MESNEVİ ’DE AHLÂK EĞİTİMİ

Süreyya MERİÇ

Kanaat önderleri, münevverler ve mutasavvıflar... Onların her hâli, her sözü toplumda makes bulur. Hem içinde yaşadıkları çağı hem de gelecek yılları hikmetle aydınlatmaya çalışırlar. Özellikle yazdıkları eserlerle insanın hakikat arayışına bir yol haritası çizer; insan, varlık, bilgi, ahlak, eğitim gibi temel meseleler üzerinde kalem oynatırlar. Anlattıkları her hikâyede alınacak bir ibret, her sözde bir hikmet gizlidir. Hz. Mevlana da bütün eserlerinde ve bilhassa Mesnevi’sinde kendine has bir üslupla etkili bir eğitim metodu ortaya koyar. Mevlana, kendini bilme, Rabb’ini bilme ve ebedî yaşama hazır olma üzerine inşa ettiği bu eğitim anlayışında hikâye dilini kullanır. İnsanı esfel-i safilinden ahsen-i takvim mertebesine çıkaracak olan erdemlere işaret eder. Üstelik kullandığı metot sadece yaşadığı dönemin sınırlarında kalmaz, bugün yürütülen eğitim faaliyetleri için de kaynaklık teşkil eder.

Dr. Hacer Çetin, Türkiye Diyanet Vakfı Yayınlarından çıkan Mesnevi’de Ahlâk Eğitimi adlı çalışmasında Mevlana’nın eğitim anlayışını ele alır. Çalışmanın genel çerçevesinin sunulduğu giriş bölümünün ardından Mevlana’nın yaşadığı çağa dair bilgiler verilir. İlk bölümde yer alan bu bilgiler o dönemin siyasi ve kültürel atmosferini gözler önüne serer. Toplumsal ve bireysel fikrî yapılara mercek tutar. İkinci bölümde ise “Ahlak Eğitimi” merkeze alınır. İslam ve ahlak, iman ve ahlak ilişkisi üzerinden ahlak eğitimi işlenir. İnsanın anlam arayışında, erdemli bir hayatın tesisinde ahlakın üstlendiği role değinilir. Ahlaktan bahsediyorsak önce insan doğası tanınmalıdır. İnsanın mutluluk arayışı hesaba katılmalı, mutluluk ve haz ilişkisi irdelenmelidir. İnsan nefis sahibidir ve nefsin çeşitli eğilimleri vardır. Kitap bu bağlamda “İnsanın Anlam ve Değeri”, “Akıl ve İnsanın Sorumluluğu”, “Nefsin Tabiatı ve Eğilimi” gibi başlıkla meseleyi detaylarıyla aktarır.

Kitabın ikinci bölümünde “Mevlana’da Ahlak Eğitimi’ne yer verilir. Ahlaki eğitimin temel kavramları olan insan, nefis, akıl, kalp-gönül, hikmet-bilgi, inanç-iman tek tek ele alınarak bu kavramsal çerçeveden Mesnevi’nin eğitim metoduna nazar edilir. Kazanılması gereken erdemler; doğruluk, hoşgörü, sevgi, sabır, kanaat, cömertlik ve şükürdür. İnsanın hayatına katacağı bir diğer erdem de muhasebedir. Muhasebe kişiyi yapıp ettikleri üzerine düşünmeye sevk eder. Bu tefekkürün ardından tövbe gelir. İnsan için bir de uzak durulması gereken kabih huylar vardır. Sakınılması gereken bu özellikler; yalan, hile, kıskançlık-haset, zulüm, kibir, hırs, öfke-kindir. Bunların yanında kitapta yer alan ilgi çekici bir diğer başlık ise “Gerçeğe Aykırı Hayaller ve Düşünceler”dir. Zira Mevlana’nın eğitim metodunda aslolan hayatın kendisidir. Bu nedenle ayakları yere basmayan, çağın gereklerinden uzak her türlü hülyalı düşünce de sakıncalı bulunmuştur. Sağlıklı bir düşünce için sistematik işleyen bir süreç gereklidir. Kitap, hem sunduğu kavramsal çerçeve hem de Mesnevi’ye dair geliştirdiği farklı bir bakış açısı ve okuma metoduyla ahlak eğitimine değerli bir katkı sunar.