KİTAPLIK
KUDÜS MUKADDES MİRAS
Mustafa Mirza DEMİR
Geçmişle gelecek arasında kurulan ebedî bağın en belirgin sembolü olan Kudüs, bütün semavi dinler için kutsal sayılmıştır. Kudüs, İslam’ın hakikatlerini ve insanlığın ortak değerlerini temsil eden kutlu bir belde... Hz. Âdem’den itibaren peygamberler mirası olan Kudüs, aynı zamanda çevresinin mübarek kılındığını bizzat Kur’an-ı Kerim’in beyan ettiği Mescid-i Aksa’yı da bağrında taşıyan kadim bir şehir... Mekke ve Medine’den sonra İslam’ın bir diğer kutlu şehri, Müslümanların ilk kıblesi… Sezai Karakoç’un ifadesiyle, “Kudüs, gökyüzünde kurulmuş, yeryüzüne konulmuş şehirdir.”
Asırlardır kutsallığın bedelini ödeyen Kudüs, dünyanın en eski yerleşim bölgelerindendir. Arkeolojik kazılar, şehrin tarihinin 5000 yıldan fazla olduğunu göstermektedir. Tarih boyunca Yunan, Pers, Roma, Bizans, Haçlılar, Emevi, Abbasi, Fatımi, Eyyubi, Memlük, Selçuklu ve Osmanlılar tarafından yönetilen şehir, Müslüman toplumların idaresinde yönetilirken barışın, adaletin, hoşgörünün, kardeşliğin ve huzurun şehriyken günümüzde huzurun ve barışın yerini kan ve gözyaşı almış durumda.
Diyanet İşleri Başkanlığı yayınlarından Kudüs Mukaddes Miras, muhtelif zamanlarda, Kudüs dosyası çerçevesince Diyanet Dergisi’nde yayımlanan; makale ve deneme yazılarının bir araya getirilmesiyle oluşturulmuş bir eser. 95 sayfalık bu kitap, Kudüs ve Filistin meselesini, dinî, tarihî ve insani olarak 14 yazı başlığıyla ele almış. Bu başlıklardan bazıları şu şekilde: Prof. Dr. Muammer Erbaş’ın kaleminden, “İslam Medeniyetinin Başkentleri: Mekke, Medine, Kudüs…”; Prof. Dr. Berdal Aral’ın kaleminden, “Uluslararası Hukuka Göre Kudüs’ün Statüsü”; Dr. Nermin Taylan’ın kaleminden, “Müminin Sınav Kâğıdı: Kudüs”; Dr. Erdal Kılıç’ın kaleminden, “Kudüs’te Osmanlı İzleri”; İlhan Aslan’ın kaleminden, “Kudüs Fatihi Selahaddin Eyyubi”; Gül Sena Gökduman’ın kaleminden, “Kudüs Benim Yüreğim.”
Ayşe Nur Menekşe’nin kaleminden, “Ben Filistin’im” yazısında ise Filistin, şu satırlarla dile getiriliyor: “Ben Filistin’im… Toprağımda çocuklar büyümez benim… Üzerlerine salınan bombaları uçurtma zannederler. Tel örgülerden salıncaklara kurulurlar. Beton yığınları arasında korkuları da sıkışıp kalır çocukların… Uyumak istemez benim toprağımın çocukları. Onlar bilirler, uyumanın ölüm demek olduğunu… Uyumak, bombalardan kaçamamaktır benim toprağımda. Uyumak, annesinin elini bir daha tutamamak, babasının dizine başını koyamamaktır. Sahilde top oynarken şehadetin ne olduğunu bilir, benim toprağımın çocukları. Oyun oynarken yakalar ölüm onları… Ben Filistin’im… Yıkılan evlerin yalnızlığına şahidim. Ölümlere aldırış etmeden, diriliş için büyüyen ümitlere… Mescid-i Aksa’da kılınan namazlara ve edilen dualara şahidim. Dünyaya taş ve sopalarla meydan okuyan yaşlı, genç ve çocukların imanına… Ben Filistin’im… Dün gibi bugün de toprağımın tek sahibiyim…”
Kudüs Mukaddes Miras kitabının, Kudüs meselesinin gönüllere ve dimağlara nakşedilmesine vesile olması temennisi ve Kudüs’ün tekrar esenlik yurduna dönüşmesi dualarıyla… İyi okumalar.