KİTAPLIK

KUDÜS
İSRÂ VE Mİ’RAC HATIRASININ MUHAFIZI

Süreyya MERİÇ

Mekke’den Kudüs’e ilahi bir davetle başlayan kutlu yolculuk, mana kapısının aralandığı sırlı bir gece: İsra ve Miraç. İslam tarihinin bu önemli olayına şahit olan kutsal belde Mescid-i Aksa, 638 yılındaki fetihle Müslüman idaresine geçti. Günümüze kadar siyasi, dinî ve fikrî manada bir iktidar mücadelesi alanına dönüştü. Müslüman idaresinde geçen yıllarda imar ve ihya olan şehir artık bir hayat memat mücadelesi içinde. Bu mücadelede Kudüs’ün yanında olmak, onun dinî, tarihî ve kültürel mirasına sahip çıkmak, Efendimizin isra ve miracına ev sahipliği yapan bu kutlu mekânın hatırasını günümüze taşımak Müslümanların görevi.
İstanbul Müftülüğü bünyesinde yayımlanan Din ve Hayat dergisinin 44. sayısından bir seçkiyle hazırlanan ve Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından neşredilen Kudüs kitabı, Müslümanların yine Müslümanlara yaraşır biçimde Kudüs’ün maddi ve manevi mirasına sahip çıkması gayesiyle hazırlandı. Prof. Dr. Safi Arpaguş, “İsrâ ve Mi’rac Hatırasının Muhafızı Kudüs” yazısıyla Kudüs’ün Müslümanların gönlünde sıradan bir şehir olmadığını, yeryüzünde ferdin Allah’a doğru manevi yürüyüşüne bir işmar olduğunu dile getirdi. Doç. Dr. Harun Bekiroğlu, “Tefsir Sayfalarından Tarihi Okumak: Mescid-i Aksâ” ile ayetler ışığında Kudüs’ün tarihine ve önemine değindi. Hadis ilmi açısından kaynaklarda yer alan Kudüs’le ilgili ifadelerin tahlilini ise Doç. Dr. Mustafa Celil Altuntaş yaptı. Prof. Dr. İsmail Taşpınar, “Yahudi ve Hristiyanların Gözüyle Kudüs” yazısını kaleme aldı. Üç semavi dinin ortak değeridir Kudüs. Yahudiler için Süleyman Mabedi’nin mekânıdır. Hristiyanlar için İsa’nın çarmıha gerildiği yerdir. Müslümanların ise ilk kıblesidir. Taşpınar, tarihsel süreçte her üç dinin inananlarının Kudüs’e verdiği değeri ve onun için yaptıkları mücadeleyi ve maalesef kimi zaman yaşanan yıkımları satırlara taşıdı. Müslümanların elinde tarihinin en görkemli günlerini yaşayan Kudüs’ü “Osmanlı Kudüs’ünde Bir Arada Yaşama Modeli” ile Doç Dr. Alaattin Dolu yazdı. Prof. Dr. Mustafa Güler yine bu döneme ışık tutarak “Kudüs’te Osmanlı Vakıfları”nı anlattı. 20. yüzyılla birlikte maalesef Kudüs makûs bir talihe mahkûm olmuştu. Dr. Can Deveci “İngiltere’nin Filistin ve Kudüs’ü İşgal Süreci”ne değindi. “İsrail’in Kudüs’ü Yahudileştirme Politikaları”nı Zahide Tuba Kor, “Kudüs’ün Uluslararası Statüsü”nü ise Fatma Zehra Toçoğlu yazdı.
Kudüs, tarihî ve dinî açıdan önemli olduğu kadar insanlığın ortak kültürel mirasının da bir parçasıdır. Bilhassa İslam sanatlarının hem tema konularından hem de kaynaklarından biridir. Doç. Dr. Hilal Kazan “Mescid-i Aksâ ve Kubbetü’s-Sahra’da Asırları Aşan Sanat”; Dr. Kübra Yılmaz “Türk İslâm Edebiyatında Kudüs” yazılarıyla Kudüs’ün mimariden edebiyata nice sanat dalını münbit bir bahçeye çeviren yönüne değinmişlerdir.