LOKMAN SURESİ


Doç. Dr. Faruk GÖRGÜLÜ
Düzce Üniversitesi İlahiyat Fakültesi


Lokman suresi, Kur’an-ı Kerim’deki sıralamaya göre otuz birinci, iniş sırasına göre ise elli yedinci sure olup 34 ayetten oluşmaktadır. Mekke döneminin ortalarında, Saffat suresinden sonra ve Sebe suresinden önce nazil olmuştur. Her ne kadar 27–28 veya 27–29. ayetlerin Medine’de indirildiğine dair bazı rivayetler bulunsa da bu görüşler, surenin içerik ve üslup bütünlüğü açısından güvenilir kabul edilmemiştir. Sure adını 12 ve 13. Ayetlerde, “hikmet sahibi” bir şahsiyet olarak anılan Hz. Lokman’dan almaktadır. (İbn Âşûr, et-Tahrir ve’t-Tenvir, Tunus: Dâru’t-Tûnisiyye, 1984, 21/137, 138.) Hz. Lokman, Allah Teâlâ tarafından kendisine hikmet verilen salih bir kişidir. Onun peygamber olup olmadığı kesin olarak bilinmemektedir. Âlimlerin çoğunluğu onun bir peygamber değil, hikmet sahibi bir zât olduğu kanaatindedir. (Ömer Faruk Harman, “Lokman”, TDV İslâm Ansiklopedisi, 27/205–206.) Surenin nüzul sebebi olarak Kureyşlilerin Hz. Peygamber’e (s.a.s.) gelerek Hz. Lokman’ın oğluyla olan kıssası ve anne babaya iyilik konusunu sormaları gösterilmektedir. Her ne kadar bu gerekçenin, surenin tamamı için geçerli olduğu izlenimi doğsa da ağırlıklı olarak ilgili ayetlerin kastedildiği anlaşılmaktadır. (Âlûsî, Rûhu’l-Meânî, Beyrut: Dâru İhyâi’t-Türâsi’l-Arabî, ts., 21/65.)
Lokman suresinde, genel olarak Hz. Lokman’ın oğluna yönelik hikmetli öğütleri bağlamında insanın dinî ve ahlaki sorumlulukları ele alınmakta, bu çerçevede özellikle tevhid inancı, şirkten sakınma, ana babaya hürmet, iyiliği emretme ve kötülükten sakındırma, sabır, tevazu gibi değerler vurgulanmakta; ayrıca öldükten sonra dirilme ve kıyamet günü için hazırlıklı olma gibi temel itikadi konulara dikkat çekilmektedir.
Sure, Kur’an’ın hikmetli bir kitap olduğunu ve onun, iyilik ve güzel işler peşinde koşanlar için hidayet ve rahmet kaynağı olduğunu bildiren ayetlerle başlar. Ardından müminlerin nitelikleri sıralanarak onların namazlarını özenle kılan, zekâtlarını veren ve ahirete kesin şekilde inanan kimseler oldukları belirtilir. Bu niteliklere sahip olanların, Rablerinin gösterdiği dosdoğru yol üzerinde bulundukları ve kurtuluşa erenlerin yalnızca onlar olduğu ifade edilir. (Lokman, 31/1-5.)
Devamındaki ayetlerde müşriklerin İslam’a ve Müslümanlara yönelik olumsuz tutumları ele alınır. Bu bağlamda dünyevi haz ve eğlenceyi hayatın yegâne gayesi edinen bu kimselerin, kendileri sapkın olduğu gibi başkalarını da doğru yoldan saptırmaya çalıştıkları belirtilir. Ayrıca vahyi alay konusu yaptıkları ve Allah’ın ayetleri kendilerine okunduğunda kibre kapılarak ilahi hakikatlere kulaklarını tıkadıkları ifade edilir. (Lokman, 31/6-7.) Bunun ardından Allah’ın birliğini ve kudretini ispatlayan kevni deliller zikredilir. Göklerin direksiz yaratılması, yeryüzünün dağlarla sabitlenmesi, canlıların çoğaltılması ve gökten indirilen suyla (yağmur) her türlü yararlı bitkinin bitirilmesi gibi yaratılış örnekleri üzerinden, kâinattaki nizam ve ilahi kudret gözler önüne serilir. (Lokman, 31/10–11.)
