MUHAYYER
Mehmet AYCI
“Çeker avaze tiz eder perde
Hoş ser-agaz eder muhayyerde” dediğine bakmayın şairimiz Şeyhi’nin, buradaki muhayyer musikimizdeki makamlardan biridir. “Muhayyer” makamında bir şarkı dinlemekte elbette muhayyersiniz.
Muhayyerlikte fazlaca serbestlik var:
Meşru sınırlar içerisinde istediğinizi yapıyor, dilediğinizce gezip dolaşıyor, başkasının sözünden ziyade kendi gönlünüzün sözünü dinliyor, bir ölçüde başına buyruk diyebileceğimiz bir hayat yaşıyorsanız muhayyersinizdir.
O kadar kendinizden emin olmayın, sizin kendinizi muhayyer bıraktığınız kesin olmasına kesin de sizi muhayyer bırakmış olabilirler.
Muhayyerlik kelimenin doğası gereği seçim özgürlüğüyle ilgili.
Bir şeyi seçme iradesi gösteriyorsanız muhayyersiniz. Nasıl davranacağınızı seçersiniz. Ne yiyip içeceğinizi, kiminle konuşup konuşmayacağınızı, neyi alıp satacağınızı seçersiniz.
“Alıp satma” demişken yaygın kullanımı itibarıyla muhayyer olma durumu burada başlıyor.
Gelenekte karşılığı olan, yazılı kurallara bağlanmasa da yüzyıllardır bu topraklarda hükmünü yürüten bir “ürün iade garantisi” sistemini oluşturuyor muhayyerlik.
Muhayyer olarak satın aldığınız bir ürünü beğenmediğiniz takdirde iade edersiniz.
Aldığınız ürünü beğenmediğiniz takdirde iade etmeniz sizi muhayyer kılarken satıcı ürünü alıp almamakta muhayyer değildir artık. Satarken sizi muhayyer bırakmıştır çünkü.
Artık muhayyer de çekildi aramızdan.
Hatırını gözetmekte elbette muhayyersiniz ancak bize düşen yine de böyle “seçkin” bir kelimeyi hatırlatmak…