İj-Bubi köyünde dünyaya gelir. Babası köyün imam-müderrisi, annesi ise yine bir köy imamının kızı olup dönemin eğitimli ve saygın insanlarıdır. Muhlise, ilk eğitimini kardeşleriyle birlikte “abıstay” (dinî okullarda ders veren mollaların eşlerine, kızlarına abıstay ya da ostabike denir) olan annesinden alır. Zeki ve öğrenmeye meraklı bir kız çocuğu olan Muhlise, dört yaşında okuma yazmayı söker. Daha sonra annesinden Arapça ve Farsça öğrenir, ailenin zengin kütüphanesinden istifade ederek çocuk yaşta okuma alışkanlığı edinir. İyi bir eğitimci olarak yetiştirilen Muhlise Bubi, 1887 yılında molla Celalettin Ehmetcan ile evlendirilir. Eşi tarafından öğretmenlik yapması, kitap okuması dahi yasaklanan Muhlise mutsuz bir evlilik yaşar. Bu durumdan haberdar olan kardeşleri, misafir gibi Muhlise’yi ziyarete gelirler. Kardeşlerini uğurlamak bahanesiyle evinden çıkan Muhlise bir daha geri dönmemek üzere baba ocağına döner.
Muhlise’nin köye dönüşü kardeşlerinin de ders verdiği İj-Bubi Medresesinin değişim sürecine denk gelir. İj-Bubi Medresesi bünyesinde 1901 yılında kız çocukları için usul-i cedit tarzında ilk Tatar Kızlar Mektebi kurulur. Muhlise Bubi, bu mektepte müdürlük yapar, aynı zamanda dersler verir. Okulda din derslerinin yanı sıra fen ve doğa bilimi eğitimleri de verilir, okuldan mezun olanlar öğretmenlik yapmaya hak kazanır. Böylece İj-Bubi Medresesi, Müslüman mektep-medreseleri içerisinde öğretmen yetiştiren ilk medrese olur. İj-Bubi Medresesi eğitim sisteminde ve müfredatında yapılan yeniliklerle kısa sürede Rusya ve Avrupa’daki okullar seviyesine yükselir. Bu yükselişle birlikte medrese ulusal ve uluslararası düzeyde adından söz ettirir. Elbette bu durum Çarlık hükûmetini ve Rus misyonerlerini rahatsız eder. Nihayetinde Rus misyonerlerin şikâyeti üzerine 1911 tarihinde İj-Bubi Medresesine baskın düzenlenir, Bubi kardeşler ve öğretmenler tutuklanarak medrese kapatılır. Ancak mücadeleden vazgeçmeyen Muhlise Bubi, kız okullarının açılması için toplantılar, konuşmalar yapar; yardım kampanyaları düzenler. Gayreti neticesinde 1914 yılında zengin bir Tatar ailesinin desteğiyle yeniden kız öğretmen okulu açmayı başarır.
1917 yılında bütün Türkistan ve Kafkasya Müslümanları için yeni umutlar doğmasına neden olan hadiseler gelişir. Bolşevik Devrimi’nin akabinde bir nebze de olsa oluşan özgürlük ortamından Kazan Tatarları, Kafkasya ve Türkistan’daki tüm Türk ve Müslümanlar istifade ederler. Moskova’da, Rusya Müslümanlarının yeniliklere kapı aralayan Birinci Kurultayı gerçekleştirilir, Müslüman kadınların siyasi ve medeni eşitliğine dair karar kabul edilir. İlk defa kadı seçimlerine üç kadın aday gösterilir. Alınan kararlar bütün İslam dünyasında bir ilk olma özelliğine sahiptir. Muhlise Bubi kurultaya katılmamış olmasına rağmen seçilen beş kadıdan birisidir. Muhlise Bubi böylece Tatar ve Türk tarihinde ilk Müslüman kadın kadı olarak tarihe geçer. 19 Haziran 1917 tarihinde Rusya Müslümanları Diyanet İşleri bünyesinde kadılık görevine başlayan Muhlise Bubi’nin adil kararlar vermesi, yardımseverliği, eğitimli olması halk nezdinde takdir kazanmasına ve itibarının artmasına sebep olur. Bilhassa kadın haklarını savunması nedeniyle zulme uğrayıp adalet arayan binlerce kadın ülkenin dört bir yanından Muhlise Bubi’nin yanına Ufa’ya akın etmeye başlar. Nihayetinde 1923 ve 1926 yılında yapılan seçimlerde Muhlise Bubi tekrar kadı seçilir. Yirmi yıl boyunca bu görevini hakkıyla yürüterek ulusal uyanışın önderlerinden birisi olan Kazan Tatar aydını Rizaeddin Fehretdinov’un da en güvenilir yardımcısı olur. Yine bu süreçte eğitime özel önem veren Muhlise Bubi, ana dilin korunması yönünde büyük emek sarf eder. Kadınların aile ve toplumdaki yeri ile ilgili makaleler kaleme alır, yazılarında dili, millî ve manevî değerleri korumada kadınların ne denli önemli olduğuna değinir.
Ömrünü bir milletin uyanışına adayan Muhlise Bubi, 1937 senesinde Tatar-Türk aydınlarına başlatılan kıyımın kurbanı olur, milliyetçilikle suçlanarak hapis cezasına çarptırılır. Anlamlı bir yaşam sürdüren, nice gönüllere dokunan Muhlise Bubi, 23 Aralık 1937 yılında cezaevinde kurşuna dizilerek şehadet şerbetini içer. (Aliya Mutallimova, Tatar Halkının Aydını: İlk Müslime Kadı Muhlise Bubi, İdil-Ural Araştırmaları Dergisi, 2022; 4 (1), s. 79-96)