Surenin 12–19. ayetlerinde Hz. Lokman’dan söz edilir. Allah Teâlâ’nın ona “hikmet” verdiği ve bunun bir şükür vesilesi olduğu bildirilir. Devamındaki ayetlerde Hz. Lokman’ın oğluna hitaben iman, ibadet, ahlak ve görgü kurallarına dair öğütleri sıralanır. İlk öğüt, Allah’a ortak koşulmaması gerektiğidir; zira şirk büyük bir zulümdür. (Lokman, 31/12-13.) Ardından anne babaya iyi davranmanın önemi vurgulanır ancak Allah’a isyan anlamına gelecek bir emre itaat edilmeyeceği bildirilir. (Lokman, 31/14–15.) Ardından, yapılan her türlü amelin ne kadar küçük veya gizli olursa olsun, Allah katında karşılıksız kalmayacağı ifade edilir. Bir hardal tanesi kadar küçük bir amelin, bir dağın içinde saklı olsa bile Allah’ın onu ortaya çıkaracağı belirtilir. (Lokman, 31/16.) Hz. Lokman’ın oğluna diğer nasihatleri ise şunlardır: Namazı dosdoğru kılmak, iyiliği emredip kötülükten sakındırmak, karşılaşılan zorluklara karşı sabırlı olmak, kibirden sakınmak, insanları küçümsememek ve başkalarını rahatsız edecek şekilde yüksek sesle konuşmamaktır. (Lokman, 31/17–19.)
Surenin 20-32. ayetlerinde, Allah’ın insana sunduğu nimetlerle O’nun kudretine dair açıklamalara yer verilir. Bu bağlamda göklerde ve yerdeki varlıkların insanın hizmetine sunulduğu, görünür ve görünmez nimetlerin onlara ihsan edildiği belirtilir. Buna rağmen bazı kimselerin, atalarından devraldıkları batıl geleneklere bağlı kalmakta ısrar ettikleri ve şeytanın çağrısına uyarak hakikatten uzaklaştıkları ifade edilir. İman edenlerin ise Allah’a tevekkül eden, O’na teslim olan ve doğru yolda sebat eden kimseler olduğu vurgulanır. (Lokman, 31/20-21.) Daha sonra Allah’ın ilminin genişliği ile gücünün sonsuzluğuna dikkat çekilir. Bu bağlamda yeryüzündeki bütün ağaçlar kalem, deniz ise –yedi deniz daha eklenmek üzere- mürekkep olsa bile Allah’ın kelimelerinin yazmakla bitirilemeyeceği ifade edilir. Ardından bir insanı yaratmak ve diriltmek ile insanların tamamını yaratıp yeniden diriltmenin Allah için aynı olduğu belirtilir. Ayrıca gece ve gündüzün dönüşümü, gemilerin denizlerde yüzdürülmesi gibi ilahi kudrete işaret eden bazı deliller üzerinden, O’nun rahmet ve kudreti bir kez daha hatırlatılır. (Lokman, 31/22-31.) Ardından müşriklerin çelişki ve nankörlükleri dikkat çekici bir örnekle anlatılır. Bu bağlamda insanların zor ve sıkıntılı anlarında Allah’a yöneldikleri, fakat rahata erdiklerinde O’nu unuttukları vurgulanır. Böylece onların dinî tutumları arasında görülen tutarsızlığa ve samimiyetsizliğe dikkat çekilir. (Lokman, 31/32.) Surenin 33. ayetinde kıyamet gününde hiç kimsenin başkasına fayda sağlayamayacağı belirtilerek dünya hayatının aldatıcılığına karşı müminler uyarılır.
Sure, Allah’ın ilmi ve kudretindeki kusursuzluğu özetleyen; ilahi bilgi ile insan bilgisi arasındaki derin farkı ortaya koyan ifadelerle sona erer: “Kıyametin ne zaman kopacağı bilgisi şüphesiz yalnızca Allah katındadır. O, yağmuru indirir, rahimlerdekini bilir. Hiç kimse yarın ne kazanacağını bilemez. Hiç kimse nerede öleceğini de bilemez. Şüphesiz Allah hakkıyla bilendir, (her şeyden) hakkıyla haberdar olandır.” (Lokman, 31/34.)