MUHAYYİLE

Mehmet AYCI

İmgelem kelimesi muhayyilenin yerini alır mı, alır. İmgelem kelimesi muhayyilenin yerini tutar mı, tutmaz. İmgelem, muhayyile midir, değildir.

“İnsan, âlemde hayal ettiği müddetçe yaşar.” diyor ya Yahya Kemal, o hayalin edildiği yerdir muhayyile. Hayal etme yeteneğini de içerir bu kelime. Hayal etmek bir “at” ise mesela, o atın kişnemesi de koşusu da yük çekmesi de mekân olarak muhayyilede gerçekleşir. Fiil de fiille “hayal edilen” ve her insana göre değişen yeni durum da fiilin cereyan ettiği zemin de muhayyileye dâhildir.

Her insan nasıl biricikse her insanın muhayyilesi de biriciktir.

Hayal gücüne hayran olduğumuz insanlar vardır; hayran olduğumuz güç de o insanın muhayyilesinin meyvelerinden biridir. Hayal gücüne hayranlık duyduğumuz insanın muhayyilesine hayran oluyoruzdur.

Muhayyile, her insana ayrı bir gerçeklik algısı imkânı verir. Buna gerçeklik hayali veya hayalî gerçeklik diyemeyiz. Mesela anlık olarak kanatları olduğunu, uçtuğunu hayal eden bir insanın o anda kanatları olduğunu ve uçtuğunu, uçamayacağı hâlde ve kanatları olması mümkün olmadığı hâlde onu hayal ettiği anda uçtuğunu kabullenmemiz gerekir.

Muhayyile sadece hayalin mekânı değildir. Tasarı da tasavvur da orada boy verir.

Muhayyilenin yerini alabilmesi için imgelemin daha çok fırın ekmek yemesi, yeni anlamlar ve çağrışım alanları kazanması gerekir diye düşünmeyin sakın.

Öyle olsa bile imgelem, muhayyile olamaz.